Ceza Genel Kurulu 2012/15-1358 E. , 2013/389 K. * DOLANDIRICILIK * HIRSIZLIK * GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA * DOLANDIRICILIK, HIRSIZLIK VE GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇLARININ FARKLARI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 155 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 141 * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 491 * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 503 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157 "" Dolandırıcılık suçundan sanık Aydın K.'nın 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 62 ve 53. maddeleri…
**Ceza Genel Kurulu 2012/15-1358 E. , 2013/389 K.** * DOLANDIRICILIK * HIRSIZLIK * GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA * DOLANDIRICILIK, HIRSIZLIK VE GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇLARININ FARKLARI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 155 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 141 * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 491 * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 503 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157 **"İçtihat Metni"** Dolandırıcılık suçundan sanık Aydın K.'nın 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 500 Lira para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Malkara Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.01.2009 gün ve 99-6 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 21.06.2012 gün ve 15079-39707 sayı ile; “Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; katılanın, 16.05.2007 günü sat 20.30 sıralarında, kendisine ait olan 59 LL 815 plakalı motorsikleti ile ilçede bulunan markete alışveriş yapmak üzere gittiği, alışveriş yaptıktan sonra dışarı çıktığında, kapının önünde daha önce hiç görmediği ve tanımadığı sanığın, marketin önünde duran motorun kendisine ait olup olmadığını sorması üzerine, katılanın, motorun kendisine ait olduğunu belirttiği, bu şekilde moturu satın alma niyetinde olduğu izlenimini karşı tarafta uyandıran sanığın, katılana, bir kahvede bu maksat ile oturup konuşmayı teklif ettiği, katılanın, sanığın bu teklifini kabul ederek bir kahvede oturdukları, sanığın, burada katılana, kendisinden ve hobilerinden bahsederek güven oluşturmaya çalıştığı, 1000 TL bedele motoru satın alma konusunda anlaşmaları üzerine, sanığın deneme bahanesi ile motoru alarak olay yerinden gitmesi şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, mahkemece dolandırıcılık olarak kabulünde ve nitelendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir" açıklamasıyla onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı ise 31.07.2012 gün ve 181732 sayı ile;