8. Hukuk Dairesi 2023/3944 E. , 2024/7966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 11.10.2022 (asli müdahil Oklalı Köy Tüzel Kişiliği) EK KARAR TARİHİ : 24.10.2022 (asli müdahil ...) SAYISI : 2015/10 E., 2022/50 K. DAVA TARİHİ: 09.06.2015 KARAR : Davanın kısmen kabulüne, diğer davaların reddine ve karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asli müdahil ... ve arkadaşlarının, asli müdahil .
**8. Hukuk Dairesi 2023/3944 E. , 2024/7966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 11.10.2022 (asli müdahil Oklalı Köy Tüzel Kişiliği) EK KARAR TARİHİ : 24.10.2022 (asli müdahil ...) SAYISI : 2015/10 E., 2022/50 K. DAVA TARİHİ: 09.06.2015 KARAR : Davanın kısmen kabulüne, diğer davaların reddine ve karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asli müdahil ... ve arkadaşlarının, asli müdahil ... ve arkadaşlarının, asli müdahiller ... ve ...'in davalarının kabulüne, davacı ... ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabulüne, asli müdahil Oklalı köyü tüzel kişiliğinin, asli müdahil Mümün ...'ün, asli müdahil ...'ın ve asli müdahil ... Ganız'ın davalarının reddine, diğer müdahillerin davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacılar ... ve arkadaşları (davacı ... ve ... mirasçıları) ile asli müdahil ... vekili, davacılar ... ve arkadaşları (davacı ... ve ... mirasçıları) vekili, asli müdahil Oklalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahiller ... ve arkadaşları (... mirasçıları), asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahil ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece dava dosyaları birleştirilmeden önce taşınmazlar hakkında verilen kararlara ilişkin Yargıtay (Kapatılan 7., 16. ve 17.) Hukuk Dairelerinin bozma ilamlarında özetle, "161, 175, 366, 606 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yöntemine uygun bir şekilde tapu kayıt uygulaması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi, 491, 582, 585, 586, 613, 880, 1141 parsel sayılı taşınmazlar yönünden taşınmazlar hakkında davaların esasına girilerek karar verilmesi, 248 ve 251 parsel sayılı taşınmazlar ve 250 ile 253 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise aralarında irtibat bulunduğu ve bu nedenle birlikte görülerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek Mahkeme kararlarının bozulmalarına karar verilmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; asli müdahil ... ve arkadaşlarının 175 ve 250 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının, asli müdahil ... ve arkadaşlarının 491 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalarının, asli müdahiller ... ve ...'in 840 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının ve davacılar ... ve arkadaşlarının 166, 248, 251 253, 366, 582, 585, 586, 606, 613, 880 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının ayrı ayrı kabulüne, davacılar ... ve arkadaşlarının 175, 250, 491, 840, 1141 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının, asli müdahil Oklalı köy tüzel kişiliğinin 248, 251, 253, 491, 582, 613, 840, 880 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının, asli müdahil Mümün ...'ün 585 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının, asli müdahil ...'ın 613 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının ve asli müdahil ... 'ın 1141 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalarının ayrı ayrı reddine, asli müdahiller ...ve arkadaşlarının 166 ve 175 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davaları, asli müdahiller ... ve ... Dayar'ın 166 parsel sayılı taşınmaza yönelik davaları, asli müdahiller .... ve ... 'ın 166 parsel sayılı taşınmaza yönelik davaları, asli müdahiller ... ve ...'in 366 parsel sayılı taşınmaza yönelik davaları, asli müdahil ...'in 582 parsel sayılı taşınmaza yönelik davası ve asli müdahil ... ... ve asli müdahil Yelten Madencilik ve Ticaret A.