TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR GÜLAY YURT BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/35546) Karar Tarihi: 30/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Gülsüm Gizem GÜRSOY Başvurucu : Gülay YURT Vekili : Av. Sercan ARAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, başvurucunun izinsiz bildiri da ğıttığı gerekçesiyle hakk ında idari para cezas ına ka
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR GÜLAY YURT BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/35546) Karar Tarihi: 30/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Gülsüm Gizem GÜRSOY Başvurucu : Gülay YURT Vekili : Av. Sercan ARAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, başvurucunun izinsiz bildiri da ğıttığı gerekçesiyle hakk ında idari para cezas ına karar verilmesinin suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesini ihlal etti ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 4/10/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: A. Arka Plan Bilgisi 8. Türk siyasi hayat ında 2016 y ılı Cumhurba şkanl ığı Hükûmet sistemine geçilmesi bağlam ında yoğun tart ışmalar ın yaşand ığı bir y ıl olmuştur. Yoğun tart ışmalar sonucunda Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 3Anayasa de ğişikliği tasar ısı haz ırlanm ıştır. Ek baz ı değişikleri de içeren taslak metinde en fazla dikkati çeken ve kamuoyunun yo ğun gündem maddesini olu şturan k ısım, hükûmet sistemi de ğişikliğine ilişkin maddelerdir. Bu taslak ile birlikte ba şbakanl ık makam ının kalkmas ı ile birlikte cumhurba şkan ının görev ve yetki tan ımlar ı tekrar düzenlenmi ş ve yeni sistemin ad ı doktrinde "Cumhurba şkanl ığı Hükûmet Sistemi" olarak belirlenmi ştir. 9. Anayasa de ğişikliğine ilişkin referandumun 16/4/2017 tarihinde yap ılmas ı kararlaştırılm ıştır. Referandum öncesinde de ğişikliğe ilişkin lehte ve aleyhte olan siyasi partiler, sivil toplum kurulu şlar ı, sendikalar, dernekler gibi toplumun birçok kesiminden ki şi ve örgütler konu ile görü şlerini payla şmak için toplant ı ve gösteriler düzenlemi ş, broşürler haz ırlam ışlard ır. B. Somut Ba şvuruya İlişkin Olaylar 10. Başvuruya konu olaylar ın meydana geldi ği 9/1/2017 tarihinde ba şvurucu, dört arkadaşıyla birlikte Ankara'n ın Bat ıkent ilçesi metro ç ıkışına gelmi ştir. Başvurucu ve arkadaşlar ı, anayasa de ğişikliğiyle ilgili Halkevleri Derne ğine ait bir bildiriyi vatanda şlara dağıtmaya başlam ışlard ır. 11. İhbar üzerine bildirinin da ğıtıldığı yere gelen polisler, ba şvurucuyu ve beraberindekiler hakk ında işlem yap ılmas ı için polis merkezine davet etmi şlerdir. Ba şvurucu hakk ında çevreyi rahats ız ettiği gerekçesiyle 30/3/2005 tarihli ve 5326 say ılı Kabahatler Kanunu'nun 37. maddesi uyar ınca 109 TL idari para cezas ı uygulanm ış ve ayn ı gün kendisine tebliğ edilmiştir. 12. Başvurucu, bildiri da ğıtma eyleminin 5326 say ılı Kanun'un 37. maddesi kapsam ında cezaland ırma konusu yap ılamayaca ğını ve bar ışçıl bir şekilde gerçekle ştirdiği eyleminin herhangi bir suç te şkil etmedi ğini belirterek idari para cezas ına itiraz etmi ştir. İtiraz ı inceleyen Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimli ği, uygulanan idari yapt ırım karar ının usul ve yasaya uygun oldu ğu gerekçesiyle itiraz ı 21/6/2017 tarihinde reddetmi ştir. 13. Karar 7/9/2017 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. Başvurucu 4/10/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk14. 5326 say ılı Kanun un "Rahats ız etme" kenar başlıklı 37. maddesi şöyledir: " (1) Mal veya hizmet satmak için ba şkalar ını rahats ız eden kişi, elli Türk Liras ı idar î para cezas ı ile cezaland ırılır. (2) Bu kabahat dolay ısıyla idarî para cezas ına, kolluk veya belediye zab ıta görevlileri yetkilidir. ..." 15. Ayn ı Kanun'un 37. maddesinin gerekçesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 4 Tasar ıya 'Rahats ız etme' ba şlığı alt ında mal veya hizmet sat ışı sıras ında bu amaçla kişilerin taciz edilmesi ve yüksek sesle mü şteri daveti gibi uygulamalar ın önüne geçilmes i amac ıyla yeni 37 nci madde ilave edilmi ştir. B. Uluslararas ı Hukuk 16. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 7. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Hiç kimse, i şlendiği zaman ulusal veya uluslararas ı hukuka göre suç olu şturmayan bi r eylem veya ihmalden dolay ı suçlu bulunamaz. Ayn ı biçimde, suçun i şlendiği s ırada uygulanabilir olan cezadan daha a ğır bir ceza verilemez." 17. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM), Başkaya ve Okçuo ğlu/Türkiye [BD], B. No: 23536/94 ve 24408/94, 36) karar ında Sözle şme'de düzenlenen 7. maddenin bir suçun ancak kanun taraf ından tan ımlan ıp cezan ın öngörülebilece ği ilkesini ve ceza kanunun bir analoji ile kapsaml ı şekilde san ığın aleyhine yorumlanmamas ı ilkesini içerdi ğini hat ırlatmaktad ır. AİHM, bu ilkelerden suç ve ilgili yapt ırımın kanunlarda aç ık şekilde tan ımlanmas ı gerektiği sonucuna varmaktad ır. AİHM'e göre bireyin ilgili hükmün metninin kendisinin suçtan sorumlu olmas ına neden olabilecek hareket ve ihmallerinin bilinir hâle getirilmesi ile bu şart karşılanmaktad ır. AİHM, ayr ıca k ıyas yaparak geni şletici bir yorum yapmak suretiyle cezaland ırma yoluna gitmenin suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesi ile bağdaşmayacağını vurgulam ıştır. Zira A İHM, somut olayda yay ın sahibine verilen cezan ın sorumlu müdür için öngörülen cezan ın k ıyas yoluyla yorumlanmas ına dayanmas ı sebebiyle Sözleşme'nin 7. maddesinin ihlal edildi ğine karar vermi ştir (Başkaya ve Okçuo ğlu/Türkiye , 42, 43). 18. AİHM, bir ki şinin hakk ında dava aç ılmas ına ve hüküm giymesine neden ola n fiilin gerçekle ştirildiği zamanda bu fiilin suç oldu ğunu gösteren bir kanuni hükmün oldu ğunu ve uygulanan cezan ın bu hükümle belirlenen s ınırlar ı aşmad ığının doğrulanmas ı gerektiğini vurgulam ıştır (Coeme ve di ğerleri/Belçika, B. No: 32492/96, 32547/96,32548/96, 33209/96 ve 33210/96, 22/6/2000, 146, 149-151). 19. AİHM, Sözle şme'nin 7. maddesinin i şlevi konusunda, ceza hukukunun daval ının aleyhine olacak biçimde geriye dönük olarak uygulanmas ını önlemekle kalmay ıp ayn ı zamanda daha genel olarak bir suçun sadece kanunla tan ımlan ıp cezas ının belirlenebilece ği prensibini de benimsedi ğini belirtmektedir. A İHM'e göre an ılan maddenin korumas ı, ceza hukukunun -örne ğin k ıyas gibi yollarla- suçlanan taraf ın aleyhine yorumlanmamas ını da kapsar. A İHM, bir suçun kanunda aç ık bir biçimde tan ımlanmas ı şart ının kişinin ilgili hükmün ifadesinden ve/veya gerekiyorsa mahkemelerin bu hükmü yorumlamaktaki içtihatlar ı yard ımıyla hangi eylem ve kusurlar ın kendisine atfedilebilece ğini ve suçlu duruma düşebileceğini bilebilmesi sayesinde yerine getirilece ğini belirtmektedir. Dolay ısıyla Mahkeme, Sözle şme'nin 7. maddesinde geçen "kanun" teriminin yaz ılı olan ve yaz ılı olmayan kurallar ile eri şilebilirlik ve öngörülebilirlik de dâhil olmak üzere niteliksel şartlar ı zımnen ifade etti ğini vurgulamaktad ır (Tolstoy Miloslavsky /Birleşik Krall ık, B. No:18139/91, 19/7/1995, Seri A No: 316-B, 37; Kasymakhunov ve Saybatalov/Rusya, B. No. 26261/05 ve 26377/06, 14/3/2013, 77). V.İNCELEME VE GEREKÇE 20. Mahkemenin 30/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 5A. Başvurucunun İddialar ı 21. Başvurucu 5236 say ılı Kanun'un 37. maddesinde düzenlenen hükmün bildiri dağıtmay ı kapsamamas ına karşın hakk ında uyguland ığını, dolay ısıyla yasada suç ya da kabahat olarak tan ımlanmayan bir eylem nedeniyle cezaland ırılmas ının Anayasa'n ın 38. maddesinde yer alan suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesini ihlal etti ğini ileri sürmü ştür. Bundan başka başvurucu; bilgi ve görü şlerini yaymas ı nedeniyle kanuni bir dayana ğı olmaks ızın idari para cezas ı ile cezaland ırılmas ının ifade özgürlü ğünü ihlal etti ğini, derece mahkemesi karar ının gerekçesiz olmas ı nedeniyle de adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmiştir. B. Değerlendirme 22. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun kanunda bildiri da ğıtma eylemine karşılık bir yapt ırım bulunmad ığı hâlde cezaland ırıldığı ve bu yöndeki itirazlar ının derece mahkemesi karar ında incelenmedi ği yolundaki iddialar ının bir bütün olarak Anayasa'n ın 38. maddesinde güvence alt ına al ınan suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesi kapsam ında incelenmesi gerektiği değerlendirilmi ştir. 23. Anayasa'n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Kimse, i şlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymad ığı bir fiilden dolay ı cezaland ırılamaz; kimseye suçu i şlediği zaman kanunda o suç için konulmu ş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 24. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 25. Anayasa n ın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklar ına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve i şlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geli ştirerek sürdüren, Anayasa ya ayk ırı durum ve tutumlardan kaç ınan, hukuku tüm devlet organlar ına egemen k ılan, Anayasa ve yasalarla kendini ba ğlı sayan, yarg ı denetimine aç ık olan devlettir (AYM, E.2017/103, K.2017/108, 31/5/2017, 9; Cem Burak Karata ş [GK], B. No: 2014/19152, 18/10/2017, 91). 26. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ili şkin kurallar -Anayasa n ın konuya ili şkin kurallar ına ayk ırı olmamak kayd ıyla- ülkenin sosyal, kültürel yap ısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayat ın gereksinimleri gözönüne al ınarak saptanacak ceza politikas ına göre belirlenir. Kanun koyucu cezaland ırma yetkisini kullan ırken toplumda hangi eylemlerin Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 6suç ya da kabahat say ılacağı, bunlar ın hangi tür ve ölçüdeki ceza yapt ırımı ile karşılanacağı, nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabul edilece ği konular ında takdir yetkisine sahiptir (AYM, E.2014/124, K.2015/24, 5/3/2015; Cem Burak Karata ş, 92). 27. Hukuk devletinde ceza hukukuna ili şkin düzenlemelerde oldu ğu gibi idari yapt ırımlar aç ısından da hangi eylemlerin kabahat say ılacağı, bunlara uygulanacak yapt ırımın türü ve ölçüsü, yapt ırımın ağırlaştırıcı ve hafifle ştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir. Bununla birlikte kanun koyucunun takdir hakk ı kapsam ında öngördü ğü yapt ırımın adil ve hakkaniyete uygun olmas ı gerekmektedir (AYM, E.2017/103, K. 2017/108, 31/5/2017, 10; Cem Burak Karata ş, 93). 28. Anayasa n ın 38. maddesinde yer alan suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyar ınca hangi eylemlerin yasakland ığının ve bu yasak eylemlere verilecek cezalar ın hiçbir kuşkuya yer b ırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi ve kural ın aç ık, anlaşılır, sınırlar ının belli olmas ı gerekmektedir. Suçlar kadar kat ı değerlendirilmemekle birlikte bu ilke ana hatlar ıyla kabahatler için de geçerli kabul edilmektedir. Ki şilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerekti ği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlükleri n güvence alt ına al ınmas ı amaçlanmaktad ır (AYM, E.2017/103, K.2017/108, 31/5/2017, 11; Cem Burak Karata ş, 94). 29. Suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesi, hukuk devletinin kurucu unsurlar ındand ır. Kanunilik ilkesi, genel olarak bütün hak ve özgürlüklerin düzenlenmesinde temel bir güvence oluşturman ın yan ı sıra suç ve cezalar ın belirlenmesi bak ımından özel bir anlam ve önemi haiz olup bu kapsamda ki şilerin kanunen yasaklanmam ış veya yapt ırıma bağlanmam ış fiillerden dolay ı keyfî bir şekilde suçlanmalar ı ve cezaland ırılmalar ı önlenmekte; buna ek olarak suçlanan ki şinin lehine olan düzenlemelerin geriye etkili olarak uygulanmas ı sağlanmaktad ır (Karlis A.Ş., B. No: 2013/849, 15/4/2014, 32; Cem Burak Karata ş, 95). 30. Kamu otoritesinin ve bunun bir sonucu olan ceza verme yetkisinin keyfî ve hukuk d ışı amaçlarla kullan ılmas ının önlenebilmesi, kanunilik ilkesinin kat ı bir şekilde uygulanmas ıyla mümkün olabilir. Bu do ğrultuda kamu otoritesini temsil eden yasama, yürütme ve yarg ı erklerinin bu ilkeye sayg ılı hareket etmeleri, suç ve cezalara ili şkin kanuni düzenlemelerin s ınırlar ının yasama organ ı taraf ından belirgin bir şekilde çizilmesi, yürütme organ ının s ınırlar ı kanunla belirlenmi ş bir yetkiye dayanmaks ızın düzenleyici i şlemleri ile suç ve ceza ihdas etmemesi, ceza hukukunu uygulamakla görevli yarg ı organ ın da kanunlarda belirlenen suç ve cezalar ın kapsam ını yorum yoluyla geni şletmemesi gerekir ( Karlis A. Ş., 33; Cem Burak Karata ş, 96). 31. Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön ko şullar ındand ır. Kişilerin hukuki güvenli ğini sağlamay ı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlar ının öngörülebilir olmas ını, bireylerin tüm eylem ve i şlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem ki şiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve ku şkuya yer vermeyecek şekilde aç ık, net, anla şılır ve uygulanabilir olmas ını, ayr ıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalar ına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Bu bak ımdan kanunun metni, bireylerin gerekti ğinde hukuki yard ım almak suretiyle hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yapt ırımın veya sonucun ba ğland ığını belli bir aç ıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kaleme al ınm ış olmal ıdır. Dolay ısıyla kanunun uygulanmas ı öncesinde muhtemel etki ve sonuçlar ının yeterli derecede öngörülebilir olmas ı gereklidir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 722/5/2013; Karlis A.Ş., 34; Cem Burak Karata ş, 97). Belirlilik ilkesi hukuksal güvenlikle bağlant ılı olup birey, belirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yapt ırımın veya sonucun ba ğland ığını, bunlar ın idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu kanundan ö ğrenebilme imkân ına sahip olmal ıdır. Birey, ancak bu durumda kendisine dü şen yükümlülükleri öngörüp davran ışlar ını düzenleyebilir ( Karlis A. Ş., 34; Cem Burak Karata ş, 97). 32. Hukukun üstünlü ğünün temel birle şenlerinden biri olan suç ve cezalar ın kanuniliği ilkesi, amaçlar ı ve ulaşmak istenilen hedefleri de gözetilerek keyfî kovu şturma, mahkûmiyet ve cezaland ırmaya kar şı etkili güvenceleri temin edecek şekilde yorumlanmal ı ve uygulanmal ıdır. Ayn ı zamanda kanunili ğin bir sonucu olarak suç olarak kabul edilmeyen bir eylemin kıyas yolu ile ki şilerin aleyhine geni şletilerek yorumlanmas ı da ilkeye ayk ırılık oluşturacakt ır (Efendi Yald ız, B. No: 2013/1202, 25/3/2015, 33; Cem Burak Karata ş, 98). b. İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 33. Somut olayda ba şvurucu 5326 say ılı Kanun'un 37. maddesinde yer alan "mal veya hizmet satmak için ba şkalar ını rahats ız etmek" hükmü esas al ınarak idari para cezas ı ile cezaland ırılm ıştır. 34. İdari para cezas ına dair tutanakta ba şvurucunun bildiri da ğıtma eyleminin cezaland ırılmas ına dayanak olarak 5326 say ılı Kanun'un 37. maddesinde yer alan "mal veya hizmet satmak için ba şkalar ını rahats ız etmek" hükmü gösterilmi ştir. Gerek 26/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu'nda gerekse 5326 say ılı Kanun'da bildiri da ğıtmak suç veya kabahat olarak düzenlenmemi ştir. An ılan hükmün gerekçesinde, hükmün düzenlenmesi ile mal veya hizmet sat ışı sıras ında bu amaçla ki şilerin taciz edilmesi ve yüksek sesle mü şteri daveti gibi uygulamalar ın önüne geçilmesinin amaçland ığı belirtilmektedir. 35. Somut olayda ba şvurucunun eyleminin an ılan hüküm kapsam ında olup olmad ığı hükmün içerdi ği unsurlarla anla şılabilir. Buna göre 5326 say ılı Kanun'un 37. maddesinde düzenlenen hükümde "mal ve hizmet satmak" ve "bu sat ış amac ıyla başkalar ını rahats ız etmek" unsurlar ı yer almaktad ır. Dolay ısıyla başvurucu hakk ında düzenlenen tutanakta başvurucuya isnat edilen eylemin bahsi geçen unsurlarla uyumlu olup olmad ığına bak ılmal ıdır (benzer de ğerlendirmeler için bkz. Cem Burak Karata ş, 102). 36. Eldeki ba şvuruya konu olayda ba şvurucunun herhangi bir mal ve hizmet sat ışı yapmad ığı aç ıktır. Dolay ısıyla ikinci unsur olan "bu sat ış amac ıyla başkalar ını rahats ız etmek" unsurunun da ba şvurucuya isnat edilmesi mümkün de ğildir. 