8. Hukuk Dairesi 2023/2292 E. , 2025/742 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/305 E., 2023/304 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/197 E., 2021/281 K. Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf veki…
**8. Hukuk Dairesi 2023/2292 E. , 2025/742 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/305 E., 2023/304 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/197 E., 2021/281 K. Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 1976 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu'na (766 sayılı Kanun) göre yapılan arazi kadastrosunda Kütahya ili Tavşanlı ilçesi Tunçbilek, Hamitabat Mahallesinde kain dava konusu eski 41 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden tarla vasfı ile 2.350 m² olarak dava dışı gerçek kişi adına tespit edilmiş, askı ilan 09.11.1976 ile 09.12.1976 tarihleri arasında yapılmış ve itirazsız kesinleşmiş, 2017 yılında ise kamulaştırma sebebi ile davalı kurum adına hükmen tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 11.06.1980 tarihinde ilan edilen ve itirazsız kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılan orman kadastrosu ile 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'un (1744 sayılı Kanun) değişik 2 nci maddesi uygulaması çalışması, 18.04.1996 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B çalışmaları bulunmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin 2-a bendi uyarınca yapılan ve 03.04.2018 ile 03.05.2018 tarihleri arasında ilan edilen yenileme kadastrosu sırasında ise eski 41 parsel 533 ada 6 parsel numarasını almış ve yüzölçümü 2.341,64 m² olmuştur. Davacı ... İdaresi vekili Kadastro Mahkemesine hitaben tanzim ettiği dava dilekçesi ile; Kadastro Müdürlüğü ekiplerince 3402 sayılı Kanunu'nun 22/2-a bendi gereğince yapılan çalışmalar sırasında kesinleşmiş orman sınır hat ve noktalarına (OS.20-21) uyulmaması nedeniyle dava konusu taşınmazın kısmen 16.06.1996 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırının içerisinde kaldığını öne sürerek, bu bölüme ilişkin tescilin iptal edilerek bitişiğindeki orman parseli ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Kadastro Mahkemesince davanın mülkiyete ilişkin olduğu gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesine yönelik görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararı sonrası dava dosyası Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/499 Esas sırasına kaydedilmiş, İlk Derece Mahkemesi 09.01.2020 tarihli ve 2020/8 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2020/511 Esas, 2020/522 Karar sayılı ilamı ile; İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kütahya ili Tavşanlı ilçesi Tunçbilek Hamitabat Mahallesi 533 ada 6 parsel sayılı taşınmazın; teknik-jeodezi-fotogrametri-harita mühendisleri ve orman yüksek mühendisi tarafından hazırlanan 05.01.2021 havale tarihli rapor ve 25.02.2021 havale tarihli ek rapora ekli krokide belirtilen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan ve krokide (A) harfi ile gösterilen A=66,09 m²'lik kısmın ifraz edilmek suretiyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarasında orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kesinleşen orman kadastrosunun bulunması halinde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların uygulanması ile belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman kadastro paftasının hatalı tersim edilmesi nedeniyle söz konusu hatanın giderildiğinin ve yapılan inceleme sonucu çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığının bildirildiği gerekçesi ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, bu kez taraf vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu alınan raporda dava konusu taşınmazın bir kısmının 20-21 nolu orman sınır hattının orman tarafında kaldığı gerekçesiyle bu kısmın tapusunun iptaline karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı raporda orman sınır hattına ait 22 adet orman sınır noktasının hiçbirinin keşif esnasında bulunamadığı, orman sınır noktalarının tahrip edildiği, yerli kaya üzerine yazılan orman sınır numaralarının, su deposu ve mezarlık duvarı köşesine yazılan orman sınır numaralarının aradan 40 sene geçmiş olması nedeniyle silindiği, beton kazık dikilen orman sınır numaralarının beton kazıklarının mevcut olmadığı belirtilerek, önce yerleri arazide, memleket haritasında ve hava fotoğrafında mevcut olan ve yerleri kesin olarak tespit edilen 8, 13, 14, 20 no.lu orman sınır noktalarının yerlerinin tespit edildiği, daha sonra bu orman sınır noktaları esas alınarak diğer orman sınır noktalarının yerlerinin ölçü değerlerine göre tespit edildiği belirtilmiştir. Dairemizce daha önce temyiz incelemesi yapılan 2022/4874 Esas sayılı dosyada aynı bilirkişi kurulu tarafından 31.03.2022 tarihli raporda 1/5000 ölçekli İ22C10C orman kadastro paftasından 20 no.lu orman sınır noktasının hesaplanan koordinat değerlerinin zemin durumunu yansıtmadığı, 20 no.lu orman sınır noktasının su deposuna tekabül etmediği, dolayısıyla 20 no.lu orman sınır noktasının 1/5000 ölçekli İ22C10C orman kadastro paftasına hatalı tersim edildiği kanaatine varıldığı bildirilmiş ve bilgi belgeler doğrultusunda taraflarınca tespit edilen orman pafta sınırına göre oluşturulan düzeltme krokisi rapora eklenmiştir. Yine Dairemizde daha önce temyiz incelemesi yapılan 2021/11065 Esas sayılı dosyada 20-21 no.lu orman sınır noktaları arasında yer alan, komşu 533 ada 7 parsele yönelik olarak da düzeltilen hat esas alınarak sonuca gidilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Somut olaya gelince; eldeki dosyada İlk Derece Mahkemesince, hatalı tersim edilen orman kadastro pafta sınırı esas alınarak sonuca gidildiğinden, İlk Derece Mahkemesince düzeltilen orman sınır hattı esas alınarak, dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının belirlenmesi için ek rapor aldıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması için hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,