Ş.'nin 253 parsel sayılı taşınmaza yönelik davaları hakkında ayrı ayrı yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asli müdahiller ... ve ...'in tespit sonrası hakka dayalı açmış olduğu davaları yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın karar kesinleştikten sonra istek halinde görevli Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 175 parsel sayılı 30.840,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın Hüsmen mirasçıları olan ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, 491 (ifraz sonrası 1355 parsel) parsel sayılı taşınmazın (J) harfi ile gösterilen 27.843,61 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (K) harfi ile gösterilen 29.615,62 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (İ) harfi ile gösterilen 10.783,42 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (G) harfi ile gösterilen 19.065,94 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (F) harfi ile gösterilen 29.354,36 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (L) harfi ile gösterilen 25.225,04 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (E) harfi ile gösterilen 25.904,172 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (D) harfi ile gösterilen 20.995,37 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (C) harfi ile gösterilen 3.053,13 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (B) harfi ile gösterilen 21.266,55 metrekarelik kısmın yeni parsel numarası verilerek muris ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, (M) harfi ile gösterilen 2.612,16, (A) harfi ile gösterilen 1.490,84 ve (H) harfi ile gösterilen 12.496,99 metrekarelik kısımların yeni parsel numarası ile Hazine adına tarla vasfıyla, 166 parsel sayılı 20.480,00; 248 parsel sayılı 564.400,00; 251 parsel sayılı 219.200,00; 366 parsel sayılı 31.000,00; 585 parsel sayılı 10.000,00; 586 parsel sayılı 10.000,00; 582 parsel sayılı 13.200,00; 613 parsel sayılı 121.000,00; 880 parsel sayılı 12.400,00; 606 parsel sayılı 24.000,00 ve 253 parsel sayılı 116.000,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazların Salih Cevdet Cever ve ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla, 840 parsel sayılı 103.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ... ve ... mirasçıları olan ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen paylarla tarla vasfıyla ve 251 parsel sayılı taşınmazın 122.000,00 ve 1141 parsel sayılı 21.400,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazların Hazine adına tespit gibi tarla vasfı ile tapuya tescillerine, 19.04.2022 tarihli bilirkişi raporlarının kararın eki sayılmasına karar verilmiş, bilahare hüküm yerinde "Oklalı köyü 251 parsel sayılı taşınmazın 122.000,00 metrekare yüzölçümü ile Hazine adına tespit gibi tarla vasfı ile tapuya tesciline" kısmının, "Oklalı köyü 250 parsel sayılı taşınmazın 122.000,00 metrekare yüzölçümü ile Hazine adına tespit gibi tarla vasfı ile tapuya tesciline" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş; hükmün, davacılar ... ve arkadaşları (davacı ... ve ... mirasçıları) ile asli müdahil ... vekili, davacılar ... ve arkadaşları (davacı ... ve ... mirasçıları) vekili, asli müdahil Oklalı köy tüzel kişiliği temsilcisi, asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahiller ... ve arkadaşları (... mirasçıları), asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahil ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş; asli müdahil Oklalı Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz dilekçesi hakkında 11.10.2022 tarihli ve asli müdahil ...'in temyiz dilekçesi hakkında ise 24.10.2022 tarihli ek kararlar ile "temyiz masraf ve giderlerinin muhtıra da belirtilen süre içerisinde tamamlanmadığı" gerekçesiyle temyiz başvurularının yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, ek kararlar asli müdahil Oklalı köy tüzel kişiliği temsilcisi ile asli müdahil ... tarafından temyiz edilmemiştir. Mahkemece yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de 175, 250, 491, 