Başvuru, toplantı ve gösteri yürüyüşü ile benzeri etkinliklerin idare tarafından belirsiz bir süreyle yasaklanması nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, toplantı ve gösteri yürüyüşü ile benzeri etkinliklerin idare tarafından belirsiz bir süreyle yasaklanması nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 17/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Başvuru Konusu Olaya İlişkin Bilgiler Başvurucu Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği (Dernek) 1994 yılında Ankara'da kurulmuş olan ve 2005 yılından bu yana Ankara Valiliği İl Dernekler Müdürlüğüne kayıtlı, tüzel kişiliği bulunan bir dernektir. Dernek; amacını kadın eş cinseller ile erkek eş cinsellerin özgürlükçü değerleri benimsemelerine, eş cinsel varoluşlarını gerçekleştirme ve kendilerini yetiştirerek toplumsal barış, huzur ve refahın gelişmesine bireysel, toplumsal, kültürel hayat ve davranışlarıyla katkıda bulunabilmelerine destek olmak olarak belirlemiştir (Kaos GL Derneği, B. No: 2014/18891, 23/5/2018, § 8). Ankara Valiliği (Valilik) 17/11/2017 tarihinde; 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun maddesinin(C) bendi, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun maddesinin (F) bendi uyarınca 18/11/2017 tarihinden itibaren süresiz olarak, LGBTT (Lezbiyen Gey Biseksüel Transseksüel veya Travesti) ile LGBTİ (Lezbiyen Gey Biseksüel Transgender Intersex) adıyla çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından gerçekleştirilecek etkinliklerin yasaklanmasına karar vermiş ve bu kararı 19/11/2017 tarihinde resmî internet sitesinden duyuru olarak yayımlamıştır. Söz konusu kararının ilgili kısmı şöyledir:"Çeşitli sosyal medya ve birtakım yazılı ve görsel medya organlarından; LGBTT (Lezbiyen Gey Biseksüel Transseksüel veya Travesti) ile LGBTİ (Lezbiyen Gey Biseksüel Transgender Intersex) adıyla çeşitli sivil toplum kuruluş/örgütleri tarafından, Ilimizin muhtelif yerlerinde / salonlarında, birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren; sinema sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. Şeklinde eylem/etkinliklerin gerçekleştirileceği şeklinde bilgiler elde edilmiştir. Söz konusu paylaşımlarla, halkın sosyal sınıf, ırk din mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edeceği, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği, ayrıca kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını tehlikeye düşürebileceği göz önünde bulundurulduğunda, yapılmak istenen organizasyona katılacak olan grup ve şahıslara yönelik olarak bir takım toplumsal duyarlılıklar nedeniyle de bazı kesimler tarafından tepki gösterilebileceği ve provokasyonlara neden olabileceği değerlendirilmektedir. Bu nedenlerle ... LGBTT-LGBTİ vb. konuları ile ilgili olarakçeşitli kurum/kuruluşve sivil toplum örgütleri tarafından, İlimizin muhtelif yerlerinde/salonlarında birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. şeklinde eylemlerin/etkinlikler ... yasaklanmıştır." Valilik anılan kararında, yapılan paylaşımlarla halkın sosyal sınıf, ırk, din mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesiminin, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edilebileceğini belirtmiştir. Bu durum nedeniyle kamu güvenliği açısından açık veya yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği, bununla birlikte kamu düzeninin, suç işlenmesinin önlenmesinin, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasının, genel ahlakın tehlikeye düşebileceği gerekçesine yer vermiştir. Ayrıca bazı kesimlerin toplumsal duyarlılıkları nedeniyle, yapılacak organizasyona katılacak olan grup ve şahıslara tepki gösterilebileceğini de belirtmiştir. Başvurucu 20/11/2017 tarihinde yasaklama kararına karşı yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 25/1/2018 tarihinde yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar vermiştir. Mahkeme gerekçesinde, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceği, somut olayda ise söz konusu hâlin gerçekleşmediği belirtilmiştir. Başvurucunun yürütmenin durdurulması talebinin reddi kararına itirazı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 