Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3780 E. , 2024/2176 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3780 Karar No : 2024/2176 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3780 E. , 2024/2176 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3780 Karar No : 2024/2176 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Polis memuru olarak görev yapan davacı, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de geçmiş hizmetlerinin olumlu olduğu anlaşıldığından anılan Tüzük'ün 15. maddesi uygulanmak suretiyle alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü,... sayılı Adana Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2018 günlü, E:2016/15579, K:2018/ 8432 sayılı bozma kararına uyularak .... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; polis memuru olarak görev yapan davacının, eşinin ölen babasından kaynaklı yetim aylığı alması için eşinden boşandığı; ancak birlikte yaşamaya devam ettiği iddiasıyla hakkında başlatılan soruşturma sonucunda dava konusu işlemle 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırıldığı, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nde öngörülen "meslekten çıkarma" cezasının Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzük'ün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece alt ceza ile tecziye kararının da, meslekten çıkarma cezalarında olduğu gibi, Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince, valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, İl Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak valinin onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 3201 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesine göre İl Polis Disiplin Kurullarının, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına bütün disiplin cezalarını vermeye yetkili oldukları, cezayı vermeye yetkili kurulun alt ceza uygulanması hususunda da yetkili olduğu, işlemin hukuka ve mevzuata uygun tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Polis memuru olarak görev yapan davacı, Adana İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken eşinin ölen babasından kaynaklı yetim aylığı alması için eşinden boşandığı; ancak birlikte yaşamaya devam ettiği iddiasıyla hakkında başlatılan soruşturma sonucunda, dolandırıcılık fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de geçmiş hizmetlerinin olumlu olduğu anlaşıldığından anılan Tüzük'ün 15. maddesi uygulanmak suretiyle alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Adana Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 5. maddesinde; "Disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir. A) İl Polis Disiplin kurulları, kuruldukları il emniyet kadrosundaki: 1. Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını, 2. Komiser muavini, komiser ve başkomiserlere meslekten çıkarma cezası dışında kalan öteki disiplin cezaları, ... Verebilir. ..." hükmüne, Ek 7. maddesinde de; "Disiplin Kurulunca verilen kararlardan: A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları Valinin; polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kararları Valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile; ... Kesinleşir. ..." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava dosyasının incelenmesinden; davacıya isnat edilen fiilin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer aldığı ve karşılığının meslekten çıkarma cezası olduğu sonucuna varılmakla birlikte, davacının aynı Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca alt ceza uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ilgili hükümlerinde il polis disiplin kurullarının, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına ait bütün disiplin cezalarını verebileceği, ancak nihai ceza olarak meslekten çıkarma cezası uygulanması durumunda ek bir usulü güvence kapsamında bu cezanın Valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulu görüşü ve Bakan onayı ile kesinleşeceği hüküm altına alınmıştır. Başka bir anlatımla, Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 5. ve Ek 7. maddeleri incelendiğinde; kanun koyucu tarafından İl Polis Disiplin Kurulunca cezanın teklif edildiği ve Bakanlık Makamınca cezanın verildiği bir sistemin öngörülmediği, ceza verme yetkisinin doğrudan il polis disiplin kuruluna ait olduğu, ancak bu noktada sonuç cezanın, meslekten çıkarma cezası olması durumunda, polis memurları bakımından ikinci bir incelemeden sonra bu yaptırımın uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim, 19/02/1980 günlü, 2261 sayılı Kamu Güvenliğine ve Kolluk Hizmetlerine İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Kanun'a "Ek Madde 2" olarak eklenen ve daha sonra 11/09/1987 günlü, 291 sayılı KHK ile "Ek Madde 5" olarak teselsül edilmiş olan maddenin gerekçesinde; "Emniyet örgütünde kurulacak disiplin kurullarının ceza verebilecekleri personel ve uygulayacakları cezalar bakımından yetki sınırlarını belirlemektedir. Maddeye egemen olan görüşe göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki, disiplin kurullarını ceza vermek için sadece görüş bildiren bir yer kabul eden ve ceza verme yetkisini merkezdeki atamaya yetkili amire bırakan sistem bırakılmakta ve disiplin kurulları, gösterilen yetki sınırları çerçevesinde disiplin cezası vermede birer karar yeri durumuna getirilmektedir. Böylece 657 sayılı Kanuna göre bugüne kadar uygulamada karşılaşılan, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilecek ve disiplin işleri büyük bir hız kazanmış olacaktır." şeklinde ifade edilen hususlar ile de, bu duruma işaret edilmekte ve işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilerek, disiplin işlerine hız kazandırılması hedeflenmektedir. Olayda, meslekten çıkarma cezası yerine alt ceza uygulanmak suretiyle verilen ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası bakımından İl Polis Disiplin Kurulunun bu cezayı vermeye yetkili makam olduğu, ceza verme yetkisine sahip olan kurulun alt ceza uygulaması konusunda da yetkisinin bulunduğu ve nihai cezanın meslekten çıkarma cezası olmaması nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu ve Bakan onayı ile değil, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesi uyarınca Valinin onayıyla kesinleşeceği sonucuna varıldığından, belirtilen usulde tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetkili makam tarafından tesis edilmediği gerekçesiyle iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/03/2022 günlü, E:2021/1718, K:2022/1034 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. .... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.