840 ve 1141 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki diğer taşınmazlara yönelik varılan sonuçları dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, davacı ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazlar ile dava dışı ve aynı çalışma bölgesi içinde bulunan taşınmazlara yönelik olarak, köyün tamamının dayandıkları 1 Muharrem 1294 Daimi ve 91 varak numaralı tapu kaydı ve bu tapu kaydının gitti kayıtları kapsamında kaldığını ve taşınmazların Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olup taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Tapulama Mahkemesine aktarıldığını belirterek taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek adlarına tesciline karar verilmesine ilişkin olarak her bir taşınmaz hakkında ayrı ayrı dava açmış, yargılama sırasında taşınmazların Muharrem 1294 Daimi tapu kaydı ile bu tapu kaydınında dahil olduğu 49 adet Muharrem 1294 tarihli tapu kaydı ve Haziran 1291 tarihli iki adet tapu kaydı ve bu kayıtların gitti kayıtları kapsamında kaldığını belirtmişlerdir. Davalı Hazine vekili ise davacıların dayandıkları tapu kaydının gayri sabit sınırlı olup miktarıyla geçerli olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Asli müdahiller ... Yalın ve arkadaşları müdahale dilekçelerinde, 166 ve 175 parsel sayılı taşınmazın, taşınmaza komşu olan 161 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören Nisan 1926 tarihli ve 12 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli Müdahil Mustafa Ganuz müdahale dilekçesinde, 166 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1948 yılından beri zilyet olduğunu belirterek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli Müdahil ... Dayar müdahale dilekçesinde, 166 parsel sayılı taşınmazı dedesinin 1949 yılında Ahmet Hoca isimli kişiden satın aldığını, Ahmet Hoca'nın taşınmaz üzerinde 60-70 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğunu, 1963 yılına kadar dedesiyle birlikte taşınmazı kulladığını, dedesinin taşınmazı kendisine devrettiğini ve taşınmazın Şubat 1284 tarihli ve 121 ile 122 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığını belirterek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahiller ... ve ... müdahale dilekçelerinde, 366 parsel sayılı taşınmazın 30 yıldır zilyetliklerinde olduğunu belirterek taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Asli müdahil ... ve ... dava dilekçelerinde, 840 parsel sayılı taşınmazın Haziran 1952 tarihli ve 42 sıra numaralı ve Eylül 1306 tarihli ve 36 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığını belirterek taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Asli müdahil Mümün Gülsen müdahale dilekçesinde, 585 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 30 yıldan fazla zilyetliğinin bulunduğunu belirterek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde, 582 parsel sayılı taşınmazın 32 yıldır zilyetliğinde bulunduğu, zilyetlik durumu nazara alınarak taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil Oklalı köy tüzel kişiliği müdahale dilekçesinde, 248, 250, 251, 253, 491, 582, 613, 840, 880 parsel sayılı taşınmazın köye ait mera olduğunu ve davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının taşınmaza ait olmadığını belirterek taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde, 613 parsel sayılı taşınmazın 45.000,00 metrekarelik kısmında zilyetliğinin bulunduğu belirterek taşınmazın bu kısmının adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... Ganız müdahale dilekçesinde, 1141 parsel sayılı taşınmazın 06.07.1945 tarihli ve 82 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde, 490 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine esas alınan 1322 tarihli ve 28/11 sıra numaralı tapu kaydının 490 ve 491 parsel sayılı taşınmazı birlikte kapsadığını, 491 parselin kadimden beri asli müdahiller tarafından tasarruf edildiğini ve 490 ve 491 parselin mera ile ilgisinin bulunmadığı, dayandıkları tapu kaydının kapsadığı alanın tapu malikleri arasında fiili taksim gördüğünü ve 1938 yılında yapılan tahrir emlak çalışmalarında asli müdahiller ve onların murisleri adlarına vergi kayıtlarının oluştuğunu belirterek taşınmazın asli müdahiller adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçesinde, 175 ve 250 parsel taşınmaz hakkında tapu kaydı ve zilyetliklerinin bulunduğunu belirterek taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Asli müdahil Yelten Madencilik ve Ticaret A.