T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/388 - 2026/57 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/388 KARAR NO : 2026/57 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2020/262 Esas 2023/666 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 23.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.02.20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/388 - 2026/57 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/388 KARAR NO : 2026/57 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2020/262 Esas 2023/666 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 23.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.02.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dava davacısı vekili, asıl davada davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve birleşen davada davalı ...Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2019 tarihinde, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu, ... yönetimindeki araca sağ şerit üzerinde arkadan çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini; kazanın meydana gelmesinde, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kazada davacı ...'in hayati tehlike arz edecek şekilde ağır yaralandığını, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda bedensel özür oranının %10, bakıcı süresinin 1 ay, tıbbi iyileşme süresinin 4 ay olarak belirlendiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı ...'nın dişlerinin büyük bir bölümü, burnu, elmacık kemikleri ve çenesinin adeta paramparça olduğunu, bugüne kadar 2 ameliyat geçirdiğini, yüzüne ve çenesine platin takıldığını, yüzünde uzun bir süre tellerin takılı kaldığını, dişlerinin henüz 11 yaşında olması nedeniyle geçici olarak yapıldığını ve her yıl değiştirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, yüzü ve çevresindeki platinler nedeni ile yüzünde kaymalar ve deformasyonlar oluştuğunu, estetik görünümünün bozulduğunu, yüzünün eski halini alabilmesi için birçok ameliyat geçirmesi gerektiğinin ailesine bildirildiğini, davacı henüz 11 yaşında olup halter sporunda Türkiye'yi temsil edecek düzeyde başarılı bir sporcu olduğunu ve Türkiye Halter Federasyonunun lisanslı sporcusu olduğunu, kazandığı başarılar nedeniyle milli sporcu olmasına kesin gözle bakılırken, kaza nedeniyle milli sporcu olmasının büyük riske girdiğini, ancak kazada darbe aldığı ve yaralandığı bölgesinin halter sporu yapmasına engel olduğunu, ilerde estetik ameliyat olmak zorunda kalacağını, implant tedavisinin halen devam ettiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğindeki haklı davalarının kabulü ile talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, geçici ve kalıcı iş göremezliği nedeniyle 5.000,00-TL maddi tazminatın ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00-TL bakıcı gideri tazminatının, ayrıca diş tedavisi devam ettiğinden dolayı ve tedavi masraflarının tamamlanmadığından dolayı ileride fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL doğmuş ve ileride doğacak tedavi masraflarının, Hacettepe Adli Tıp Raporu için ödenen 1.260,00-TL rapor ücretinin kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu çift taraflı trafik kazasının meydana gelmesinde, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın da kusuru bulunduğunu, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın davalı ...Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, sigorta şirketinin, davacının işbu kaza sebebiyle maruz kaldığı zararları tazmin ile yükümlü olduğunu ileri sürerek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğindeki davalarının kabulü ile davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle şimdilik, 1.000,00-TL maddi tazminatın (sürekli iş göremezlik, tedavi giderleri, ilaç masrafları, ulaşım giderleri, Hacettepe Adli Tıp Kurumu ücreti, şu an yapılmaya devam eden ve ileride yapılacak olan bütün estetik ve implant tedavisi masrafları) ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik, 100,00-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili asıl ve birleşen davaya yönelik olarak talep artırım dilekçesinde; asıl davada talep edilen 5.000,00-TL’nin 4.999,00 TL’sinin sürekli iş göremezlik, birleşen davada talep edilen 1.000,00 TL’nin de 700,00-TL’sinin sürekli iş göremezlik olduğunu, bu şekilde toplam talep edilen sürekli iş göremezlik talebinin 5.699,00-TL olduğunu, asıl davada talep edilen 1,00-TL’nin