Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 5/12/2018 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede özetle başvurucunun Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Araştırma Tespit Tutanağı, Arama ve Elkoyma Tutanakları, tanıkların ifadeleri neticesinde atılı suçu işlediği iddia edilmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Manisa Ağır Ceza Mahkemesince görülmeye başlanmıştır. Yargılamada 20/12/2018 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda diğerlerinin yanı sıra dijital materyallerle ilgili olarak Manisa Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, soruşturma evresinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) ve Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK) yazılan müzekkerelerin akıbetlerinin sorulmasına, tanıklar H.G. ve Ö.nin istinabe yoluyla dinlenilmesine karar verilmiştir. Duruşma üç celsede bitirilmiştir. Birinci celsede başvurucu hakkında BTK'ya, TMSF'ye ve MASAK'a yazılan müzekkerelere cevap verilmiş; ilgili kayıtlar Mahkemeye sunulmuştur. Tanıklar H.G. ve Ö.nin bilgi ve görgüsünün tespiti için yazılan talimatlara ikmalen cevap verilmiştir. Tanık H.G.nin beyanının başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:"Ben olaya hakkımda yürütülen soruşturma kapsamında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığında ayrıntılı beyan vermiştim, vermiş olduğum ayrıntılı beyanımda iddianamede adı geçen sanık Melek DEMİRHAN hakkında bildiklerimi anlatmıştım, kendisini bana gösterilen fotoğraftan teşhis etmiştim. Beyanlarımı aynen tekrar ederim, teşhis tutanağı altındaki imza bana aittir, teşhisim doğrudur....İddianamede adı geçen Melek DEMİRHAN, Pazaryeri Meslek Yüksek Okulunda benden bir sene sonra yani 2011 yılında 'Bilgisayar Programcılığı' bölümüne başladı. Melek DEMİRHAN okula ilk geldiğinde FETÖ'nün yurdunda beraber kalıyorduk. Ben okulu uzatıp o yurtta müdür yardımcısı iken Melek DEMİRHAN' da Sınıftaydı, [Ş.] Öğrenci Yurdunda Sınıf okuyan Üniveriste öğrencilerine ablalık yapıyordu. Hatırladığım kadarıyla Melek DEMİRHAN 7-8 öğrenciden sorumluydu. Bildiğim kadarıyla Melek DEMİRHAN okulunu uzatmadı oradan Bursa iline gitti, Bursa ilinde Bursa Adliyesinin arkasındaki sokakta Lise Öğrencilerinin yurdunda Müdür olduğunu biliyorum. Bu lise yurdunun ismini hatırlamıyorum. Melek DEMİRHAN'ın daha sonradan DGS sınavını kazandığını ve Manisa'da bilgisayar üzerine bir üniversite kazandığını duydum, Manisa' da nerde kaldığını bilmiyorum. Ben 14 Aralık 2013 tarihinde bu yurttan ayrıldım, sigortam 16 Aralık 2013 tarihinde bitti, daha sonra Akçakoca' ya döndüm. Ben Akçakoca' ya döndükten sonra 17 Aralık olayları meydana geldi. Ben Akçakoca'ya geldikten sonra sadece sınavlara gidip geldim ve okulumu bu şekilde bitirdim. Sanık Melek DEMİRHAN'ın birbirimizde numaramız vardı. Bir süre bayramlarda telefonla görüştük, görüşmelerimiz 2-3 sefer olmuştur, En son görüşmemizde Manisa'da DGS ile üniversite kazandım demişti, ailevi problemler yaşadığını anlattı, daha sonra numarasını değiştirdi, kendisi ile bundan sonra hiç görüşmedik. Benim sanık Melek DEMİRHAN hakkında bildiklerim bunlardan ibarettir." Tanık Ö.nin beyanının başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:"Ben Emniyette vermiş olduğum ifadeyi tekrar ederim. Sanığı Bilecik Özel [Ş.] Kız Yurdundan belletmen olması sebebiyle tanırım. Yanlış hatırlamıyorsam 2012-2013 yılları arasında yurtta belletmenlik yapıyordu. Sanığın Fetullah Gülen'in kitaplarını okuttuğunu veya videolarını izlettiğini görmedim. Ben sanığı bahsettiğim yıllar arasında gördüm. Sanıkla sonradan herhangi bir ilişkim olmadı ve görmedim." Başvurucu; müdafiinin hazır bulunduğu aynı celsede alınan savunmasında okunan belgelerdeki aleyhe olan hususları ve tanıkların ifadelerini kabul etmediğini, üzerine atılı suçu işlemediğini savunmuştur. İkinci celsede Manisa Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce dijital materyallerle ilgili müzekkereye cevap verilmiş, düzenlenen rapor Mahkemeye sunulmuştur. Başvurucu ve müdafii gelen raporu inceleyip beyanda bulunmak üzere Mahkemeden süre talep etmiştir. Üçüncü celsede başvurucu, dijital materyallerle ilgili rapora bir diyeceğinin olmadığını belirtmiştir. Anılan celsede iddia makamı, esas hakkında mütalaa sunmuştur. Başvurucu ve müdafii esas hakkındaki mütalaaya karşı süre talebinde bulunmamıştır. Yine aynı celsede başvurucu, esas hakkında mütalaaya karşı beyanında önceki savunmalarını tekrarlayarak isnat edilen suçu inkâr etmiştir. Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Manisa İl Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan Tutanakta; sanığın örgüt ile iltisaklı 2013-2016 yılları arasında FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olan kurumlarda çalıştığına dair SGK kayıtlarının olduğu tespit edilmiştir.Tanık beyanları yukarıda ayrıntılı olarak yazılmıştır. Sanığın silahlı terör örgütü ile ilgisine ilişkin beyanların incelenmesinde özetle, tanık [H.G.] ve [Ö.nin] beyanlarından; sanığın yurtta üniversite öğrencilerinden sorumlu olarak onlara ablalık yaptığı, belletmen olduğu, lise öğrencilerinin yurdunda müdür olduğu anlaşılmış tanıkların tutarlı, birbiriyle uyumlu ve sanık aleyhine beyanda bulunmalarını gerektiren aralarında dosyaya yansıyan somut bir uyuşmazlık da belirlenmediğinden beyanlara itibar edilerek hükme esas alınmıştır....Yukarıda belirtilen tespitler, beyan, dosya kapsamı ve sanığın kısmi ikrarları birlikte değerlendirildiğinde sanığın; örgüte ait yurtlarında kalarak sorumlu abla, belletmen olarak görev alması, yurtlarda sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katılması, örgütün kurumlarında müdür olarak çalışması, haklarında aynı suçtan yakalama kararı bulunan örgüt mensuplarıyla Turgutlu ilçesinde gaybubet evinde ikamet etmesi karşısında sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla, sübut bulan suçtan eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca sanığın eylem yoğunluğunun fazla olması, örgüt içerisindeki konumu ve ağırlığı ile suç kastının yoğunluğunun fazla olmasıgöz önünde bulundurularak takdiren ve teşdiden alt sınırdan kısmen uzaklaşılarak hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aşağıda yazılı hükmün kurulması gerektiği sonuç ve vicdani kanaate varılmıştır." Başvurucu, istinaf ve temyiz dilekçelerinde diğerlerinin yanı sıra tanıklar H.G. ve Ö.nin mahkeme huzurunda dinlenilmediğini, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlantı kurulmadığını, soru sorma hakkının kullandırılmadığını belirtmiştir. Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek 10/6/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 15/9/2020 tarihinde öğrendikten sonra 24/9/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, hakkaniyete uygun yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.