6. Hukuk Dairesi 2013/15616 E. , 2014/8769 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29/11/2012 NUMARASI : 2011/124-2012/255 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın ipt
**6. Hukuk Dairesi 2013/15616 E. , 2014/8769 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29/11/2012 NUMARASI : 2011/124-2012/255 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı tarafından 13.05.2010 tarihinde davalı aleyhine başlatılan icra takibinde, 16.04.2010 tarihli cari hesap ekstresi gereği 41.652,91 TL alacağın tahsili istenmiştir. Davalılar vekili, borcunun bulunmadığını bildirerek itiraz etmiştir. Davacı alacaklı, araç kiralama sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirmediğinden davalının borçlu olduğunu belirterek itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, B.K. nun 113/2. maddesi gereğince, davacının gecikme faizi talep hakkını borcun ödendiği sırada veya daha önce saklı tutmadığı anlaşıldığından 31.03.2010 tarih ve 7.358,85 TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağının bulunmadığı, sözleşmelerin 5. maddesi hükmünün B.K. nun 158/2.maddesi gereğince ifaya eklenen cezai şart olduğundan, araçların teslimi sırasında cezai şart isteme hakkının saklı tutulmadığından ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğundan 1919,73 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde; Taraflar arasında 36 ve 39 ay süreli 12 adet araç kiralama sözleşmesi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İbraz edilen kira sözleşmelerinde “ilk ay kira bedelinin araç tesliminde peşin olarak, diğer aylardaki kira bedellerinin faturaların tanzim tarihinden itibaren on gün içinde ödeneceği, ödenmeyen kira bedellerine veya bu sözleşmeden doğan kiraya verenin diğer alacak haklarını zamanında ödenmediği takdirde fatura veya dekont tanzim tarihinden itibaren aylık %10 gecikme faizi uygulanacağı ve kira süresinin sona ermesi halinde kira sözleşmesinin bitim tarihinden sonraki ilk iş gününde teslim edileceği, teslimin gecikmesi durumunda geciken her gün için kiracıya aylık kira bedelinin günlük olarak hesaplanması sonucu ortaya çıkan bedelin üç katı olarak kiralama faturası kesileceği belirtilmiş olup özgür irade ile belirlenen bu şartlar tarafları bağlar. Mahkemece davacının, araçların teslimi sırasında çekinceli olarak ifayı kabul ettiğinin ispatlanamadığından, BK'nun 158/2 maddesi gereğince cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesiyle geç iade cezası olarak kesilen faturalardan dolayı davalının sorumlu olmayacağına karar verilmiş ise de; BK'nun 158/2. fıkrasında düzenlenen gecikme cezası (ifaya ekli cezai şart), ortada zarar olmasa dahi (BK m.159/I), sadece sözleşmede kararlaştırılmış ise, istenebilir; aksi takdirde talep edilemez. Cezai şart, asıl borca bağlı olup, muaccel olmadan önce fer'i niteliktedir. Dolayısıyla, eserin teslimi ile asıl borç düşünce, fer'i borç olan gecikme cezası da düşer. Oysa, gecikme tazminatı, asıl edim borcunun yanında bağımsız bir borç olup, fer'i nitelikte değildir. Bu nedenle, gecikme tazminatını talep edebilmek için teslim alırken ihtirazi kayıt (çekince) koymaya gerek yoktur. Somut olayda, takip ve dava konusu istemin dayanağı olan, sözleşmede yer alan hüküm, taraflarca "tazminat" olarak nitelendirilerek kaleme alındığından davacının uğradığı gecikme zararına karşılık kararlaştırılan "gecikme tazminatı" olup, BK'nun 158/2. maddesinde hüküm altına alınan ve gecikme zararı oluşmasa da istenebilecek olan " ifaya ekli cezai şart" niteliğinde olmadığından, araçların teslim alınırken, ihtirazı kayıt ileri sürülmesine gerek yoktur. Mahkemece davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmadığından davalının ticari defterlerine göre sonuca gidilmişse de yeterli araştırma yapılmadığı görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin birşeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Kural olarak kira sözleşmesi şekle bağlı değildir. Sözlü olarak yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Kira sözleşmesinin yazılı olması zorunluluğu bulunmadığından, kira ilişkisinin varlığı ve koşullarının ispatı önem kazanmaktadır. Kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, kira ilişkisi ve kira miktarını kiraya veren ödeme savunmasının ise kiracı tarafından ispatlanması gerekir. Mahkemece öncelikle davacıya vade farkı faturası nedeniyle, hangi aylar kira bedelinin geç yatırılması nedeniyle faiz talebi olduğu ve hangi araçların ne kadar süre gecikme ile teslim edildiği açıklatılarak ve bunlara ilişkin davacı delilleri sorulup davacı kiraya verenin alacağı belirlendikten sonra alacağın ödendiğini ispat yükünün davalı kiracıda olduğu gözetilerek davalı kiracının da bu yöndeki delilleri sorulup tarafların tüm delilleri toplanarak ve TBK 120. maddesi de gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.