Ş. vekili müdahale dilekçesinde, 253 parsel içerisinde maden çıkarma işlemi yaptıklarını, maden çıkarma işlemi için Hazine'ye bedel ödendiği belirterek davaya katılmalarına karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... ... vekili müdahale dilekçesinde, 253 parsel sayılı taşınmazın asli müdahilin murislerine ait olduğunu, taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazın müvekkilleri murisleri Mandıracı Ali oğlu İbrahim adına tapuda kayıtlı olduğunun anlaşılacağını belirterek davaya katılmalarına karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında asli müdahiller ..., ... ve ... taşınmazın bir kısmını ... ...'dan satın aldıklarını belirterek davaya katılmışlardır. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde, 251 parsel sayılı taşınmazdaki ...'in hissesini babası olan ...'in satın alıp taşınmaza zilyet olduğunu ve ...'in 2006 tarihli temlikname ile de dava mülkiyet ve zilyetlik haklarını kızı ...'e temlik ettiğini, taşınmazı 2006 yılından beri kullandığı belirterek davaya katılmıştır. 1.Asli müdahillerin temyiz itirazları hakkında; a)Asli müdahiller ... ve ...'in 366 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde, dava dosyaları birleştirilmeden önce 366 parsel sayılı taşınmaz hakkında asli müdahiller ... ve ...'ün davalarının reddine karar verildiği ve kararı temyiz etmeleri sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 30.04.2002 tarihli ve 2002/2248 Esas, 2002/3126 Karar sayılı kararıyla "asli müdahillerin temyiz itirazlarının reddine" karar verildiği ve asli müdahiller yönünden verilen red kararının kesinleştiği ve temyize konu kararla aleyhe yeni bir durum yaratılmadığı anlaşılmış olmakla temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. b)Asli müdahil ... mirasçılarının 613 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde, aşamalarda dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmaz üzerinde asli müdahil lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğinin ispatlanamadığı anlaşılmış olmakla temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. c)Asli müdahiller ..., ... ve ...'ün 253 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde, dava dosyaları birleştirilmeden önce 253 parsel sayılı taşınmaz hakkında asli müdahil ... ...'ın davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği ve kararı temyiz etmediği verilen kararının kesinleştiği ve temyize konu kararla aleyhe yeni bir durum yaratılmadığı gibi taşınmaz üzerinde asli müdahillerin zilyetliklerinin kadastro tespitinden sonra başladıkları ve taşınmaz üzerinde lehlerine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmış olmakla temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. d)Asli müdahil ...'ın 166 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde, dava dosyaları birleştirilmeden önce 166 parsel sayılı taşınmaz hakkında asli müdahilin davasının reddine karar verildiği ve kararı temyiz etmediği verilen kararının kesinleştiği ve temyize konu kararla aleyhe yeni bir durum yaratılmadığı anlaşılmış olmakla temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. e)Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, asli müdahilin iddailarının kadastro sonrası satın almaya ilişkin olması nedeniyle Mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilen görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olmakla temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları hakkında ise davacı ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazlar ile aynı çalışma alanı içerisinde yer alan köydeki tüm taşınmazların Muharrem 1294 tarihli ve 91 varak numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını ve taşınmazlar hakkında Asliye Hukuk Mahkemesi'nden Tapulama Mahkemesi'ne aktarılan dava bulunduğunu, aktarılan davada da dayandıkları tapu kayıtlarının uygulandığını belirterek dava konusu taşınmazlar ile dava dışı taşınmazlar hakkında ayrı ayrı dava açmış, dava dosyalarının bir kısmı kendi arasında birleştirme kararları verilerek bir kısmı ise her hangi bir birleştirme kararı verilmeksizin aşağıda belirtilen dava dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş ve bu dosyanın sonuçlanması beklenmiştir. Davacıların dava dilekçesi ile aşamalarda dayandıkları ve mahkemece dava konusu taşınmazlar ile dava dışı taşınmazlara ilişkin dosyalarında da bekletici mesele yapılan ve tarafları eldeki dosyanın davacıları, Hazine, Oklalı köy tüzel kişiliği ile diğer kişilerin olduğu Lüleburgaz Tapulama Mahkemesi'nin 21.04.1982 tarihli ve 1981/1 Esas, 1982/180 Karar sayılı kararıyla "aktarılan davanın kapsamında kalan taşınmazların 139, 291, 299, 300, 302, 682, 843, 844, 845, 847, 954, 955, 956, 957, 961, 978 ve 979 parsellerin olduğu ve davacı ... ve arkadaşlarının bu taşınmazlara yönelik itirazlarından vazgeçtiği" gerekçesiyle Salih Cevher ve arkadaşlarının itiraz etmemiş sayılmalarına, 843, 844, 845, 846, 847, 954, 955, 956, 957, 961 parsellerin köy merası, 300, 291, 957 ve 978 parsellerin tarla vasfıyla köy tüzel kişiliği adına, 139 parselin çayır vasfı ile köy tüzel kişiliği adına, 299, 982 parsellerin mezarlık olarak, 302 parselin çeşme olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan)7. Hukuk Dairesinin 15.04.1983 tarihli ve 1983/4652 Esas, 1983/6135 Karar sayılı kararıyla "tapulama tespitinden önce yerel mahkemede açılan ve elatmanın önlenmesi isteğini içeren görevsizlik kararı ile tapulama mahkemesine aktarılan davanın konusunu oluşturan taşınmazların temyiz edilen parseller olduğunun mahkemece bozma kararından sonra yapılan araştırma ile saptandığı, bu dava da davalı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı ileri sürülen parsellerle ilgili tapulama tutanaklarının ve onlara yönelik olarak açılan dava dosyalarının bu dava ile birleştirilmesine gerek ve yarar olmadığı, bu itibarla Hazinenin buna yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi parsellerin bir bölümünün umumun yararlanmasına mahsus köy orta malları, kısmen kamu hizmetinde kullanılan köy orta malları ve bir bölümününde köyün özel mülkiyetinde bulunan tarlalar olduğunun mahkemece toplanan ve değerlendirilen delillerle saptandığının anlaşılmış olduğu" gerekçesiyle Mahkeme kararının onamasına karar verilmiştir. Anılan dosya kapsamına göre, eldeki dosyada dava konusu taşınmazların aktarılan davanın kapsamında kalmadığının belirtilmiş olması karşısında eldeki dosyalar hakkındaki uyuşmazlıkların tespit tarihi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken mahkemece aktarılan dava olarak nitelendirilerek karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davacıların aşamalarda adlarına olduklarını belirttikleri tapu kayıtlarının ve intikallerinin incelenmesinde ise kök tapu kayıt maliklerin "... Salih" olduğu ve satış yoluyla oğlu olan "Ali Bey'e" intikal ettiği, ardından "Ali Bey'in" vefat etmesi üzerine mirasının kızları ..., Saniye ve ...'e intikal ettiği, Ali kızı Saniye'nin ölümüyle tapu kayıtlarındaki 1/3 paylarının oğlu "Abdullatif oğlu ...'e", Ali kızı ...'nın tapu kayıtlarındaki 1/3 paylarının satış yoluyla kız kardeşi Saniye'nin oğlu "Abdullatif oğlu ...'e" ve bakiye kalan "Ali kızı ...'in" tapu kayıtlarındaki 1/3 payları ise miras yoluyla mirasçıları olan "Mithat Beylikçi ve müştereklerine" intikal ettiği, bu şekilde davacılar adına olan tapu kayıtlarındaki 2/3 payın "Abdullatif oğlu ...'e" ve bakiye kalan 1/3 payın ise "Mithat