4. Hukuk Dairesi 2022/9614 E. , 2023/9298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/316-2017/321 HÜKÜM/KARAR : Direnme/ Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile bozma ilâmına direnilmiştir. Direnme kararının davalılar ... ile ... veki
**4. Hukuk Dairesi 2022/9614 E. , 2023/9298 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/316-2017/321 HÜKÜM/KARAR : Direnme/ Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile bozma ilâmına direnilmiştir. Direnme kararının davalılar ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece bozma ilâmı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yerel mahkeme kararı kısmen bozulmuş davalı ... yönünden direnme kararı yerinde bulunarak tazminat miktarına yönelik temyiz itirazı incelenmek üzere dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu tarafından dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Gazetesinin 28.06.2012 tarihli nüshasında ve internet sitesinde “Ot yolmayınca ‘dinsiz’ oldu” başlığıyla kendisi hakkında yalan haber yapıldığını, haberin içeriğinde rütbesini, adını ve soyadını açık bir şekilde teşhir ettiklerini, 2002-2012 yılları arasında Türk Silahlı Kuvvetlerinde onurla ve gururla görev yapmış itibarlı bir subay olduğunu, yalan haberle kendisinin toplum önünde hedef gösterildiğini, haberdeki gerçeğe aykırı ifadeler nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünü ileri sürerek 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sorumlu yazı işleri müdürü olan davalı ...’a husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu yayının görünen gerçeğe uygun ve güncel olduğunu, haberin veriliş biçimiyle konu arasında düşünsel bağ bulunduğunu, talep edilen tazminat fahiş olduğundan kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2013/320 Esas, 2014/569 Karar sayılı kararı ile; basının haber verme hakkının gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile sınırlı olduğu, öz ile biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık durumunun ortadan kalkacağı, basının güncel olan haberleri abartmaya gitmeden vermesi gerektiği, gerçek olayla bağlantısı olmayan ve kişilerin açık kimlik bilgileri verilmek suretiyle yanlış haber yapıldığı, dolayısıyla hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 08.03.2016 tarihli ve 2015/5641 E., 2016/2997 K. sayılı kararı ile; ‘‘… Dava konusu gazetenin 12. sayfasında yer olan "Ot Yolmayınca Dinsiz Oldu" başlıklı yazıda; astım hastası ...'un Osmani'ye 39. Mknz. Tugay Komutanlığında askerliğini yaptığı, kendisine görev verilirken rahatsızlığının gözönünde bulundurulmasını isteyince, dinsiz ve satanist olmakla suçlandı..... şeklindeki ...'e ait haberin yayınlandığı anlaşılmıştır. Olaya ilişkin olarak K.K.K.'lığı 6. Mknz. Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığının 2013/257 esas sayılı dosyası incelendiğinde; Piyade Er ...'un askerlik hizmetini ifa ettiği sırada, bölük komutanı olan davacı Piyade Üsteğmen ...'ın kendisine karşı ön yargılı davrandığı, dini inancı hakkında onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte ifadeler kullandığını belirterek, Mazlumder İstanbul Şubesine başvuru yaptığı, Mazlumder İstanbul Şubesince de; 05.03.2012 tarihinde Milli Savunma Bakanlığına başvuru yapıldığı ve davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yine dosya arasında bulunan uzman erbaş, erbaş ve er anket formunda dava konusu yayında geçen ifadelerin aynen yer aldığı ve altında davacının imzasının bulunduğu görülmüştür. Bu açıklamalar ışığında, dosya kapsamı özellikle K.K.K.'lığı 6. Mknz Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığının 2013/257 esas sayılı dosyası ve o dosya arasında bulunan Uzman Erbaş, erbaş ve er anket formu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu haberin görünür gerçeğe uygun olduğu anlaşılmaktadır. Basının haberi ilgi çekici kılmak için kullandığı ifadelerin de davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilemez. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile karar bozulmuştur ... B. Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk kararda direnilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin, yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; basının ilgi çekici kılmak için kullandığı ifadelerin kişilik haklarına saldırı içermediğini, Yargıtay bozma ilamına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Hukuk Genel Kurulu Kararı 1.Dairenin 28.05.2018 tarih ve 2018/678 Esas, 2018/4500 Karar sayılı ilamıyla, "... Dairemizin 08.03.2016 gün, 2015/5641 esas ve 2016/2997 karar sayılı bozma ilamında düzeltilecek bir husus bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle dosyanın 6763 sayılı Kanunun 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. 2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.03.2022 tarih ve 2018/4-702 Esas, 2022/377 Karar sayılı ilamıyla, "... Dava konusu haberin yayınlandığı Taraf Gazetesinin 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin kapatılan gazete ve dergiler ile yayınevi ve dağıtım kanallarına ilişkin ekli (3) sayılı listede yer aldığı ve 2/1-c maddesi gereğince kapatıldığı anlaşıldığı gibi, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin de 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticaret sicil kaydı 24.08.2016 tarihinde re’sen terkin edilmiş ve bu hususun tescil ve ilan olunduğu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 01.09.2016 tarihli, 9149 sayı ve sayfa 608’de belirtilmiştir. Bu durumda anılan davalı hakkında 7082 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 16. maddesi kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir ... Taraf Gazetesinin 28.06.2012 tarihli nüshasında yer alan gazetenin künyesi incelendiğinde; sorumlu yazı işleri müdürü dava dışı ... olup, davalı ...’ın o tarihte yazı işleri müdürü olmadığı, ancak dava dilekçesinde sorumlu yazı işleri müdürü olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. O hâlde mahkemece anılan davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Hâl böyle olunca direnme kararının davalı ... yönünden de açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir... Dava konusu haber bir bütün olarak değerlendirildiğinde; haber içeriğinde “…Osmaniye 39. Mekanize Tugay Komutanlığı’nda askerliğini yapan astım hastası ..., kendisine görev verilirken rahatsızlığının gözönünde bulundurulmasını isteyince “dinsiz” ve “satanist” olmakla suçlandı... ‘Uzman Erbaş ve Er Anket Formu’ başlıklı bölük komutanı Piyade Üsteğmen ...’ın imzası bulunan raporda Karakuş hakkında şu ifadeler yer aldı: ‘Satanist olduğunu, Allah’ın olmadığını iddia ediyor. Herhangi bir inancı yok. Garip konuşmaları var.’ Karakuş, rapordaki ifadelerin ‘Düşünce ve inanç özgürlüğü’ne aykırı olduğunu belirterek çıkarılması için, Mazlumder’le birlikte Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’na başvurdu…” şeklinde ifadelere yer verildiği, “ot yolma olayının” davacının göreve başlamasından önce (2010 yılı Nisan- Mayıs aylarında) olduğu, haberin ise olaydan yaklaşık 2 yıl sonra yayınlandığı, bu hâliyle haberin gerçeklik ve güncellik unsurlarını taşımadığı, dosya arasında örneği bulunan ve habere konu olan “Uzman Erbaş, Erbaş ve Er Anket Formu” kişiye özel olup haber yapılmasında kamu yararının söz konusu olamayacağı, haberin veriliş şekli dikkate alındığında öz ile biçim arasındaki dengenin bozulduğu, basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı ve hukuka aykırılık unsurunun oluştuğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; dava konusu haber nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu kabul eden direnme kararı yerindedir. Ancak, Özel Dairece tazminat miktarı yönünden bir inceleme yapılmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir ..." gerekçesiyle davalı ... yönünden direnme uygun olduğundan, davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. D. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Taraf Gazetesinin 28.06.2012 tarihli nüshasında “Ot yolmayınca ‘dinsiz’ oldu” başlığı ile yayınlanan haberin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'a eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 7082 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 16 ncı maddesi, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 13 üncü maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 4.03.2022 tarih ve 2018/4-702 Esas, 2022/377 Karar sayılı ilamıyla "...1- Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden; davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticaret sicil kaydının 24.08.2016 tarihinde re’sen terkin edildiğinin tescil ve ilan olunduğunun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 01.09.2016 tarihli, 9149 sayı ve sayfa 608’de belirtildiği ve haberin yayınlandığı Taraf Gazetesinin de 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin kapatılan gazetelere ilişkin ekli (3) sayılı listede yer aldığı ve 2/1-c maddesi gereğince kapatıldığı anlaşılmakla 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (7082 sayılı Kanun’un) 16. maddesi kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulmasına, 2- Davalı ... yönünden direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmasına, 3- Davalı ... yönünden direnme uygun olduğundan, davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiş olmakla; Davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda; Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hâkimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Türk Medeni Kanun’un 4 üncü maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu olan olayda; yayın tarihi, haber içeriği, yayınlanan belgenin gerçekliği ve yukarıdaki ilkeler birlikte gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat fazla olmuştur. Davacı yararına adı geçen davalı lehine daha az miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının adı geçen davalı lehine BOZULMASINA, Dosyanın, Dairenin davalı ...'e yönelik bozması ve Hukuk Genel Kurulunun davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ve davalı ...'a yönelik bozma kararı gereğinin yerine getirilmesi için kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.