11. Ceza Dairesi 2007/7785 E. , 2010/8029 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Beraat 16/05/2005 tarihli ve 25817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5345 sayılı Gelirler idaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 33. maddesi uyarınca, diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağının belirtilmesi ve bu h…
**11. Ceza Dairesi 2007/7785 E. , 2010/8029 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Beraat 16/05/2005 tarihli ve 25817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5345 sayılı Gelirler idaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 33. maddesi uyarınca, diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağının belirtilmesi ve bu hükme uygun olarak 04/04/2007 tarihli, 26483 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5615 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367. maddesinin 1. fıkrasında bulunan "Defterdarlığın veya Gelirler Bölge Müdürlüğünün" ibaresinin "Vergi Dairesi Başkanlığının veya Defterdarlığın" şeklinde değiştirilmesi karşısında; İzmir Vergi Dairesi Başkanı adına Gelir İdaresi Grup Müdürü Yusuf Çilkoparan imzalı 25.01.2006 tarihli, 518 sayılı yazının, 213 sayılı Kanun'un 367. maddesinde belirtilen ve dava şartı olan mütalaa niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa yüklenen “sahte fatura düzenlemek suçuna iştirak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.