Beylikçi ve müştereklerine" ait olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre, davacıların murisi "... Salih'in oğlu Ali Bey" adına kök kayıt olan Haziran 1291 tarihli ve 3 ve 4 sıra numaralı, T.sani 1301 tarihli ve 8 sıra numaralı, Mayıs 1302 tarihli ve 7 ile 9 ve K.sani 1303 tarihli ve 39 sıra numaralı kayıtlar ile davacıların kök murisi olan "... Salih" adına "hakkı karar" yoluyla oluşan Muharrem 1294 Daimi ve 43 ila 91 varak numaralı 49 adet tapu kaydının satış yoluyla "... Salih'in oğlu Ali Bey" adına sırasıyla tedavül gördüğü (49 adet tapu kaydının ardından sırasıyla Muharrem 1294 Daimi ve 92 ila 140 varak numaralı kayıtlarına tedavül gördüğü) ardından bu tapu kayıtlarının "Ali kızı ..." adına 1/3 paylar ile Mayıs 1315 tarihli ve 13 ila 24 ve K.evvel 1312 tarihli ve 41 ila 69 sıra numaralı kayıtlara, "Ali kızı ..." adına 1/3 paylar ile Haziran 1321 tarihli ve 22 ila 28, 33 ila 62 sıra numaralı kayıtlara ve "Abdullatif oğlu ..." adına 1/3 paylar ile Ağustos 1325 tarihli ve 47 ila 90 sıra numaralı kayıtlara tedavül ettiği daha sonra tapu kayıtlarının miras ve satış yoluyla tedavül etmesi neticesinde "Abdullatif oğlu ..." adına 2/3 paylar ile Haziran 1335 tarihli ve 5 ila 42 sıra numaralı kayıtlar ve "Mithat Beylikçi ve müştereklerine" adına 1/3 paylar ile Nisan 1953 tarihli ve 17 ila 59 sıra numaralı kayıtlara gittiği anlaşılmıştır. Ne var ki, tapu kayıtlarının müfrez tapu kayıtları olduğu anlaşılmış ise de ancak ifraz haritalarının ise bulunamadığı belirtilmiştir. Diğer taraftan, hem eldeki dava dosyası hem de eldeki dosya için bekletici mesele yapılan dava dosyasında ... ve arkadaşlarının tüm köyü kapsadığını belirttikleri Muharrem 1294 tarihli ve 91 varak numaralı "... Salih" adına, "10 dönüm" miktarlı, "hakkı karar" ile oluşan yönleri belirtilmeksizin "Karakarlı Sağır, Avluobası, Döğücebaşı, Sarıcaali ve Döğüce" hududlu kök kaydın, satış yoluyla Muharrem 1294 tarihli ve 140 varak numaralı oğlu "Ali Bey" adına, "10 dönüm" miktarlı, yön belirtilmeksizin "Karakarlı Sağır, Avluobası, Düğüncübaşı, Sarıcali, Düğüncülü" hududlu kayıt olduğu, ne var ki anılan tapu kaydının "Ali Bey'in" vefat etmesinden sonra tedavül görmesi neticesinde tapu kaydının 1/3'er paylı "6.000 dönüm" miktarlı, yön belirtilerek "Kuzeyi; Avluobası, Doğusu; Düğüncübaşı yolu, Güneyi; Sarıcali meraları, Batısı; Karakarlı" hududlu Mayıs 1315 tarihli ve 22 sıra numaralı, Haziran 1321 tarihli ve 65 sıra numaralı ve Ağustos 1325 tarihli ve 58 sıra numaralı kayıtlarına tedavül gördüğü anlaşılmıştır. Öte yandan, davacıların aşamalarda dayandıklarını belirttikleri Muharrem 1294 tarihli ve 45 varak numaralı "... Salih" adına, "60 dönüm" miktarlı, "hakkı karar" ile oluşan yön belirtilmeksizin "Sinanlı Yolu, Balcı Yolu, Ağılcı Yolu ve Sahibi Arpalığı" hududlu kök kaydın, satış yoluyla Muharrem 1294 tarihli ve 94 varak numaralı oğlu "Ali Bey" adına, "60 dönüm" miktarlı, aynı hududlarla kayıt olduğu, ne var ki anılan tapu kaydının "Ali Bey'in" vefat etmesinden sonra tedavül görmesi neticesinde tapu kayıtları 1/3'er paylı olarak "60 dönüm" miktarlı, "Kuzeyi; Sinanlı Yolu, Doğusu; Çiftlik, Güneyi; Ağıl Yolu, Batısı; Sinanlı Yolu" hududlu ve "Ali Bey kızı ..." adına kayıtlı K.evvel 1312 tarihli ve 47 sıra numaralı tapu kaydına, aynı miktar ve hududlu ve "Abdüllatif Efendi oğlu Salih Bey" adına kayıtlı Ağustos 1325 tarihli ve 68 sıra numaralı tapu kaydına ve kalan 1/3 payın ise aynı miktar ve hududlu (farklı olarak Güneyi; Ağıl) ve "Ali Bey kızı ..." adına kayıtlı Haziran 1321 tarihli ve 39 sıra numaralı tapu kaydına gittiği, anılan üç tapu kaydınında "tapu malikleri arasında yapılan ifraz ve satış nedenleriyle" ifraz edilerek iki parça olarak "10.752,00 metrekare" miktarlı, hududlu ve "Abdüllatif Efendi oğlu ..." adına kayıtlı K.evvel 1935 tarihli ve 18 sıra numaralı tapu kaydına ve "44.388,00 metrekare" miktarlı, "Kuzeyi; Müfrez Haneye Ayrılan Kısım, Doğusu; Çiftlik Tarlası ve Kısmen Müfrez