Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/4445 E. , 2024/2616 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4445 Karar No : 2024/2616 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı dernek tarafından; faaliyet göster…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/4445 E. , 2024/2616 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4445 Karar No : 2024/2616 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı dernek tarafından; faaliyet gösterdiği İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetinde bulunulduğundan bahisle brüt asgari ücretin 20 katı para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile mühürlenerek kapatılmasına ilişkin İstanbul Valiliği'nin ... tarih ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 5580 sayılı Özel Öğretim Kanunu'nda özel öğretim kurumları tarafından verilebilecek eğitim faaliyetleri ve kurum türlerinin belirlendiği ve gerçek ve tüzel kişiler tarafından Kanun kapsamında belirtilen faaliyetlerin bu Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni almadan yapılamayacağı, her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin Bakanlığın izin ve denetimine tabi olduğu,bu faaliyeti yürütenlerin,özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlü olunduğu, dernek adı altında bu Kanun kapsamına giren eğitim-öğretim faaliyetlerinin izinsiz olarak yapılamayacağı, davacı dernek ile ilgili fotoğraflar, internet adresine ilişkin çıktı, facebook sayfası ve ilgili bir kısım bilgi ve belgelerden, davacı dernekte izinsiz olarak özel çocuklara yönelik spor ve destek eğitimi verildiği hususunun sübuta erdiğinin anlaşıldığından, 5580 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : X-10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Milli Eğitim Bakanlığı" başlıklı onuncu bölümünde düzenlenen "Görevler" başlıklı 301. maddesinde; "Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri belirtilmiştir. 1739 sayılı Kanun'un "Yürütme, gözetim ve denetim" başlıklı 56. maddesinde eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu belirtilmiştir. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; kurum, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumları olarak, tanımlanmış olup; aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında; bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınmasının zorunlu olduğu, 11. fıkrasında Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanacağı, bu yerler valiliklerce kapatılacağı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirleneceği düzenlemesine yer verilmiştir. Yine, Kanun'un "Kurum açma izni" başlıklı 3. maddesinde; "Kurum açma izni verilmesi, binanın kullanılış amaçlarına ve Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun ve yeterli bulunmasıyla birlikte aşağıdaki şartların yerine getirilmesine bağlıdır: a) Ders araç-gerecinin kurumun amaç ve ihtiyaçları için yeterli olduğunun bir rapor ile tespit edilmesi. b) Kurumun; yönetici, öğretmen ve diğer personelinin sayı ve nitelikleri yönünden uygun bulunması ve bu kurumda çalışacaklarının belgelendirilmesi. c) Kurumun yönetmelikleriyle öğretim programının Bakanlıkça incelenip onanmış olması." kuralı yer almaktadır. 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Kurum açma" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; Kanunun 3 üncü maddesi hükmü doğrultusunda özel öğretim kurumlarına kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verileceği belirtilmiş olup; aynı maddenin 2. fıkrasında ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının verilebilmesi için gerekli olan belgeler tahdidi olarak düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinin 4. fıkrasında ise; 'Kanunun 3 üncü maddesinin on birinci fıkrasında belirtilen yerlerin mülki idare amirleri tarafından görevlendirilen yetkililerce tespiti halinde bu yerleri kuran veya işletenlere valilikçe Kanunda belirtilen miktarda idari para cezası verilir. Verilen idari para cezası, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Hazine ve Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. Ayrıca bu yerler valilikçe kapatılır" hükmüne yer verilmiştir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu hususunda tartışma bulunmamakta olup; izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetine ilişkin gerekli tespitin yapılması ve yaptırımların uygulanması da bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığının görev ve sorumluluğu kapsamındadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere; eğitim ve öğretim faaliyetlerine yönelik sunulan hizmetlerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetim ve gözetimi altında yapılması gerektiği açık olup; bu çerçevede anılan eğitim öğretim hizmetinin izinsiz ve ruhsatsız olarak sunumunun tespiti halinde ilgili yerlerin Valiliklerce kapatılması gerekmektedir. Ayrıca; davalı idarece tesis edilen işlemin hukuka uygun kabul edilebilmesi için öncelikle "izinsiz ve ruhsatsız" verildiği belirtilen hizmetin, doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı'nın görev ve yetki alanına giren "eğitim ve öğretime ilişkin" olması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile "özel eğitim ve rehabilitasyon" Milli Eğitim Bakanlığı'nın iznine ve denetimine tabi olduğu, izin alınmadan bu kapsamda eğitim öğretim faaliyetinin yapılması halinde işyerinin kapatılacağı ve para cezası uygulanacağı, Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde, özel eğitim gerektiren bireylerin konuşma ve dil gelişim güçlüğü, ses bozuklukları, zihinsel, fiziksel, duyusal, sosyal, duygusal veya davranış problemlerini ortadan kaldırmak ya da etkilerini en az seviyeye indirmek, yeteneklerini yeniden en üst seviyeye çıkarmak, temel öz bakım becerilerini ve bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek ve topluma uyumlarını sağlamaya yönelik hizmet verileceği kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlıkta, Beylikdüzü Kaymakamlığı İzleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan inceleme neticesinde; "belirtilen adreste ... Derneği adında bir derneğin faaliyet gösterdiği, derneğin üç ayrı binadan oluştuğu, binaların birinin zemin katının dernek yönetimi için ofis olarak, üst katının da dernek üyelerinden bazıları için ikametgah olarak düzenlendiği, diğer binanın alt katında özel bir alanın tahsis edilerek engelli çocuklar için spor ve destek eğitimi verecek şekilde düzenlendiği, denetim esnasında bu alanda 2 öğrencinin eğitici eşliğinde destek eğitimi/spor eğitimi aldığının görüldüğü, dernek yönetimi ile yapılan görüşmede; bu adreste herhangi bir eğitim faaliyetinin yapılmadığı, sadece engelli bir kaç bireye spor yaptırılarak günlük yaşamlarının iyileştirmeye çalışıldığı, dernek tüzüklerinde hüküm bulunduğu, faaliyete başlamadan önce çeşitli kurumlardan bilgi aldıkları, ruhsat almalarına gerek olmadığının söylendiği, herhangi bir ücret talep etmediklerini, ihtiyaçları bağışlardan karşıladıklarını beyan ettiği, evrak üzerinden yapılan incelemede de; dernek yönetimince de ifade edildiği gibi çeşitli kurumlara bilgi almak üzere başvuru yapıldığı anlaşılmış olup kendilerine dernek tüzüğünden eğitim faaliyeti yapılacağına ilişkin hüküm bulunmasının eğitim faaliyeti yapmak için yeterli olmadığı, izin alınması gerektiğinin belirtildiği, sonuç olarak; denetim ve derneğin web sitesinin incelenmesinden; her ne kadar ücretsiz olarak yapıldığı anlaşılsa da kurumda eğiticiler eşliğinde engelli bireylere yönelik spor ve destek eğitimi faaliyeti gerçekleştirildiği, bir katın bu iş için tahsis edildiği, bunun için herhangi bir kurumdan ruhsat alınmadığını" belirten durum tespit raporu düzenlendiği görülmekte olup; anılan tespitlerin, dava konusu adreste izinsiz ve ruhsatsız eğitim verildiğini her türlü şüpheden uzak, kesin, net ve somut olarak ortaya koymaya yeterli olmadığı anlaşıldığından; davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.