geçici iş göremezlik tazminatı olduğu; asıl ve birleşen davada toplam 200,00-TL tedavi gideri taleplerinin olduğunu, asıl davada talep edilen 1.000,00-TL’nin ve birleşen dosyada 290-TL’nin tedavi gideri olduğu ve toplam 1.290,00-TL tedavi gideri talepleri olduğu, birleşen davada talep edilen 10,00-TL’nin ulaşım gideri olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı için talep edilen toplam 5.699,00-TL maddi tazminatın 304.899,91-TL artırımı ile 310.598,91-TL üzerinden, geçici iş göremezlik tazminatı için talep ettiği toplam 1,00-TL üzerinden, bakıcı giderleri için talep edilen toplam 200,00-TL'yi 2.358,40-TL arttırarak 2.558,40-TL üzerinden, ulaşım giderleri için talep edilen 10,00-TL üzerinden, doğmuş ve ileride doğacak tedavi masrafları için talep edilen toplam 1.290,00-TL'yi 51.802,44-TL arttırarak 53.092,44-TL üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, toplam 366.260,75-TL üzerinden davanın devamı ile, tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsilini, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Raporu için ödenen 1.260,00-TL ve 2.520,00-TL olmak üzere toplam 3.780,00-TL rapor ücretinin kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğradığı bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle, işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, davacının kusuru ve maluliyeti kanıtlaması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı tazminatından sorumluluğu olmadığını, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının, müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ...Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının usulüne uygun şekilde başvurmadığını, davacı tarafın maluliyet oranına dair hiçbir iddiasını ispatlayamadığını, sadece “malul kaldığını” belirtmekle yetindiğini, başvuran tarafın taleplerinin öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kaza nedeni ile davacı tarafta maluliyet oluşmadığını, maluliyete ilişkin uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla bilirkişi ve Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı aracılığı ile inceleme yapılması gerektiğini, mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; asıl ve birleşen davaların, 05.07.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan ...'in uğradığı maddi zararların, davalı sigorta şirketlerinden poliçeleri kapsamında tazmini istemine ilişkin olduğu; 05.07.2019 tarihinde, asıl dava davalısı ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası poliçesi ile sigortalı bulunan araç ile birleşen dava davalısı ...Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası poliçesi ile sigortalı bulunan ve kaza anında ... sevk ve idaresinde bulunan dava dışı sürücü ...'a ait araçların karıştığı trafik kazasında, ... tarafından kullanılan araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığı, 26.08.2007 doğumlu olan ...'in geçirdiği bu kazaya bağlı olarak, olay tarihindeki yaşına göre %8,1 oranında sürekli olarak çalışma ve meslekte kazanma gücünü kaybettiği, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin ise 1 ay olduğu hususlarının, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.01.2021 tarihli ve 31.05.2021 tarihli raporlar ile tespit edilmiş olduğu; 19.08.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; davalı ...Sigorta tarafından sigortalı ...'in kazanın oluşumunda %80 oranında, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği; davacılar vekilinin istemi üzerine 3 kişilik İTÜ'den Makine Mühendisi bilirkişilerden oluşturulan teknik heyetten alınan raporda; bu trafik kazasının oluşumunda ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu, ...Sigorta AŞ tarafından sigortalı aracın %25 oranında tali kusurlu oldukları, bildirildiği görülmekle, asıl ve birleşen davaların davalısı olan sigorta şirketlerine, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı bulunan araçların sürücülerinin meydana gelen kazada kusurlu bulunduklarının belirlenmiş olduğu, kazada yaralanan ...'nın bu nedenle uğradığı maddi zararların tespiti amacıyla bilirkişiler adli tıp uzmanı doktor, diş hekimi ve hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 05.09.2022 tarihli raporda ... 