12. Ceza Dairesi 2012/30477 E. , 2013/24498 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-son maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, inc
**12. Ceza Dairesi 2012/30477 E. , 2013/24498 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-son maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK'nın 134. maddesinde düzenlenmiştir. TCK'nın 134/1. maddesinin 1. cümlesinde yer alan, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun basit halinin oluşabilmesi için, sanık tarafından, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip bir alet kullanılması gerekmeyip, bir özel hayat olayının çıplak gözle seyredilmesi ya da özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice dinlenilmesi yeterlidir. Bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi, TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bilerek, isteyerek ve ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması, TCK'nın 134/2. maddesinde, birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak düzenlenmiştir. İlk fıkradaki suçun oluşması için, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmez; acıdan kaynaklanan çığlıklar veya sevişen çiftin nefes alış verişi gibi özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun oluşumu için yeterlidir ve özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suç tamamlanır. İlk fıkradan farklı olarak, ikinci fıkrada, ifşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekir; ayrıca, özel hayat görüntüsü veya sesinin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suç tamamlanır. İlk fıkra açısından, görüntü veya sesin kaydedilmesi; ikinci fıkra açısından, bu kayıtların ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, sanığın kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisi yoktur. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; kardeşine ödünç olarak bırakılan katılan ...'a ait fotoğraf makinesinde, katılan ...'ın hamile bir bayanla samimi görüntülerinin olduğunu gören sanığın, bu görüntüleri fotoğrafçıda tab ettirdikten sonra, elde ettiği 5 adet fotoğrafı, “Fotoğrafların Daha Fazlasını Daha Romantik Sahnelerini İstiyorsan. Numaranı Yaz. Durduğun Evin camının Altındaki Duvarlara sıkıştır ben bulurum. Çok Açık ve Ayıp şeyler var. Üstelik kadın Hamile Yani...? (Murattan). Bunları kimseye söyleme ikimizin Arasında kalsın yazık. olamaz bir şeyler.” ibarelerine yer verdiği el yazısıyla yazılmış notla beraber bir poşet içerisine koyup, katılan ...'ın evde olmadığı dönemde, evin açık olan yatak odası penceresinden içeri attığı ve katılan ...'ın eşi Zeynep'in notu okuyup, fotoğrafları gördüğü iddiasına konu olayda; Sanığın eylemlerinin, kanıtlanması halinde, TCK'nın 134/1-1. ve aynı Kanunun 134/2-1. cümlelerinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği, TCK'nın 134/2-1. cümlesinde, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 81. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemeye göre, “bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası” öngörülmüş olup, hapis cezasının üst sınırı itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre de: 1- TCK'nın 134/1-1. cümlesinde, hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 81. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemeye göre, hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü ve TCK'nın 50/2. maddesine göre seçenek cezalardan tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeksizin, sanığa hükmedilen hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi, 2- Özel hayatın gizliliği hakkının, kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklardan olduğu nazara alınmaksızın, dosya kapsamına göre; suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşılan katılan ...'ın eşi Zeynep'in katılma isteminin kabulüne karar verilerek, CMK'nın 237/1. maddesine aykırı hareket edilmesi, 3- Suçun her iki katılana karşı tek bir fiille işlendiği kabul edildiği halde, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak, sanığa hükmedilen temel cezanın, TCK'nın 43/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 43/1. maddesi gereğince, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılması gerektiği gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Kararına Uygundur E-Y Yazı İşl.Md.