5. Ceza Dairesi 2007/5242 E. , 2011/23812 K. "İçtihat Metni" Müteselsilen basit zimmet suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkümiyetine dair, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/12/2005 gün ve 2005/333 Esas, 2005/384 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanık müdafiin süresind
**5. Ceza Dairesi 2007/5242 E. , 2011/23812 K.** **"İçtihat Metni"** Müteselsilen basit zimmet suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkümiyetine dair, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/12/2005 gün ve 2005/333 Esas, 2005/384 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanık müdafiin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın, 03/09/2002 havale tarihli dilekçesi ekinde İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin birleştirilen 2002/218 esas sayılı dava dosyasına sunduğu İzmir Atatürk Eğitim Hastanesince verilen 14/12/2001 günlü sağlık kurulu raporunda major depresif bozukluk tanısıyla yatarak tedavi gördüğünün ve kendisine 27/11/2001 tarihinden itibaren iki ay rapor verildiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 32. maddesindeki unsur değişiklikleri de dikkate alınarak, işlediği iddia olunan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde anılan Yasa ve maddesi anlamında azalma olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili kurulundan görüş alınmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin nazara alınmaması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Suçun 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.