37. Anayasa, Türkiye Cumhuriyeti devletinin insan haklar ına sayg ılı, demokratik bir hukuk devleti oldu ğunu belirtmektedir. Anayasa Mahkemesi pek çok karar ında hukuk devletinin insan haklar ına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geli ştirerek sürdüren, Anayasa ya ayk ırı durum ve tutumlardan kaç ınan, hukuku tüm devlet organlar ına egemen k ılan, Anayasa ve yasalarla kendini ba ğlı sayan, yarg ı denetimine aç ık olan devlet olduğunu vurgulam ıştır (benzer de ğerlendirmeler için bkz. Cem Burak Karata ş, 105). 38. Başvurucunun eyleminin 5326 say ılı Kanun'un 37. maddesi hükmünde düzenlenen "mal ve hizmet sat ışı amac ıyla çevreyi rahats ız etmek" unsurundan "rahats ız etmek" kısm ının kapsam ında yer ald ığı kabul edilmi ştir. Somut olaya uygulanan kural ın Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 8bütünlüğü bozulmak suretiyle, içeri ğindeki bir cümle getirili ş amac ından radikal biçimde farkl ı bir yoruma tabi tutulmu ş ve ayr ı bir suç ihdas edilmi ştir. Bu şekilde bir cezaland ırmada, bireylerin hukuki yard ım almak suretiyle dahi hangi eylem ve kusurlar ın kendilerine atfedilebilece ğini, suçlu duruma dü şebileceklerini bilebilmeleri mümkün de ğildir. Kamu makamlar ının söz konusu yorumunun an ılan hükmün amac ını aşan zorlama ve öngörülemez bir yorum oldu ğu sonucuna ula şılm ıştır. 39. Tüm bu aç ıklamalar ışığında 5326 say ılı Kanun'un 37. maddesinde yer alan "mal veya hizmet satmak için ba şkalar ını rahats ız etmek" hükmünün ba şvurucuya isnat edilen "bildiri da ğıtmak" fiilini kapsamad ığı sonucuna var ılm ıştır. 40. Anayasa'n ın 6. maddesine göre hiç kimse veya organ, kayna ğını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisini kullanamaz. 5326 say ılı Kanun'un 37. maddesinde düzenlenen kabahatin bildiri da ğıtma filini kapsamad ığının aç ık olduğu, Mahkemenin bildiri da ğıtmay ı bu madde kapsam ında değerlendirmesinin maddenin özüyle çeli şen ve öngörülemez bir yorum oldu ğu aç ıktır. Ortaya ç ıkan bu sonuç Anayasa'n ın 38. maddesinin birinci f ıkras ında düzenlenen suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesi ile ba ğdaşmamaktad ır. 41. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun 5326 say ılı Kanun'da kabahat olarak öngörülmemi ş olan fiili nedeniyle kamu makamlar ınca yoruma dayal ı olarak idari para cezas ı ile cezaland ırılmas ının Anayasa'n ın 38. maddesinde düzenlenen suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesini ihlal etti ği sonucuna ula şılm ıştır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 43. Başvurucu, ihlalin tespiti ile ödedi ği idari para cezas ı miktar ı olan 109 TL maddi tazminat ve 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. 44. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 945. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 46.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 47. Anayasa Mahkemesi ba şvurucuya verilen idari para cezas ı nedeniyle Anayasa'n ın 38. maddesinin ihlal edildi ğine karar vermi ştir. Bu nedenle ihlalin idarenin işleminden kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. Bununla birlikte mahkeme de ihlali giderememi ştir. 48. Bu durumda suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesinin ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimli ğine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 49. Suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesinin ihlali nedeniyle yeniden yarg ılama yap ılmas ına karar verilmesinin yeterli giderim sa ğlad ığı değerlendirildi ğinden tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. 50. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ile 3.000 TL vekâle t ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; Başvuru Numaras ı: 2017/35546 Karar Tarihi : 30/6/2020 10A. Suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 38. maddesinde güvence alt ına al ınan suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesinin İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin suç ve cezalar ın kanunili ği ilkesinin ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (2017/533 D. İş say ılı karar ı) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDD İNE, E. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 30/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL