T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1290 KARAR NO : 2026/757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/12/2024 NUMARASI : 2023/221 E - 2024/745 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1290 KARAR NO : 2026/757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/12/2024 NUMARASI : 2023/221 E - 2024/745 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten ... abonelik numarası ile elektrik aldığını, müvekkilinin iş yerinde kullandığı elektrik tüketim miktarına göre davalı şirket tarafından aylık fatura tahakkuk ettirilmiş olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ödemelerini düzenli olarak yaptığını, ancak kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/567 Esas numaralı dosyasından yapılan yargılamada davalı şirketin müvekkili şirketten EPDK düzenlemelerine aykırı olarak aşkın kayıp kaçak bedeli tahsil ettiğinintespit edildiğini, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/567 Esas numaralı dosyasından 11/09/2019 tarihinde verilen karar ile müvekkilinin yukarıda özetlenen alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de istinaf incelemesinde dava konusunun kayıp-kaçak bedellerinin iadesi ile sınırlı olduğu EPDK tarifelerine uygunluğa göre karar verilemeyeceği gerekçesi ile davanın konusuz kaldığına karar verildiğini, Davalı şirketin müvekkili şirketten EPDK tarifelerinde belirlenen oranları aşar şekilde kayıp-kaçak bedeli tahsil ettiği kesin bir şekilde tespit edilmiş bulunduğunu, bu tespit uyarınca davalı şirket tarafından haksız olarak tahsil edilen bedellerin iadesi için dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise de haklı taleplerinin davalı tarafından reddedilmesi üzerine işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, dava konusu olayda, elektrik fatura dönemlerinde davalı tarafça tahsil edilmiş olan Kayıp/Kaçak oranları EPDK tarafından belirlenmiş olan Kayıp/Kaçak oranlarını geçmiş ve bu sebeple de müvekkili şirketten kanuni dayanaktan yoksun şekilde tahsilat yapıldığını, işbu davanın konusu yasaya uygun olarak tahsil edilen Kayıp/Kaçak bedellerine ilişkin olmayıp; davalı tarafça EPDK tarafından belirlenen kayıp/kaçak oranlarının üzerinde haksız ve kanuna aykırı olarak tahsil edilen bedellerin iadesine ilişkin olduğunu beyanla, müvekkilinden EPDK tarifelerini aşar ve haksız bir şekilde tahsil edilen toplam 48.138,92.- TL aşkın kayıp kaçak bedelinin ilgili ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; 24 Aralık 2015 tarih ve 29572 sayılı resmi Gazetede yayımlanan "6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununda Yer Alan Bazı Sürelerin Uzatılmasına İlişkin" Bakanlar Kurulu doğrultusunda abonelerin, elektrik dağıtım bölgeleri arası maliyet farklılıkları nedeniyle var olan fiyat farklılıklarından kısmen veya tamamen korunmasını sağlamak amacıyla getirilen, kayıp-kaçak oranı düşük olan bölgelerden, yüksek olan bölgelere kaynak aktarılmasını öngören " fiyat eşitleme mekanizması" uygulanması 2021 yılına kadar uygulanmaya devam edeceğini, dolayısıyla KK oranları emredici EPDK kararları ve uygulama tebliğleri çerçevesinde uygulanmış olup, Davacıdan tahsil edilen KK bedellerinin tahsili hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın KABULÜNE, 48.138,92.-TL aşkın ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.Mahkemece verilen kararı,davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili istinaf etmiştir. 1- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; 6446 SY. gereğince elektrik enerjisinin veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri yapma yetkisinin EPDK'ya ait olduğu, bilirkişi raporunda Müvekkil Davalı Şirketin EPDK tarafından belirlenen tarifeye göre fazla tahsilat yapmadığını tespit edip bunu açıkça ortaya koyduğu halde EPDK'nın belirlediği hedef oranı aşan tutar hesaplanması ve iadesi tamamen çelişkili olduğu, tarifeye uygun olarak tahsilat yapıldığı halde iadesinin istenmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi Kök Raporunda yazılan EPDK hedef oranlarının hatalı olduğunu, mevzuat hükümlerini ve kaynaklarını da açıklayarak itiraz etmiş oldukları,ne var ki Ek Raporda da hedef oranları ile ilgili tekbir inceleme veya açıklama yapılmadan aynı hatalı hedef oranlarına göre aynı hatalı hesaplama tekrar edilmiş olduğu, bu konuda EPDK’ya yazı yazılarak bilirkişi raporunda yer alan hesap ve hedef oranları hakkında bilgi alınması taleplerinin de dikkate alınmadan eksik ve çelişkili bilirkişi raporuna dayalı olarak hatalı karar verildiği, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. 