26.08.2007 doğumlu olup kaza tarihinde 12 yaşında olduğu, dosya içerisinde yer alan belgelerden, davacının ... Belediyesi Spor Kulübü Derneğine bağlı lisanslı sporcu olduğu, ancak milli sporcu olmadığının anlaşıldığı, davacıya Türkiye Halter Federasyonu ya da bağlı olduğu Kulüp tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı, dosya içerisinde davacının milli sporcu olduğu ya da sporcu olarak sürekli ve düzenli olarak gelir elde ettiğini gösterir herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı, bu nedenle kaza gerçekleşmeseydi iş görebilirlik çağının başlangıcı olan on sekiz yaşından itibaren ya bir işverene ait işyerinde hizmet akdi ile ya da diğer değişik işlerde çalışmaya başlayacağı, elde edeceği gelirin asgari ücretin altında olmayacağı kabul edilerek değerlendirme yapıldığı, davacı ...'in kaza tarihinde çalışıp gelir elde etmediği, ancak Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin uygulamaları doğrultusunda, kaza tarihinde çalışma yaşına gelmemiş olan davacı için de iş görebilirlik çağı başlangıcına kadar olan dönemde güç/efor kaybı sebebiyle asgari geçim indirimsiz asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığı, geçici iş göremezlik döneminin hesaplamaya dahil edilmediği, yapılan hesaplamalar sonucu 05.07.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %8,1 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen ... için 310.598,91-TL sürekli iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 05.07.2019-5.08.2019 dönemi olan 1 aylık bakıcı ihtiyacının doğduğu süre için, aylık brüt asgari ücret miktarı olan 2.558,40-TL bakıcı gideri zararı hesaplandığı, davacının hastane tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı, davacının SGK tarafından ödenmeyen yapılacak estetik tedavi giderine ilişkin toplam zararın 4.717,44-TL olduğu, diş hekimliği ile ilgili gördüğü ve ileride görmek zorunda kalacağı tedavilerle ilgili zarar toplamı Sağlık Uygulama Tebliği (Kamu) esas alındığında 4.204,79-TL, TDB Asgari Ücret Tarifesi (Özel) esas alındığında 48.375,00-TL olarak belirlendiği, davacının kazaya bağlı olarak oluşan diş hekimliği ile ilgili olarak gördüğü ve görmek zorunda kalacağı tedavi giderlerinin Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca SGK tarafından karşılanacağı, söz konusu yaralanması nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan ve ileride görmek zorunda kalacağı tedavilerle ilgili zararların bu aşamada belirlenmesinin mümkün olmayıp, henüz talep edilebilir bir zararın bulunmadığı, davacı ...'in yaralanmasına neden olan kazaya karışan ve kazada kusurlu oldukları belirlenen ... ve ... plakalı araçların zorunlu mali sorumluluk sigortacılarına karşı açılan asıl ve birleşen davalarda, davacı ...'nın yolcu konumunda olup, kazada bir kusurunun bulunmadığı belirlendiğinden ve davacılar vekilince sunulan talep artırım dilekçesinde davalı sigorta şirketlerinin "müştereken ve müteselsilen" sorumlu tutulmalarının talep edilmiş olmasına göre, davacının yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zararlardan, davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, davalı sigorta şirketlerinin kaza tarihinde kişi başı "sakatlanma ve ölüm" teminatı miktarı olan 390.000,00-TL teminattan, diğer zarar kalemleri olan bakıcı gideri zararı karşılığı 2.558,40-TL, ulaşım gideri karşılığı talep edilen 10,00-TL ve tedavi gideri karşılığı olarak 4.717,44-TL'nin ise kişi başı "sağlık gideri" teminatı olan 390.000,00-TL teminattan karşılanmasına, davalı sigorta şirketlerinin kabul edilen bu tutarlardan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, hüküm altına alınan tutarların asıl davada davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olarak belirlenen 02.03.2020 tarihinden itibaren, birleşen davada davalı ...Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olarak belirlenen 18.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, sigorta şirketlerinin yasal hükümler gereği kaza tarihinden itibaren temerrüde düşmeleri söz konusu olmayıp, ancak usulüne uygun olarak yapılacak yasal bir başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda temerrüde düşmeleri nedeniyle, davacının kaza tarihinden itibaren faiz istemi ile tazminat taleplerinin haksız eylem sonucu uğranılan bedensel zarardan kaynaklanması nedeniyle hükmedilen tazminatlara yasal faiz oranlarının uygulanması gerektiği, davacı tarafça yapılan kaza nedeniyle alınan rapor ücretlerine ilişkin ödemelerin asıl alacak kapsamında değil, ancak yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek hüküm altına alınmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "Asıl ve birleşen davaların