27/2/2018 tarihinde, kararda yasaya aykırılık bulunmadığından itirazın reddine karar vermiştir. Anılan karar, başvurucu vekiline 19/3/2018 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu 17/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvuru Sonrası Hukuki Süreç Mahkeme iptal davasını 15/11/2018 tarihinde reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde; idari işlemin gerçekleştirildiği tarihte olağanüstü hâlin devam etmesi nedeniyle Anayasa'mızın maddesinde belirtilen ilkelere bağlı kalınarak temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılabileceği, kısmen veya tamamen durdurulabileceği, etkinliklere katılacak olan grup ve şahıslara toplumsal duyarlılıklar nedeniyle bazı kesimlerin tepki gösterebileceği, kitlesel tepki ve provakatif eylemlerin ortaya çıkabileceği, olağanüstü hâl sürecinde kolluk görevlilerinin ek yükümlülüklerinin bulunması nedeniyle eylemlere zamanında müdahalede yetersiz kalınabileceği, kamu güvenliğinin telafisi güç zararlara uğrayabileceğini belirterek kamu düzenin korunması amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Ayrıca olağanüstü hâlin sona ermesine bağlı olarak dava konusu işlemin hükümsüz hâle geleceği de vurgulanmıştır. Başvurucu, anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Daire) 21/2/2019 tarihli kararında, istinaf talebini kabul ederek derece mahkemesinin kararını kaldırmış ve idari işlemin iptaline karar vermiştir. Daire gerekçesinde; kamu güvenliği ile toplantı ve gösteri özgürlüğünün kullanılması arasında ölçülü bir dengenin gözetilmesinin gerekmesi, idarenin toplanma özgürlüğünün kullanılması için gereken önlemleri almakla yükümlü olması, gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle kamu düzeni tesisinin mümkün olması dolayısıyla idarece tedbirlerinin alınabildiği ölçüde hakkın sınırlanması yerine temel hak ve özgürlüklerin süresiz, koşulsuz, belirsiz ve ölçüsüz olarak kısıtlanması gerekçesiyle idari işlemde hukuka uyarlık olmadığı belirtilmiştir. A. Ulusal Hukuk 2911 sayılı Kanun'un "Toplantının ertelenmesi veya bazı hallerde yasaklanması" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bölge valisi, vali veya kaymakam, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı bir ayı aşmamak üzere erteleyebilir veya suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması hâlinde yasaklayabilir." 5442 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"A) Vali... ...C) İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. (Ek cümle: 25/7/2018-7145/1 md.) Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.Vali, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde on beş günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir; belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir ve ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilir.B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvurucu Sendikanın yaptığı bir başvuruda verdiği kabul edilemezlik kararında; öncelikle yerleşik içtihatlarına göre AİHM'in halk davası (actio popularis) niteliğindeki başvuruları inceleme görevi bulunmadığını hatırlatmıştır. AİHM başvurucu Sendikanın Sinop Valiliğinin basın açıklamalarının yapılabileceği yerleri belirleyen kararının iptali talebiyle açtığı davanın reddedilmesi üzerine başvuruda bulunduğunu tespit etmiştir. AİHM daha önce karara bağladığı Akarsubaşı/Türkiye (B. No: 70396/11, 21/7/2015) kararı ile elindeki başvurunun birbirinden farklı olduğunu, söz konusu karara konu olayda başvurucuların emre aykırı davranışta bulunduklarından bahisle kendilerine idari para cezası verildiğini hatırlatmıştır. Buna karşın elindeki başvuruda Sendikanın toplantı hakkını kullanmasında anılan Valilik kararına aykırı davranışı nedeniyle kişisel ve doğrudan maruz kaldığı bir yaptırımın söz konusu olmadığını, bu nedenle in abstracto (soyut şekilde) ihlal iddialarına ilişkin başvuruları AİHM’in incelemeyeceğini belirterek kişi bakımından yetkisizlik yönünden başvuruyu reddetmiştir (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası/Türkiye, (k.k.), B. No: 16354/10, 27/08/2019).