2- Davacı vekilince katılma yolu ile verilen istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece davamızın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen; kısa kararda yasal faize hükmedilmesinin hükmün icrası noktasında tereddüte sebebiyet verdiğinden 11.12.2024 tarihli dilekçemiz ile tarafımızdan hükmün tavzih ve tashihine karar verilmesi talep edilmiş olduğu, ancak Yerel Mahkeme tarafından tavzih ve tashih talebimize dair herhangi bir ara karar kurulmaksızın kısa kararda yazıldığı şekilde gerekçeli karar yazıldığı, tarafların tacir olması ve ticari faaliyette bulunan fabrikaya elektrik tedarik edilmesinden kaynaklı olarak talebimiz doğrultusunda reeskont faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu ,bu sebeple kararının kaldırılarak toplam 48.138,92.- TL aşkın kayıp kaçak bedelinin ilgili ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava , alacak talebine ilişkindir. Somut olayda; davacı şirketten tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenen tarifelere göre alınması gerekenden fazla alındığı yönünde iddiada bulunmaktadır.Yani hedef oranlara göre yerindelik denetimi yapılması istenmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/567 Esas numaralı dosyasından yapılan yargılama sonunda verilen kararın istinafı üzerine ,Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen Esas No: 2020/115 ,Karar No: 2020/1317 sayılı ilamda ; yargılama sırasında davacı vekili tarifeye uygunluk konusunda inceleme yapılmasına talep etmiş ise de anılan kanun değişikliği sadece EPDK tarafından belirlenen tarifelere göre alınması gereken bedelden fazla bir bedel alındığı iddiasıyla (kanun değişikliğinden sonra ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararına kadar olan sürede) açılan davalarda uygulanabilecektir. Buna göre, davacı; tahkikat aşamasında davasını dayandırdığı maddi vakıaları, dolayısıyla davayı değiştirmiştir. Ne var ki, davalı tarafça davanın değiştirilmesine rıza gösterilmemiştir. Taleple bağlılık kuralı esastır." şeklindeki gerekçe ile bu yöndeki talebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; kayıp kaçak için EPDK'nin belirlediği hedef oranlarını aşan kısma tekabül eden tutarın 48.138,91 TL olarak hesaplandığı görüşü bilirilmiştir.Bilirkişi raporunda, EPDK'nun belirlediği hedef oranlar ile yapılan tahsilat oranları ayrı ayrı belirtilerek hesaplama yapıldığı, raporun hükme elverişli olduğu anlaşılmıştır. Böylece, yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporu ile, davacıya ait ... abone numaralı hesaba yönelik olarak, davalı şirketin davacıdan EPDK belirlediği hedef oranlarını aşan miktarda 48.138,91 TL fazla tahsilat yaptığı tespit edildiği, tespit edilen bu bedelin davacıya iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Bu sebeple ,davalı tararfın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak ,taraflar tacir olup,ticari iş sebebiyle alacağa avans faizi uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesi usul ve hukuka aykırı olmuştur.Bu sebeple ,davacı istinafının kabulü ile ,karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılıp, yeniden esas hakkında aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalı istinafının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddiğin, B-Davacı istinafının kabulü ile ,karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılıp, yeniden esas hakkında; 1-Davanın KABULÜNE, 2-48.138,92.-TL aşkın ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.288,37.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 822,10.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.466,27.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,(önceki hüküm sebebiyle davalıdan bakiye karar ve ilam harcı tahsil edilmiş ise ,mahsubu ile ayrıca harç alınmasına yer olmadığına) 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 179,90.-TL Başvuru Harcı, 822,10.-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00.-TL Bilirkişi ücreti, 80,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.082,00.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider/delil avansının, karar kesin olduğundan yatıranlara re'sen iadesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle Devletçe karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalıdan Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 3.288,37 TL nisbi istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 822,40 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 2.465,97 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/03/2026