Başvuru, ceza yargılaması sürecinde haksız olarak uygulanan yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirleri dolayısıyla açılan tazminat davasında ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; ceza yargılaması sürecinde haksız olarak uygulanan yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirleri dolayısıyla açılan tazminat davasında ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Bu sırada başvurucu polis memuru olarak görev yapmaktadır. Daha sonra kamu görevinden çıkarılmıştır. Başvurucu 21/7/2016 tarihinde gözaltına alınmış ve 23/7/2016 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucunun yargılaması Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülmüştür. Başvurucu 4/11/2016 tarihinde tahliye edilerek serbest bırakılmıştır. 3/9/2020 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 9/10/2020 tarihinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Beraat kararı temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Başvurucu 16/12/2020 tarihli dilekçesi ile maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek 000 TL maddi ve 000 TL manevi tazminatın 21/7/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Anılan davaya bakan Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi 31/3/2021 tarihinde tazminat talebini kısmen kabul etmiştir. 775,45 TL maddi tazminatın kamu görevinden ihraç tarihi olan 1/9/2016 ve 130 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 21/7/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile başvurucuya verilmesine karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şu şekildedir:"...Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının yukarıda belirtildiği üzere 1/9/2016 tarihine kadar her ne kadar görevden uzaklaştırılmış olsa dahi polis memuru olması hasebiyle ihraç tarihinden önceki dönemdeki taleplerini idari yargıda ileri sürebileceğinden 21/7/2016 - 23/7/2016 tarihleri arasındaki maddi tazminat isteminin reddine, 1/9/2016 ile 4/11/2016 tarihleri arasındaki istemi için ise 2016 yılı net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, işbu sebeple davacının soruşturma ve kovuşturma kapsamında tutuklu kaldığı 64 gün için maddi tazminat talebi yönünden, Mahkememizce 2016 yılı net asgari ücret üzerinden yapılan değerlendirmeye göre; 300,99/30x64=775,45 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 1/9/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kabulüne, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiştir....Davacının haksız yere 21/7/2016 ile 4/11/2016 tarihleri arasında gözaltına alınmış ve tutuklanmış olması nedeniyle çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği yönünde kuşku bulunmamaktadır. Bu nedenle belirtilen hususlar dikkate alınarak davacı lehine 130 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21/7/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine hükmedilmiş ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir ..." Başvurucunun istinaf başvurusu üzerine 18/4/2022 tarihinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi maddi tazminata 1/9/2016 tarihinden değil 21/7/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek hükmün bu şekilde düzeltilmesine ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Başvurucu 16/5/2022 tarihinde nihai kararı öğrenmiş, 2/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon; başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.