1. Hukuk Dairesi 2012/5294 E. , 2012/7352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BOLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2011 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalı S. S. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimi
**1. Hukuk Dairesi 2012/5294 E. , 2012/7352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BOLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2011 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalı S. S. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dava ise irtifak hakkı tesisine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının asıl davasını, kayden maliki olduğu 664 parsel sayılı taşınmazına elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğiyle davalı S.’ye yönelttiği; birleşen davasını ise, davalıya ait 1315 parsel sayılı taşınmazdan çıkan su kaynağı bakımından adına irtifak hakkı tesisi talebiyle davalı Y. S.aleyhinde açtığı ve Y.’in yaşının küçük olması nedeniyle velisi olarak M.S.’ı belirttiği; oysa yaşı küçük davalı Y.’in anne ve babasının vesayet altına alınmış olup, kendilerine M. S.’ın vasi olarak atandığı; M.’ın, Y.’in velisi olmadığı ve Y.’e yaş küçüklüğü nedeniyle vasi tayin edildiğine ilişkin bir kararın da bulunmadığı; yargılama sırasında asıl davada 23.11.2010 tarihli dilekçeyle, 664 sayılı parsele ve müşterek kullanım suyuna vaki elatmanın önlenmesi olarak dava dilekçesinin tavzih ettiğini bildirdiği; mahkemece, karar başlığında davalı olarak sadece S.’nin gösterildiği ve asıl dava bakımından davalı S.’nin 664 parsel sayılı taşınmazın 1807 m2lik kısmına elatmasının önlenmesine, birleşen davayla ilgili olarak da, davalının su hattına elatmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin ve diğer taleplerin reddine karar verildiği; hükmün sadece davalı S.tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, asıl davada davalı S.’nin, davacının kayden maliki olduğu 664 parsel sayılı taşınmazın 1807m2lik kısmına haklı ve geçerli bir neden olmaksızın müdahale ettiği saptanmak suretiyle elatmasının önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı S.’nin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ancak; birleşen dava irtifak hakkı tesisine ilişkin olup, davalı S. birleşen davada taraf olmamasına rağmen, karar başlığında tek davalı olarak gösterilmek suretiyle aleyhine hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de, birleşen dava irtifak hakkı tesisi isteğiyle açıldığı halde, su hattına elatmanın önlenmesi şeklinde yorumlanması da isabetsizdir. Öte yandan, birleştirilse dahi her dava bağımsız varlığını sürdürdüğünden harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ayrı ayrı hüküm altına alınması gerektiği halde, mahkemece bu gerekliliğin yerine getirilmemiş olmasının da doğru olduğu söylenemez. O halde, davalı S.’nin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.