Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6055 E. , 2024/6615 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6055 Karar No : 2024/6615 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, İstanbul ili, Maltepe ilçes
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6055 E. , 2024/6615 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6055 Karar No : 2024/6615 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiindeki ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı Hazineye ait taşınmazın (Süreyyapaşa Göğüs ve Kalp Damar Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi kantin işletmesinin) davacının ortağı olduğu adi ortaklık tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen 2.215.298,85 TL tutarındaki ecrimisil alacağının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu ecrimisilin ödenmemesi üzerine adi ortaklık adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine hükmedildiği, söz konusu kararın Danıştay (kapatılan) Onyedinci Dairesince onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, Mahkeme kararı ile hukuka uygunluğu ortaya konarak kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ecrimisil ihbarnamesine karşı dava açılmamış olması, ödeme emri safhasında borcun esasen hiç doğmadığı yolundaki davacı iddialarının incelenmesine engel olmayacağından, bu aşamada, davacının ecrimisil borcunun olup olmadığının irdelenmesi gerektiği; ecrimisil istenen taşınmazın, davacı ve ortağı ile İstanbul Süreyyapaşa Göğüs ve Kalp Damar Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği arasında imzalanan 31/05/2005 tarihli tutanakla kantin olarak işletilmek üzere davacılara teslim edildiği, bu tutanağın kira sözleşmesi niteliğinde olduğu, ecrimisil istenen 19/02/2005-02/06/2010 tarihleri arasındaki dönemde kira sözleşmesinin devam ettiği, bu durumda, hukuki bir nedene istinaden yapılan kullanım nedeniyle davacının fuzuli şagil olarak nitelendirilmesine ve ecrimisil tahakkuk ettirilmesine hukuken olanak bulunmadığı, söz konusu tespitin ve iddianın "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla ecrimisil döneminde fuzulen işgali bulunmadığından ödeme emrinin iptal edilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 7 gün içinde dava açabileceği düzenlenmiştir. Anılan Kanun hükümleri uyarınca; tahakkuk işleminin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borcun ödenmemesi, bu süre içinde işlemin iptali istemiyle dava da açılmaması veya açılmış davanın reddedilmesi halinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ödeme emri düzenleneceği; dolayısıyla ödeme emrine karşı açılan davalarda, ancak ödeme emri işlemindeki münferit hukuka aykırılıklar ile ödeme emrinin sebep unsuru olan tahakkuk işleminin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelenebileceği açıktır. Öte yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 16/07/1987 tarih ve 19519 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03/04/1987 tarih ve E:1986/3, K:1987/1 sayılı kararında, tahakkuk zamanaşımının geçmesiyle tahsili olanaksız duruma gelen bir vergi borcunun 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde sayılan hallerden "böyle bir borcu olmadığı" yolundaki itiraz kapsamında düşünülmesinin zorunlu olduğu, dolayısıyla ödeme emrinin tebliği aşamasında, tahakkuk zamanaşımının yargı mercilerince re'sen incelenebileceğini ve zamanaşımının varlığı halinde ödeme emrinin iptali yoluna gidebileceklerini kabul etmek gerektiği öngörülmüştür. Bu haliyle, amme alacağının tahsili sürecinde tamamlanmış hukuki durumların incelenemeyeceği ve "böyle bir borcu olmadığı" yolundaki itiraz kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olup, ancak zamanaşımının borcu ortadan kaldıran niteliği söz konusu uygulamaya bir istisna tanınmasını gerekli kılmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacıya ortağı olduğu adi ortaklık adına tahakkuk ettirilen ecrimisil için düzenlenen üç adet ecrimisil ihbarnamesinin tebliğ edildiği, tebliğ edilen ecrimisil ihbarnamelerine karşı dava açılmadığı, ecrimisil alacağının süresinde ödenmemesi üzerine adi ortaklık adına... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, ödeme emirlerine karşı açılan davada...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile dilekçenin reddi kararı verildiği, süresinde yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıkların tekrar edilmesi üzerine aynı Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davanın reddine hükmedildiği, anılan kararın yapılan temyiz incelemesi üzerine Danıştay (kapatılan) Onyedinci Dairesinin 12/05/2016 tarih ve E:2015/1673 K:2016/3599 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, davalı idare tarafından amme alacağın tahsili amacıyla davacı adına ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta her ne kadar İdare Dava Dairesince, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ecrimisil ihbarnamesine karşı dava açılmamış olması, ödeme emri safhasında borcun esasen hiç doğmadığı yolundaki davacı iddialarının incelenmesine engel olmayacağından, davacının ecrimisil borcunun olup olmadığının irdelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, yapılan değerlendirme neticesinde "borcum yoktur" kapsamında dava konusu ödeme emri iptal edilmiş ise de, dava konusu borcun ecrimisil ihbarnamesi ve adi ortaklık adına düzenlenen ödeme emri aşamalarından geçerek kesinleşmesi karşısında, bu aşamada, zamanaşımı dışındaki bir sebeple "böyle bir borcu olmadığı" yolundaki itiraz kapsamında değerlendirme yapılamayacağı, İdare Dava Dairesince yapılan değerlendirmenin ise ancak tahakkuk aşamasında dava açılması halinde irdelenebilecek bir husus olduğu tartışmasızdır. Bu durumda, İdare Dava Dairesince, olayda zamanaşımının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, zamanaşımının bulunması halinde ödeme emrinin bu gerekçeyle iptal edilmesi, zamanaşımının bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise amme alacağının tahsili sürecinde tamamlanmış hukuki durumların sonraki aşamada incelenmesine olanak bulunmadığı da gözetilerek, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde belirtilen diğer iddialar yönünden inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.