5. Hukuk Dairesi 2025/14132 E. , 2026/4412 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/891 Esas, 2024/1583 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/434 Esas, 2023/60 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat ve ecrimisil mümkün olmadığı takdirde el atmanın önlenmesi istemi davasında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın dava…
5. Hukuk Dairesi 2025/14132 E. , 2026/4412 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/891 Esas, 2024/1583 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/434 Esas, 2023/60 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat ve ecrimisil mümkün olmadığı takdirde el atmanın önlenmesi istemi davasında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun ecrimisil talebi yönünden usulden reddine, tazminat talebi yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Davacı ... yönünden kabul edilen bedel Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin davacı ... dışındaki davacı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... köyü 1 20... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın taş ve toprak dökmek suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat bedeli ile ecrimisilin davalı idareden tahsilini mümkün olmadığı takdirde el atmanın önlenmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Kuzey Marmara Otoyolu Kurtköy-Akyazı arası bağlantı yollarından oluşan proje güzergahı kapsamında kaldığından kamulaştırıldığını, ecrimisilin, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olduğunu, tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleriyle kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceğini, niteliği itibarıyla haksız bir eylem sayılması gerektiğini, haksız işgal sebebiyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceğini, müvekkili idarenin haksız bir işgalde bulunmadığını, kanunun tanıdığı yetki uyarınca kamulaştırma işlemlerini yürüttüğünü, taşınmaza el atılsa dahi, gelir getiren bir amaç için kullanılmaması ve kamusal amaca terk edilmesi dolayısıyla ecrimisil istenilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmadan arta kalan kısımla ilgili idarenin herhangi bir kamulaştırması bulunmadığını, arta kalan kısmın topografik yapısının değiştirilmesi ve yol-kanal alanı meydana getirilmesi durumunun idare sorumluluğunda olmayıp görevli şirketin (KMO Anadolu Otoyol İşletme A.Ş.) sorumluluğunda olduğunu, arta kalan 4591,62 m²lik kısım ile ilgili husumet itirazlarının bulunduğunu ve davanın husumetten reddi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu beyan ederek anılan mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaza kamulaştırmasız el atılması halinde davalı idarece el atılan bölümünün bedeli ile eski hale getirme masraflarının karşılaştırmasının yapılarak, eski hale getirme masraflarının yer bedelinden fazla olması halinde, el konulan kısmın zemin bedelinin davalı idareden tahsili ve el konulan bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali, yer bedelinin fazla olması halinde ise el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekeceği, dolayısıyla bu yönde yapılan değerlendirmede isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, ecrimisil yönünden başvurunun miktar itibarıyla kesin olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile ecrimisil bedelinin tespiti hususundadır. 2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf yoluna başvuru dilekçesinde getirilmeyen hususların da temyiz aşamasında incelenmeyeceği dikkate alınarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; A.Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B.Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'ya İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.