3. Ceza Dairesi 2023/6208 E. , 2024/9383 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27 . Ceza Dairesi SAYISI : 2020/871 E., 2021/1072 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince sanıklar Ö.. K.. ve M.. K.. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve güvenlik tedbirlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge A…
**3. Ceza Dairesi 2023/6208 E. , 2024/9383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27 . Ceza Dairesi SAYISI : 2020/871 E., 2021/1072 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince sanıklar Ö.. K.. ve M.. K.. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve güvenlik tedbirlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 21...02...2020 tarihli ve 2017/44 Esas, 2020/5 sayılı Kararında; 1...Sanıklar Yönünden; a...Sanık M.. K.. hakkında; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. b...Sanık Ö.. K.. hakkında; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 2...Müsadere Yönünden; ... Mağazacılık Dış Tic. A...Ş. ... Marka Pazarlama Tic. Ltd...Şti. ... ... Tekstil San. Tic. A...Ş. ... Mobilya Dekorasyon... San. Tic. Ltd...Şti. ... Tekstil Mümessillik Tic. A...Ş. ... Hazır Giyim Paz. Tic. A...Ş. ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A...Ş. ... Gayrimenkul ve Tic. Yat. San. Tic. A...Ş. ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ... ... Emlak Geliştirme San...Tic. A...Ş. ... İşletme Yönetim A...Ş., A.. G.. Sanayi ve Ticaret A...Ş. isimli şirketlerdeki sanıklar M.. K.. ve Ö.. K..'nın ortaklık paylarının 5271 sayılı CMK'nın 55 inci maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. B...İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 16...09...2021 tarihli ve 2020/871 Esas, 2021/1072 sayılı Kararında; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ile katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendinin ikinci cümlesi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının h bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili temyiz dilekçesinde; ... Grup Şirketlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gereksinimleri için özgülendiğine, bu kapsamda kullanıldığına, örgütün finanse edildiğine ve yoğun bir örgütsel faaliyetin odağı olduğuna, suçta araç olarak kullanıldığına, şirket gelirlerinin ve olanaklarının suça özgülendiğine, suçun bizzat konusunu oluşturduğuna dair pek çok delil bulunduğundan bahisle şirketlerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesine ilişkindir. B...Sanık Ö.. K.. müdafiilerinin temyiz istemleri; 1...Mahkemenin gerekçesinin yetersiz olduğuna, 2...Sanığın ...'dan 24...06...2014 tarihinde noter kanalı ile istifa ettiğine ve Genel Kurul Toplantısında hükümeti hedef alan konuşmayı desteklemeyip protesto ettiğinin göz önüne alınmadığına, 3...Sanığın ...'daki hükümeti hedef alan konuşmalardan rahatsız olduğuna yönelik tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, 4...Sanığın üyesi olduğu kabul edilen KHK ile Kapatılan İstanbul ... Derneği'nin OHAL Komisyonu tarafından yeniden açılmasına karar verildiğine, 5...Sanığın hiçbir vakıf ve derneğe suç işlemek kastıyla örgütsel bir bilinçle katıldığına yönelik tespit bulunmadığına, 6...Sanığın şirketin kredi ve finansman faaliyetleri ile ilişkisi bulunmadığının ve ...'nın desteklenmesine katkı sunmadığının dikkate alınmadığına, 7...Şirketin ... mevduatının 2015 yılı sonrasında da yüksek tutmaya devam ettiğine, 8...Sanığın örgüt üyesi olmadığına yönelik çok sayıda lehe tanık beyanının göz önüne alınmadığına, 9...Kakao Talk uygulamasının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, 10. ... Grup'un öğrenci yurtlarını örgütsel dayanışma amacıyla kiraya verdiği iddiasının sanıkla ilişkilendirilmesinin hatalı olduğuna, 11. Gerekçeli kararda grubun ... Holding olarak kabul edilmesi karşısında ... Şirketler Grubunun bir Holding yapısı olmadığına ve ...'nın B grubu imza yetkisi kullanırken A grubunun onayına ihtiyaç duymadığının gözetilmediğine, 12. Şirketlerin örgütle iltisaklı kurumlara örgütsel amaçla para transferi yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığına, 13. Tanık Recep Kaleli'nin beyanlarının tanıklar ..., ...'un, beyanları ile çürütüldüğünü ve Recep Kaleli'nin yeminsiz dinlendiğini, 14...Sanığın yurtdışı seyahatlerinin örgütsel amaçla gerçekleştirilmediğine, 15. Bilirkişi raporunda yanlış tespit ve değerlendirmeler bulunduğuna ve buna dayanarak şirketlerin örgüte özgülendiğinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, müsaderenin koşullarının oluşmadığına, 16. Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. C. Sanık M.. K.. müdafiilerinin temyiz istemleri; Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, Hükme esas alınan bir kısım tanıkların mahkemede dinlenmediğine, Müsaderenin koşullarının oluşmadığını ve yeterli gerekçe belirtilmediğine, Sanığın üzerine atılı eylemlerin 17-25 Aralık öncesinde gerçekleştiğinin dikkate alınmadığına, ... Kurulu Üyeliğinden 2008 yılında ayrılmasının gözetilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre ilk derece mahkemesinin kabulünde yer aldığı şekliyle; A...Şirketler Yönünden; Sanıkların ve şirketlerin hesaplarından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıklar ve yakalamalı şüpheliler ya da KHK ile kapatılan dernekler, vakıflar, yurtlar, dershaneler ile kayyım atanan diğer şirketlerle karşılıklı para akışı gerçekleştiği ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mali kaynak ve destek sağlandığı raporla tespit edilmiştir. ... Grup şirketleri bünyesinde bağış ve yardım faaliyetleri her yıl bütçelendirilmektedir. Bağış ve yardımların doğrudan grup şirketleri tarafından yapıldığı gibi, mal ve hizmet alımında bulunulan tedarikçi şirketlerden çeşitli şekillerde kesinti yapılması veya diğer şahıs ve şirketleri üçüncü şahısların banka hesaplarına para transfer etmek üzere yönlendirmek suretiyle doğrudan veya dolaylı biçimlerde yapıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda gerçekleştirilen bağış ve yardımların "Nakdi ve Ayni'' ve ''Doğrudan ve Dolaylı" olmak üzere kategorize edilmesi mümkündür. Yardımlar "bağış-burs-zekat-hayır-kurban v...b" açıklamalar ile gerçekleştirilmiştir. Bazı işlemlerin açık ve net bir şekilde kime ve ne şekilde yapılacağı belirtilmiş, bazı işlemlerde ortaklar hesabı kullanılmış, bazılarında fiilen çalışan personeller üzerinden işlem gerçekleşmiş, bazılarında ise tedarik zincirine dahil olan mal ve hizmet alımı yapılan şirketler üzerinden veya bir kısmı üçüncü şahıslardan toplanmak suretiyle dolaylı olarak ... nezdinde açılmış üçüncü şahısların banka hesaplarına para gönderilmesi suretiyle nakdi olarak para transferleri gerçekleşmiştir. Bu işlemlerin ve tespitlerin bir kısmına mahkeme gerekçesinde şu şekilde yer verilmiştir: 1. ...Hoca adına düzenlenmiş G-... nolu irsaliye ile sevk "1000001962-Bağış-Yardım Hesabı" alt hesap kodu ile "120-Yurt içi alıcılar" hesabına R- 579245 nolu belge fatura edilerek 31...08...2013 tarihinde "Ayni Bağış Yard. Ağustos Vrm" açıklaması ile "7704150110- Bağış ve Yardımlar" hesabına virman yapılmıştır. 2. ... Ay (... Hersek Burç Üniversitesi) adına düzenlenmiş "1000001962- Bağış-Yardım Hesabı" alt hesap kodu ile "120-Yurt içi alıcılar" hesabına R-579245 nolu belge fatura edilerek 31...08...2013 tarihinde "Ayni Bağış Yard. Ağustos Vrm" açıklaması ile "7704150110-Bağış ve Yardımlar" hesabına virman yapılmıştır. 3. A.. G.. ve San. Tic. A...Ş.'de İthalat İhracat ve Gümrük unvanı ile görev yapan ... adına düzenlenmiş M-893688 nolu kayıtlarda "1000001962-Bağış-Yardım Hesabı" alt hesap kodu ile "120-Yurt içi alıcılar" hesabına 23...11...2013 tarihinde kayıt ederek, 30...11...2013 tarihinde "Muhasebe Kaydı" açıklaması ile "7704150110-Bağış ve Yardımlar" hesabına virman yapılmıştır. 4. İlk önce "...Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği"ne düzenlenen, sonra iptal edilerek "..." adına düzenlenmiş A-307745 nolu irsaliye ile sevk edilen ürünlere (irsaliyenin arkasına "Hindistan'a Giden" yazılarak) istinaden "... (... Hn-...) düzenlenen faturanın kayıtlarda "1000001962-Bağış-Yardım Hesabı" alt hesap kodu ile "120-Yurt içi alıcılar" hesabına virman yapılmıştır. 5. ... ... Bil...... Üniversitesi adına düzenlenmiş R-579035 nolu fatura kayıtlarda "1000001962-Bağış-Yardım Hesabı" alt hesap kodu ile "120-Yurt içi alıcılar" hesabına 29...05...2013 tarihinde kayıt ederek, 31...05...2013 tarihinde "C-Ayni Bağış Yard. Mayıs VRM" açıklaması ile "7704150110-Bağış ve Yardımlar" hesabına virman yapılmıştır. 6. ... ... Bil. Hakim ve Savcılar adına düzenlenmiş R-578769 nolu fatura kayıtlarda "1000001962-Bağış-Yardım Hesabı" alt hesap kodu ile "120-Yurt içi alıcılar" hesabına 04...04...2013 tarihinde kayıt ederek, 30...04...2013 tarihinde "Nisan Ayni Yard. Cari Virman" açıklaması ile "7704150110-Bağış ve Yardımlar" hesabına virman yapılmıştır. 7. ... Marka Paz. Tic. Ltd. Şti, kurum kazancının düşük kalması nedeniyle bağış ve yardım olarak gider yazılması vergi avantajı sağlamayacağından söz konusu tutarın "656- Kambiyo Zararları" hesabına alınarak gizlendiği tespit edilmiştir. 8. ... muhasebe kayıtlarından "*********** -Yurtiçi Alıcılar" hesabına bağlı "1000001962-Bağış Yardım Hesabı" cari kodu ile düzenlenen faturaların bağlı olduğu sevk irsaliyelerinin birkaçında kime teslim edildiği belirtilmemiştir. 9. Bunların dışında genellikle teslimatları yapmaya yetkili kişilerin bilgisi olan, üst statüde olan kişilerin isimleri yazılarak yüklü miktarlarda yapılan teslimatlara ilişkin bilgilerin kime ve ne için yapıldığı tespit edilememiştir. 10. 2014 yılında A.. G..'in %5'lik istisna limitinin dolması nedeniyle yapılacak bağış, A.. G.. San. ve Tic. A...Ş.'ne vergi avantajı sağlamayacağından ... firması üzerinden kullanılmak istense de ... Marka Paz. Tic. Ltd. Şti'nin kurum kazancının düşük olması nedeniyle söz konusu tutarın "656-Kambiyo Zararları" hesabına alınarak gizlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Şirket üst yönetiminin katılımı ile bir organizasyon dahilinde, dini bayramlar, kandiller, üç aylar, kutlu doğum haftası ve diğer dini günler vesilesiyle bağış toplama çalışmalarının yürütüldüğü tespit edilmiştir. ... Grup şirketlerine mal ve hizmet satımında bulunan tedarikçi şirketlerin, ... Grup şirketlerince gerek bir önceki yıl toplanan kurban sayıları ve gerekse satıcı ciroları baz alınarak ilgili yıl için talep edilecek kurban sayısı belirlenmesine yönelik bir hedef liste oluşturulduğu yönünde e-posta yazışmalarına ulaşılmıştır. Bu bağlamda yapılan tespitler şu şekildedir; -Bir önceki yıla ait kurban toplama faaliyetleri üst yönetime sunulmaktadır. -Bağışların toplanacağı hesap sahibinin ismi bir önceki yıl "..." iken, bir sonraki yıl hesap numarası değişmediği halde hesap sahibinin isminin "..." olarak değiştirildiği tespit edilmiştir. ... tarafından gerçekleştirilen bu hesap değişikliği işleminin şüpheli bir işlem olduğu kanaatine varılmıştır. -İlgili hesapta Ocak 2013 - Kasım 2015 dönemleri arası hesaba yatan 72...705,00 TL’nin ATM'den nakit olarak yatırıldığı, toplam 26...700,00 TL ATM'den nakit çekim işlemi yapıldığı, 30...000,00 TL "... kurban bağışı" açıklaması ile ...Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'ne havale gönderildiği; Mart 2013-Eylül 2015 dönemi arası 476...445,99 TL "nakit/çekle ödeme" referans kodu ile hesaptan çıkış yapıldığı, "...hesabına yapılan yönlendirmeler", "... ... hesabına yapılan yönlendirmeler'', "... hesabına yapılan yönlendirmeler” bulunduğu, ''Pensilvanya için 510 USD değerinde kurban vermiştik, ödemesini atladık, ... aşağıdaki hesaba yapar mısın?” şeklinde "A.. G.. Sanayi ve Ticaret A...Ş." ünvanlı firmadan direkt olarak "..." isimli şahsa "Pensylvnya için" kurban bağışı yapıldığı e-posta yazışmaları ile tespit edildiği, "... hesabına yapılan yönlendirmeler", "... hesabına yapılan yönlendirmeler", "... ... hesabına yapılan yönlendirmeler" bulunduğu, bu kapsamda tespit edilen e-posta yazışmalarında "'... ... hesabına ... ... Şubesi: 118-19533-14 USD' hesabına, Amerika’ya KURBAN ödemesi" olarak ödeme yapıldığı görülmüştür. -... ... isimli şahsa yapılan ödemede fiili durum ile kaydi durumun birbiri ile uyumsuz olduğu, zira ... ...'a yapılan kurban ödemesinin muhasebe kayıtlarında şirket ortağı ... cari hesabına kayıt edildiği tespit edilmiş; ortaklar cari hesabında bu ve buna benzer tutarsız işlemlerin olduğu görülmüştür. -Kurban bağışı taleplerinin kurumsal mail adresi olan "[email protected]" uzantılı mail adreslerinden talep ve takip edildiği belirlenmiştir. -... Grup tepe yönetimi ile üst yönetim ve bu üst yönetimin görevlendirdiği personeller vasıtasıyla takip, tahsilat ve yapılan tahsilatların raporlanmasının aşamalarına kadar belirli bir hiyerarşi ve organizasyon içerisinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Tespit edilen bir e-posta yazışmasında "... listesine kurban - 8 Ekim Salı 2013 Salı saat: 16:37’’ ibaresinin geçtiği anlaşılmıştır. -Kurban, burs ve diğer bağış ve yardımların tedarikçi firmalardan yapılan tahsilatların, nakit tahsilat yapılması suretiyle, tedarikçi firmaların çekleri veya bu firmaların sahip olduğu müşteri çeklerinin ciro edilmesi suretiyle, tedarikçi firma tarafından ... Grup şirketinin banka hesabına para yatırılması suretiyle, ... ve diğer banka şubeleri nezdinde açılmış üçüncü şahısların banka hesaplarına kişi ve şirketleri yönlendirmek suretiyle, ... Grup şirketlerinin tedarikçi şirketlere olan borcunun ödenmesi için keşide etmiş olduğu çeklerin, ödeme yapılan tedarikçi şirket tarafından ciro ettirilip geri alınması suretiyle(bu işlemlerde tedarikçiye çekle ödeme yapılmış gibi işlem yapılıp çek tedarikçi şirkete verilmediği), farklı yöntemler kullanılarak yapıldığı, ... grubun perakende hazır giyim sektöründeki pazar payının büyüklüğü, ... Grubun toplam satın alma ve sahip olduğu marka gücü, tekstil ve hazır giyim sektöründe bağış ve yardım toplanma faaliyetlerinde ... Grup kurumsal kimliğinin kullanılması ile birleştirildiğinde bir baskı aracı olarak kullanıldığının alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Alınan çekler ve yapılan cirolar açısından incelenen birkaç çek örneğinde ... Tekstil ve İnşaat Sanayi Dış Tic. A...Ş. İle ... San. ve Tic. A...Ş. arasında herhangi bir ticari ilişki olup olmadığı konusunda bir tespit yapılamadığı, şirket içi bir kısım e- postalara belli tarih aralığındaki e-postaların silinmesi nedeniyle ulaşılamadığı, e-postaların silinmesi durumunun şirket personeli tarafından İç Denetim Birimince kayyım heyetine verilen beyanlarda ifade edildiği görülmüştür. Örnek olarak; A.. G.. San. ve Tic. A...Ş. Tarafından keşide edilen çekin, 1 adet Kurban Bedeli karşılığında (1 adet ... x4...900,00-TL =4...900,00...TL) olarak alındığı, Alp Tekstil Giyim San. Tic. Ltd. Şti tarafından ciro edilerek ... tarafından fiilen bankadan tahsil edildiği belirlenmiştir. ... isimli kişinin A.. G.. San. ve Tic. A...Ş.'de 01...11...1992 tarihinde işe girmiş olduğu, finans direktörlüğünde mutemet olarak görev yaptığı, cari hesap ödemesinde kullanılan ilgili çekin tekrar ciro edilerek A.. G.. San. ve Tic. A...Ş.'de bordrolu olarak çalışan mutemet ... tarafından tahsil edilmiş olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğu kanaatine varılmıştır. ... Grubun ayrıca yurt dışı tedarikçileri ile ticari ilişkinin yanında kurban bağış ve yardım toplanma konusunda ayrı bir ilişkinin olduğu, bağış ve yardım ilişkisinin yürüyen ticari ilişki içerisinde gizlenerek yapıldığı, bu perdelemeye yönelik somut örnek olarak A.. G.. A...Ş.'nin yurt dışı tedarikçisi konumundaki Sunrise ... ile olan bağış ve yardım ilişkisinin gösterilebileceği, bilirkişi raporunun kurban bağışları başlıklı bölümünde oluşturulan 2013 yılı nihai kurban listesinin A.....K. bölümün 69. satırında 12...876,00-USD kurban bağış tutarı ile yine raporun "Bağış ve Yardımlar" başlıklı bölümünde 2013 yılında oluşturulan listenin excel tablosunun Sayfa-1 bölümünde ... firması için teyit edilmiş 67...800,00.-USD burs tutarı konusunda mutabakata varıldığı, mutabık kalınan kurban ve burs tutarlarının tahsiline yönelik işlemler e-posta yazışmaları, muhasebe hareketleri ve tahsilat ve yapılan tahsilatın şirketten çıkış işlemlerin bulunduğu, bir e-posta yazışmasında ''... bey ile Kurban meselesini görüşmüş ve mutabık kalmışsınız, sanırım 5 dana olarak aranızda anlaşılmışsınız "5 daha x 4...900 TL = 24...500 TL" yapmaktadır. 24...500 TL' nin USD karşılığı ise 12...115,00 USD dir. Bu 12...115,00 USD’ye ait DEBIT NOTE ektedir. ... B...VB...A 12...115,00 USD” şeklinde e-posta yazışmasında kurban bedeli olarak kararlaştırılan 12...115,00 USD bedelli "DEBIT NOTE" (Düzenleyen açısından alacak ve muhatabı açısından borçlandırıcı bir belge) düzenlendiği, ...firmasının kurban bağış bedelinin "131 Ortaklardan Alacaklar Ana Hesabı" altında Yönetim Kurulu Üyesi ... adına açılmış "1315106085 M.. K.." hesabının borçlandırılmasına karşılık "102 Bankalar Hesabı"nın alacaklandırıldığı, sonuç olarak kurban bağış bedelinin yönetim kurulu üyesi M.. K.. tarafından çekildiğinin anlaşıldığı, şirketin ... Bankası hesap ekstreleri incelemelerinde ise söz konusu tutarın şirket mutemedi ... tarafından nakit olarak çekildiği, ... Grupta bağış ve yardımlarla ... bir şekilde ilgilenen ...adlı personelin ... NOTE'un niçin düzenlendiğini bildiği için yönetim kurulu üyesi-... ... ile yazışmada ... note karşılığında gelecek paranın nereye ödeneceği sorusuna "...'ya" verileceği cevabını aldığı tespit edilmiştir. ...firmasının 2 aylık burs taksit bedelinin "131 Ortaklardan Alacaklar Ana Hesabı"nda yönetim kurulu üyesi-... ... adına açılmış "1310100005 ..." hesabının borçlandırılmasına karşılık, "102 Bankalar Hesabı"nın alacaklandırıldığı, bir başka ifade ile 2 aylık burs bedelinin Yönetim Kurulu Üyesi ... tarafından çekildiği, şirketin ... Bankası Hesap ekstreleri incelemelerinde ise söz konusu tutarın şirket mutemedi ... tarafından nakit çekilmiş olduğu görülmüştür. -667 sayılı KHK'da yer alan ve kapatılmasına karar verilen vakıf ve dernekler arasında yer alan ... Eğitim ve Kültür Vakfı'na doğrudan ve dolaylı tedarik edilen çeklerin tespit edildiği, ayrıca ... Üniversitesi, ... Öğretim İşletmeleri A...Ş., ... Eğitim Öğretim İşletmeleri A...Ş., ... Eğitim İşletim Tic. A...Ş. kurumlarına da doğrudan veya dolayı para aktarımı olduğunun belirlendiği, ayrıca tedarikçilerden ... Eğitim ve Kültür Vakfı'na yönlendirilen çeklerin arkasındaki cirantalar dikkate alındığında ağırlıklı olarak inşaat firmalarına ciro edildiğinin görüldüğü, gerek mahkeme huzurunda beyan edilen tanık beyanlarına istinaden ve gerekse incelemeler neticesinde 2015 dönemine ait çeklerin iptal edilmesi akabinde ... adına ödeme yapılmış gibi A.. G.. San. Ve Tic. A...Ş.'nin banka kayıtları ile daha önce şirketlerin muhasebe kayıtlarının tutulmasında kullanıldığı belirtilen NETSİS muhasebe programında takip edilen "ZEKAT" hesabı listesinin hemen hemen tarih ve tutar olarak örtüştüğü, bu itibarla toplanan bağış ve yardımların ... Eğitim Vakfı'na gerek ... Grup, gerek tedarikçi firmaların bu vakfa yönlendirilmeleri ile gönderildiği, bu vakıf bünyesinde kurulan ... Üniversitesi'nin her türlü kaynak ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak kullanıldığı kanaatine varılmıştır. TMSF'ye devredilen şirketler arasında yer alan ... Eğitim Öğretim İşletmeleri A...Ş.’de ... Üniversitesi nezdinde tahsil edilen çeklerin bulunduğu, yine ...Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği nezdinde tahsil edilen çeklerin olduğu, yukarıda benzer nitelikteki tedarikçilerden talep edilen "Burs, Kurban, Zekat, Hayır, vs..." adı altındaki yardımların ... Grup şirketlerinin bu tedarikçilere olan borçlarının ödenmesinde kullanılan ... Grup şirketlerinin "şirket çekleri" keşide edildikten sonra (borç ödemesi yapılmış gibi) verilen bu çeklerin tekrar ilgili şirketler tarafından ciro edilmek suretiyle geri alındığı (gerek ... personeli tarafından tahsil edilmesi gerekse de üçüncü kişiler tarafından takasta tahsil edilmesi şeklinde), ilgili tedarikçi şirketlerin kendi şirket çekleri, şirket ortaklarının şahıslarına ait çekler, ilgili şirketlerin kendi müşterilerinden tahsil edilen çekleri ciro edilmek suretiyle alındığı, çeşitli bankalarda açılmış olan hesaplara doğrudan havale/eft işlemlerinin yapıldığı, gerek ... personeli tarafından tahsil edilmesi gerekse de üçüncü kişiler tarafından elden tahsilatın ya da bankamatikten nakit yatan şekilde tahsilatın yapıldığı anlaşılmıştır. -Kurban bağışları yönünden yapılan incelemede ilk olarak 2012 yılında gerçekleşmiş olan kurban toplama sonuçları, 2013 yılı hedef liste oluşturulmak üzere yönetim kurulu başkanı Ö.. K..'ya gerekli bilgilendirme yapılmak üzere sunulduğu, ikinci aşamada yönetim kurulu üyesi ve ... ...'nın kendi oluşturduğu kurban listesini A.. G.. A...Ş.'nin genel müdürü ...'a göndererek "Yanına hedef koyduklarımdan hangisinden istememizin uygun olmadığını düşünüyorsan kırmızıya boyaman, isteyelim dediklerinden hedefini yanlış gördüklerini sarıya boyayıp, doğru hedef adedini yazman, tamamının yetkili firma sahibi ismi ve mail adresini bana yarına ulaştırman." şeklinde talimat verdiği, A.. G.. A...Ş.'nin genel müdürü ...'ın kendisine verilen görev doğrultusunda "Ahmet bey merhaba, isim ve mailler için Yunus emre bey ve Tamer beye mail attım. Yarın sabah bilgiler ...’de konsolide olacak. Firma bazında yorumlarımı size bu gece bildirmiş olurum inşallah. "şeklinde bir e- posta göndererek, yönetim kurulu üyesi-... konumundaki ...'dan aldığı talimatın gereğini yapmak üzere kendisine bağlı alt kademedeki personele yönlendirme yaptığı, akabinde üst yönetim ve üst yönetimin görevlendirdiği bir alt kademedeki personeller olmak üzere birlikte hedef satıcı listelerinin oluşturulduğu, söz konusu listenin üst düzey yöneticiler arasında gruplandığı, yönetim kurulu üyesi-... konumundaki ... tarafından oluşturulan liste kapsamında daha önceki yıllarda kurban toplanmış olan firmalara ayrı bir formatta, ilk defa kurban talebinde bulunulacak olan firmalara ayrı formatta e-posta gönderildiği, Kurban toplama faaliyetlerinin 2013 yılından önceki yıllardan beri süre geldiği, tedarikçilerin ciro ve bir önceki yılı bağış tutarlarına göre oluşturulan adet sayısı belirtilerek kurban bağışı istendiği, kişi ve şirketlerin ödeyecekleri bedelini uygun bir şekilde dillendirildiği, bu bedellerin asgari beklenti olarak hissettirildiği, son yedi yıldır bu faaliyetlerin devam ettirildiği, Tüm yazışmalarda A.. G.. A...Ş.'nin kurumsal kimliği mail adresi olan "[email protected]" uzantılı e-posta adresinin kullanıldığı, Yönetin Kurulu Üyesi-... konumundaki ...'nın, kurban talep mailleri gönderilen tedarikçilere kurban bedellerinin nasıl ve ne şekilde gnderileceği konusunda talimat verdiği ve halilincebacak73@... adresine mail atarak toplanan kurbanların takribi hesabı konusunda bilgilendirme yaptığı, kurban bayramının yaklaştığı son günlerde tüm kurban toplama faaliyetlerinin tamamlanması konusunda şirket üst yönetimine ve görevlendirilen personellere son talimatların verildiği, alınan tüm kurban teyitleri, görevlendirilen personel tarafından oluşturulan nihai kurban bağış listesinin ...@..., ......com e-posta adreslerini kullanan şahıslar ile şirketin üst yönetimine iletildiğinin görüldüğü, kurban toplam faaliyetleri aynı minvalde 2014 yılında da aynı prosedür uygulanarak devam ettiği mahkemece kabul edilmiştir. Kurban toplama faaliyetine benzer şekilde burs, ..., zekat adı altında bağış toplama faaliyeti de yürütülmektedir. Yapılan incelemelerde Yönetim Kurulu Üyesi-... konumundaki sanık ... tarafından şirket personelinin katılımıyla oluşturulan hedef listelerdeki firma ve şahıslara, e-posta gönderilerek burs, ..., zekat talep edildiği tespit edilmiştir. Bu faaliyetin 2013 yılından önceki yıllardan beri süre geldiği, zekat, burs ve hayır bedeli olarak tahsilatlar yapıldığı, kişi ve şirketlerin ödeyecekleri bedelin münasip bir şekilde dillendirildiği, bu bedellerin asgari beklenti olarak hissettirildiği, talep edilen tutarın şirketlerin ... grup şirketlerine olan satış ciroları esas alınarak farklılık gösterdiği, tüm yazışmalarda A.. G.. A...Ş. kurumsal e-posta adresi olan "[email protected]" uzantılı e-posta adresinin kullanıldığı, yönetim kurulu üyesi-... konumundaki sanık ...'nın kurban talep mailleri gönderilen tedarikçilerden aynı şekilde bedellerinin nasıl ve ne şekilde gönderileceği konusunda üst yönetim ve görevlendirilen personellere talimat verdiği, tedarikçi firmalarla yapılan görüşmelerde bağış ve yardım bölgesi kavramının kullanıldığı ve bağış ve yardım toplama faaliyetlerinin bölgelere ayrıştırıldığı, bir bölgeye dahil edilmiş şirket ve şahsın başka bölgelere bağış ve yardım yapmaması yönünde baskı yapıldığı, bağış ve yardım yapan şirketlere belli hedefler konulduğu ve bu hedefleri tutturmaları gerektiği konusunda baskı yapıldığı, bazı tedarikçilerin beyanı ile "yurt seferberliği başladı, büyüklerimizin verdiği hedefler bizler için altından kalkılamaz" şeklinde ifadeler kullanıldığı, A.. G.. A...Ş. yönetim kurul üyesi-... sanık ...'nın talep ettiği bedelin yüksekliğinden bahsederek daha az bir tutarı ödemek isteyen tedarikçilere baskı yapılarak az da olsa katkılarının beklendiği yönünde mobbing uygulandığı, bazı tedarikçilerin bir önceki yıl ödedikleri bağış ve yardımları tefe tüfe oranında artırmak istedikleri bunu "biz kanunlara uyan insanlarız abi" şeklinde yapılacak bağış ve yardım ile zamma bağlılık gösterdikleri, tedarikçilerin yaptıkları iş karşılığı oluşan alacaklarını tahsil talebi aşamasında bağış ve yardım kesintilerinin de yapılması konusunda direktif verildiği mahkemece kabul edilmiştir. Yapılan tespitlerde şirket muhasebe kayıtları ile fiili durumların birbirini teyit etmediği, mutemet tarafından çekilen paraların KHK kapsamında kapatılan ... Eğitim kurumlarına ödenen kurban ve burs bedellerinin gerçekten ödenip ödenmediği belli olmadığı, ... isimli şirketin A.. G.. A...Ş.'ye ödemiş olduğu kurban ve burs bağış ödemelerini ticari faaliyetinin içerisinde gerçekleştirdiği, Kurban, burs gibi bağışların şahsi bağış ve yardım olarak nitelendirilemeyeceği gibi ... Grubun da bu tür faaliyetlerini kurumsal kimliği içerisinde perdeleyerek gerçekleştirmiş olduğu, şirket tüzel kişiliklerinin kullanılmasının bağış ve yardımların doğrudan ticari iş ilişkisine bağlı olarak gerçekleştirildiği, kurban bedelinin Yönetim Kurulu Üyesi sanık M.. K.., burs bedelinin ise Yönetim Kurulu üyesi-... sanık ... tarafından mutemet ... aracılığıyla çekilmiş olmasının yönetim kurulunun özen borcuna aykırı bir tutum olduğu, bu bedellerin alınmasının şirketlerin kurumsal kimlikleri kullanılarak ticari ilişkinin bir parçasıymış gibi şekli ve kaydi olarak "alış iskontosu" faturasına (gerek kurban ve gerekse burs için kullanılan ... note'lar alış iskontosu faturası gibi işleme konulduğundan aynı mahiyette olduğundan) dayandırıldığı, ancak fiiliyatta bağış ve yardım toplama gayesinin güdüldüğü nazara alındığında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanıldığı, zira şirketin tedarikçisi konumundaki Sunrice ... firmasına sürekli borçlu olduğu halde ... Note'lar karşılığında Sunrıce ... firmasının ödeme yapmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ... Note bedellerinin gerçek olduğu var sayılsa dahi taraflar arasında fiili olarak yürüyen ticari ilişki içerisinde A.. G.. A...Ş.'nin Sunrice ...'e olan hesap borcundan düşülmesi gerektiği bildirilmiştir. ... Grup şirketlerinden A.. G.. A...Ş.'nin aktifine kayıtlı olan ... ili ... ilçesinde kayıtlı iki adet yurt binasının olduğu, 31...12...2015 tarihi itibariyle söz konusu gayrimenkullerin ... ... Erkek Öğrenci Yurdu ve ... ... Kız Öğrenci Yurdu olarak kullanıldığı, inşaatın "... İnşaat Taahhüt İşleri - ..." firmasına yaptırıldığı, inşaat bitiminden sonra düzenlenen bila tarihli kira kontratına göre A.. G.. San. Tic. A...Ş. tarafında 5 yıl süreyle ...’a bir senelik kira karşılığı olarak 79...110,00 TL brüt fiyatla kiraya verildiği, A.. G.. A...Ş. ile yurt inşaatını yapan ve inşaat bitiminde de binayı öğrenci yurdu olarak kiralayan "... İnşaat taahhüt işleri - ..." arasında inşaat taahhüt işlerinin takip edildiği hesap ve yurt binasının kira alacaklarının takip edildiği hesap üzere iki farklı cari hesap ilişkisi mevcut olduğu, ilk olarak 26...02...2016 tarihinde kira faturasının kesilmeye başlandığı, kira faturalarının 14...02...2017 tarihine kadar kesilmeye devam ettiği, 26...10...2018 tarihinde birtakım masrafların yansıtılması karşılığında 26...613,82 TL fatura kesildiği, yurdun kiralanması karşılığında A.. G.. A...Ş. tarafından herhangi bir tahsilatın yapılmamış olduğunun görüldüğü, şirketlere kayyım atandıktan sonra ...'un oluşan 162...093,93 TL borcu için ... 2. İcra Dairesinde 2019/300 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığının anlaşıldığı, yine söz konusu öğrenci yurdunun 667 sayılı KHK kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatıldığının anlaşıldığı, Şirkete ait diğer gayrimenkulün A.. G.. A...Ş. adına vekil sıfatıyla ... tarafından 01...03...2012 tarihinde ... .... Paz. Basın Yay. Eğitim Kırt. Reklam San ve Tic. A...Ş.’ye 2 yıl süreyle bir senelik kira karşılığı olarak 13...200 TL’ye kiraya verildiği, kira kontratında binanın yurt olarak kiralandığının görüldüğü, A.. G.. A...Ş.’nin yasal defterleri ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde söz konusu yurt binasını kiralayan şirket ile kira kontratına ilişkin cari hesap hareketine rastlanmadığı gibi başkaca bir ticari ilişkinin olmadığının görüldüğü, yine benzer şekilde söz konusu öğrenci yurdunun 667 sayılı KHK kapsamında Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatıldığının anlaşıldığı, aynı şekilde kiracı ... .... Paz. Basın Yay. Eğitim Kırt. Reklam San. ve Tic. A...Ş.'ne de 667-668 satılı KHK ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 08...08...2016 tarih ve 5354914 sayılı yazıları üzerine şirket hakkında ihtiyati tedbir konulduğu tespit edilmiştir. Örgüt elebaşı ...'e "... ..." adı altında özel kıyafet dikimi yapıldığı konusundaki tanık beyanları doğrultusunda şirket e-posta yazışmaları üzerinde yapılan incelemelerde, ... ... adına özel kıyafet dikimi için yönetim kurulu üyesi-... ... tarafından 13...02...2013 tarihinde saat 08:15’te ... isimli şirket çalışanına talimat verildiği, söz konusu e-postanın mail server kayıtlarından silindiği ve o saat itibariyle server ekran görüntülerinin alındığı, akabinde ... tarafından özel üretim takip asistanı ...'a sanık ...'nın talimatının iletildiği, üretimin tamamlandığı, şirket bünyesinde e-posta yazışmaları üzerinden yapılan tespite göre müteaddit defalar özel dikim yapıldığı, özel dikim hizmetinin 17/25 Aralıktan sonra da 23...06...2014 tarihine kadar devam ettiği, özel dikime ilişkin ilk talimatı veren üst yönetimin e-postalarının sunuculardan silinmiş olmasına rağmen çalışan personellerin e-posta silsilesi içerisinde bu talimatların göründüğü, özel dikimi yapılan ürünlerin teslimatlarının ... Tv Genel Koordinatörü ...... aracılığıyla yapıldığı, bu hususta tanık beyanları ile e-posta yazışmalarının birbirini teyit ettiği görülmektedir. ...'nın nakit ihtiyacı olması ve sermaye arttırımından dolayı iştiraklerini hızlı bir şekilde elinden çıkartmak istemesi nedeniyle A.. G.. Anonim Şirketi ve M.. K..'nın ortak olduğu ... iştiraklerinden olan ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A...Ş.'ye ait hisselerin devri için e-posta yoluyla sanık M.. K..'dan vekaletname talep edildiği tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetince yapılan tespitlerde; Yönetim kurulu kararını takiben yönetim kurulu üyesi sanık M.. K.. tarafından kendi şahsı ve A.. G.. San. ve Tic. A...Ş. adına hisse devirlerine ilişkin vekâletname verilerek hisse devrinin herhangi bir değerleme yapılmadan yalnızca ...'dan gelen talimatla gerçekleştirildiği, uzun süredir A.. G.. A...Ş. aktifinde ve sanık M.. K..'nın uhdesinde bulunan hisselerin (... ... Termal Oteli ve başkaca gayrimenkulleri uhdesinde bulunduran ... ... A...Ş.) varsa bir hisse değerleme raporuna dayandırılarak devirlerin yapılması ticari hayatın olağan akışına uygun bir davranış olabilecekken hisse devirlerinin kayıtlı değerler üzerinden yapılmasının, devir işlemlerinin şüpheli işlem niteliğinde olduğu, yapılan incelemede öncelikle şirketin yönetim kurulu kararının olup olmadığı yönünde yönetim kurulu karar defterleri üzerinde yapılan incelemede bu hususta alınmış bir karara rastlanmadığı, defterde karar sıra numaralarının birbirini takip etmediği, bazı sayfaların boş olduğu bildirilmiştir. Yapılan bir başka incelemede; ... USA şirketinin 100...000,00 USD olan sermayesi yönetim kurulu kararında 50...000,00 USD olarak belirtildiği, Hazine Müsteşarlığına ve Ekonomi Bakanlığına tutarı 50...000,00 USD ve muadili yabancı para cinsinden sermaye transferlerinin bildirim zorunluluğunun olması nedeniyle kuruluş evraklarına göre 100...000,00 USD sermaye ile kurulan ... USA INC şirketinin yönetim kurulu kararında 50...000,00 USD olarak düşük belirtilmesinin, bildirim zorunluluğunun bypass etmek için yapıldığının bilirkişilerce değerlendirildiği, ayrıca iştirakler hesabının ortaklar cari hesabına virman yapılarak sıfırlanması, ... muhasebe kayıtlarının, şirket kuruluş evraklarının ve yönetim kurulu kararının birbirini teyit etmemesi, grup şirketlerinden yapılan ihracat bedellerinin takipsizliği, ... USA şirketinin A.. G.. San ve Tic A...Ş.'nin lisansörlerinden ürün tedarik ediyor olması, A.. G.. San ve Tic A...Ş'nin iştiraki olan ... USA'nın yurt dışında olan sanık ...'nın kontrolünde olabileceği ve bu şirkete ilişkin faaliyetlerle ilgili ... kayıtlarının tutulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu işlemlerin şüpheli işlemler olduğu bildirilmiştir. Kayyım heyeti tarafından mahkemeye gönderilen raporda; ... Grup şirketlerinden A.. Ş.. tarafından 31...12...2013 tarihinde ...'tan 20...000...000 USD kredi kullanıldığı, söz konusu 20...000...000 USD alacağın aynı gün ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A...Ş.'ye ait ... USD hesabından A.. G.. Sanayi ve Ticaret A...Ş.’ye ait ... Bankası USD hesabına havale edildiği, daha sonra ise mezkur hesaptaki bu paranın sırasıyla 31...12...2013 tarihinde 7...999...270 USD, 07...01...2014 tarihinde 8...982...356 USD ve 09...01...2014 tarihinde 2...000...000 USD olmak üzere toplam 18...981...626,90 USD olarak ... Katılım USD Mevduat hesabına aktırıldığı, A.. G.. Sanayi Ticaret A...Ş. 27 Ocak 2014 tarihinde ...'tan 10...000...000 USD kredi kullandığı, aynı gün bu tutar yine ... Bankası üzerinden ... Katılım USD Mevduat hesabına aktarıldığı, özet olarak ... Katılım USD Mevduat hesabına başka bankalardan kredi çekilerek yatırılan toplam tutarın 28...981...626,90 USD olduğu, söz konusu tutarın 18...223...887,07 USD'lik kısmının Ağustos 2014 tarihine kadar, kalan kısımlarının ise Temmuz 2015-Nisan 2016 tarihine kadar ... kar payı hesabında tutulduğu, bir taraftan şirket ihtiyacı için başka bankalardan kredi kullanılması ve diğer taraftan ise katlanılan maliyetin çok daha az bir getiri ile ... kar payı hesabına aktarılmasının ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, basiretli bir tacir gibi davranılmadığı, aksine Fetö/Pdy silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında ...’ya para yatırma ve bankanın kalkındırılması için talimat kapsamında eylemde bulunulduğunun anlaşıldığı, bu tarih aralığında ... Katılım USD mevduat hesabından elde edilen toplam gelirin 344...202 USD olduğu, aynı tarih aralığında ... Katılım USD mevduat hesabına gönderilen tutar için kullanılan krediler dolayısıyla katlanılan faiz maliyeti ... için 728...222 USD; ... için 752...120 USD olmak üzere toplam 1...480...342 USD olduğu, bu işlemler sebebiyle aynı dönem için ... Grup şirketlerinin 1...136...140,00 USD ekstra faiz yüküne katlandığının anlaşıldığı, aşağıda ...’ya mevduatın yatırıldığı tarihlerin görüldüğü; I. ... KATILIM A...Ş. MEVDUAT 31...12...2013 1400024363 7...999...270,90 USD II. ... KATILIM A...Ş. MEVDUAT 07...01...2014 1400000381 8...982...356,00 USD III. ... KATILIM A...Ş. MEVDUAT 09...01...2014 1400000578 2...000...000,00 USD IV. ... KATILIM A...Ş. MEVDUAT 27...01...2014 1400001687 10...000...000,00 USD, Söz konusu tarihler dikkate alındığında mevcut ...'nın mevduat ve işlem hacminin artırılması talimatının verildiği tarihten çok kısa bir süre sonrasına denk geldiği tespit olunmuştur. ... Grubunun ... Katılım Mevduat hesabının tüm mevduat içindeki payının Aralık 2013 döneminde %39,31 iken Ocak 2014 döneminde ise % 98,43 olduğu, ... tarafından 22 Ocak 2014 tarihinde mağazalara, bayilere ve toptan satış birimlerine gönderilen toplu e-postada yabancı banka kredi kartı işlemleri için 2014 yılı için ... ile anlaşma yapıldığının, pos cihazlarında tanımlı olmayan yabancı-diğer banka kart çekimlerinin ...'dan yapılması gerektiğinin bildirildiği, bunun için pos cihazlarınızda öncelikli bankanın ... olarak ayarlanmasının istendiği, ... Katılım Pos cihazının kullanımının Aralık 2013 dönemine göre Ocak 2014 döneminde %100, Şubat 2014 döneminde %400, Mart 2014 döneminde %300 arttığı, muhasebe kayıtlarında "108-Hazır Değerler" hesabının Aralık 2013 dönemi sonuna kadar ortalama 434...000,00 TL olmasına rağmen Aralık 2013 döneminden sonra sürekli artışla Temmuz 2016 döneminde 6...366...374,73 TL bakiyeye ulaştığının tespit edildiği, şirketlerin ... Katılım Bankası'na olan kredi borcunu Şubat 2014 döneminde sıfırlanıp diğer bankalardan kredi kullanılmak suretiyle ... Katılım Bankası'nda tutulan mevduatın diğer bankalardaki mevduata oranlamasının % 98,43 oranında en üst seviyeye ulaştığının tespit edildiği, Aralık 2013 dönemi başından itibaren her bir hesabın net bir şekilde mevduatların arttığı, pos kullanım tercihlerinin arttığı, hisse senetlerinin artış gösterdiği, kredilerin sıfırlandığı, yoğun kredi kullanan bir firmanın katılım (vadeli) hesaplarındaki artışın ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Uygulama Başkanlığı'na, ... Katılım Bankası ... Şubesi tarafından bildirilen formda görüleceği üzere hesap açılış tarih ve tutarlarının 07...01...2014: 8...903...593,86\_USD, 07...01...2014: 2...032...959,89\_EUR, 09...01...2014: 2...033...091,85\_USD, Aralık 2013 ile Şubat 2014 dönemi 17-25 Aralık 2013 süreci ile birlikte değerlendirildiğinde FETÖ silahlı terör örgütünün talimatı kapsamında şirket tarafından ölçeğinde örgütsel tavır sergilendiği mahkemece kabul edilmiştir. ... Katılım Bankası A...Ş'nin sermaye artırımı ve rüçhan hakkı kullanımı ile ilgili olarak ; yönetim kurulu tarafından 16...09...2014 tarihinde alınan nakdi sermaye artırım kararına istinaden A.. G.. San. ve Tic. A,Ş.’yi temsilen sanık Ö.. K.. tarafından 29...09...2014 tarihli taahhütname verildiği, söz konusu sermaye artırımının ... Katılım Bankası tarafından gerçekleştirilemediği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca TMSF'nin 03...02...2015 tarih ve 2015/27 sayılı kararı ile 03...02...2015 tarihi itibariyle temettü hariç ortaklık haklarının TMSF'ye geçtiği, genel kurul sürecinin işletilmesinde rüçhan haklarının kullanımı bakımından gerek A.. G.. A...