Ceza Genel Kurulu 2015/334 E. , 2016/317 K. "" Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Temyiz Edenler : Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı ve resen Canavarca hisle kasten öldürme suçundan sanık ...'in 5237 sayılı TCK’nun 82/1-b, 62, 63, 53 ve 54. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, mahsuba, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.09.2012 gün ve 178-286 sayılı resen temyize tâbi olan hükmün, …
**Ceza Genel Kurulu 2015/334 E. , 2016/317 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Temyiz Edenler : Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı ve resen Canavarca hisle kasten öldürme suçundan sanık ...'in 5237 sayılı TCK’nun 82/1-b, 62, 63, 53 ve 54. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, mahsuba, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.09.2012 gün ve 178-286 sayılı resen temyize tâbi olan hükmün, sanık müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.12.2013 gün ve 3824-7924 sayı ile; "...Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, komşusu maktul ile birlikte apartmanın sığınağına indikleri, eşyaların düzenli konulması konusunda konuştukları sırada sanığın, depoda bulunan baltayı alarak künt tarafı ile maktulün kafasına vurduğu, yere düşen maktulün boyun bölgesine baltayla maktulün başını gövdeden ayıracak şekilde birçok kez vurarak öldürdüğü olayda; Sadece öldürme kastına yönelik çok sayıdaki yaranın ve sebepsiz öldürmenin canavarca his saikiyle öldürme suçunun kanıtı sayılamayacağı anlaşılmakla, sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması yerine, suç niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde canavarca hisle öldürme suçundan hüküm kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 25.02.2014 gün ve 86-48 sayı ile; "...aralarında hiçbir husumet bulunmayan sanık ve maktulün bodrum katına birlikte indikleri, birlikte inmelerini maktulün eşinin de gördüğü, (şayet aralarında bir husumet olsaydı birlikte bodrum katına inmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı gerçeği karşısında) sanığın aşağı indikten sonra maktulün depodaki eşyaların dağınık olduğunu söylemesini takiben aralarında hiçbir tartışma olmadan: - Tamamen maktulü antipatik bulması neticesinde ve sadist bir duygu ve düşüncenin sevki ile yani sanığı öldürme eylemine sürükleyen sebepler arasındaki oransızlık, - Sanığı eylemi gerçekleştirmeye yönelten öldürme psikolojisinin toplumun ortak bilincinin, duygusunun ve vicdanının hiçbir zaman onaylamayacağı bir olgu oluşu, - Sanığın eline aldığı baltayla maktulü antipatik görmenin dışında öldürmeyi gerektirecek hiçbir neden bulunmayışı, - Sanığın maktulün kafasını gövdeden ayıracak sayıda balta darbesi vurması, - Bu öldürme eyleminin de sanığın kötülüğünü sergileyen bir ölçüt olarak ortaya konulduğu, sanığın eylemini maktulün kafasının vücuttan ayrıldığını görmesi üzerine sonuçlandırması ile davranışındaki tehlike boyutu, sanığın tamamen canavarca his sevki ile eylemi gerçekleştirdiği..." gerekçesiyle direnerek, önceki hüküm gibi karar vermiştir.