Haneye Ayrılan Kısım, Güneyi; Kısmen Ağıl Yolu, Batısı; Sinanlı Yolu" hududlu ve "1/3 pay ile ..., 2/3 pay ise ... Abdüllatif Efendi oğlu Salih Cevdet" adına kayıtlı K.evvel 1935 tarihli ve 18 sıra numaralı tapu kaydına gittiği, bu kaydında "...'in" vefat etmesi nedeniyle "...'in" payı mirasçılarına Nisan 1953 tarihli ve 59 sıra numaralı tapu kaydı ile gittiği ve tapulama çalışmaları sırasında K. Evvel 1935 tarihli ve 18 sıra numaralı tapu kaydının dava dışı 975 parsel sayılı taşınmaza; K. Evvel 1935 tarihli ve 19 sıra numaralı tapu kaydı ile Nisan 1953 tarihli ve 59 sıra numaralı tapu kaydının 976 parsel sayılı taşınmaza tapu kayıt miktarlarından daha fazla bir alana revizyon gördüğü anlaşılmıştır. Yukarı da detaylı olarak anlatılan hususlara göre, davacı ... ve arkadaşlarının aşamalarda dayandıkları Muharrem 1294 tarihli ve 91 varak numaralı tapu kaydının tedavül görmesi neticesinde, tapu kaydının hem miktarı (yüzölçümü) arttırılmış hem de sınırları değiştirilmiştir. Mahkemece aşamalarda ve bekletici mesele yapılan dava dosyasında miktar ve sınır değişikliğinin hangi sebeplerden kaynaklandığı hususlarında araştırmalar yapılmış ise de gelen yazı cevaplarına göre "miktar artışı ve sınır değişikliklerinin" hangi hukuki sebebe dayandığının kayıtların incelenmesinden anlaşılamadığının belirtilmiş olup bu artış ve değişikliklerin geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığının anlaşılması karşısında tapu kaydının tesis kaydındaki miktar ve sınırlarına itibar edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar davacılar tapu kaydının sabit sınırlı olduğunu iddia etmiş ise de bir tapu kaydında yazılı sınırların değişmez-sabit sınırlı olarak kabul edilebilmesi için o sınırların taşınmazı arada hiç bir boşluk kalmayacak şekilde kapsaması gerekmekte olup tapu kaydında belirtilen hududların ise köy sınırlarına ilişkin olduğunun iddia edildiği ne var ki, tapu kaydının hududlarında oba, mera gibi gayrisabit sınırlar bulunduğu ve davacılar tarafından tapu kaydının sabit sınırlı olduğu ise ispat edilemememiştir. Bu nedenlerle tapu kaydı miktarı itibarı ile geçerlidir. Nitekim hem davacıların dayandıkları tapu kayıtları hem de davacıların kök murisi adına kayıtlı olan diğer kök tapu kayıtları olan Haziran 1291 tarihli ve 3 ve 4 sıra numaralı, T.sani 1301 tarihli ve 8 sıra numaralı, Mayıs 1302 tarihli ve 7 ile 9 ve K.sani 1303 tarihli ve 39 sıra numaralı kayıtlar ile Muharrem 1294 Daimi ve 43 ila 91 varak numaralı tapu kayıtlarının toplam miktarlarının 2627 dönüm olduğu, tapu kayıtlarının tesis tarihi itibariyle eski yüzölçümü hesaplamasında 1 dönüm 919 metrekare olacağı, beher dönüm 919 metrekare üzerinden 2.414.213,00 metrekare tapu kayıt miktarı olduğu, anılan tapu kayıtlarının son gitti kayıtlarının bir kısmının dava dışı 146, 249, 252, 254, 255, 258, 297, 301, 312, 313, 320, 359, 360, 371, 372, 388, 688, 913, 958, 959, 960 976 ve 977 parsel sayılı taşınmazlara (toplam 2.084.320,00 metrekare) kadastro tespiti sırasında revizyon gördüğü ve hükmen davacılar adına kesinleşerek tapu kaydının oluştuğu, diğer taraftan anılan tapu kayıtlarının son gitti kayıtlarının bir kısmının da dava dışı 13, 45, 113, 182, 384, 286, 317, 373, 416, 539, 581, 584, 601, 605, 740, 1137 parsel sayılı taşınmazlara (toplam 1.075.280,00 metrekare) hükmen revizyon görerek toplamda 3.159.600,00 metrekarelik alanın kadastro tutanakları kesinleşerek davacılar adına tapu sicillerinin oluştuğu anlaşılmıştır. Davacıların dayandıkları ve aynı gitti kayıtlarında birleşen kök tapu kayıtlarının toplam miktarından daha fazla miktarda alana revizyon gördüğünün anlaşılmış olması nedeniyle davacıların dava konusu taşınmazlarda, anılan tapu kayıtlarına dayalı haklarının varlığından söz edilemez. Şu halde taraflar arasındaki uyuşmazlık zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece yapılan araştırmalar neticesinde her ne kadar ziraat bilirkişi raporunda taşınmazların tarım arazi vasfında olduğu