Ş. ve gerekse sanık M.. K.. tarafından genel kuruldan önce yönetim kurulu başkanı sanık Ö.. K.. tarafından verilmiş bir taahhütname olduğu, ...'da yüksek mevduat tutarının borç ödemesi için kullanılmadığı, ... Grubun ... ile birlikte ortak oldukları Ay Merkez binasının ... hissesinin alımının karşılığı olmayacağı, zira 2015 yılı gayrimenkul değerleme raporunda ...'nın hissesine düşen bedelin 6...500...000,00 TL olduğu, banka mevduat hesaplarının, ...'nın ayağa kaldırılması için yapılan çağrıya cevap niteliğinde olabileceği (yüksek maliyetle kredi kullanan bir firmanın katılım hesabında yüksek tutarda bir mevduat tutmasının ticari anlamda hayatın olağan akışına aykırı olduğu) hususları ilgili bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemece kabul edilmiştir. "... Gazetesi, Today'... ..., ..." gazete ve dergilerinde yayınlanan ilanlara karşılık A.. G.. San. ve Tic. A...Ş.'nin kayıtlarında "Reklam Paz. Gideri" masrafı kalemi ile 1...484...610,67 TL gider oluştuğu tespit edildiği, ... Film Pazarlama Dağıtım ve Ticaret A...Ş.'nin ciro yoluyla çeklerinin ... Yayıncılık Hizmetleri A...Ş./... Yayıncılık İletişim ve Medya Hizmetleri A...Ş.'ne ciro edildiği, söz konusu şirketin yönetim kurulu üyesi ortakları arasında ......'nın olduğu, A.. G.. San. ve Tic. A...Ş'nin, FETÖ ile iltisaklı kurumların sinema sektöründeki filmlerine sponsor olarak 590...000,00 TL finansal destek verdiğinin tespit edildiği, sponsorluk ve ilan açıklamasıyla (Meydan Gazetesi, ... Gazetesi, ... Dergisi,...) yayımlanmasına aracılık eden ... Gazetecilik tarafından A.. G.. San. ve Tic. A...Ş.’nin kayıtlarında "Reklam Paz. Gideri” ile "Reklam Gideri-Sponsorluk” masraf kalemi ile 360...901,23 TL gider oluşturarak finansal destek verdiği, A.. G.. San. ve Tic. A...Ş.’nin Yedi...'na 100...000,00 TL Bağış yaptığı ve Yedi... İktisadi İşletmesinin 58...974,00 TL (49,977,97 TL+KDV) Reklam Bedeli faturası kayıtlarında yer aldığı, 155...224,00 TL Yedi...'nı finanse ettiği, 3...750,00 TL tutarındaki faturayı da 679 - Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar hesabına yazılarak kapatıldığı, bir e-posta yazışması incelemesinde "Vakıf bünyesinde prodüksiyon için kurulan şirkete, yeni bir film yapımı için toplam 250,000 TL ödünç para vereceğiz" ifadesinde kastedilen vakfın e-postanın konu bölümündeki açıklamasındaki “7..." olduğu, bir filmin sponsorluğundan bahsedildiği, ... A...Ş.'nin aldığı 425...000,00 TL bedel karşılığında herhangi bir fatura kesmediği, firmanın cari hesap bakiyesinin ise "120 - Alıcılar ana hesabı"nın alt hesabında açılmış olan "..." müşteriler cari hesabı ile sıfırlanarak kapatıldığı, A.. G.. San. ve Tic. A...Ş. alınan 425...000,00\_TL “Reklam” faturası karşılığında, Puan kart satışı yaparak “... Ajans Hizmetleri San. ve Tic. A...Ş.” cari hesabına kapattığı, Şirket personeli ... hesabı aracılığıyla para aktarım hareketlerinin, Ortaklar cari hesaplarını perdelenmek suretiyle kullanıldığı, ortaklarla ilgili benzer nitelikteki işlemler için farklı hesaplarında kullanıldığı, ... Grup şirketleri üzerinde yapılan incelemelerde Ortaklar Cari Hesabı ile mutemet ... üzerinden çok yoğun bir şekilde gerek belgesiz giderlerin gerekse ortakların şahsi harcamaları veya her ne suretle olursa olsun bir kısım para transferlerini perdelemek amacıyla kullanıldığı, Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verilen eski Yargıtay Üyesi ...üzerinden işleyen özel iskonto uygulaması yapıldığı, adı geçen şahsın referans olduğu kişilerin mağazaya gittiklerinde %50 indirimli alışveriş yapma imkanı sağlandığı, ...tarafından ***@***.*** şeklindeki kurumsal e- posta adresinden çeşitli tarihlerde gerek özel müşteri göndererek özel iskonto sağlamaya yönelik, gerekse bizzat kendisinin alışveriş yaptığına dair e-posta yazışmalarının bulunduğu, örnek olarak şirket çalışanı ... tarafından 16 Temmuz 2013 tarihinde Salı günü saat: 17:13’de ... ... şubesine, ... ve...’ya gönderilen e-postada ...vasıtasıyla HSYK üyelerine uygulanan indirim (%50) aynı şekilde devam edeceğinin bildirildiği, A.. G.. A...Ş. tarafından hakim ve savcılara %50 oranında iskonto yapıldığını duyan bir başka hakimin ... Grubun Çağrı hizmetlerini yapan firmayı arayarak bilgi edinmesi sonucunda konuyla ilgili şirket içi e-posta yazışmasına rastlandığı, bilgi almak isteyen kişiye %50 indirim uygulamasının olmadığı şeklinde bilgi verildiği, çağrı merkezini arayan hakim kişinin %50 iskontodan faydalanmak için ... personeli...(... mağazacılık direktör asistanı) ile telefon numarasını istemesi üzerine çağrı merkezinden bu durum genel merkeze bildirildiği, genel merkezden böyle bir uygulamanın olmadığını, görüşmek isteyen şahsın bu bilgiyi hangi mağazadan aldığının söylemesi durumunda Seda Alan’ın mağazayla görüşeceği yanıtının verildiği, akabinde çağrı merkezi “Ankara ... ... ve P...c mağazasının "... (Yargıtay üyesi) sizin adınıza bize mail atarsa biz de Seda Alan'a iletiyoruz, o da bize iskonto gönderiyor biz de indirim yapıyoruz" şeklinde bilgi verdiğini belirterek bu durumun Türkiye'deki tüm ana mağazalarımızda geçerli olup olmadığını ve ...'un mail atmasına gerek kalmadan kimlik bilgileri ile bu indirimden yararlanıp yararlanamadığını konusunda bilgi almak istediğini iletmiş olduğu, devamında genel merkezden “Bu uygulama yapılmıyor. ... mağazaya da bu konuda uyarı yapacaktır” şeklinde yanıt verildiği, ...aracılığı ile sağlanan %50 iskonto uygulamasının her hakim ve savcıya sağlanmadığı ve bu durumun ... Grup yönetimince de teyit edildiği, 11...03...2013 tarihli "2. Mail" örneğindeki Yönetim Kurulu Asistanı ...'nın e-posta silsilesi incelendiğinde ...ve yanında 17 kişilik misafir grubunun İstanbul seyahatlerinde kullanılan araçlarının ... Grubun yönlendirmesi ile bedelsiz olarak tahsis edildiği, konu hakkında sanık Ö.. K..'nın de bilgisinde olduğunun mail yazışmalarında bilgi verilen kişi konumunda olmasından anlaşıldığı, ...'un yapmış olduğu iş ve işlemlerle ilgili olarak ...'un gerek bizzat kendi alış verişlerinde, gerek beraberinde götürdüğü misafirlere ve gerekse e-posta veya mesaj göndermek yoluyla mağazalara yönlendirdiği kişilerinde %50 iskontolu alış veriş yaptırtacak kadar etkili olduğu, bu imtiyazın şirket Yönetim Kurulu Başkanı Ö.. K.. tarafından, asistanı ...'ya göndermiş olduğu e-postayla teyit edilmiş olduğu, ...'un sanık Ö.. K..'nın arkadaşı olduğu hususunun çalışanlar tarafından bilindiği, bu imtiyazın sadece ...ve onun yönlendirdiği kişilere has bir uygulama olduğu, böyle bir indirim hakkından faydalanmak isteyenlerin kişilerin hakim de olsa ...'un referansı olmadan bu imkandan faydalanamadıkları, faydalanmak isteyenlere idareci pozisyondaki yöneticilerin, üst yönetime sorma ihtiyacı olmadan "böyle bir uygulamamız yok" diyebilecekleri kadar bu konuda bilinçli oldukları, birçok e-posta yazışmasında görüldüğü üzere personel indirimin %25 olduğu, uygulanan %50 iskonto tutarının yüksekliğini fark eden ve ...'u tanımayan bazı yöneticilerin "Bu kim yawww" şeklindeki mesajla şaşkınlık gösterdikleri anlaşıldığı, ...tarafından [email protected] uzantılı e-posta göndermesinin temel nedeninin %50 iskontonun yapılmasının onay yazısı özelliği taşıması olduğundan ...@... gov...tr. uzantılı e-postanın mağaza sorumluları için üst yönetime hesap sorulduğunda durumuna izahat için yeter şart olduğu, hatta ...tarafından cep telefonuna gönderilen mesaj görüntüsünün dahi onay özelliği taşındığı, ...vasıtasıyla bu indirim uygulamasının 2012 yılında da uygulandığı ... tarafından 05...04...2013 tarihli yukarıdaki 16. mail numaralı e-posta yazışmasından görüldüğü, e-posta sunucularının silinmesi rağmen ...'un referans olduğu kişilere ilişkin isim listesinin bulunduğu hususlarının bilirkişilerce tespit edildiği görülmüştür. Bilirkişi raporundaki bir başka tespit de ... Grup şirketlerinden A.. G.. San...A...Ş. müşterisi konumundaki ... ile olan cari hesap ve satın almış olduğu %50 iskontolu alışveriş puan yüklemeleri ile yapmış olduğu harcamalarda ...’e yapılan puan satışları %50 iskonto uygulanmakta olup satış tutarının iki katı kadar alışveriş yapma imkânı sağlandığı, örnek olarak 10...000,00 TL’lik satış faturasına karşılık sağlamış olduğu alışveriş limiti 20...000,00 TL olduğu, ayrıca ...’in puan satışlarının sadece bir karta yükletilmediği, tespit edilebildiği kadar kullanılan kart sayısının 76 olduğu, ...'in sanık Ö.. K..'nın arkadaşı olduğunun beyan edildiği, bu durumun e-posta yazışmalarında da geçtiği, 18...12...2015 tarihinde puan yüklemesi işlemlerinde görüldüğü üzere puan yüklenmesini tarihinde puan yüklemesinin bulunduğu mağazanın Ankara'da, kartların teslim edileceği mağazanın ise İzmir'de olmasının istendiği, A.. G.. A...Ş. açısından rutin olan puan satışının özellikle Aralık 2015’te yapılan puan yüklemelerine şirket avukatı ...'nin, akabinde Yönetim Kurulu Başkanı sanık Ö.. K..'nın sürece dahil olmasının bu tip büyük ölçekteki bir firma için ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanık Ö.. K..’nın tekstil bölümüyle ilgilenmediğini, inşaat işleriyle çok yoğun ilgilendiğini ifade ettiği halde ...'e yüklenecek puanlarla ilgili onay veriyor olmasının, puan tutarlarının küçük olmasından ziyade içeriği bilinmeyen, nerede ve kim tarafından kullanılacağının gizemli hale getirildiği şeklinde bilirkişilerin tespitinin bulunduğu anlaşılmıştır. Yine bir başka tespitte, 23 Aralık 2015 Çarşamba 17:56 tarihli ...U..... Polo Assn. Bölge Müdürü tarafından gönderilen e-postada “Bu hafta 40 adet daha yükleme olacak, perşembe günü ödeme alınacak.... onaylıdır" şeklinde ifadesinin puan yüklemelerinin bir plan ve program dahilinde yapıldığını gösterdiği, zira A.. G.. A...Ş.'nin borçlarını ödeyemez durumdaymış gibi puan satışlarının Yönetim Kurulu Başkanını dahi sürece dahil etmek noktasına getirdiği, neticede bir puan satışı ve puanların karta yüklenme işlemine rutinin dışında bir önem atfediliyor olması ve birden çok karta yüklemenin acil olarak yapılmak istenmesi, Aralık 2015 yüklemeleri bedelinin C/H özetinde görüldüğü üzere Şubat 2016'da tahsil edilmesi, tahsilatın puan yüklemeye göre aciliyet içermediği, puan yükleme aşamalarında müdahil olan Yönetim Kurulu Başkanı sanık Ö.. K.. tarafından alacağın tahsili konusunda herhangi bir işlem yapılması talimatı verilmemiş olması, Şubat 2016’da yapılan 50...000,00 TL ödemeden sonra 21...12...2017 tarihine kadar hiçbir tahsilatın yapılmadığı ve borcun bu tarihe kadar 80...111,24 TL olarak durağan olarak kaldığı, 21...12...2017 tarihine 75...000,00 TL tahsilat yapılması akabinde 22...12...2017 tarihinde tekrardan 75...000,00 TL tutarında puan kart satışının yapıldığı, 22...12...2017 tarihi itibariyle borcun tekrardan 80...111,24 TL'ye çıktığı, 22...12...2017 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 09...01...2019 tarihine durağan bir hesap olarak kalmadığı, ...'in üzerine kayıtlı %50 iskonto ile puan yüklenen 76 farklı kart olduğu, bu kartlara yapılan puan yüklemeleri ve bu kartlarla kim yada kimlerin kullanımına tahsil edildiği yada kimlere alışveriş imkanı sağlandığının tespitinin yapılması gerektiği, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere ...referansı ile özellikli olan kişilere yapılan özel iskontolu alışveriş uygulamasının 2016 yılında azalmış olduğu, puan kartları üzerinden özel iskonto yapılmasının tercih edildiği, ...'un işlemlerindeki gibi e-posta yoluyla onay uygulamasının kaldırıldığı ve yaklaşık 76 farklı karta puan yüklendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu işlemlerle alışverişte menfaat sağlayan kişilerin gizlenme amacı taşınıyor olabileceği, ...üzerinden yapılan özel iskonto uygulamasının ... grup açısından 2013 yılından önceki yıllarda da uygulanıyor olmasının oluşturduğu riskin, ... üzerinden ticari iş ilişkisine dayandırılmaya çalışılmış olabileceğinin bilirkişilerce değerlendirildiği, iç denetim birimin tespit ettiği ... tarafından kullanılan puan harcamasındaki e-posta yazışmasındaki “... baklava sahiplerinden ... bey mağazamıza 3 savcı 3 kaymakam 2 vali 1 avukat 1 genel müdür ile birlikte" A.. G.. AŞ'.'nin İzmir ... Bornova... mağazasında alışveriş yaptığını görüldüğü, satılan puanların avans niteliğinde işlem görmemiş olması nedeniyle şirketin satmış olduğu puanlardan dolayı ne kadar borcunun olduğunun yasal defterlerinden takibinin yapılmadığı, bu hususun muhasebe departmanından alınan bilgi yazısından da teyit edildiği, ancak Muhasebe Müdürü ... tarafından her puan yüklemenin karşılığında fatura kesilmek zorunda olduğunun şifahen belirtildiği, puan yüklenen kart sahiplerinin eksik hatalı işlendiği yada hiç bilgi girilmediği, puan yükleme ve harcama listelerinin muhasebe ile tam entegre olmadığı, hali hazırda toplam puan borcunun yasal defterlerde tespit imkânının olamaması nedeniyle örnekleme yöntemi kullanılarak incelemeler yapılmış olmasına rağmen muhasebe ... dengesi sağlanamadığı, ... departmanının beş milyondan fazla hareketin datalarını sunduğu, verilen datalarda, herhangi bir puan yükleme hareketinin karşılığında hangi faturanın kesildiği bilgisinin görülmediği, ... departmanına konu sorulduğunda faturaların muhasebe tarafından kesildiğinin bildirildiği, muhasebe departmanına sorulduğunda ise ne kadar fatura kesileceğinin ... tarafından bildirildiğine ilişkin cevap verildiği, Muhasebe Müdürü'nün puanı yüklenmiş faturası kesilememiş herhangi bir puan yükleme işleminin olamayacağı yönündeki sözlü kararlılığının beyan edildiği, şirket içi birimler arasında çelişki ve tutarsızlığın bulunduğu, yapılan işlemlerin şüpheli oluşu ile birimler arasındaki çelişkinin uyumlu olduğu, puan yüklemelerini yapan ... departmanı ile faturaları kesen Muhasebe Departmanının birlikte çalışarak puan yükleme ile kesilen fatura puan dengesinin inceleme dönemi olan 2013-2014-2015-2016-2017 yılları için raporlanması, iç denetim biriminden de, puan yükleme ve bu yüklemelere ilişkin faturalar ve mağazalarda usulsüz kart kullanımlarına ilişkin iç denetim birimince tespit edilmiş usulsüzlüklere ilişkin tutanak ve raporların bilirkişilere sunulmasının talep edildiği, ancak muhasebe müdürü tarafından puan satışlarına ait raporun tekrar gönderilmiş olduğu, usb ile gönderilen ve 17...09...2019 tarihli e-posta yoluyla gönderilen raporların birbirinden farklı olarak daha önce 6001000002-yurtiçî puan satışları hesabının raporuna ilaveten 6000100001-yurtiçi satışlar hesabının da ilave ederek yeni bir rapor gönderildiği, puan satışları ve muhasebe hesaplarında iki farklı hesapta tutulmuş olduğu ve halen de bu şekilde tutulmaya devam ettiğinin görüldüğü, ilgili birim sorumlularının bilgilendirme yazılarını imzalamaktan imtina ettiklerinin görüldüğü, netice itibariyle yönetim kurulu başkanı sanık Ö.. K.., yönetim kurulu üyesi-... sanık ... ve Genel Müdür ... olmak üzere tüm tepe yönetiminin onayı ile yüklenen bu puan kartlar için fatura düzenlendiği ispat eden bir faturanın bilirkişilere sunulamadığı, yine netice itibariyle bu ve buna benzer bir çok örneğin bu üç örnekte olduğu “Yönetim Kurulu, ... ve Genel Müdürden gelen yükleme talepleri için prosedüre göre fatura şartı aranmaz" koşulunun geçerli olduğu, örnek e-posta yazışmalarında fatura veya cari hesap ismi geçmediğinin görüldüğü, ayrıca Av. ...'nin kart taleplerinde "kartların şifresiz ve isimsiz olsun lütfen” talimatının ne anlam geldiğinin e-postalardan anlaşıldığı, buna göre ... Müdürü ... ile yapılan görüşmeler XY tanımlı kartların bir ana karta bağlı olduğu veya isim tanımlanmamış kartlar olduğu, ... Grup'un A.. G.. AŞ. nezdinde çeşitli şekillerde muhataplara verilen hediye puan uygulaması incelemelerinde uzunca bir süre ...-muhasebe departmanları arasında yüklenen puanlar karşılığında kesilen fatura dengesinin denetim incelemesini yapabilmek adına yazılı istediği raporların denetime elverişli olarak sunulmadığı, farklı zamanlarda istenen muhasebe raporlarının birbirini teyit etmediği, şirket iç denetim biriminin puan yükleme ve buna ilişkin düzenlenen faturaların doğruluğunu merkez ... birimi denetiminin 2013-2014-2015-2016-2017 gerçekleştirilememiş olduğu, 2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ilişkin tam tasdik ve bağımsız denetim raporlarında bu konuda bir değerlendirme yada inceleme yapılmadığı, ... departmanında yüklemeler fatura, sözleşme veya Yönetim Kurulu, Genel Müdür onayıyla yapıldığını Yönetim Kurulu, ... ve Genel Müdürden gelen yükleme talepleri için prosedüre göre fatura şartı aranmadığı, basit bir puan yükleme örneğinden yola çıkılarak bu puan yüklemesine ilişkin faturanın rapor tarihi itibariyle sunulamadığı gibi Muhasebe Müdürünün ... tarafının puan yüklendiği noktasındaki teyidine karşılık puan satışının yapılmadığını ve satış faturasının düzenlenmediğinin teyit edildiği, Yönetim Kurulu tarafından (fatura kesme şartı gerektirmeyen haller) birçok kart yüklemesinin gerçekleştiği, şirketin muhasebe sitemi ile ... de kullanılan programların tam entegre olmadığı gibi yasal defterlerde müşterilere olan borçlu olunan puan tutarının takip edilmediği, birçok kartın tanımsız olduğunun görüldüğünü ve kartların tüm puan hareketlerinin takibinin yapılması gerektiği, tanımsız kartlardan tanımlı olan kartına puan aktarımını ... isimli şahıs ile istendiği, e-posta yazışmalarında görüldüğü üzere bizzat Yönetim Kurulu Başkanı sanık Ö.. K..'nın yüklenecek puan kartlarda isim istenmediğini, ayrıca kartları kullanırken telefona şifre gelmemesini, doğrudan kasada kullanılmasını, bizzat talep ettiği ve bu talebine ... Departmanının çözüm ürettiği, bu çözümün suistimale açık olduğu bilgisinin de kendisine verildiği, bu türden bir talebin Yönetim Kurulu Başkanı sanık Ö.. K..'dan geldiği bildirilmiştir. Ağustos 2015 tarihli bir kısım ... şirketi içinde yapılan e-postalar yazışma silsilesinde şirket çalışanı ...’ün ... Grup Muhasebe bünyesinde çalışırken öncelikle ... Vakfında, sonrasında da diğer derneklerden makbuz toplamaya çalıştığı, ciddi miktarda paranın açıkta kalması sebebiyle şirket içinde panik yaşandığı, bu nedenle şirkete FETÖ/PDY silahlı terör örgütü uhdesinde toplanan ...-kurban-burs-bağış vs. adı altındaki para giriş ve çıkışlarının sahte makbuzlarla kapatılmaya çalışıldığının anlaşıldığı, benzer şekilde şirket çalışanı ...’ün Haziran 2014 tarihli bir şirket yazışmasında ... Derneği’ne para yatırılmasını istediği, söz konusu paranın burs olarak verileceği, ancak özellikle ve dikkatlice denilmek suretiyle paranın bağış olarak yatırılmasının istendiği, devamla ... Eğitim kurumuna burs ödemesi yapıldığı, çek yazıldığı ve karşılığında makbuz alındığı, Eylül 2014 tarihinde ...Derneği’ne bağış yapıldığı ve makbuz alındığı, bu durumun toplu sonucu olarak 2012 yılında yapılan bağışların özetinin sanık M.. K..’ya gönderildiği, bağış yapılan ülkeler, personellerin isimlerin tek tek yazıldığı, devamla A.....K. (... ...) ve Ö...F...K. (Ö.. K..) bölgeleri şeklinde ayrımın yapıldığı, para ve kurban miktarlarının yazıldığı ve 2013 yılının planlandığı, Ekim 2016 tarihinde ise yeminli mali müşavir ...’a şirket çalışanı ...’ın toplam 160...000 TL burs verileceğini beyan ettiği, bunun için ... adına iki ayrı firmadan fatura düzenlenmesini istediği, bu belirtirken 2016 yılının tasarruf yılı olmasını sebep gösterdiği, söz konusu tarihlerin darbe teşebbüsünden sonra olmasını 2016 yılının neden tasarruf yılı olarak geçtiğine bir delil olduğu, söz konusu dernek ve kurumların KHK kapsamında kapanan yerler olduğu, şirketin ana faaliyeti dışında örgütsel saik ile çok planlı bir şekilde para-bağış-kurban işlerini organize ettiği, dini saikin çok ötesinde fetö silahlı terör örgütünün personel, okul, yurt vs. işleri için yapılacak finansal desteğinin yapılandırıldığı mahkemece kabul edilmiştir. ... Grup şirketleri nezdinde yapılan incelemelerde FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında KHK ile kapatılan ... Medya Gazetecilik nezdinde (... Gazetesi, ... Dergisi ve diğer gazete ve dergi abonelikleri) ... grup firmaları tarafından kurumsal aboneliklerin yanında Yönetim Kurulu Üyesi ve ... konumundaki sanık ... tarafından şirket çalışanlarına, gazete aboneliğini teşvik edici mahiyette, her abonelik yenileme döneminde şirketin kurumsal e-posta adresinden e- postalar gönderildiği tespit edilmiştir. 22...10...2013 tarihinde şirket içi bir e-posta yazışmasında bir okul hususunda yardım istendiği, yazıda "cemaat bölge sorumlusu Veysel Atlı" ifadesinin geçtiği, yapılan araştırmada söz konusu ismin birkaç ifade ve mahkeme kararında İstanbul Silivri civarı sorumlusu olarak geçtiği, yine adı geçen ... Anadolu Lisesi’nin de İstanbul Silivri’de bulunduğu, bu haliyle şirket içi örgütsel yönlendirmelerin bulunduğu, çeşitli bölge müdürlüklerinden % 20 özel indirim vs. taleplerde bulunulduğu, cemaat müşterisi vurgusu ile Fetö ile irtibatlı kişilere ayrıcalık sağlanmaya çalışıldığı anlaşılmıştır. Şirket olarak ... Grup ve bünyesindeki şirketlerin tacir statüsünde ticaret yapan tüzel kişiler olduğu, ancak ... Grup ve bünyesindeki şirketlerin tüzel kişilik bünyesinin çok ötesinde ..., misyon ve görev bilinci ile burs-yardım-kurban vs. para toplama faaliyetlerine girdiği, söz konusu işlemleri listeler tutma, mail atma, arama, ticari zorlama suretiyle organize ettikleri, söz konusu şirketlerin örgütün finanse edilmesinde ... rol oynadığı mahkemece kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamında ... Grup şirketlerinin yasal defter ve dayanak belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemeler neticesinde ve raporda yer verilen her bir konu ile ilgili olarak ayrı ayrı yapılan değerlendirmeler neticesinde ilk derece mahkemesince; ... Grup tarafından yürütülen Bağış ve Yardım faaliyetlerinin 2013 yılından önceki yıllardan beri süregeldiği, Tüm bu yazışmalarda ... kurumsal kimliği ile ...@ ...com...tr uzantılı e- posta adresinin kullanıldığı, Kurban ve bağış toplama faaliyetlerinin Şirketlerin Üst Yönetimi ve hiyerarşik olarak alt kademe personeller görevlendirilerek bir organizasyon dahilinde yapıldığı, Toplanan kurban bedellerinin bilgisinin ...@...; ......com e-posta adreslerine nihai olarak rapor edildiği ve bu raporlamada belirlenmiş bir hedef ve gerçekleşen hedef rakamlarının verildiği, Tedarikçilerden talep edilen bağış ve yardımların tutarının bu firmalarla olan ticari hacme göre belirlendiği, bağış ve yardımlarla ilgili yazışmalarda bağış ve yardım bölgesi kavramının kullanıldığı ve bağış ve yardım toplama faaliyetlerinin bölgelere ayrıştırıldığı, bir bölgeye dahil edilmiş şirket ve şahsın başka bölgelere bağış ve yardım yapmaması yönünde baskı yapıldığı, Kurban talep edilen yazışmalarda bu faaliyetlerin, 80'e yakın bir ülkede ...derneği organizasyonuyla gerçekleştirildiğinin bilgisinin verildiği, Bağış ve yardım talep edilen tutarın Ticari Mobbing uygulanarak asgari tutar olduğunun hissettirilmeye çalışıldığı, Bazı tedarikçilerin beyanı ile “yurt seferberliği başladı büyüklerimizin verdiği hedefler bizler için altından kalkılamaz" şeklinde ifadeler kullanıldığı, A.. G.. A...Ş. aktifindeki ... iştirakinde olan şirket hisseleri ile ve aynı şirkete M.. K.. uhdesinde bulunan hisselerin (... ... Oteli ve başkaca gayrimenkulleri uhdesinde bulunduran ... ... A...Ş.) değerleme raporuna dayandırılmadan ...’dan gelen talebe uygun olarak devredildiği, A.. G.. San. ve Tic A...Ş.'nin iştiraki olan ... USA hisselerinin herhangi bir resmi devir işlemi yapılmadan şirket yasal defter kayıtlarından silinmiş olduğu, ... USA şirketinin kurulması için kim ya da kimlere vekalet verildiğinin tespit edilemediği, Yönetim Kurulu karar defterlerindeki boşluklar olduğu, boş sayfaların ... markalarının satışına olanak verecek bir yetkilendirme içerebilecek kararlar alınma ihtimalinin olmadığı, ... grup içindeki ... Katılım Mevduat hesabının tüm mevduat içindeki payının Aralık/2013 döneminde; %39,31, Ocak/2014 döneminde ise %98,43 olduğu, ... Katılım Pos cihazının kullanımının Aralık/2013 dönemine göre; Ocak/2014 döneminde %100, Şubat/2014 döneminde %400, Mart/2014 döneminde %300 arttığı, Muhasebe kayıtlarında 108\_Hazır Değerler hesabının Aralık/2013 dönemi sonuna kadar ortalama 434...000,00\_TL olmasına rağmen Aralık/2013 döneminden sonra sürekli artışlarla Temmuz/2016 döneminde 6...366...374,73\_TL bakiyeye ulaştığının tespit edildiği, banka mevduat hesaplarının, ...’nın ayağa kaldırılması için yapılan çağrıya cevap niteliğinde olduğu, ... isimli sinema filmine ... Film Yapım A...Ş. üzerinden sporluk ödemelerinin yapıldığı, ... A...Ş.'ye yapılan ödemelerin karşılığında fatura alınmadığı, bu ödemelerin neye istinaden yapıldığının bilinemediği, ... Yayıncılık firmasından yüklü miktarlarda kitap alındığı, Ortaklara ödenen aylık huzur hakkı ödemelerinin dışında çok yüklü miktarlarda kendilerine ve mutemet ... üzerinden ödemeler yapıldığı, normalde şirket hesabından ... adına para çekim talimatı yazılabilecekken çalışan kişinin hesabına para aktarıldığı, İhraç edilen Yargıtay Üyesi ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi ...'un bizzat kendisinin ve [email protected] e-posta adresinden e-mail göndererek veya telefondan mesaj yollayarak mağazalara yönlendirdiği kişilerin %50 iskontolu alış veriş yaptırtacak kadar etkili olduğu, bu imtiyazın şirket yönetim kurulu başkanı sanık Ö.. K.. tarafından, asistanı ...'nın göndermiş olduğu e- postayla teyit edilmiş olduğu ve ...'un sanık Ö.. K..'nın arkadaşı olduğu hususunun çalışanlar tarafından bilindiği, ...'e puan yükleme konusunda yönetim kurulu başkanı sanık Ö.. K.. 18...12...2015 tarihinde taraf olduğu, ...'in harcamalarının ve kullandığı kart sayısının dikkat çekici olduğu, ...ve ...'e yapılan özel iskontonun %50 olduğu, uzunca bir süre ...-muhasebe departmanları arasında yüklenen puanlar karşılığında kesilen fatura dengesinin denetim incelemesini yapabilmek adına yazılı istendiği, raporların denetime elverişli olarak sunulmadığı, farklı zamanlarda istenen muhasebe raporlarının birbirini teyit etmediği, şirket iç denetim biriminin puan yükleme ve buna ilişkin düzenlenen faturaların doğruluğunu merkez tarafından ... birimi denetiminin 2013-2014-2015- 2016-2017 gerçekleştirilememiş olduğu, 2013-2014¬2015-2016-2017 yıllarına ilişkin tam tasdik ve bağımsız denetim raporlarında da bu konuda bir değerlendirme ya da inceleme yapılmadığı, ... departmanında yüklemeler fatura, sözleşme veya yönetim kurulu, genel müdür onayıyla yapıldığını yönetim kurulu, ... ve genel müdürden gelen yükleme talepleri için prosedüre göre fatura şartı aranmadığı, yönetim kurulu tarafından (fatura kesme şartı gerektirmeyen haller) birçok kart yüklemesinin gerçekleştiği, şirketin muhasebe sitemi ile ... de kullanılan programların tam entegre olmadığı gibi yasal defterlerde müşterilere olan borçlu olunan puan tutarının takip edilmediği, e-posta yazışmalarında görüldüğü üzere bizzat yönetim kurulu başkanı Ö.. K..'nın yüklenecek puan kartlarda isim istenmediğini, ayrıca kartları kullanırken telefona şifre gelmemesini, doğrudan kasada kullanılmasını, bizzat talep ettiği ve bu talebine ... departmanının çözüm ürettiği, bu çözümün su istimale açık olduğu bilgisinin de kendisine verildiği, bu türden bir talebin yönetim kurulu başkanı sanık Ö.. K..'dan geliyor olmasının manidar olduğu, zira tam tersine puan kart konusunda daha hassas olması gerekirken hangi gerekçeyle bu talepte bulunduğunun bilinmesi gerektiği tespitlerine yer verilerek, sanıkların ortaklığı olan ve yönetiminde bulundukları şirketlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü amaçları doğrultusunda suçta araç olarak kullanıldığı, şirket gelir ve olanaklarının suça özgülendiği ilk derece mahkemesince kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından açıklanan gerekçeler doğrultusunda; 674 sayılı KHK'nın 19/2 ve CMK'nın 133 üncü maddeleri uyarınca kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun görevlendirildiği; 1- ... Mağazacılık Dış Tic. A...Ş. 2- ... Marka Pazarlama Tic. Ltd. Şti. 3- ... ... Tekstil San. Tic. A...Ş. 4- ... Mobilya Dekorasyon... San. Tic. Ltd. Şti. 5- ... Tekstil Mümessillik Tic. A...Ş. 6- ... Hazır Giyim Paz. Tic. A...Ş. 7- ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A...Ş. 8- ... Gayrimenkul Yat. San. Tic. A...Ş. 9- ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. 10- ... ... Emlak Geliştirme San. Tic. A...Ş. 11- ... İşletme Yönetim A...Ş. isimli şirketlerin; Sanıkların payları oranında müsaderesine, hükmün kesinleşmesiyle birlikte kayyımlık kararlarının kaldırılmasına, sanıkların şahsi malvarlığı değerleri üzerindeki el koyma tedbirinin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. B...Sanıklar Yönünden; 1...Sanık M.. K.. yönünden : Sanığın 2010-2012 yılları arasında % 3 ortağı olduğu ... İnşaat Dekorasyon Tur. San. ve Tic. A...Ş’nin , 2011¬2012 yılları arasında Sürat Basım Yayım şirketinden aldığı 48...350...000 TL borcun kaynağının MASAK tarafından tespit edilemediği, ... İnşaat’ın 2008 yılında olağan genel kurulunun olduğu, sanığın ad-soyad- hisse bilgileri ve imzası olduğu halde sanığın ...'nın iştiraklerinden şirketle ortaklığını kabul etmediği, sanığın aramasında "... İnşaat şirketinin tamamının hizmete aittir'' ibarelerinin geçtiği bir yazının ele geçirildiği, sanık savunmasında her ne kadar bu yazı ile ilgili bir bilgisinin olmadığını iddia etmişse de, o dönem hizmet kelimesinin "... Hareketi" kapsamında kullanıldığını bildiğini ifade ettiği, Sanığın diğer sanık Ö.. K..ya e-posta ile Koru ...’daki ofislerinde bulunan gazetelerin gizlenmesini söylediği, yine fetö ile alakalı çeşitli yazı ve haberlerin çıktılarının bulunduğu, Sanığın diğer sanık oğlu ...’ya hitaben yazdığı bir mektubun ele geçirildiği, ayrıca iki adet e-posta ve Fetö/Pdy silah terör örgütü elebaşına ait resmin bulunduğu, Sonsuz ... isminde Fetö kitaplarının bulunduğu, sanığın iş yerindeki aramada ise FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşına ait ayak ölçüsü, ince deri vs. şeklinde ayakkabı bilgilerinin bulunduğu, herkul...org sitesinden alınmış iki adet yazının çıktısının bulunduğu, sanığın aramaları sonucu çıkan Sonsuz ... ve Sohbet Atmosferi kitaplarını sanığa Ali isimli birinin getirdiği ancak okumadığını ifade ettiği, İfadesi alınan ...beyanında; sanık M.. K.. hakkında 2010 yılına kadar ... Grubu mütevelli heyetinde bulunduğunu beyan ettiği, tanığın eski ortağı olan... isimli şahıs vasıtasıyla ... Grubu Mütevelli Heyetini tanıdığını, bu grupta ... Grup’tan sanık M.. K..’yı tanıdığını, haftanın salı günleri ... ... Mütevelli Heyeti’nin toplantılarının olduğu, sırasıyla mütevellilerin evlerinde toplanıldığını beyan ettiği, Sanığın, Türkiye'den yurtdışına giden oğlu ...’ya yazdığı mektupta ''şartlar gereği şirketten uzaklaştırılıyorsun, ama ABD’de yardım ederiz'' şeklinde ifadelerinin olduğu, sanık ...'nın yurt dışına çıktığı ve hakkında yakalama kararı bulunduğu, mektuptaki ‘şartlar gereği’ demek suretiyle sanık ...'nın şirket hisseleri ve yönetiminden çıkarıldığı, ancak örgütün ve aile bağlarının gereği sanık M.. K..'nın suç ve yardım kastının devam ettiğinin anlaşıldığı, Sanığın ... üyeliğinin bulunduğu, çok sayıda yurtdışı çıkışının bulunduğu, ABD’ye gittiği, burada FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşının sohbetlerine gittiği, örgüt elebaşının sanığa geçmiş olsun diyecek kadar tarafların diyalog halinde bulunduğunun sanık ifadelerinden anlaşıldığı, aynı şekilde hali hazırda yakalamalı olan diğer sanıklar ... ve ... ile de sanığın irtibatının olduğu, ayrıca ... Üniversitesindeki öğrencilere burs verdiği, söz konusu üniversitenin Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğundan bahisle KHK kapsamında kapatılan bir üniversite olduğu, Sanığın şirkete ... gazetesinin geldiğini bildiği, ancak bunun sebebinin oğlu ... olduğunu ifade ettiği Sanığın kolluk beyanı ve buna benzer mahkeme beyanında ... Grup’ta 2008 yılına kadar yönetim kurulu başkanlığı yaptığı, sonraki dönemde ise oğlu olan diğer sanık Ö.. K..’nın yönetim kurulu başkanlığına geçtiği, bu süre zarfında diğer oğlu olan sanık ...’nın ise şirket yönetim kurulu üyesi ve şirket ...’su olduğu, sanığın 1995-1996 yıllarında ...’ya % 0,75 oran ile kurucu ortak olduğu, sanığın bir başka dosya sanığı ve kaçak olan İhsan Kalkavan’ın tavsiye ve telkini ile ...’ya kurucu ortak olduğu, her ne kadar bu oran küçük gibi gözükse de, o dönem bu orana yakın bir sayı ile üst limitin sınırlandığı ve sanık gibi birçok kişinin bu oranda kurucu ortak olduğu, sanığın 4 sene murakıplık, 4 sene yönetim kurulu üyeliği ve 3 sene yönetim kurulu başkan yardımcılığı yaptığı, 2008 yılına kadar banka yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğu, Sanığın savunmalarında kurucusu olduğunu belirttiği ... Vakfında haftada bir sohbetlerinin olduğunu, Risale-i ... okunduğunu, ancak söz konusu eylemlerin FETÖ kapsamındaki faaliyetler olmadığını belirtiği, Sanığa 2012 yılında gelen bir e-postada örgüte ait evlerde kaldığı anlaşılan bir öğrencinin, abilerinin yönlendirmesi ile KPSS’ye ve orada kurumlara girmek istediği, bu doğrultuda sanıktan referans istediği, ancak sanığın savunmasında bu ev ve abilerin fetö evi olmadığını, ... talebeleri evleri olduğunu ifade ettiği, Sanığa buna benzer şekilde her türlü pozisyondan referans taleplerinin geldiği, sanık her ne kadar savunmasında dini inanç ve eylemlerini FETÖ silahlı terör örgütü gibi bireysel ve siyasal olarak kullanmadığını beyan etmişse de, sanığa gelen referans taleplerinin FETÖ ile irtibatlı kişilerden ve siyasal yönü olan talepler olduğu, örnek olarak sanıktan Kaymakamlık mülakatı için referans talebinde bulunan ... Onat isimli kişinin Burdur ilinin bir ilçesinde kaymakam iken meslekten ihraç edildiği ve Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığının anlaşıldığı, Sanığın bir başka dava dosyası sanığı olan Av. ...’yi tanımadığı, söz konusu kişiyi şirkete oğlu olan sanık Ö.. K..’nın tavsiyesi ile girdiğini beyan ettiği, Dosya kapsamına göre şirketlere gelip sanıkla görüştükleri anlaşılan tanık beyanına göre bu şahısların FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde "iş adamları abisi" konumunda olan ... ve ... isimli şahıslarla ilgili olarak sanığın şahısları tam olarak tanımadığını, ancak söz konusu bu şahıslar gibi şirkete birçok kişinin gelip gittiğini, şirketten bir hediye bile almadıklarını ifade ettiği, sanığın tanımadığını iddia ettiği kişilere yemek yedirip, birlikte namaz kıldığı, hatta bu kişilerin namazda imam olduğunu beyan ettiği, yine tanımadığı bu kişilere hediye verilmesi gibi hususların hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanığın bu kişileri çok iyi tanıdığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bünyesinde üst düzey kişiler olmalarından dolayı sanığın ilgilendiğinin anlaşıldığı, Sanığın savunmaları ile de sabit olmak üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşını bizzat tanıdığı, hatta insani olarak kendisine "bey" diye hitap ettiğini ifade ettiği, bu nedenle söz konusu şahıs hakkında yapılan ayakkabı siparişine ilişkin delillerin de sanığın beyanı ile uyum arz ettiği, sanığın savunmasında yer alan Koru ...’daki yer ile alakalı olarak sanıklar ile ... arasındaki 25 milyon TL ile 230 milyon TL arasındaki ödemeler dengesizliğinin ve şantaj iddiasının sanık M.. K..’nın oğlu olan diğer sanık Ö.. K..’ya ofisteki gazeteleri gizleme talimatı olan e-postaların ilişkilendirilemediği, sanığın çelişkili savunmalar verdiği, sanığın diğer oğlu olan sanık ...’ya gönderdiği mektubu kabul ettiği, yardımda bulunma teklifini ikrar ettiği, Sanığın sahibi olduğu şirkette sanık ... isimli oğlunun şirket ...’su, diğer sanık olan oğlu Ö.. K..’nın şirket yönetim kurulu başkanı olduğu, şirkette 10...000 TL’ye kadar serbest harcama yetkisinin bulunduğu, 10...000 TL üstü harcamalarda yönetim kurulu kararı olması gerektiği, bu durumda gerek sanık Ö.. K..’nın ve gerekse sanık ...’nın tek başına harcama yetkisi olamayacağı, yine diğer sair örgütsel eylem kapsamındaki harcamalarda sanıkların bilgisinin bulunmadığı şeklinde bir durumun olamayacağı, zira tüm sanıkların tacir olduğu ve TTK kapsamında basiretli olmak zorunda oldukları, Sanık tarafından ...Derneği’ne 3...260...000 TL tutarında ayni yardım yapıldığı, söz konusu yardımların ... ile Suriyeli Göçmenlere yapıldığının iddia edildiği, söz konusu derneğin Fetö bünyesinde bir dernek olması sebebiyle kapatıldığı, ancak örgüt içi kapalı devre sistemi sebebiyle birlikte hareket edildiği, şirket içi yazışmada "... Ukrayna operasyonu .... himmetimiz bu seviyede kaldı, 500 USD” şeklinde açık bir beyanın olduğu, şirket içinde FETÖ'ye özgü ... toplamaya ilişkin delillerin bulunduğu, buna göre çeşitli burs ve yurt hedeflerinin belirlendiği, karşılarında '' tutarında TL'' ibaresinin bulunduğu, sanığın ilk ifadesinde bu tutarlara ürün bedeli dediği ancak sonraki aşamalarda bilmediğini ifade ederek çelişkiye düştüğü, söz konusu bedel miktarı ve tarihlerinin 2014 yılına ait olduğu, çoğunun tekstil ürünü ve 10...000 TL üstü meblağlı bedeller olduğu, yine sanığın bilgisi olmadığını iddia ettiği bir şirket içi yazışmada Eylül 2014 tarihinde diğer sanık ... Kavurmacının e- postası ile ''şu kadar ... verirsen, bu malı sana ürettiririz'' şeklinde delillerin yer aldığı, şirket çalışanları ...ve ... üzerinden hedeflerin planlandığı ve bu kapsamda ... Holding’in bünyesinde taşeron firmalar ve fason üreticilere ulaşıldığı, bu bağlamda bir başka yazışmada ''A.....K. bölgesi 1 dana, Ö...F...K. bölgesi 1 dana ve .... miktarında para'' şeklinde şirketin diğer sanık oğulları bünyesinde bölgelere ayrıldığı, şirket bünyesinde para, kurban, burs toplama işinin örgütsel faaliyet içinde kaldığı, dini duyguların kullanıldığı, zira şirket içi yazışma kayıtlarından yabancı uyruklu olacağı değerlendirilen kişilerden de para toplandığının bilirkişilerce tespit edildiği, Sanığın mahkeme aşamasında ... İnşaat belgesindeki yazıda geçen ''hizmet'' kelimesini ''talebe burs hizmeti'' olarak ifade ettiği, ancak kolluk aşamasındaki ifadesinde bu ibareyi ''... Hareketi'' olarak belirttiği, kovuşturma aşamasında okunan kolluk ifadesini ise teyit ettiği, bu haliyle sanığın ilk alınan ifadesindeki açık beyanları ile mahkeme aşamasındaki kurgulanmış beyanlarının çelişkili ve suçtan kurtulmaya matuf olduğu, Şirket çalışanlarından ... ...’ın ... Gazetesi aboneliği, Cuma günleri sohbet uygulamalarının sanık M.. K..’nın onay, izin ve teşvikiyle olduğunu beyan ettiği, ''... Gazetesi abonesi bulun'' şeklinde e-posta ile talimat verildiği, Bamteli dinlenmesi ve kahvaltılı sohbetler var’’ şeklinde talimatların geldiği, Sanık her ne kadar 2008 yılından itibaren ... ile irtibatını kestiğini iddia etmişse de, sanığın söz konusu bankada Dolar, Euro ve TL şeklinde hesaplarının olduğu, 30...12...2013 tarihinde sanığın mevcut hesaplarının üstüne TL- Dolar-Euro hesaplarının açıldığı, her ne kadar tespit edilebilir bir para hareketi bulunmamışsa da söz konusu açılan hesapların 13...11...2014 tarihinde kapatıldığı, bu haliyle açılıp unutulan bir hesap olmadığı, söz konusu hesapların öncesinde var olan TL-Dolar-Euro hesapları bulunmasına rağmen örgütsel talimat sonrası ilaveten açılan hesaplar olduğu, yine diğer hesaplar kapatılmazken bu hesapların yaklaşık 1 yıl kadar sonra kapatıldığı, sanığın örgütsel talimat kapsamında eylemde bulunduğunun anlaşıldığı, Bir başka dava dosyası sanığı ...’nin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda vermiş olduğu ifadesinde sanık M.. K..’yı...’in sahibi ve Fetullahçı olarak bilinen biri olarak ifade ettiği, Bu haliyle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, örgütün emir ve talimatlarını şirketleri aracılığıyla yerine getirdiği mahkemece kabul edilmiştir. 2...Sanık Ö.. K.. yönünden : Sanığın cep telefonunda Kasım-Aralık 2015 tarihli Kakaotalk uygulaması giriş-çıkış kayıtlarının bulunduğu, her ne kadar sanık hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne özgü iletişim programı olan BYLOCK kaydı bulunamamışsa da sanıkta bulunan uygulamanın kullanım tarihinin bylock programının kullanımının bitirilip diğer sair iletişim programlarına geçildiği tarihle uyumlu olduğu, Sanık M.. K.. tarafından sanık ... ...'ya hitaben yazılan mektubun başlangıç bölümünün sanığın cep telefonu notlar bölümünde bulunduğu, söz konusu notun 23...03...2016 tarihinde oluşturulduğu ve 31...03...2016 tarihinde değiştirildiği, Emniyetten gönderilen yazıda sanık Ö.. K..’nın KHK ile kapanan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olan ... San. ve İşadamları derneği, Türkiye İşadamları ve San. Kon. (...) ve İstanbul ... Derneği üyesi olduğunun tespit edildiği, sanığın iş yerinde yapılan aramada 2011 yılına ait ... ve ... gazetelerinin bulunduğu, Sanığın 2010-2014 yılları arasında 4 yıl süreli ... yönetim kurulu üyeliğinin bulunduğu, Haziran 2014 yılında noter kanalı ile istifa ettiği, Sanık hakkında kolluk birimlerine yapılan ihbar içeriğinde sanığın ... isimli bir şahıs ile birlikte hareket ettiğinin, Fetöcülerle darbe teşebbüsü sonrası bir araya geldiğinin bildirildiği, ... Holding kayyımının 14...12...2018 tarihinde mahkemeye sunduğu belgede ... ve ...’tan 20 milyon ve 10 milyon olmak üzere, toplamda 30 milyon USD kredi alındığı, toplanan bu paraların önce ... Bankası’na oradan da ... Katılım hesabına aktarıldığı, söz konusu 20 milyon USD kredinin 31...12...2013 tarihinde, 10 milyon USD kredinin ise 27...01...2014 tarihinde çekildiği, çekilen kredi tarihlerinin örgüt tarafından verilen talimat dönemlerinde gerçekleştiği, bahse konu paranın ...’dan 345...000 USD bir getirisi olurken, her iki bankadan çekilen kredinin maliyetinin 1...480...000 USD olduğu göz önüne alındığında işlemin basiretli bir tacirin olağan hareketi olmayıp örgüt faaliyeti ile uyumlu olduğu, ... İli ... İlçesinde bulunan kız öğrenci yurdunun ... Holding’ten 01...03...2012 tarihinde kiralandığı, kiralayan tüzel kişiliğinin ... .... A...Ş. olduğu, söz konusu şirketin KHK kapsamında kapatıldığı, şirketin bünyesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı eğitim kurumlan ve yurtların bulunduğu, yine söz konusu şirketin ... Holding’e herhangi bir kira ödemesi de yapmadığı, yapılan kira sözleşmesi ile sanıkların sahibi olduğu şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığı, aksine örgütsel saikle kendilerinden olan bir yurtta örgüt içi dayanışma şeklinde kira bedeli almadıkları, aynı ilçedeki erkek öğrenci yurdunun ise 01...01...2016 tarihinde ...’a kiralandığı, bu kira sözleşmesinde sanık M.. K..nın imzasının bulunduğu, her ne kadar öğrenci yurdu kira bedeli adı altında faturalar düzenlenmişse de 432...000 TL civarındaki borcun ödenmediği, akabinde ... Holding şirket ortaklar hesabına aktarılarak borcun ödenmeden kapatıldığının tespit edildiği, benzer şekilde yine bu yurdun da örgüt içi dayanışma kapsamında değerlendirildiği, Sanık Ö.. K..’nın 03...11...2017 tarihinde Silivri ceza infaz kurumunda görüş esnasında diğer sanık M.. K.. için ... hesaplarıyla alakalı küçük bir not kağıdı hazırladığı, sanık Ö.. K..’nın Ceza İnfaz Kurumu birimlerince tespit edilen notunda "... yiğitler babama ...'daki hesap hakkında soru sorarsa; şöyle desin; bilmiyorum, ithalat ödemesi, çek ödemesi otomatik ödemeler için gönderilenler var, şu anda kayyım olduğu için net bilgim yok, bunların ayrıştırılması lazım, ayrıca şunu da ekleyebilir, ... hissesi için orada bulunan para ile zorunlu firma ödemeleri için gönderilenin ayrıştırılması lazım" şeklinde talimat ve telkinlerin bulunduğu, sanığın diğer sanık olan babasının savunmasına yönelik tavsiyede bulunduğu, her ne kadar sanık bu not ile alakalı olarak Yiğit isimli bir avukatın ... hususunu hatırlatması olarak ifade etmiş de, sanık ile avukatının ceza infaz kurumu görüş şartlarınca rahatça görüşebileceği, küçük notlar ile bu tip hususların hatırlatılmasının ceza infaz kurumu işleyişine aykırı olduğu, sanığın diğer sanıkları savunmada çelişkilere yer vermemek için yönlendirmelerde bulunduğunun anlaşıldığı, ... Holding bünyesindeki A.. G.. A...Ş.’nin Kasım 2016 tarihine kadar yapılan şirket pay sahipleri oranında sanık M.. K..’nın % 53, diğer sanıklar Ö.. K..’nın % 1, ... ...’nın % 1 hissenin olduğu, Haziran 2014 tarihinde noter belgesinde şirketin A, B, C, D,... şekilde imza yetki bölümlerinin olduğu, en yetkili imza kısmında sanıklar M.. K.. ve Ö.. K..’nın A Grubu imza sahipleri olduğu, kaçak sanık ...’nın B Grubu imza sahibi olduğu, her ne kadar birçok belge ve yazışmada sanık ...'nın adı ve talimatı geçmekte ise de, asıl son söz ve imza işleminde diğer sanıkların yetkisinin ve bilgisinin olduğu, imza ve onay vermeden işlemlerin sonuçlanamayacağı, bu haliyle tüm sanıkların şirket içinde hem ..., hem bilgi sahibi, hem de irtibatlı olduğunun anlaşıldığı, MASAK raporuyla şirket içinde çok sayıda kişinin KHK ile kapatılan, FETÖ İle irtibatlı ve iltisaklı ... Eğitim, ... Eğitim, ... Eğitim, ... Eğitim gibi kurumlara para transferi yaptığının tespit edildiği, Şirket hesabında çoğunlukla maaş ödemesi ve alışveriş puan kartı satışlarının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı kişilere yapıldığı, örnek olarak 2011 yılında şirket hesabından 11...000 TL ödeme yapılan ...’in KHK ile ihraç edilmiş eski Selçuk Üniversitesi rektörü olduğu, Tanık Recep Kaleli sanığın 2004-2011 yılları arasında abisi ... ile Bakırköy’de mütevelli heyeti toplantılarına katıldığını beyan ettiği, fetö silahlı terör örgütü bünyesinde o dönem cemaat içinde A mütevelli olarak 5-6 kez fiilen sanığın tanık tarafından görüldüğü, sanığın konumu gereği maddi yardım kapsamında sohbetlerde yer aldığı, kurban-burs hedefi konularının konuşulduğu, tanığın 2011 yılı itibariyle görev yerinin değişmesi sebebiyle sanıklar hakkında bu tarihten sonra bilgisinin kalmadığı, Sonuç olarak; Sanıklar M.. K.., Ö.. K.. ve ...'nın üst yönetiminde bulundukları ... Grup Şirketlerinin ticari hayatın içindeki tanınmışlıkları, şirketlerin büyüklüğü ve pazar payı gereği ticari hayattaki nüfuzunu kullanarak, dini günler vesilesiyle ..., kurban, gazete aboneliği, sohbet, toplantı gibi faaliyetler gerçekleştirdikleri, ticari ilişkileri olmayan vakıf, dernek gibi örgüte müzahir kurumlarla maddi ilişkiler kurdukları, ticari faaliyet yürüttükleri tedarikçi firmalardan ..., burs, yurt, kurban vs. parası temin ettikleri, şirket çalışanları üzerinden para yatırma, para çekme vs. bütçe, hesap, muhasebe denkleştirme, puan kartı gibi kimin aldığı, kimin harcadığı belli olmayan alım satım süreçleri işlettikleri hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların ve yönetiminde oldukları tüzel kişiliklerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bünyesinde hareket ettiği kanaatine varıldığı, dinlenen tanık beyanları, şirket çalışanlarının sözlü ve yazılı beyanları, şirket içi yazışmalar, ticari belgeler, bilirkişi raporları, dijital inceleme sonuçları, çeşitli birimlerden gönderilen sair evraklar dikkate alındığında sanıkların tacir olması, ticari hayatı ile fetö silahlı terör örgütünün gereksinimlerinin birleşmesi kapsamında sanıklara ve şirketlerine örgütün finansman sorumluluğunun verildiğinin anlaşıldığı, örgütün güçlü mali yapısının düzenli, sürekli, listeler halinde yapılan para toplama faaliyetleri ile sağlandığı, toplanan paraların yurt, bağış, örgüt üyesi bir başka şirket veya kuruma kapalı devre sistemi olacak şekilde kullandırıldığı, bunun yanında personel temini, referans olma, piyasada küçük işletmelerin tutunması, öğrenci okutma vs. şekillerde örgütsel eylemlerde de bulunulduğu, ...'ya örgüt talimatı kapsamında yüklü bir mali desteğin verildiği, sanıkların gerek mütevelli heyeti toplantılarında bireysel, gerekse ticari şirketleri üzerinden tüzel kişilik olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde sürekli olarak mutlak bir bağlılıkla faaliyet yürüttüğü 17-25 Aralık eylemleri sonrasında faaliyetlerin devam ettiği, bu minvalde sanıkların örgütle canlı ve geçişken olan organik bağ kurdukları, bu organik bağın emir ve talimat almaya ve vermeye müsait bir hiyerarşi ilişkisi doğurduğu, sanıkların örgütle ilişkisinin yakalanma günü olan 18...08...2016 tarihine kadar devam ettiği, sanıkların mahkumiyet hükmüne esas alınan deliller itibariyle örgütle süreklilik arz edecek bir ilişki içinde oldukları, FETÖ/PDY'nin legal görünümlü illegal STK yapılanması içerisinde bulundukları, örgütün finans ayağına hizmet eden, örgütün piramidal dikey yapılanmasına göre ikinci kattaki '' sadık tabaka '' içinde yer aldıkları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi oldukları, Suçun işleniş biçimi, somut tehlike suçunda ortaya çıkan zarar tehlikesinin büyüklüğü, örgütle ilişkili şirket ve şahıslarla yapılan mal-hizmet-para alışverişlerinin miktarı, sanıkların dosyaya yansıdığı kadarıyla 2004 yılından bu yana devam eden yoğun örgütsel ilişkileri, örgütteki ''Büyük A Plus'' olarak nitelendirilen mütevelli konumu, örgüte bağlılığı, suçun işlendiği yer ve ... ile sanıkların bu suçu işlemedeki saiki, yani örgütü finansal açıdan güçlü tutma gayesi hususları birlikte dikkate alınarak sanıkların alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle teşdiden cezalandırılmalarına, duruşmada gözlemlenen olumlu tutum ve davranışları ile cezanın sanıkların sosyal ve ekonomik anlamda geleceklerine olan etkisi ve neticede yeniden suç işlemeyecekleri yönünde oluşan olumlu kanaat nedeniyle haklarında TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına İlk Derece Mahkemesince karar verilmiştir. B...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KABULÜ İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A...SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ KURMA VEYA YÖNETME SUÇU Terör örgütünü yönetme suçu ile ilgili yasal düzenlemeler şöyledir: 5237 sayılı TCK uyarınca; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma Madde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir. (5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen ... suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır Silahlı örgüt Madde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. 3713 sayılı TMK uyarınca; Terör örgütleri Madde 7 – (Değişik: 29/6/2006-5532/6 md.) Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1 inci maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenler de örgütün yöneticisi olarak cezalandırılır. Doktrin ve yerleşik uygulamalara göre; Terör örgütünü yönetmek örgüt hiyerarşisinin çeşitli basamaklarında örgütü amaçlarına ve yöntemlerine uygun biçimde örgüt faaliyetlerini sevk ve idare etmek olarak tanımlanabilir. Yönetici suç ortaklığına komuta eden ve örgütün kurallarını gösteren kişidir. (... I ...,op...cit.... 257 aktaran...Amaçlı Örgütlenme Suçu sh...269) Suç veya terör örgütünü yönetmek; onu sevk ve idare etmek, kısmen veya tamamen, bölgesel, yerel veya genel olarak yönetip yönlendirmek, hiyerarşik yapıya ve varsa işbölümüne uygun olarak emir ve talimat vermek, bunların yerine getirilmesini bekleyip denetlemek, gerekli olduğunda da emrine veya örgütün talimatlarına riayet etmelerini cezalandırmaktadır. Kişinin somut olayda yönetme kudretine, sevk ve idare yeteneğine fiilen sahip olup olmadığına bakılmalıdır (... E.-... ....Suç Örgütü sh...107). Fail, hiyerarşik olarak örgüt üyeleri üzerinde bulunuyor, geniş bir alanda iş bölümü yapabiliyor, örgüt üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunabiliyor, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında; harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol üstlenebiliyor, bu faaliyetleri denetleyebiliyor ise yönetici olarak kabul edilebilecektir. Örgüt yönetmek; örgütün amaçları doğrultusunda örgütü idare etmeyi, emir ve direktif vermeyi, örgüt içinde inisiyatif ve karar verme gücüne sahip olmayı gerektirir. Örgütün varlığının, etkinliğinin ve gelişiminin sağlanması, hedeflerinin belirlenmesi, program ve stratejilerinin saptanmasını ifade eder. Ancak örgütün faaliyetleri çerçevesinde sadece belirli bir suçun işlenmesini organize edenler bu suçun işlenmesini planlayıp yönetenler örgüt yöneticisi olarak kabul edilemez. Geniş bir alanda faaliyet yürüten örgütlerin yöneticileri, örgüt yapılanması da dikkate alınarak somut olayın özelliklerine, bu kişilerin örgütün hiyerarşik yapısı içerisindeki konum ve görevlerine göre belirlenmelidir. Bu tür örgütlenmelerde her yöneticinin örgütün tamamını yönetmesi mümkün olmadığından, örgütün bölge, il, ilçe sorumlularının yönetici olup olmadıklarının sorumluluk sahalarındaki örgütsel faaliyetlerin yoğunluğu da gözetilerek belirlenmesi gerekir. Örgüt yöneticileri, hiyerarşik açıdan emir ve talimat vermeye yetkili olduğu mensupların, örgütün amaçları doğrultusunda işledikleri suçlardan dolaylı fail olarak sorumludurlar (TCK 220/5m.) (Dairenin 18...07...2017 tarih, 2016/7162- 2017/4786 sayılı kararından ). Failin örgüt yöneticisi olup olmadığı, örgütün organizasyon yapısı, hiyerarşisi ve kişilere verilen görevlerin önemi esas alınmak suretiyle belirlenecektir (...Terör Suçları ve Yargılaması sh...183). Bu tespitte belirleyici olan, failin örgüt hiyerarşisi içindeki sıfatı değil ve fakat yönetip yönlendirdiği faaliyetlerin, örgütün amaç ve etkinliği bakımından önemidir. Bu nedenle failin hiyerarşik konumu, üstlendiği görevler esas alındığında dahi belli bir hiyerarşik seviyenin üstünde bulunan kişilerin yönetici olarak kabulünde zaruret vardır. Zira gerek kanun koyucunun aynı cezai yaptırımı öngörerek örgüt yöneticiliğini, örgüt kurma fiili ile aynı ağırlıkta bir ihlal olarak görmesi, gerek mülga 765 sayılı TCK'nın 168 inci maddesinde yer alan, "silahlı çetede amirliği ve kumandayı haiz olmak" ve 141 inci maddesindeki, "cemiyetlerin faaliyetlerini tanzim veya sevk ve idare etmek" kavramları ile mer'i 3713 sayılı Kanun'un 7/1 inci maddesinde yer verilen "örgütün faaliyetlerini düzenleyenlerin de örgütün yöneticisi olarak cezalandırılacağına" dair kavramlar gerekse örgütle kurulan "organik bağın" sonucu olarak her seviyede belli ölçüde talimat alma-verme, astları yönetme olgusunun, örgütlü suçların doğasında mündemiç bulunması birlikte değerlendirildiğinde, yöneticilikten maksadın hiyerarşik yapının belli seviyede üst katlarını ifade ettiğini kabul etmek gerekir. Bu görüş Yüksek Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamalarında da benimsenmiştir. Nitekim silahlı terör örgütlerinin kırsalda faaliyet gösteren tim, manga, bölük sorumluları ile faaliyet yoğunluğu bulunmayan kimi il sorumluları örgüt yöneticisi olarak değil, örgüt üyesi olarak cezalandırılmaktadır. TCK m...220/1'de düzenlenen örgütü yönetme suçu niteliği gereği devamlılık gerektirdiğinden, mütemadi bir suçtur. Suç işlemek üzere kurulmuş bir örgütü yönetme saikine dayanan doğrudan kastla işlenebilen bir suçtur. Bu suç olası kast ile işlenemez. Suç örgütünün varlığı için suç işlemek amacının açık bir şekilde ortaya konulmuş olması gerekir. Bir oluşumun çekirdeğini oluşturan kişiler suç işlemek amacıyla hareket etmekle birlikte, oluşumun içinde yer alan fakat bu amaçtan habersiz olan kişiler, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüte üye olmaktan veya bu örgütü yönetmekten sorumlu tutulamazlar. (..., Suç Örgütleri sh...21,22) Bu halde sorumluluk, TCK'nın 30 uncu maddesinde düzenlenen "hata" kurumuna göre çözüme kavuşturulmalıdır.(Dairenin 18...07...2017 tarih, 2016/7162- 2017/4786 sayılı kararından ) Kişi hak ve hürriyetlerinden hiç birisinin, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağına dair Anayasanın 14 üncü maddesinde de açıkça vurgulandığı üzere, bu suç herhangi bir hukuka uygunluk sebebi kapsamında işlenemez. Hiç bir devlet, hiç kimseye birliği ve ülke bütünlüğünü, anayasal düzenini bozacak bir hukuk düzeni kurmaz. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 26...09...2017 tarih, 16-956 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin 24...04...2017 tarih 2015/3- 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere FETÖ'nün dikey yapılanması şöyledir; Örgütün sorumlu yöneticisi “imam” olarak isimlendirilir. Hiyerarşi içerisinde yer alan örgütün yöneticisi, raporları toplayan ve emirleri veren kişidir. Kainat imamı, kıta imamı, ülke imamı, bölge imamı, şehir imamı, semt ve mahalle imamı, kurum imamı gibi bir çok değişik pozisyonu vardır. Örgütün lideri, mensuplarınca kainat imamı, mehdi, mesih olarak kabul edilmektedir. Kainat imamına bağlı olarak üst kurullar örgütün birimlerini yönetmekte faaliyetlerini düzenlemektedirler. Bu kurullar “istişare kurulu”, “mollalar”, “tayin heyeti” ve “özel hizmet” birimleridir. Örgütün yurt içi yapılanmasında ise, “Türkiye imamı”, “bölge imamları”, “il imamları”, “küçük il ve bölge imamları”, “ilçe imamları”, “semt imamları”, “mahalle imamları”, “ev imamları (abileri)”, “talebe imamları”, “serrehberler”, “belletmenler” şeklinde hiyerarşik bir yapı izlenmekte ve örgüt tabana yayılmaktadır. Örgüt içi hiyerarşide itaat ve teslimiyet, katı bir kuraldır. Teslimiyet hem örgüte hem de liderin emrine ona atfen verilen göreve adanmışlıktır. Örgüt sivil toplumu kendi haline bırakmayıp, kendine hizmet eden bağlı unsurlara dönüştürmektedir. Kadrolaşma ile yargı, ordu, emniyet ve bakanlık birimleri bu gücün denetimine girip, örgütsel amaçlar doğrultusunda kullanılabilmektedir. Örgütün hiyerarşik yapılanmasındaki tabaka sistemi kat sistemine dayanır. Katlar arasında geçişler mümkündür ama dördüncü tabakadan sonrasını önder belirler. Katlar şu şekildedir; -Birinci Kat, Halk Tabakası: Örgüte iman ve gönül bağı ile bağlı olanlar, fiili ve maddi destek sağlayanlardan oluşur. Bunların birçoğu örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan bilinçli veya bilinçsiz hizmet ettirilen kesimdir. Genellikle faaliyetlerden habersizdirler. Bu katmandakileri örgüte bağlayan ana unsur istismar edilen İslami duyarlılık ve din duygularıdır. -İkinci Kat, Sadık Tabaka: Okul, dershane, yurt, banka, gazete, vakıf ve kurum görevlilerinden oluşan sadık gruptur. Bunlar örgüt sohbetlerine katılır, düzenli aidat öder, az veya çok örgüt ideolojisini bilen kişilerdir. -Üçüncü Kat, İdeolojik Örgütlenme Tabakası: Gayri resmi faaliyetlerde görev alırlar. Örgüt ideolojisini benimseyen ve ona bağlı çevresine propaganda yapan kişilerden oluşur. -Dördüncü Kat, Teftiş Kontrol Tabakası: ... hizmeti (legal ve illegal)denetler. Bağlılık ve itaatte dereceye girenler buraya yükselebilir. Bu tabakaya girenler örgütte çocuk yaşta kazandırılanlardan seçilir. Örgüte sonradan katılanlar genellikle bu katta ve daha üst katlarda görev alamazlar. -Beşinci Kat, Organize Eden ve Yürüten Tabaka: Üst düzey gizlilik gerektirir. Birbirlerini çok az tanırlar. Örgüt lideri tarafından atanır. Devletteki yapıyı organize edip yürüten tabakadır. Evliliklerinin örgüt içinden olması zorunludur. -Altıncı Kat, Has Tabaka: ... ile alt tabakaların irtibatını sağlar. Örgüt içi görev değişiklikleri yapar. .... Örgüt liderince bizzat atanırlar. -Yedinci Kat, Kurmay Tabaka: Örgüt lideri tarafından doğrudan seçilen 17 kişiden oluşan örgütün en seçkin kesimidir. Yedi katmanın en üstünde “Sözde .. ... arşı” yer almaktadır. Beşinci, altıncı ve yedinci katmanlar örgütü yöneten katmanlardır. Altıncı ve yedinci katmandakilerinin örgütten kopmalarına kesinlikle izin verilmez. Altıncı katmandakiler örgüt liderinin bildiği ve takip ettiği hayati önemi haiz gördükleri hizmetleri yapan kişilerdir. Beşinci katmanda çok nadir halde örgütten kopma olmuştur. Bu katmanda olup örgütten ayrılanlar takip edilerek etkisiz hale getirilmiştir. Dördüncü katman örgütü bir arada tutar ve alt katmandakilerin teftiş ve kontrolünü yapar. Hizmet denen işleri ise ilk üç katmandakiler yürütmektedir. Şu hale göre; anılan örgüt yönünden, örgütün lideri ... ile beşinci, altıncı ve yedinci katmanlarda yer alanların, bu cümleden olarak kıta imamı, ülke imamı, “Türkiye imamı” ve “bölge imamlarının”, her halükarda örgütün üst düzey yöneticisi olduklarında kuşku yoktur. Ancak örgütü bir arada tutan ve alt katmanlardakilerin teftiş ve kontrolünü yapan dördüncü katman örgüt mensupları ile ilgili olarak, il ve ilçe sorumluları/imamları ile kamu kurumları imamlarının yönetici olup olmadıkları, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, somut olayın özellikleri, bu kişilerin örgütün hiyerarşik yapısı içerisindeki konum ve görevleri, sorumluluk sahalarında sevk ve idare ettiği örgütsel faaliyetlerin örgütün amaç ve etkinliği bakımından önem ve yoğunluğu ile kontrol ettikleri kamu personelinin devletin güvenliği bakımından ifade ettiği stratejik değer de gözetilerek belirlenmelidir. Örgüt yöneticisinin mutlaka illegal faaliyetleri yönetmesi gerekmez. Örgütün amacına ve varlığının devamına katkı sunan sözde legal faaliyetleri sevk ve idare etmek de bu kapsamda değerlendirilmelidir. B...SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA SUÇU Örgüte üye olanlar, örgütte kurucu ya da yönetici konumunda olmayan, örgütün amacına yönelik nedensel hareketi olan, örgüt disiplinine bağlı, örgüt hiyerarşisi içinde yer alan kişilerdir. (..., Organize Suç, Syf. 241) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir...Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.) Örgüt üyesinin bu suçtan cezalandırılması için örgüt faaliyeti kapsamında ve amacı doğrultusunda bir suç işlemesi gerekmez ise de, örgütün varlığına veya güçlendirilmesine nedensel bir bağ taşıyan maddi ya da manevi somut bir katkısının bulunması gerekir. Üyelik mütemadi bir suç olması nedeniyle de eylemlerde bir süre devam eden yoğunluk aranır. Doktrinde farklı görüşler (..., Suç örgütleri, Syf. 22, Sözüer, Gökçen, vb.) olsa da istikrar kazanmış uygulamaya (Yargıtay Ceza Genel Kurulun 10...06...2008 tarih ve 2007/9-270-164 sayılı Kararı vb.) göre, tek taraflı irade beyanıyla örgüte üye olmak imkanı bulunmamaktadır. Örgüt yönetiminin açık ya da zımni bir kabulü olmalıdır. Örgüt yöneticilerinin, örgüt faaliyeti kapsamında işledikleri ... suçlardan asli fail olarak sorumlu tutuldukları (TCK 220/5 md) bir sistemin, tek taraflı irade beyanı ile kendi içinde gizlilik, disiplin ve mutlak sadakat gibi zorunlu kuralları barındıran, dış dünyaya kapalı bir yapıya üye olunabileceğini de kabul etmesi beklenemez. Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda da; silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasada ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Temadi eden suçlardan olan örgüt üyeliği, hukuki veya fiili kesinti gerçekleşinceye kadar tek suç sayılır. Örgüt üyeliği, yakalanma, örgütün dağılması, örgütten ihraç ya da kendiliğinden örgütten ayrılma gibi sebeplerden sona erer. Yakalanmayan sanık hakkında düzenlenen iddianame temadi eden suç için hukuki kesinti oluşturmaz. Örgüt üyeliğinden mahkum olduktan sonra tekrar örgütle hiyerarşik bağ kurup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetlere katılması halinde yeniden üyelik suçu oluşacaktır. Örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur. (TCK. 220/4) Örgüt kurma ve yönetme ya da üye olmak fiillerinin cezalandırılabilmesi için örgütün amacı doğrultusunda ve faaliyeti çerçevesinde bir suç işlenmesi şart değildir. Ancak bu kapsamda bir suç işlenirse bu düzenleme doğrultusunda gerçek içtima kurallarına göre cezalandırılacaklardır. Suçun manevi unsuru,doğrudan kast ve "suç işlemek amacı/saiki"dir. Örgüte giren kişinin, girdiği örgütün suç işleyen, suç işlemeyi amaçlayan bir örgüt olduğunu bilmesi gerekir. Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28) Tüm faillerin kastının suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüte katılmak olması gerekirken hepsinin de aynı suçları işlemek amacında olması gerekmez. Bir oluşuma dahil olan kişinin bu oluşumun suç işlemek amacında olduğunun bilincinde olması aranır. C...SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIM ETME SUÇU Türk Ceza Hukukunda silahlı terör örgütlerine yardım suçu, aşağıdaki sistematik içinde düzenlenmiştir. 01...06...2005 tarihinden itibaren yürürlükte olan TCK'nın 314/3, 220/7, 314/2 nci maddelerinde düzenlenen silahlı terör örgütüne genel nitelikte yardım suçu, 01...06...2005 tarihinden itibaren yürürlükte olan TCK'nın 315 inci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne silah sağlama suçu, 18...07...2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen ve 16...02...2013 tarihine kadar yürürlükte kalan 3713 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde yer alan ve 16...02...2013 tarihinde yürürlüğe giren 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde düzenlenen terörizmin finansmanı suçu. Bu çerçeve içerisinde, terör örgütlerine silah sağlamak veya finansman sağlamak suçunun, terör örgütlerine yardım suçunun özel bir düzenleniş şekli olduğu anlaşılmaktadır. Silahlı terör örgütlerine yardım suçunda yardım fiili, örgütün bizzat kendisi veya mensupları lehine gerçekleştirilebilir. Ceza Genel Kurulunun 31...10...2012 tarih ve 2012/1234 Esas, 2012/1825 sayılı Kararında da belirtildiği gibi, yardımın mutlaka örgüte ulaşması, sonuç vermesi gerekmez ve her bir fail, örgütçe verilen veya kendiliğinden üstlenilen görev kapsamında kendi fiilinin gerçekleştirilmesinden sorumlu olacaktır. Silahlı terör örgütü üyesi olmayıp, örgütün faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silâh temin eden, nakleden veya depolayanların TCK'nın 315 incimaddesi; Terör örgütlerine veya mensuplarına para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak ile bunları temsil eden her türlü belgeyi sağlayan veya toplayan kişilerin 6415 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgüte veya örgüt üyelerine bilerek ve isteyerek yukarıda sayılanlar dışında barındırma, nakletme, istihbari bilgi sağlama, örgüt mensuplarının araştırılmasını, yakalanmasını engellemeye yönelik imkan sağlama gibi her türlü yardım TCK'nın 314/3, 220/7 inci maddeleri yollamasıyla 314/2 nci maddesi kapsamında kalacaktır." şeklindeki hukuki yoruma Dairemizce de iştirak edilmektedir. Örgüte yardım suçunda kast unsuru yönünden öğretideki görüşler incelendiğinde; Bir suçun kanuni tanımında "bilerek", "bildiği halde", "bilmesine rağmen" gibi ifadelere açıkça yer veren suçlar olası kastla işlenemez. Kişi, örgütün işlediği somut fiili bilmese de terör örgütü olduğunu, sağladığı yardımın örgütün yararına kullanılacağını bilmeli ve bu irade ile hareket etmelidir. İnsani mülahazalarla yapılan yardımlar örgüte yardım suçunu oluşturmaz. Yapılacak her türlü yardımın suç olarak değerlendirilmemesi gerekir. Örgüte yardım suçunda manevi unsurun oluşması için genel kasıt yeterli değildir. Özel kasıt ile işlenen bir suçtur. Fail örgütün amacını gerçekleştirmesine katkı sağlamak kastı ile hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmiş olması gerekir. Başka bir ifadeyle, yardım fiilinin örgütün suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğu bilinerek gerçekleştirilmiş olması gerekir. Fıkra metninde geçen "bilerek" ibaresi doğrudan kastı ifade eder. Doğrudan örgüte değil de örgüt mensuplarına yardım edilmesi halinde, yardım edilen kişilerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt mensubu olduklarının da bilinmesi gerekmektedir. Örgüt mensuplarına yapılan yardım, aynı zamanda örgüte yapılan yardım olarak değerlendirmek gerekir. Ancak, bu yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet eden bir yardım olması gerekmektedir. Dairemizce de benimsenen,yerleşik yargısal uygulamalara ( Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 05...11...2009 tarih ve 2009/10374 E- 2009/11111 K. ) göre de, sanığın, örgütün amacını ve faaliyetlerinde kullanılacağını bilerek yardımda bulunması gerekir. Yukarıda yer verilen öğretideki görüşler ve istikrar kazanmış Yargıtay uygulamaları göz önüne alındığında; suç örgütleri veya silahlı terör örgütlerine yardım suçunun ancak doğrudan kastla işlenebileceği, yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet etmesi gerektiği, örgüt üyelerine yapılan yardımın da örgüte yapılmış gibi kabul edilmekle birlikte örgüt üyesinin mensup olduğu örgütün bilinmesi ve bu yardımın da insani mülahazalarla değil örgütün amaçlarını gerçekleştirme gayesiyle yapılması hususunda ortak bir kanaat mevcuttur. D...ETKİN PİŞMANLIK Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08...04...2008 tarih ve 9-1878 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken haller olarak kabul edilmiştir. Şahsi cezasızlık nedeni olarak; sanığın amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi (TCK’nın 221/2 nci maddesi), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili samimi ve faydalı bilgi vermesi (TCK’nın 221/4 üncü maddesinin ilk cümlesi), yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi (TCK’nın 221/3 üncü maddesi) hallerinde sanık hakkında cezaya hükmolunmayacaktır. Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanan, örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde ise cezadan indirim yapılacaktır (TCK’nın 221/4 üncü maddesinin ikinci cümlesi). Kanun vazıının, etkin pişmanlığı şahsi cezasızlık sebebi olarak kabul ettiği durumlarda, örgütten ayrılma veya güvenlik güçlerine teslim olma bakımından “gönüllülük” esasını benimsediği görülmektedir. Gönüllülük, Türk Dil Kurumu sözlüğünde; “bir iş yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken üstlenen” olarak tanımlanmıştır. Örgütten ayrılma bağlamında gönüllülük,örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde kalması imkanını ortadan kaldıran veya zorlaştıran bir dış etken bulunmaksızın kendi hür iradesiyle gönüllü olarak örgütten ayrılmasıdır. ( ... - H. ... ..., Suç Örgütü 2018 Baskı syf 346) E...TERÖRİZMİN FİNANSMANI: 1-Genel Olarak: Terör; şiddet unsurunu içeren, ideolojik yönü olan, içinde gerçekleştiği toplumu korkutmayı ve sindirmeyi hedeflemenin yanı sıra siyasi iktidarın gücünü zayıflatmayı ya da tamamen ortadan kaldırmayı, sosyal yapıya zarar vermeyi ve hedef aldığı toplum içinde karşıt kutupların oluşmasını, hatta alınan önlemler karşısında devlet ile halkı karşı karşıya getirmeyi amaçlayan bir yapı ve örgütlenme biçimidir. Dolayısıyla terör, kısaca politik, ideolojik ya da dinsel hedeflere ulaşabilmek amacıyla gerçekleştirilen planlı şiddet hareketleridir. Ülkemizde de terörizm, uzun bir süredir gündemimizde önemli bir yeri işgal etmektedir. Uzun yıllardır yaygın bir şiddet uygulayan, toplumun belirli bir kesimini baskı altına almak suretiyle etkinlik alanı sağlamaya çalışan PKK, MLKP, DHKP – C, TİKKO ve DEAŞ gibi terör örgütleri, ülkemizde kapanması mümkün olmayan pek çok yara açmıştır. Bu gibi örgütlerin yanında; toplumun dinamiklerini kullanarak ve değer yargılarını sömürerek, devlet içerisinde gizli bir şekilde yapılanan ve sahte mehdilik temeline dayanan bir terörist yapılanma da bulunmaktadır. Bu yapılanma talimatlar yoluyla kolektif biçimde mobilize olmuş, anayasal kurumlara örgüt üyelerini yerleştirmek suretiyle devletin tamamını ele geçirme refleksiyle hareket etmiştir. Mülkiye, adliye, emniyet, eğitim ve ordu içerisinde kendi özel hiyerarşisi ile illegal şekilde kadrolaşmış, devletin tüm kurumlarına yerleştirdiği örgüt üyeleri ile devleti kendisine hizmet eder hale getirmiş ve adeta devlet içerisinde ayrı bir devlet yapısı oluşturmuştur. Uzun süredir bu konuda faaliyet gösteren ve bu durum deşifre olunca, bir darbe girişimine yeltenen FETÖ/PDY örgütü, terör ve organize suçlulukla mücadeleyi farklı bir boyutu ile ülke gündemine yeniden taşımıştır. Asıl amaçları gelir elde etmek olmayan ve çoğu ... siyasal hedefleri bulunan terör örgütlerinin, her açıdan varlıklarını devam ettirebilmek için mali kaynağa ihtiyaçları olduğu konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. Dolayısıyla terör örgütleri de mali kaynak bulma çabası içerisine girmektedirler. Günümüzde yabancı devletlerin terör örgütlerine eskisi kadar rahat yardım yapamaması, terör örgütlerinin kendi mali kaynaklarını yaratma ihtiyacını daha fazla hissetmelerine neden olmuştur. 2-Terörün Finans Kaynakları a-Örgüte yapılan mali yardımlar: Terör örgütleri propaganda yoluyla örgüt üyelerinden veya örgüte üye olmamakla birlikle örgüte yardım edenlerden örgüte yardım toplamaktadır. Örgüte yapılan mali yardımlar örgüte doğrudan gelir aktarmak şeklinde olabildiği gibi örgütle organik bağı olan ve yasal görünümlü dernek, vakıf, şirket vb. gibi tüzel kişiler üzerinden dolaylı şekilde de gerçekleşebilmektedir. b-Vakıf ve derneklerin kullanımı: Kar amacı gütmeyen vakıf ve derneklerden, terör örgütleri ile organik bağı bulunanların kamuoyuna yansıtılan meşru amaçlarının arkasına gizlenen gerçek amacın örgüte finans yaratmak olduğu, günümüzde bilinen bir gerçek olup yasal görünümlü vakıf ve dernekler üzerinden terör örgütlerine kaynak aktarılması en sık başvurulan yöntemlerden biridir. Kâr amacı gütmeyen tüzel kişilikler, örgütler tarafından oluşturulup yasal kazançların aktarılması ile de terör örgütlerine destek verilebileceği gibi, Mali Eylem Görev Gücü (...) raporlarında belirtildiği üzere, örgüt tarafından oluşturulmasa da bu kurum ve kuruluşların örgüt tarafından suistimal edilmeleri de mümkündür. Mali Eylem Görev Gücü’nün “Dokuz Özel Tavsiye” olarak bilinen değerlendirmesinde bu husus şu şekilde açıklanmış ve ülkelere birtakım tedbirlerin alınması yönünde tavsiyelerde bulunulmuştur: “Kar amacı gütmeyen kuruluşlar özellikle istismara açıktır ve ülkeler bunların; Terörist örgütler tarafından yasal varlık süsü verilerek, Varlıkların dondurulması önlemlerinden kaçmak amacı da dâhil olmak üzere,terörizmin finansmanının sağlanması amacıyla kendi çıkarları doğrultusunda kullanılarak, Yasal amaçlı fonların el altından terörist örgütlere saptırılmasını gizleyerek veya saklayarak, kötüye kullanılmasını engelleyecek tedbirleri almalıdır.” Bu gibi durumlarda, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar doğrudan örgütle ilişkili olmasa da,bu kurumlarda çalışan ya da yönetici gibi pozisyonlardaki örgüt üyelerine para aktarılmış olmakta ve bu şekilde terörle ilişkilendirilemeyecek ve denetlenemeyecek bir fon sağlanması amaçlanmaktadır c-Basın ve yayın araçları: Terör örgütleri, basın ve yayın yoluyla propagandalarını yaptıkları gibi, bu organlar sayesinde önemli bir gelir kaynağı da elde edebilmektedirler. d-Ticari faaliyetler: Terör örgütlerinin propaganda sonucu sağladığı fonlar sayesinde toplanan sermayenin bir kısmı yasal görünüm kazandırılması amacıyla ticari faaliyetlere aktarılabilmektedir. Terör örgütlerinin bu yöntemi kullanmasının nedeni ticari işletmeler ile terör örgütleri arasındaki bağlantının kamu otoritesince tespitinde yaşanan zorluklardır. Yine ticari faaliyet sırasında çeşitli dolambaçlı yöntemler kullanılarak, elde edilen meşru ticari kazanç ile örgüte sağlanan fon arasında geçişkenlik, perdeleme ve karartma uygulanmasının mümkün olması bu yöntemin terör örgütlerince kullanılmasının en önemli nedenlerindendir. Ticari faaliyet maksadıyla kurulan şirketlerin doğrudan terör örgütünün elde ettiği fonlar ile kurulması mümkün olduğu gibi başlangıçta meşru kaynak ve sermaye ile kurulmuş olmasına karşın ... içerisinde örgütle kurulan organik bağ sonucu örgütün faaliyetlerine tahsis edildiği de bilinen ve yaşanan bir gerçekliktir. e-Sosyal etkinlikler: Düzenlenen konser, şölen, sergi ve gösteri gibi sosyal etkinlikler yoluyla da terör örgütleri tarafından yüksek tutarlı paralar toplanabilmektedir. f-Örgütün suç faaliyetlerinden elde ettiği gelirler: Terör örgütleri büyük çaplı uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti, göçmen kaçakçılığı, yağma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi suçlardan gelir elde etmektedir. İşlenen suçlar örgütün yapısına göre değişiklik ve çeşitlilik gösterebilmektedir. Terör örgütleri büyüdükçe ve güçlendikçe işledikleri suçların ve bu suçlardan elde ettikleri gelirlerin boyutu da büyümektedir. 