talep artırım dilekçesi kapsamında kısmen kabulü ile, Davacının sürekli iş gücü kaybı yönünden uğramış olduğu maddi tazminat karşılığı 310.598,91-TL ile, bakıcı gideri zararı karşılığı hesaplanan 2.558,40-TL, ulaşım gideri karşılığı talep edilen 10,00-TL ve tedavi gideri karşılığı olarak hesaplanan 4.717,44-TL olmak üzere toplam; 317.884,75-TL maddi zararın davalı sigorta şirketlerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiş hüküm tüm taraflarca istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının kaza tarihinde 11 yaşında lisanslı bir halterci olduğunu, sayısız karşılaşmada bir çok derecesi olduğunu, ileride milli sporcu olabilecekken, yaralandığı bölgenin halter sporunu yapmaya engel olduğunu, meydana gelen izler nedeniyle ileride estetik ameliyat olması gerektiğini, kaza nedeniyle dişlerinin döküldüğü implant tedavisinin sürdüğünü, avans faizi taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, sigorta sözleşmesinin ticari iş olması nedeniyle faizin avans faizi olması gerektiğini, 07.11.2023 tarihinde verilen kararda, 2021 yılına ait asgari ücret üzerinden hesaplamanın uygun olmadığını, 2021 yılında yapılan hesaplamada kusur oranlarına göre hesaplama yapılmadığı gibi 2 kez asgari ücretin arttığını, kusur oranına göre yeninden rapor alınmadığını, her ne kadar talep artırım dilekçesi sunmuş ise de, mahkemeden yeni asgari ücret üzerinden ek rapor alınmasını da talep ettiğini, hesaplamanın en son asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, kaza tarihinden önce halter sporunda yarışmak için hazırlık yaptığını, antrenörlerinin kendisinden üstün başarı ve birincilik beklediğini, ancak yüzünde meydana gelen yaralanmalar nedeniyle çalışmasının mümkün olmadığını, bu nedenle milli sporcu olma ihtimali çerçevesinde gelirin araştırılması gerektiğini, bu nedenle asgari ücretin uygun olmadığını, davacının Yıldızlar ve U15 Halter Şampiyonasında koparmada altın madalya alarak Avrupa birincisi, silkme ve toplamda gümüş madalya alarak Avrupa ikincisi olduğunu, bu nedenle hesaplamanın milli sporcuların aldığı gelire göre yapılması gerektiğini, davacının ... Belediyesi Spor Klubünün lisanslı sporcusu olup, her ay hesabına 300,00-TL yattığını, ayrıca Milli Takımda olması nedeniyle, THOM okulunda olimpiyat hazırlığı nedeniyle düzenli olarak maaş aldığını, 2023 yılında da bu maaşın 2.550,00-TL olduğunu, davacının gelirinin belirlenmesinde bu maaşların ve asgari ücretin nazara alınması gerektiğini, tedavi gideri olarak bilirkişi raporunda belirlenen 4.717,44-TL giderin, yetersiz olduğunu, davacının şuan ve ileride yaptıracağı tüm tedavi ve implant giderlerini talep ettiğini, kaza tarihinde 11 yaşında olan davacının dişlerinin geçici olarak yapıldığını, yüzü ve çevresindeki kaymalar nedeniyle, yüz estetiğinin bozulduğunu, yüzünün eski halini alabilmesi için ameliyat olması gerektiğinin ailesine bildirildiğini, akabinde bir çok ameliyatta geçirdiğini, halen diş estetik ve implant tedavisi gördüğünü, ayrıca yüzündeki bozukluklar nedeniyle plastik cerrahi tedavisi yapılacağını, bu hususların dikkate alınması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kazada kusur oranını kabul etmemekle birlikte müteselsil sorumluluğu da kabul etmediklerini, davalının sorumluluğunun kusur ile sınırlı olduğunu, sigortalının kusuru oranında hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamanın Çözger’e göre yapılması gerektiğini, davacının kendi müracaat üzerine alınan raporun hükme esas alınmayacağını, geçici iş göremezlik zararlarının poliçe teminat kapsamında olmadığını, geçici iş göremezlik zararından ve geçici bakıcı giderlerinden sorumluluklarının olmadığını, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, müterafik kusurun da nazara alınması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ...Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın her aşamasında maluliyet itirazında bulunmalarına rağmen nazara alınmadığını, Medikal Eksperden alınan uzman raporunda; hükme esas alınan raporda hesaplama hatası yapıldığını, davalının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre engelinin oluşmayacağının belirtildiğini, tıbbi uzman görüşüne göre de, maluliyeti meydana gelmeyen davacının davasının haksız olduğunu, raporun, Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dallarından değil, bizzat muayenesi yapılarak Genel Şartlara uygun olarak alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, ayrıca raporun da Çözger'e göre alınması ve hesaplamanın TRH2010 Yaşam Tablosuna göre teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, progresif rant formülünün uygulanamayacağını, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden sorumluluklarının bulunmadığını, sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu’nda olduğunu, davacının koruyucu tertibat takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının sorumluluğunun kusur ile sınırlı olduğunu, kazaya kendi kusuru ile karşı araç sürücüsünün sebep olduğunu, ıslaha konu miktar için faizin ıslah tarihinden itibaren talep edilebileceği, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm tüm taraflarca istinaf edilmiştir. Haksız fiilen kaynaklanan cismani zarara nedeniyle açılan maddi tazminat talepli davalarda, zarar sorumlusu gerçek zarardan sorumludur. Gerçek zarar ise, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere göre hesaplanmalıdır. Yine "gerçek zarar" belirlenmesinde önemli olan maluliyet /engellilik oranın da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, maluliyet /engellilik durumunun tespitinde esas aldığı Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Ayrıca, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasından, kusur durumu, zarardan sorumluluğu etkileyebileceğinden, kusura yönelik itirazlar deliller çerçevesinde titizlikle değerlendirilmeli, özellikle maddi vakanın (kazanın oluş şeklinin) uyuşmazlık konusu olması durumlarında, haksız fiilin suç teşkil eden eylemden kaynaklanması halinde, her ne kadar hukuk hâkimi, TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından kabul edilen kusur durumu ve beraat kararlarıyla bağlı değil ise de, ceza mahkemesi tarafından kesinleşen maddi vakıa hukuk hâkimini bağlayacağından, delil olarak belirtilen ceza dosyası getirtilmeden kusur durumu belirlenmemelidir. Tüm bunların yanında cismani zarara dayalı davalarda, kusur ve maluiyet kadar etkisi olan bir hususta zarar hesabında nazara alınacak gelir olup, iş göremezlik zararının hesaplanmasında, davacının rapor tarihi itibariyle asgari ücretin üzerinde, fiili çalışmaya dayalı geliri olduğu iddiası var ise, bu yöndeki deliller toplanılmalı ve tazminat hesaplanmasında tespit edilen düzenli geliri nazara alınmalıdır. Bu durumda dahi aktif dönem hesabında düzenli gelir olarak kabul edilen hususların belirlenmesinde belirli bir süre ile yapılan bir uğraş olması ya da söz konusu uğraşın, davaya konu haksız eylemden kaynaklanmayan sebepler ile son bulunması halinde (belirli bir yaşa kadar yapılacak iş ya da uğraş olması, söz konusu iş ya da uğraşın sağlık sorunları ya da isteğe bağlı olarak bırakılması vs gibi) söz konusu gelirin ancak bu tarihe kadar nazara alınabileceği, bu tarihten sonraki gelirinin ise zarar görenin elde edebileceği gelire göre farazi olarak belirlenebileceği göz ardı edilmemelidir. Bu çerçevede; somut olayda kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, maluliyet durumu ve gelire yönelik olarak itirazların incelenmesinde; 1-Davalıların kusura yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 05.07.2019 davacının yolcu olarak bulunduğu ve birleşen davada davalı ...Sigorta AŞ tarafından sigortalı aracın, olay yerindeki otoyol kenarındaki tesisten otoyola çıkışı sırasında, otoyolda seyreden, asıl davada davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalı aracın bu araç ile çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. İlk derce mahkemesi tarafından alınan birden çok rapor yanı sıra Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesi ve ceza yargılamasında Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan raporlarında dosyada bulunduğu, raporların bir kısımda davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde asli etken olarak görülerek kusur belirlendiği halde, bir kısmında karşı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli etken olarak görüldüğü, farklılığında kazanın oluş şeklinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, olaya ilişkin ceza mahkemesi dosyası da, dosya içerisine kazandırılarak, ceza mahkemesinde verilen kararın kesinleşmiş olması halinde, ceza mahkemesi dosyasında kesinleşen maddi olgu çerçevesinde, ceza dosyasındaki kazanın oluşuna yönelik deliller de değerlendirilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, gerekçeli kararda olayın oluşundan kaynaklanan farklılık nedeniyle, kusur durumunun farklı olarak belirlendiği, iki rapordan bahsedilerek davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, davalıların kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden ceza mahkemesi tarafından kabul edilen oluş biçimi ve dosyada bulunan bilirkişi raporları ile belirlenen kusur oranları arasındaki farklılığın giderilmesi için Adli tıp Kurumu Genişletilmiş uzmanlar Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. 2-Maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Somut olayda, davacı 05.07.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle geçici ve sürelik iş göremezlik zararlarını ve tedavi giderlerini talep etmiştir. Mahkemece "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyet durumunu belirlenen rapor esas alınarak karar verilmiş, söz konusu rapora davalılar tarafından itiraz edilerek maluliyet durumunun Çocuklar İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) hükümlerine göre alınması gerektiğinden bahisle karar istinaf edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yagıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatlarında haksız fiil zararlarının hesaplanmasında, 01.06.2015 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulamasından vazgeçilerek, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik", 20.02.2019 tarihinden sonrası için ise "Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi "Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair" verdiği 30.05.2024 tarih, 2024/3323 E. - 2024/5474 K. sayılı içtihadı ile de kaza tarihi itibariyle uygulanacak yönetmeliğin belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle 01.06.2015 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazalarında (20.02.2019 tarihine kadar) Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 20.02.2019 tarihinden itibaren ise Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını kabul ederek Bölge Adliye Mahkemeleri arasında içtihat farklılığını giderme yoluna gitmiştir. Bu durumda, tazminat hesaplanmasında içtihat mahkemesi olan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde gerçek zararın hesaplanması gerektiğinden, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay HGK tarafından, tazminat hesaplanmasında çalışma gücü azalması ve yitirilmesinin tespitinde kaza tarihine göre dönemsel olarak 20/02/2019 tarihinden itibaren "Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini kabul ettiğinden, davalıların da itirazlarını karşılar şekilde Adli Tıp Kurumu ilgili (2., 3.) İhtisas Kurulundan, davacının mevcut yaralanması konusunda uzman doktorlarında bulduğu heyetten " Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre, davacının maluliyet/engellilik durumunun tespit edildiği, geçici iş göremezlik süresinin belirlendiği, ayrıca davacının yüz bölgesinde meydana gelen mevcut yaralanmasında müterafik kusuru olup olmadığının değerlendirildiği rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mevcut rapor çerçevesinde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin gelirine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı vekili tarafından, davacının halter sporu ile ilgilendiğini ve dava sırasında milli sporcu olduğunu ve bu kapsamda geliri olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda, davacı vekiline, davacının gelirini ispat imkanı verilerek, davacının milli ya da profesyonel sporcu olması halinde, bilinen dönem için bu kapsamdaki geliri esas alınarak, ancak söz konusu faaliyeti yukarıda da açıklandığı üzere son bulmuş ise aktif dönem geliri hesaplanırken, bu faaliyetin ya da mesleğin son bulduğu ya da son bulacağının kabul edileceği (söz konusu sporun 60 yaşına kadar yapılmayacak olması nedeniyle) bu işten elde edeceği gelirine göre, bu süre sonundan itibaren davacının hayatını idame ettirebileceği durum çerçevesinde aktif dönem sonuna kadar farazi aktif dönem gelirine göre zararı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, açıklanan şekilde esasa etkili deliller toplanarak, bundan sonra davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin, asıl davada davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin ve birleşen davada davalı ...Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilde derece mahkemesinin asıl ve birleşen davaya yönelik kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf edenler tarafından yatırlan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.