Başvuru, başvurucu hakkındaki ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlanmasına rağmen başvurucunun suçlu kabul edilerek meslekten çıkarılması ve iptal davasının reddedilmesi nedeniyle masumiyet karinesi ilkesinin; icra edildiği iddia edilen aynı eylem nedeniyle hem disiplin hem de ceza yargılamasının yapılması gerekçesiyle aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkının; yapılan başvurunun makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddial
Başvuru, başvurucu hakkındaki ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlanmasına rağmen başvurucunun suçlu kabul edilerek meslekten çıkarılması ve iptal davasının reddedilmesi nedeniyle masumiyet karinesi ilkesinin; icra edildiği iddia edilen aynı eylem nedeniyle hem disiplin hem de ceza yargılamasının yapılması gerekçesiyle aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkının; yapılan başvurunun makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 1/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adil yargılanma, mülkiyet, savunma hakları ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiaları yönünden kısmi kabul edilmezlik kararı verilerek başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: A. İdari Yargıdaki Dava Yönünden Başvurucu, İstanbul ili Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapmakta iken yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kullandığından bahisle başvurucu hakkında disiplin soruşturması ve kovuşturması başlatılmıştır. Başvurucu, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün ilgili maddeleri uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 14/2/2002 tarihli ve 2002/112 sayılı işlemi ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır. Anılan idari kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir: "...SANIKLARIN:Ad Soyad ve Görevleri : 1- Adil ÖZER İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli ... sicil sayılı Polis Memuru...Suçlandıkları Olay : 1- Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak. 2- Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek....Sanıklar hakkında İl Polis Disiplin Kurulunca verilen "MESLEKTEN ÇIKARMA" kararına bağlı olarak gelen soruşturma dosyası kurulumuzca incelendi; Sanıkların İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli bulundukları sırada, 2000 günü saat 00 sıralarında Gaziosmanpaşa Küçükköy stadı Poligorı caddesinde (A.) adına kayıtlı (F.E.) idaresindeki 34 ... plaka sayılı otonun (H.S.) adına kayıtlı park halindeki 34 ... plaka sayılı otoya çarpması sonrası Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Tescil Büro Amirliğinde görevli sanık Polis memurları Adil ÖZER ve (E.)in 2000 tarihli kaza tespit tutanağını ve alkol test raporunu içeren anlaşma tutanağını tanzim ettikleri, Trafik kazası tespit tutunağındaki el yazılarının ve ismi altındaki imzanın sanık Polis memuru Adil ÖZER eli mahsulü olduğu, ... sürücü (F.E.) ismi altındaki imzanın kendisine ait olmadığı, (H.S.) adına düzenlenen tescil belgelerinin sahte olarak düzenlendiği, meydana gelen trafik kazasına karışan araçların belgelerinin (H.Y.) isimli şahıs tarafından diğer bazı trafik kazalarında haksız menfaat temin etmek maksadıyla kullanılması, maddi hasarlı Trafik Kazası tespit tutanağının ilgili birimin trafik kazası kayıt defterine kaydedilip numara alarak resmilik kazanması, (H.Y.)ın tutanakları kendisinin tanzim ettirdiğini kazanın hayali olduğunu sahte tescil belgesinin kendisi tarafından düzenlendiğini beyan etmesi, kaza tarihinde aracın sürücüsü olarak gösterilen (F.E.)ın kazaya karışmadığını beyan etmesi sonucunda düzenlenen tutanakların gerçek anacak kazanın ve muhteviyatının hayali olup sivil kişilerin kendilerine maddi çıkar sağlamak amacıyla tutanakları düzenlettirdikleri, dolayısıyla sanık Polis memurlarının sigorta şirketlerinden para tahsil etmek isteyen şahıslara muhteviyatı itibarı ile gerçek olmayan tutanakları tanzim ederek kendilerine de menfaat sağladıklarından Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak ve Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek fiillerini işledikleri, Adli yönden ise ... Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin ayrıca hazırlanan ön inceleme raporunun 2002 tarih ve 2044/229 sayı ile İstanbul Valiliğine gönderildiği sanık beyanları, tanık ifadeleri, kaza tespit tutanakları. ekspertiz raporları ve dosyada mevcut diğer deliller muvacehesinde anlaşılmakla, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık Polis Memurları Adil ÖZER ve ..."Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçlarını işledikleri sübuta erdiğinden eylemlerine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün maddesinin 7 ve fıkraları gereğince "MESLEKTEN ÇIKARMA" cezası ile tecziyelerine, sanıkların işledikleri suçun niteliği işleniş biçimi ve mesleğin özelliği dikkate alındığında haklarında aynı tüzüğün maddesinin uygulanamayacağına..." Başvurucu tarafından belirtilen işleme karşı 26/4/2002 tarihinde iptal davası açılmıştır. İstanbul İdare Mahkemesinin 30/6/2003 tarihli ve E.2002/600, K.2003/871 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir. Davalı idarenin temyizi üzerine Danıştay Onikinci Dairesinin 21/3/2005 tarihli ve E.2003/5265, K.2005/868 sayılı ilamı ile bozma kararı verilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 11/3/2008 tarihli ve E.2005/5543, K.2008/1506 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Bozma kararına uyularak yapılan incelemede, İstanbul İdare Mahkemesinin 18/9/2009 tarihli ve E.2008/1234, K.2009/1454 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:"...Dava, polis memuru olan davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün maddesinin fıkrasında ‘Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak’ fiilinin, aynı maddenin fıkrasında ise “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek’ fiilinin, meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır.Dosyanın incelenmesinden; 2000 tarihinde iki otonun karıştığı trafik kazası ile ilgili olarak, davacı ve diğer görevli polis memurlarınca maddi hasarlı trafik kazası tesbit tutanağı ve alkol metre cihazı ile yapılan test rapor tutanağının tanzim edildiği bu belgelere ilgili birimin trafik kazası kayıt defterine kaydedilip numara alınarak resmilik kazandırıldığı, kaza tarihinde aracı kullanımında bulunduran kişinin belirtilen tarihte otonun kazaya karışmadığını beyan etmesi, tutanakları düzenlettiren şahsın kazanın hayali olarak düzenlediğini belirtmesi karşısında tutanakların gerçek ancak kazanın muhteviyatının hayali olduğu, davacının görevini kötüye kullanmak suretiyle sigorta şirketlerinden para tahsil etmek isteyen şahıslara, araç sahibi ve sürücüleri olmaksızın muhteviyatı itibarı ile gerçek olmayan tutanakları tanzim ederek yetki ve nufuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığı ve kasıtlı olarak gerçek dışı rapor verip veya tutanak düzenleyip imza ettiği veya ettirdiğinin yapılan soruşturma ile sübuta erdiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.Bir trafik kazası olması durumunda, polis memurları tarafından kazaya karışan sürücülerin kimlikleri tespit edilerek ve araç sahibinin kimliği de araştırılarak trafik kaza tutanağı ve alkolmetre test tutanağı düzenleneceği açıktır.Olayda ise, davacının kazaya karışan araç sahipleri ve sürücüleri olay yerinde bulunmamasına rağmen, bu şahısların kazaya karıştıkları yolunda gerçeğe aykırı tutanak düzenlediği ve bu tutanaklar sayesinde bazı şahısların sigorta şirketinden para almalarını sağladığı görüldüğünden üzerine atılı suçun sübuta erdiği sonucuna varılmıştır.Bu durumda, disiplin cezasına konu fiilleri soruşturma raporu ile sabit olan davacının, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay Onikinci Dairesinin 14/11/2011 tarihli ve E.2009/9428, K.2011/5816 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi hükmünün ve gerekçesinin hukuka ve usule uygun olduğu, hükmün bozulmasını gerektirecek sebep bulunmadığı belirtilerek onama kararı verilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 19/3/2014 tarihli ve E.2012/5848, K.2014/1818 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Başvurucu 1/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. Ceza Yargılaması Yönünden Başvurucu hakkında yürütülen ceza kovuşturmasında Eyüp Ağır Ceza Mahkemesinin 27/4/2005 tarihli ve E.2002/329, K.2005/101 sayılı kararı ile başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"... 2000 tarihli trafik kaza tutanağı tutulması için hasarlı araç sahibi ve kaza yapan şahıs tarafından müracaat edildiği ve polis memuru sanıklarında tutanak tuttukları anlaşılmıştır. Polis memuru olan sanıklar ADİL ÖZER, ..., kendilerine haber verildiğinde trafik kazsının olmuş olduğu olay yerine gidildiğinde hasarlı araçların olay yerinde bulunduğu etrafta cam kırıkları ve benzeri şeylerin bulunduğu buna göre kaza tutanağı düzenledikleri yolundaki savunmaları ve bu savunmanın aksinin ispatlanamamış olması ve ayrıca kendisine kaza ihbarı gelen trafik ekibinin olay yerine intikal ederek kazaya karışan araçlarla ilgili durumu gösterir şekilde trafik kaza tutanağı ve trafik ceza tutanakları tutmasının yasal zorunluluk olduğu polis memuru sanıkların görevlerini ifa ettikleri bu nedenle sahte evrak düzenlemek kastıyla hareket ettiklerine dair herhangi bir delili elde edilemediği....Olaya ilişkin gerçek bir kaza olmayıp kaza mizansene düzenlendiği iddia dahi edilse mizansen hazırlandıktan sonra dışarıdan bunu gören sanıkların kazanın gerçekten olup olmadığını bilmeleri mümkün değildir. Bunun aksini gösterir herhangi bir delil de dosyada bulunmadığından sanıklar ADİL, ... delil yetersizliği nedeniyle BERAATLERİNE, ... yukarıda açıklanan haklı gerekçelerden ötürü:...Sanıklar ADLİ ÖZER, ...üzerlerine atılı 23/06/2000 ve 26/5/200 tarihli tutanaklardan dolayı açılan ve birleştirilen dosyada sahte evrak düzenlemek ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ayrı ayrı BERAATLERİNE..." Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün maddesinin birinci fıkrasının (7) ve (12) numaralı bentleri şöyledir: "Meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davnışlar şunlardır: ...7 - Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak, ...12 - Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek..."