3-Terörizmin Finansmanı Suçu Bağlamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gelir kaynakları; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans sağlama ve mali kaynak kullanımı açısından geleneksel anlamdaki terör örgütlerinden farklılaşması ve yeni nesil bir terör örgütü olması nedeniyle sadece 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun yönünden değerlendirmek bütünü görme ve tedbir alma açısından yeterli olmayabilir. Bunun yanında örgüt üyesi gerçek ve tüzel kişiler ortaklaşa hareket etmekte ve yalnızca örgüt üyesi olma sebebiyle elde ettikleri pek çok kazanç bulunmaktadır. Hatta örgüt ilişkili şirketler, örgütün sızmış olduğu kamu kurumları vasıtasıyla pek çok avantaj elde etmekte ve örgüt menfaatleri adına varlıklarını sürdürmeleri ve kazançlarını arttırmalarını sağlamaktadır. Bunlar terörizmin finansmanı ile yakın ilişkili olmakla birlikte örgüt ilişkili şirket yöneticilerinin örgüt üyesi olma sebebiyle elde ettikleri suç gelirleri altında düşünülmelidir. Finansal kaynakları nazara alındığında örgütün kendine özgü bir yapı oluşturduğu görülmektedir. Bir yandan, “...” adı altında ve bağış, burs, zekât, fitre şeklinde örgüte yapılan yardımlar, diğer yandan doğrudan örgütün finansmanı için oluşturulan veya örgütün amacına tahsis edilen ticari şirketler bu örgüte sabit bir finansal kaynak sağlamıştır. Bu türden yapılan yardımlar, örgüt mensuplarından ve örgüt mensubu olmayıp çeşitli yollardan baskılarla adeta “haraç” gibi toplanarak sağlanmaktadır. ... şeklindeki zorunlu kesintiler; örgüt iltisaklı şirketler için aylık bağış ve sponsorluklar, örgüt üyesi kişiler için maaşlarının bir kısmı olmaktadır. Öte yandan örgüt, sabit olmayan gelirler de elde etmektedir. Bunlar da özellikle örgüte yakın olmasa da örgütün kamusal ve iş hayatındaki gücünden yararlanmak isteyen kişilerin örgüte sağlamış olduğu doğrudan ya da dolaylı kazançlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca örgüt, kamu kurumlarındaki örgütlü insan gücünü kullanarak kamu kaynaklarından da pek çok gelir elde etmiş ve bunlar sayesinde finansmanı için kurduğu ya da kendisini finanse eden ticari şirketlerin gelirlerini arttırmıştır. Gelirleri katlanan ticari şirketler ise kazançlarının bir kısmını kendi uhdelerinde tutarken büyük kısmını da örgüte veya örgütün amaçları doğrultusunda kurulan başka kurumlara aktarmışlardır. FETÖ/PDY, zamanla faaliyetlerini birçok alanda genişletmiş ve Türkiye’nin yanı sıra yüz elliyi aşkın ülkede yaygınlaştırmıştır. Ülke içindeki pek çok şirket örgütün yurtdışı faaliyetlerini finanse eder duruma gelmiştir. Ayrıca söz konusu yapılanmanın yurt içinde ve yurt dışında eğitim, sağlık, medya, finans, ticaret, sivil toplum gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda kuruluşu bulunmaktadır. FETÖ/PDY’nin dünya çapında tahmin edilen sermaye değeri 150 milyar dolardır. Bu sermaye birikimi başta özel sektör olmak üzere kamu sektörü ve sivil toplum kuruluşlarından gerek emri vaki yöntemlerle gerekse ekonomik faaliyetlerle oluşturulmuştur. Fakat finansman açısından “...” gibi öyle örnekler vardır ki halkın iyi niyetinin suistimal edilmesiyle özellikle tüm İslam aleminin dini bayramı olan kurban bayramında, kapı kapı dolaşarak hayvan derilerinin toplanması, yardım, bağış, burs, zekat, fitre, camii yaptırma, okul yaptırma adı altında köylerde ve kentlerden elde edilen gelirler finansman açısından daha önce başka terör örgütlerinde görülmeyen örneklerdir. Yine FETÖ/PDY’nin Türkçe Olimpiyatları organizasyonları ile milli duygular üzerinden yapılan suistimaller ulusal ve uluslararası arenada örgüt sempatizanlarının artmasına neden olmuş, bu durum bağışları ve diğer destekleri artırmıştır. Örgüt eliyle kamuya yerleşen kişiler, ilk maaşlarının tamamını ve sonrasında diğer maaşlarının %10 ile %20 arasında değişen oranını örgüte ödemişlerdir. Aynı şekilde örgütün kamu ihalelerinde yolsuzluk yaparak ihaleleri yandaş şirketlerin kazanmasına vesile olduğu da bilinmektedir. Yaklaşık olarak Türkiye’de 1700, yurt dışında 2500 ilkokul, ortaokul ve lise; Türkiye’de 15, yurt dışında 10 üniversite; Türkiye’de 450, yurt dışında 200 yurt; 1 banka, 1000 dershane, 3 haber ajansı, 16 televizyon kanalı, 23 radyo istasyonu, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi; Türkiye’de 35, yurt dışında 15 hastane; Türkiye’de 1200, yurt dışında 1500 dernek ve vakıf ve Türkiye’de 8 bin, yurt dışında 3000 şirketiyle devasa bir yapı haline gelmiştir. FETÖ/PDY içerisindeki ticari yapılanma, elde ettiği finansal getirisinin yanı sıra örgütün insan kaynağının yetiştirilmesinde de faydalanılmıştır. “Başka bir ifadeyle parasal girdi, örgüt çarkı içinde insan çıktısı üretecek şekilde dizayn edilmiştir.” Örgütün dışarıdan görünen yüzünün sempatikleştirilmesi, sözde hoşgörü, barış ve demokrasiye dayanan söylemleri, pek çok kişiye moral ve umut vaadederek kendi safına çekmeyi sağlamıştır. Türkiye’nin şimdiye kadar gördüğü klasik terör örgütü algısını yıkan ve terör, terörizm terimlerine yeni bir boyut kazandıran örgüt, suç dünyasından da ... adı altında haraç almış, ... vermek istemeyenlerin kamu gücünü kullanarak tepesine binmiş, ... verenlerin ise önünü açarak işlerini kolaylaştırmıştır. Bu noktada aslında devleti her ... kötü olarak görmüş ve “düşman devletten kaçır, himmete yatır” sloganıyla hareket ederek kendisini güçlendirip devleti zayıflatmak istemiş, yine kamu kurumlarındaki örgüt elemanları sayesinde birçok ihaleyi yanlısı olduğu şirketlere kazandırarak vergi muafiyeti sağlatmış, bu yönüyle ise kamu gelirlerini azaltıp ve kamu bütçesini zarara uğratarak kendini finanse etmiştir. FETÖ paralel devlet yapılanması faaliyetlerinden hareketle kuruluşundan bu yana ele geçirdiği tüm sektörler birbirini destekleyerek örgüt faaliyetlerini kolaylaştırmış ve devleti ele geçirmeye çalışan devasa bir örgüte dönüştürmüştür. Örgütün mali yapıya sızma amacının; - Kamu destek ve teşviklerini grup şirketlerine yönlendirme, - Mali Denetim faaliyetlerinden haberdar olma ve denetimleri yönlendirme, Kamu ihalelerini örgütle bağlantılı şirketlere verme, - Bilişim altyapısı ve kurum arşivini örgütle bağlantılı kişilerin ve şirketlerin menfaatine kullanma olarak özetlenmesi mümkündür. FETÖ/PDY’nin özel sektör yapılanması temelde iki faaliyet için kullanılmıştır. Bunlardan birincisi ekonomik gelir elde etme, ikincisi ise kara para aklayarak fon transferlerini kolaylaştırma şeklindedir. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu rapora göre, örgüt, şirketlerinin binlercesi üzerinden elde ettikleri kazançları ticaret gibi göstererek bankacılık sistemine sokmaktadırlar. Bunu yaparken kendine bağlılığı konusunda tereddüt yaşamayacağı iş adamlarının bireysel hesapları üzerinden sisteme para sokmakta fakat söz konusu iş adamının mal varlığı, ürettiği katma değer ve diğer nakit mevcudiyetleri incelendiğinde örgüt kaynağına birebir ulaşılamasa da kişinin sahip olduğu değerlerin yasadışı olduğu sonucuna varılmaktadır. FETÖ/PDY basın yayın ve medya kuruluşlarının efektif etkisinin her ... farkında olmuş, amaçlarına ulaşmak için algı yönetimi politikalarını bu kuruluşlar üzerinden yapmaya çalışmıştır. Örgütün basın yayın, medya kuruluşları incelenecek olursa; ... ve ... gazeteleri, ... TV, ... ..., ... Radyo ve ... TV ile öne çıkan FETÖ/PDY’nin hedefi dindar-muhafazakâr olmayan kesime hitap etmektir. ... Medya Grubu bu anlamda ... Gazetecilik’i tamamlar niteliktedir. FETÖ’nün mali anlamda büyüklüğünü anlatabilmek için faaliyetlerini “yatay büyüme” teorisiyle açıklamak faydalı olacaktır. Bu teori aslen bir işletmenin ürettiği mal veya hizmeti, ara mallarını ve parçalarını da üretmek üzere genişlemesidir. Örgüt, topladığı ... gelirleri ile okullar, yurtlar ve dershaneler açarak eğitim sektörüne yatırım yapmıştır. Daha sonrasında yine eğitim sektöründe şirketler kurarak faaliyetlerini bu şirketler üzerinde yürütmüştür. Bu sistem içerisinde kendi matbaasını ve okulları için kılık kıyafet firmalarını, kırtasiye ve kargo şirketlerini kurarak bir ticaret döngüsüne girmiştir. Sonuç olarak örgüt dış alımlarını olabildiğince azaltmış ve iç alımlar ile parayı kendi şirketlerini güçlendirmekte kullanmıştır. Bu bağlamda eğitim alanında başlayan ticari ilişki, basın, yayın, taşımacılık, tekstil, gıda hatta sağlık ve finans gibi sektörlere uzanmıştır. 1990’lı yıllardan sonra sistemli şekilde gelişme ve genişleme dönemi yaşanmış bazı sektörler hedef olarak özellikle seçilmiştir. FETÖ/PDY İle İlişkili Şirketler; Örgüt Şirketleri: Örgüt sermayesi ile kurulan ve örgütü ... olarak destekleyen şirketlerdir. Bağlantılı Şirketler: Örgüt ile hareket etmekte olup, kuruluş sermayesi örgüte ait olmamakla birlikte ilerleyen süreçte şirketlerin örgütün amacına tahsis edilen şirketlerdir. Bu şirketlerin bir kısmı örgüte maddi destek sağlamakla birlikte bir kısmı ise tümüyle örgüt kontrolüne girmiştir. Diğer Şirketler: Bu şirketler, bağlantılı şirketler gibi doğrudan ilişkide bulunmamakla birlikte örgüte kaynak sağlayan şirketlerdir. Örgüt tarafından 2005 yılında, kendisine bağlı iş adamlarını bir araya getirmek amacıyla kurulan ..., 7 federasyon ve 211 üye dernek ve 2014 yılı itibariyle 55...000 üye iş adamı ve girişimci ile örgütün ekonomi üzerinde ne kadar etkin olduğunu gözler önüne sermektedir. ... içerisinde yer alan “... İşadamları Derneği” örgütün ... paralarını aklaması bakımından önemli bir sivil toplum kuruluşudur. ...'a bağlı federasyon, dernek yöneticisi ve üyesi 7595 kişi, ...Derneği’nin şubelerindeki yönetici ve üyeleri 895 kişi, ... Eğitimciler Sendikasının temsilcisi 140 kişi ve örgüte bağlı derneklerin üye ve yöneticisi 1164 kişi olduğu tespit edilmiştir. Örgütle ilişkili şirketlerin genel özelikleri şöyledir: -Örgüte ait ve örgütle bağlantılı şirketlerin ortaklık yapısı belirsiz ve karmaşıktır. -... şüpheli hisse devirleri gerçekleştirilmiştir. Söz konusu hisse devirlerinin gerçekleşmesinde bedellerin ödenmesine ilişkin kayıtlara rastlanılmamaktadır. -Şirketlerin kayıt dışı para giriş çıkışını kolaylaştırabilmek için ortaklarına yüklü miktarda borçlandırıldığı görülmüştür. -Aynı sermayenin ürünü şirketlerin aralarında mal ve hizmet alımına dayanmayan yüklü miktarda fiktif işlem yoluyla para transferlerinin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. -Gerçekte şirket ortağı olmayarak görünürde şirket ortağı olan “Emanetçi Ortaklık” ilişkileri bulunmaktadır. -Şirketlerin birbiri ile olan faaliyetlerinde transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına gidilmiştir. Bu durumun sonucu olarak yüksek miktarlarda kaynak aktarımları görülmektedir. -Kâr dağıtımı yapmamışlardır. -Personel maaş ödemeleri ve bilançoda gider olarak gösterilen kalemleri, geri toplayarak bu paraları örgütün finansmanında kullanmışlardır. -Şirketlerin ... işlemlerini örgüte dahil olan diğer şirketler ile gerçekleştirdiği, örgütsel bir yapılanma içerisinde daha önce bahsedilen yatay büyüme konusuyla ilişkili olduğu bilinmektedir. Şirketlerin mal ve hizmet alışlarıın çok büyük çoğunlukla örgüte mensup kişilere ait şirketlerden gerçekleştirildiği, iş ilişkilerinde ağırlıklı olarak örgütle iltisakı şirketlerin tercih edildiği, gözlemlenmiştir. -Şirketler tarafından örgüte ait kâr amacı gütmeyen kuruluşlara ve yurtdışı okullarına yardım ve bağış adı altında para transferi yapılmaktadır. -FETÖ/PDY diğer terör örgütlerinden belirli özellikleri ile ayrılmakta, özellikle üyelerinin kamu kurumlarına sızması ve kamu kurumlarının sahip olduğu kamu gücünü örgüt lehine yönlendirmeleri ve kurumlardaki gizli bilgi ve belgeleri örgütün kullanımına açmaları suretiyle örgüte avantaj sağladıkları da bilinen bir gerçekliktir. -... olarak toplanan paralar öncelikle şirketlerin faaliyet konularıyla ilişkilendirilmekte sonra ise bu paralarla gazete, dergi vs. aboneliği yapılarak döndürülmektedir. -Üniversite öğrencilerinin yaşadığı ve yönetimi örgüt tarafından yapılan aynı zamanda kendi içerisinde sürekli denetlenen ... evleri 1970’lerden itibaren örgüte hizmet etmektedir. Bu evlerde yetişen her örgüt üyesi “takiyye” prensibiyle hareket etmektedir. Takiyye, Arapça kökenli bir kelime olup, “kişinin canına veya malına yönelik bir tehlike karşısında inancını gizleyip gerektiğinde aksini söylemesi”anlamında bir terimdir. Söz konusu evlerden seçilmiş öğrenciler örgütün amacına giden yolda kritik süreçlerde ... rol oynamaktadırlar. Örgüt militanları bu evlerde tam bir hücre yapılanması gerçekleştirmiş, örgütlenme stratejisini tüm ayrıntılarıyla öğrenmiş ve FETÖ/PDY’nin kullandığı İslami metaforlara ve terminolojilere alıştırılmışlardır. Bunlar ... ve örgüt üyeleri arasında kimsenin anlayamayacağı şifreli haberleşme teknikleridir. Kamunun kritik noktalarına alınacak elemanlar bu evlerden seçilmiş, örgüte karşı duran kişiler ya işlerinden edilmiş ya da sindirilmiştir. Farklı devlet kademelerine ve üniversitelere öğrenci alımlarını sağlayan Türkiye ölçekli kritik kurum sınavları dershanelerdeki ve evlerdeki birçok potansiyel örgüt militanına servis edilmiştir. Soruları örgüt mensuplarına servis edildiği belirlenen sınavlar içinde 1986 Askeri Liselere Giriş Sınavı, 1998 Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS), 2000 yılı sonrası ... askeri okul sınavları, 2007 Polis Meslek Yüksekokulu Giriş Sınavı (PMYO), 2010 Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ve 2012 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) yer almaktadır. Yine Türkiye Bankalar Birliği’nin yayımladığı bir rapora göre; Fetullah ... 2010 KPSS sorularının çalınması yönünde talimat vermiş ve bu talimat doğrultusunda çalınan ve dağıtılan sorular sayesinde devletin önemli kurumlarında kadrolaşmaya gidilmiştir. Ayrıca, 2010 KPSS sınavındaki yolsuzluk davasını yürüten savcı Y...E. bu operasyon nedeniyle örgüt tarafından ölümle tehdit edilmiştir. Üstelik kamuya soktuğu kişilerin maaşlarının bir kısmına el koymakta kendisini bu yolla finanse etmektedir. EGM’nin FETÖ/PDY raporu’nda örgütün üniversitelerdeki faaliyetleri konusunda şu ifadelere yer verilmektedir: “Akademik kadro örgütün sonradan oluşturduğu bir birimdir. Üniversiteler üzerindeki çalışmaları akademik kadro imamlar aracılığı ile yürütülmektedir. Örgüt bu tür çalışmalarla tüm üniversitelerin işleyişi hakkında bilgi sahibi olmaktadır. Örgüt Akademik kadrodaki imamları aracılığı ile örgüte müzahir şahısların üniversitelere personel olarak yerleştirilmesi ve öğrencilere yönelik propaganda çalışmalar organize edilmektedir. Ayrıca üniversitelerde teknokent adı altında faaliyet yürüten ve büyük ihalelerle iş yapan şirketleri de bu kadro ile kontrol altında tutmak ve takip etmek mümkün olmaktadır. Her üniversitede bir akademik sorumlu imam vardır. -15 Temmuz darbe girişimi sonrasında 667 sayılı KHK ile FETÖ’ye ait yada örgütle iltisaklı yada irtibatlı olmak üzere 2351 kurum ve kuruluş, 668 sayılı KHK ile 42 özel radyo ve televizyon kuruluşu, 89 gazete dergi ve yayınevi ve dağıtım kanalları olmak üzere toplam da 131 kurum ve kuruluş kapatılmıştır. Yine OHAL kapsamında FETÖ mensubu olduğu tespit edilen pek çok kişi meslekten çıkarılmış, yapılan inceleme sonrasında bunların bir kısmı görevlerine iade edilmiştir. Bunun yanı sıra tehdit ve şantajlarıyla bilinen örgüt, özellikle istihbarat alanında kadrolaşmaya giderek operasyonlarının temellerini atmıştır. Kendi şirketleri dışındaki diğer şirketlere adli ve idari para cezaları uygulatılarak sindirilmesi ve pasifize edilmesi ya da bu firmaların batırılması yoluyla elde edilen gelirler söz konusu olmuştur. -FETÖ/PDY’nin en büyük gelir kaynaklarından birini de kamu ihaleleri oluşturmaktadır. Örgüt bu ihalelerden himmetini alırken, kamu içerisindeki örgüt üyeleri aracılığı ile yüksek fiyata ihalelere girerek yüksek kârlar elde etmektedir. İhalelere giren diğer şirketleri türlü şekillerde alt edip neredeyse her ihaleyi mutlak kazanan olarak almaktadır. ... ... yasa dışı dinlemeler yaparak, ya da ihalenin şekil şartları açısından yapılan usulsüzlükler sonucu piyasadaki rekabet koşulları bozulmaktadır. Bu durum sonucu olarak örgüt kasası doldurulmakta fakat devlet hazinesi ciddi zararlara uğramaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarında teşviklerin kullandırılmasına dair olan yetkiler geniş takdir hakkına sahiptir. Buradan yola çıkarak kurumlardaki örgüt üyeleri söz konusu “teşvikleri” örgüt şirketlerine kullandırarak bu kurumlardan gelir elde etmişlerdir. Bunun yanı sıra bazı projeler aynı teşvik türünden birden fazla teşvik almış, bu durumun denetlenemediği ortaya çıkmıştır. Yine teşvik verilen basit projeler, kamu idaresini ve kamu bütçesini olumsuz etkilemiştir. Teşvikler konusunun sosyolojik boyutuna baktığımızda ise örgüt faaliyetleri yüzünden kamu kurumlarına güvenin sarsıldığını ve girişimcilik faaliyetlerinin azalarak devam ettiği sonucu görülmektedir. Örgüt, kamu kurumlarına sızmak amacıyla temel olarak “kamu personeli seçme” sınavlarını kullanmıştır. Türkiye’nin öğrenci seçme ve yerleştirme merkezi olan (ÖSYM) kurumda kadrolaşarak işe başlamış, kurum bünyesinde yapılan bir kısım sınavların sorularını çalarak örgüt üyelerine servis etmişlerdir. Örgütün okulları, dershaneleri ve test merkezleri dahil olmak üzere her türlü eğitim–öğretim kurumunda bu sorular dağıtılmış sonuç olarak memur adayları arasında fırsat eşitsizliği yaratılmıştır. Böylece, örgüt üyeleri yüksek puanlar ile stratejik kamu kurumlarında kendilerine kadro yaratmışlardır. ... benzeri gönüllülük esaslı diğer gelirler: -Dini bayramlar öncesi, özellikle Kurban Bayramı, iş adamları ve esnaflardan toplanan “Kurbanlık” paraları ve kurban derileri, -Zekat ve burs adı altında iş adamlarından toplanan paralar, -Devlet kurumlarına yerleştirilen memurların ilk maaşlarını örgüte bağışlamasıyla elde edilen gelirlerdir. F...TERÖRİZMİN FİNANSMANI SUÇU: Terörizmin finansmanıyla mücadeleyi ve özellikle terörizmin finansmanının suç haline getirilerek bu suçların suçun ağırlığına uygun şekilde cezalandırılması için gerekli ulusal düzenlemelerin yapılması ve devletler arasında işbirliğinin sağlanmasını hedefleyen birtakım uluslararası belge ve sözleşmeler ortaya konulmuştur. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 09...12...1999 tarihinde kabul edilerek 10...01...2000 tarihinde imzaya açılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından 27...09...2001 tarihinde imzalanan “Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme" terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki ayrıntılı düzenlemeler içermektedir. Anılan Sözleşmenin, ülkemiz tarafından 17...01...2002 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4738 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun'la onaylanması uygun bulunmuş, Bakanlar Kurulunun 01...03...2002 tarih ve 2002/3801 sayılı kararıyla onaylanmasının ardından sözleşme 01...04...2002 tarihli ve 24713 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Sözleşme çerçevesinde, "Terörün finansmanı suçu" ilk kez 18...07...2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5532 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la 3713 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde düzenlenmiştir. 16...02...2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun'la, anılan uluslararası sözleşme çerçevesinde terörizmin finansmanının önlenmesi konusu yeniden düzenlenmiş ve aynı Kanun'un 18 inci maddesiyle de 3713 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. 