belirtilmiş ise de aşamalarda dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarına göre 166, 175, 491, 582, 585, 586, 606, 613, 840, 880, 1141 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacılar ... ve arkdaşlarının zilyetliklerinin bulunmadığı, 366 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise davacıların zilyetliğinin 1950'li yıllardan itibaren başladığı, 251 parsel sayılı taşınmazın mera-çayır olarak köye ait olduğu ve köy halkı ile davacıların hayvanlarını otlattıkları, 250 parsel sayılı taşınmaz üzerinde köylüler ile davacıların hayvan otlattıkları, taşınmazın sonradan tarla haline getirildiği ve davacıların zilyetliği yönünden görgüye dayalı bir beyanın bulunmadığı, 253 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise davacıların zilyetliği yönünden görgüye dayalı bir beyanın bulunmadığı, 175 parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan davacı ... ve arkadaşlarının dayandıkları vergi kaydının uygulaması yeterli değil ise de 175 parsel sayılı taşınmaz ile 840 parsel sayılı taşınmaz üzerinde asli müdahiller ... ve ... lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, 491 parsel sayılı taşınmazların keşif sırasında uygulanan asli müdahillerin dayandıkları vergi kayıtlarının birbirlerini okuyarak taşınmazları hükme esas alınan bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde taşınmazı bölümler halinde kapsamına kaldığı gibi vergi kayıt maliklerinin zilyetliklerinin vergi kayıtlarının oluşum tarihinden çok önceki tarihte başladığı ve 248 parsel sayılı taşınmazın öncesinde tarım arazisi olmayıp hayvan otlatıldığı, taşınmazda davacıların zilyetliği yönünden ise görgüye dayalı bir beyanın bulunmadığı ve taşınmazın sonradan tarla haline getirildiği gibi taşınmazın öncesinin mera olduğunun beyan edildiği anlaşılmış olup davacıların 248 parsele yönelik dayandığı zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına hukuken değer verilemeyecektir. 3. Yukarıda ayrıntıları belirtildiği üzere tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller ... ve ...'in 366 parsel sayılı taşınmaz yönelik; asli müdahil ... mirasçılarının 613 parsel sayılı taşınmaza yönelik asli müdahiller ..., ... ve ...'ün 253 parsel sayılı taşınmaza yönelik; asli müdahil ...'ın 166 parsel sayılı taşınmaza yönelik; asli müdahil ... vekilinin; davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davacılar ... ve arkadaşları vekilinin 175, 250, 491, 840 ve 1141 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ve davalarını ispat edemedikleri, davalı Hazine vekilinin ise 175, 491 ve 840 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının anılan taşınmazlara yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Yukarıda belirtilen nedenlerle davalı Hazine vekilinin 166, 248, 251, 253, 366, 582, 585, 586, 606, 613 ve 880 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemece davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: 1.Yukarıda (1) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle; asli müdahiller ... ve ...'in 366 parsel sayılı taşınmaz yönelik; asli müdahil ... mirasçılarının 613 parsel sayılı taşınmaza yönelik asli müdahiller ..., ... ve ...'ün 253 parsel sayılı taşınmaza yönelik; asli müdahil ...'ın 166 parsel sayılı taşınmaza yönelik; asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle; davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davacılar ... ve arkadaşları vekilinin 175, 250, 491, 840 ve 1141 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ve davalı Hazine vekilinin ise 175, 491 ve 840 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 175, 250, 491, 840 ve1141 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve kanuna uygun olan temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3.Yukarıda (2) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 166, 248, 251, 253, 366, 582, 585, 586, 606, 613 ve 880 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.