6415 sayılı Kanun'un “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesi; “1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Başkanlık: Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığını, b)Değerlendirme Komisyonu: Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonunu, c)Fon: Para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak ile bunları temsil eden her türlü belgeyi, ç)(Değişik:27/12/2020-7262/35 md.) Malvarlığı: Bir gerçek veya tüzel kişinin; 1)Mülkiyetinde veya zilyetliğinde bulunan ya da doğrudan veya dolaylı olarak kontrolünde olan fon ve gelir ile bunlardan elde edilen veya bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri, 2)Adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişinin mülkiyetinde ya da zilyetliğinde bulunan fon ve gelir ile bunlardan elde edilen veya bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri, d)Malvarlığının dondurulması: Malvarlığının ortadan kaldırılmasının, tüketilmesinin, dönüştürülmesinin, transferinin, devir ve temlik edilmesinin ve sair tasarrufi işlemlerin önlenmesi amacıyla, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılması veya kısıtlanmasını, ifade eder.” şeklinde düzenlenerek başta "fon" olmak üzere, bu Kanun'da geçen terimlerin tanımlarına yer verilmiş, Aynı Kanun'un "Fon sağlanması veya toplanması yasak fiiller” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Aşağıda sayılan fiillerin gerçekleştirilmesi amacıyla fon sağlanması veya toplanması yasaktır: a)Bir halkı korkutmak veya sindirmek ya da bir hükûmeti veya uluslararası kuruluşu herhangi bir eylemi gerçekleştirmeye veya gerçekleştirmekten kaçınmaya zorlamak amacıyla, kasten öldürme veya ağır yaralama fiilleri. b)12...04...1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında terör suçu olarak kabul edilen fiiller. c)Türkiye’nin taraf olduğu; 1)Uçakların Kanun Dışı Yollarla Ele Geçirilmesinin Önlenmesi Hakkında Sözleşmede, 2)Sivil Havacılığın Güvenliğine Karşı Kanun Dışı Eylemlerin Önlenmesine İlişkin Sözleşmede, 3)Diplomasi Ajanları da Dahil Olmak Üzere Uluslararası Korunmaya Sahip Kişilere Karşı İşlenen Suçların Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmede, 4)Rehine Alınmasına Karşı Uluslararası Sözleşmede, 5)Nükleer Maddelerin Fiziksel Korunması Hakkında Sözleşmede, 6)Sivil Havacılığın Güvenliğine Karşı Kanun Dışı Eylemlerin Önlenmesine İlişkin Sözleşmeye Munzam, Uluslararası Sivil Havacılığa Hizmet Veren Havaalanlarında Kanun Dışı Şiddet Olaylarının Önlenmesine İlişkin Protokolde, 7)Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşmede, 8)Kıta Sahanlığında Bulunan Sabit Platformların Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Protokolde, 9)Terörist Bombalamalarının Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşmede yasaklanan ve suç olarak düzenlenen fiiller.” şeklinde, terörizmin finansmanının önlenmesi amacıyla fon sağlanması veya toplanması yasaklanan fiiller sayılmış, “Terörizmin finansmanı suçu” başlıklı 4 üncü maddesinde ise; “(1) 3 üncü madde kapsamında suç olarak düzenlenen fiillerin gerçekleştirilmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütlerine fon sağlayan veya toplayan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek:27/12/2020-7262/36 md.) (1) Birinci fıkrada sayılan fiillerin, örgütü kuran veya yöneten ya da örgüt üyesi tarafından gerçekleştirilmesi hâlinde bu kişiler hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları uyarınca verilecek ceza üçte birine kadar artırılır. (3) Birinci fıkra hükmüne göre ceza verilebilmesi için fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması şartı aranmaz. (4) Bu madde kapsamına giren suçların kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (6) Suçun, yabancı bir devlet veya uluslararası bir kuruluş aleyhine işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma yapılması Adalet Bakanının talebine bağlıdır. (7)3713 sayılı Kanunun soruşturmaya, kovuşturmaya ve infaza ilişkin hükümleri, bu suç bakımından da uygulanır. (8)(Ek: 14/4/2016-6704/29 md.) Bu suç bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun; a)133 üncü maddesinde yer alan şirket yönetimi için kayyım tayini, b)135 inci maddesinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, c)139 uncu maddesinde yer alan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, ç)140 ıncı maddesinde yer alan teknik araçlarla izleme, tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir. (Ek cümle:27/11/2020-7262/36 md.) Ayrıca, 13...11...1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunda yer alan hükümlere göre kontrollü teslimat tedbirine karar verilebilir. ” şeklinde, terörizmin finansmanı suçunun unsurlarına, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine, bu suçların soruşturma, kovuşturma ve infazına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Görüldüğü üzere "fon"; 3713 sayılı Kanun'un suç tarihinden sonra yürürlükten kaldırılan 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında "para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değer" olarak, 6415 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin (c) bendinde ise, "para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak ile bunları temsil eden her türlü belge" olarak tanımlanmıştır. Her iki kanuna göre de fon; para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü değer veya menfaat olduğundan, maddi değeri olan her şey fon olabilmektedir. Bu bakımdan, fonun para veya eşya olması zorunlu olmayıp “alacak hakkı” gibi bir ekonomik değer ihtiva etmesine rağmen eşya niteliği taşımayan şeyler olması da mümkündür. 6145 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; aynı Kanun'un 3 üncü maddesi kapsamına giren suçların işlenmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağı bilinerek, terör örgütlerine veya bir teröriste fon sağlanması veya toplanması yasaklanmakta ve yaptırıma bağlanmaktadır. Bu düzenlemeye göre, terörizmin finansmanı suçunun oluşabilmesi için, 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 4 üncü maddelerinde düzenlenen terör suçlarında veya 6415 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen suçların işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütüne fon sağlanması veya toplanması yeterlidir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; terörizmin finansmanı suçundan ceza verilebilmesi için, fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması şartı aranmamakta, fonun sağlanması veya toplanması yeterli kabul edilmektedir. Bu bakımdan, terörizmin finansmanı suçu bir tehlike suçudur. Zira, fonun sağlanması veya toplanmasının yarattığı tehlike cezalandırılmakta ve başkaca bir zarar ya da netice öngörülmemektedir. Fon sağlamayı; failin kendi mal varlığından veya başkasının mal varlığından fon sayılabilecek ekonomik bir değeri örgüte aktarma veya terör örgütünün finansmanında kullanılacak fonun temin edilmesine yönelik her türlü faaliyet olarak, fon toplamayı ise; failin başkalarından temin edilen fonları örgüte aktarma konusunda aracılık yapması olarak tanımlamak mümkündür. Terörizmin finansmanı suçunun oluşması açısından, toplanan ya da sağlanan fonun miktarının ya da toplama veya sağlama yönteminin herhangi bir önemi yoktur. Ancak fon sağlama ya da toplama eylemlerinin belli yoğunluk ve süreklilik arz ettiği durumlarda, diğer koşulların varlığı halinde, failin eyleminin TCK'nın 314 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu oluşturacağı gözetilmelidir. Terörizmin finansmanı suçunun manevi unsuru bilme ve istemeden ibaret olan kasttır. Terörizmin finansmanı suçu, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun özel bir hâli olduğundan, bu suçun faili terör örgütünün kurucusu, yöneticisi ya da üyesi olmayan her gerçek kişi olabilir. Failin kamu görevlisi olması ve suçun kamu görevlisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi ise, 6145 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. Anılan maddenin beşinci fıkrasına göre, bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde terörizmin finansmanı suçunun işlenmesi hâlinde, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacaktır. Aynı maddenin altıncı fıkrasında suçun, yabancı bir devlet veya uluslararası bir kuruluş aleyhine işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma yapılması Adalet Bakanının talebine bağlı kılınmıştır. Söz konusu maddenin yedinci fıkrası ile Terörle Mücadele Kanunu'nun soruşturmaya, kovuşturmaya ve infaza ilişkin hükümlerinin, bu suç bakımından da uygulanacağı hususu düzenlenmiştir. Terörizmin finansmanı suçu yapısı ve mücadele yöntemleri bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 283 üncü maddesinde düzenlenen suç gelirlerinin aklanması (karapara aklama) suçu ile bağdaştırılmakta hatta terörizmin finansmanı suçu kimi ... “tersine kara para aklama” olarak nitelendirilmektedir. -Terörizmin finansmanında kullanılan gelirler suç işlenerek elde edildiği gibi, tamamen yasal yollardan da elde edilebilmektedir. Suç gelirlerinin aklanmasında ise suçun konusunu oluşturan gelir daima yasadışı bir faaliyet olan öncül suça dayanmaktadır. -Terörizmin finansmanı için elde edilen gelirlerin yasallaştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Burada gerekli olan paranın terörist hücrelere dağıtımının ve aktarımının yapılabilmesidir. Önemli olan husus finansman zincirinin belli bir noktada kırılması ve parayı gönderenin ortaya çıkmamasının sağlanmasıdır. -Suç gelirlerinin aklanması gelirin kaynağı ile gelir arasındaki bağın koparılması ile başlayıp elde edilen gelirlerin meşrulaştırılmasıyla sona ererken terörizmin finansmanı gelirin elde edilmesi ile başlayıp bunun dağıtılması ile sona ermektedir. Suç gelirlerini aklamanın ve terörizmin finansmanının esas amaçları dışarıda tutulduğunda her ikisinin de ortak araçları kullandıkları görülmektedir. Terör örgütlerinin aklama suçu ile olan bağlantısı daha ziyade terör amaçlı kullanılması amaçlanan fonların varlığı halinde ortaya çıkacaktır. Terör örgütleri yasal merciiler tarafından takip edildiklerinin tüm hareketlerinin izlendiğinin farkındadırlar. Bu nedenle de terör örgütüne fon aktarımı da doğal olarak açık şekilde değil bir takım örtülü işlemlerle gerçekleştirilir. Örneğin: arka planda terör örgütünün olduğu bir vakıf veya dernek oluşturulur ve bu kanallarla fonlar örgüte aktarılır. Dolayısıyla kaynağı yasal veya yasadışı olsun teröre aktarılan fonlar aktarımın yapıldığı süreçte hileli işlemlere tabii tutulur. Diğer bir ifade ile tersine bir aklama sürecine gidilir. Aklama suçunda gizlenen şey suç geliri ile bu gelirin elde edildiği suç arasındaki irtibattır. Terörün finansmanında gizlenen şey ise gelir ile bu gelirin yöneldiği yer arasındaki bağlantıdır. Yani aklama suçunda fonun nereden geldiği, terörün finansmanı suçunda ise fonun nereye gittiği gizlenir. Bu amaçla bankalarda çok sayıda işlemler yapılarak kaynak gizlenmeye çalışılmakta. Çeşitli alternatif bankacılık yöntemleri ile kimlik tespiti yapılması engellenmekte, kar amacı gütmeyen kuruluşlar oluşturulmak ya da suistimal edilmek suretiyle kullanılmakta, kimi ... nakit ödemeler örgütle ilişkili kuryeler aracılığıyla yapılmakta, örgütle doğrudan ilişkilendirilemeyen örgüt üyeleri ile yakın ilişkili (aile, akraba, yakın dost gibi) kişilerin üzerinden fon sağlama gerçekleştirilebilmektedir. -Ayrıca terörizmin finansmanı suçu aklama suçunun önsuçu niteliğini de taşımaktadır. Çünkü terörizmin finansmanı ülkemizde alt sınırı bir yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtur ve terörün finansmanı suçuna konu gelir de suç geliri niteliğini taşır. I...MÜSADERE ... (... Task Force – Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Yönelik Mali Eylem Görev Gücü); ... suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı ile mücadelede uluslararası standartların oluşturulması ve sözkonusu standartlara uyumlu kanuni ve kurumsal tedbirlerin alınması, ve bu tedbirlerin operasyonel açıdan etkili bir şekilde uygulanmasının teşvik edilmesi amacıyla G7 devletleri tarafından 1989 yılında Paris’de kurulan hükümetler arası bir organizasyondur. Organizasyonun 39 üyesi mevcut olup Türkiye bu organizasyona 1991 yılında üye olmuştur. ...’ın görev süresi 2019 yılının Nisan ayında alınan bir kararla süresiz hale getirilmiştir. ... 1990 yılında suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ile mücadele amacıyla 40 tavsiye kararını bildiren bir rapor yayınlamış anılan 40 tavsiye 1996,2001,2003 ve 2012 yıllarında güncellenmiştir. ... 40 tavsiyeyi oluştururken ... Viyana, ... Palermo ve ... New York sözleşmesini esas almış; ancak suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamanın suç haline getirilmesine ek olarak önleyici tedbirlere yoğunlaşmıştır. Bundan sonra da yeni raporlarla çalışmalarını güncelleştirmektedir. Türkiye’nin de üyesi bulunduğu ...’ın 40 tavsiye kararından dördüncüsü müsadere ve geçici tedbirlere ilişkindir. Buna göre: Devletler yasal tedbirler dahil olmak üzere Viyana, Palermo Sözleşmesi ve Terörün finansmanı konvansiyonu ile getirilen tedbirlerin benzerlerini uygulamalıdırlar. Bu tedbirler; iyiniyetli üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmeksizin aklanan malvarlığının, suçtan kaynaklanan malvarlığının öncül suçların işlenmesinde kullanılan vasıtaların ve bu vasıtalardan elde edilen mal varlığının terörist organizasyonlarda veya terörist eylemlerde veya terörizmin finansmanında kullanılan, tahsis edilen, kullanılmasına niyet edilen vasıtaların, malvarlıklarının, gelirlerin veya buna karşılık gelen malvarlıklarının dondurulması, el konulması ve müsaderesidir. Bunları mümkün kılacak düzenlemeler gerçekleştirilmelidir. Uygulama birimlerine müsadereye tabi mal varlığını ve mal varlığı gelirlerini belirleme, bu tür malvarlığının elden çıkarılması, ticareti ve devrinin önlenmesi için dondurma ve el koyma gibi geçici tedbirler alma, müsadereye tabi mal varlığına el konulma, dondurulma ve müsadere edilme yeteneğine zarar veren, ortadan kaldıran eylemlerle işlemleri hükümsüz kılacak tedbirleri alma ve uygun soruşturma tedbirlerini alma yetkisi verilmelidir. Devletler kendi iç hukukuna uygun olarak müsadereye tabii malvarlığının bir mahkumiyet şartı olmaksızın müsadere edilmesini veya sanık tarafından söz konusu malvarlığının meşru kaynağını göstermesini gerektirecek tedbirleri alabilirler. Terörist eylemlerin finansmanının önlenmesi ve durdurulmasına ilişkin Birleşmiş Milletler Kararları uyarınca, her ülke terörizmin ve terörist örgütlerin finanse edilmesinde kullanılan paraların veya diğer malvarlıklarının gecikmeksizin dondurulması için gerekli önlemleri uygulamalıdır. Her ülke, terörizmin, terörist eylemlerin veya terörist örgütlerin finansmanına ait veya bunların finansmanında kullanılan ya da kullanılması tasarlanan malvarlığına elkonulması ve bu malvarlığının müsaderesi için yetkili otoritelere imkan sağlayan yasal önlemleri de içeren önlemler benimsemeli ve yürürlüğe koymalıdır. Tavsiye Kararının metninden ve açıklamasından, hükmün iki yükümlülükten oluştuğu görülmektedir. Birincisi spesifik Birleşmiş Milletler Kararlarının uygulanması, ikincisi ise genel olarak elkoyma ve müsaderedir. Birinci yükümlülük önleyici nitelikte iken, ikinci yükümlülük ise önleyici ve bastırıcı niteliktedir. Bu Tavsiye Kararı özellikle terörün finansmanında önleyici tedbirin önemini vurgulamaktadır. Bu Karara tam uyumun sağlanabilmesi için, ülkeler tarafından gerekli otoritenin kurulması, standart ve prosedürlerin belirlenmesi gerekir. Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme’nin 8. maddesi ve Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konulması, Müsaderesi ve Terörizmin Finansmanına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin(Varşova Sözleşmesi) 2. maddesine göre taraf devletlerden her birinin meşru veya gayrimeşru bir yolla elde edilmiş olup kısmen veya tamamen terörizmin finansmanı için herhangi bir şekilde kullanılan veya kullanılmak için tahsis edilen malın veya bu suçtan elde edilen gelirim araştırılmasını, takip edilmesini, belirlenmesini, dondurulmasını, el konulmasını ve müsaderesini temin edecekleri belirtilmiştir. [adres satırı maskelendi] Genel müsadere, öğretide suçlunun taşınabilir ve taşınmaz ... malvarlığı üzerindeki mülkiyetini ortadan kaldıran ve bunu devlete geçiren bir ceza olarak ifade edilmektedir. (.../..., C...II, .... 710, par.) Öğretide hemen ... yazarlar genel müsadereyi tanımlarken, müsaderenin failin tüm malvarlığına ilişkin olarak gerçekleştirilmesine vurgu yapmaktadırlar. Genel müsaderenin varlığından sözedebilmek için kişinin bir suç işlemesi yeterli olup, müsadere edilecek olan eşyanın suçla ilgisinin bulunması aranmaz. Fail, malvarlığının bir kısmını veya bir eşyasını suçta kullanmış, suça özgülemiş veya suçtan elde etmişse, sadece sözkonusu eşya veya malvarlığı değeri değil, ... malvarlığı müsadere ediliyorsa genel müsadereden sözedilebilir. Başka bir deyişle genel müsadereyi, suç işleyen kimsenin suçla ilgili olmayan malvarlığını da kapsayacak biçimde tüm malvarlığının müsaderesi olarak tanımlamak gerekir. Suç işleyen kimsenin tabiri caizse tüm malvarlığını söz konusu suçun işlenmesine tahsis etmesi veya suçun işlenmesinde kullanması durumunda suçun işlenmesine tahsis edildiği veya suçun işlenmesinde kullanıldığı belirlenen eşyaların tüm malvarlığını kapsaması halinde dahi malvarlığının tamamının müsadere edilmesi genel müsadere yasağına aykırılık oluşturmayacaktır. Zira artık suçla ilgisi olmayan bir eşyanın müsaderesi söz konusu değildir. Türk Ceza Hukukunda bir suçun karşılığında uygulanabilecek yaptırımlar, cezalar ve güvenlik tedbirleri olarak belirlenmiştir. Bir suçun karşılığında uygulanacak yaptırım olarak cezalar hapis ve adli para cezasından( TCK madde 45) ibarettir. Güvenlik tedbirleri ise belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma(TCK madde 53), eşya müsaderesi (TCK madde 54), kazanç müsaderesi (TCK madde 55), çocuklara özgü güvenlik tedbirleri (TCK madde 56), akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri (TCK madde 57), mükerrir ve özel tehlikeli suçlulara özgü güvenlik tedbirleri (TCK madde 58), tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinden (TCK madde 60) ve TCK’nın 60 ncı maddesini daha da genişleten 6415 sayılı Kanunun 4/5. maddesinde hüküm altına alınan tedbirlerden oluşmaktadır. Türk Ceza Kanuunda müsadere TCK’nın 20, 54, 55 ve 60 ncı maddeleri ile 6415 sayılı Kanun'un 4/5 inci maddesinde düzenlenmiştir. TürkCeza Kanunu'nun Cezaların Şahsiliği başlıklı 20 nci maddesinde; “(1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. (2)Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Tür Ceza Kanununun Eşya Müsaderesi başlıklı 54 üncü maddesinde; “(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. (2)Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. (3)Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir. (4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir. (5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir. (6)Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.” şeklinde hükümlere yer verilmiştir. TCK'nın 54 üncü maddesinde esasen suçta kullanılan suça tahsis edilen veya suç işlemek için hazırlanan eşyanın bir güvenlik tedbiri olarak devlete geçirilmesi, bir başka deyişle müsaderesi ifade edilmektedir. Türk Ceza Kanunun Kazanç Müsaderesi başlıklı 55 inci maddesinde; “(1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir. 2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir. (3)(Ek: 26/6/2009 – 5918/2 md.) Bu madde kapsamına giren eşyanın müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin 22...11...2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir.” şeklinde hükümlere yer verilmiştir. Kazanç müsaderesini düzenleyen TCK’nın 55 inci maddesi mülga 765 sayılı TCK’da yer almayan bir hüküm olup bir güvenlik tedbiri olarak suçtan elde edilen gelirin müsaderesi ifade edilmektedir. Türk Ceza Kanunun Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri başlıklı 60 ıncı maddesinde; “(1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir. (2)Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır. (3)Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir. (4)Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.” şeklinde hükme yer verilmiştir. 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesinin 5 inci fıkrasında ise “suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.” şeklinde hükme yer verilmiştir. Tüzel kişi, kendisine özgü fiziksel varlığı bulunmamakla birlikte, varlığına hukuksal bir sonuç bağlanan ve hukuk tarafından tanınan, belli ve sürekli bir amacı gerçekleştirmek üzere bağımsız bir şekilde bir araya gelen kişilerin ya da kurumların örgütlenmesinden veya bu amaca tahsis edilen malların bir araya getirilmesinden oluşan topluluklardır. Özel hukuk tüzel kişileri, kuruluşu, organları, sorumlulukları, sona ermesi özel hukuk hükümlerine göre belirlenen, kanunda sınırlı sayıda düzenlenen tiplere uygun olarak ortaya çıkan tüzel kişilerdir. Özel hukuk tüzel kişileri, kamu hukuku tüzel kişilerinden farklı olarak bir hukuki işlem neticesinde kurulur. Türk hukukunda, özel hukuk tüzel kişileri, Dernekler, Vakıflar, Ticaret şirketleri, Kooperatifler, Sendikalar, Siyasi Partiler’den oluşmaktadır. Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. Bir ticari ortaklığın paylarına sahip olan gerçek ve tüzel kişiler, aslında o payın miktarıyla ve niteliğiyle orantılı olarak ortaklığın sahibi konumundadırlar. Ticari ortaklıklar hem mülkiyet hakkının hem de bazı diğer hakların öznesi konumundadırlar. Buna göre, ticari ortaklık niteliğindeki tüzel kişiler, hukuken kişi olmalarına rağmen aynı zamanda eşya statüsündedir. Zira bunların paylarına diğer gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilir. Teoride pay kavramı; “sermayeyi temsil eden bir bölümü, senede bağlanmış payı, ortaklık statüsünü ve hak sahipliğini” barındıran birden fazla anlamda kullanılmaktadır. Paya bağlanan ikinci anlam ise; pay itibari değere sahip ve kıymetli evrak niteliğine haiz pay senetleri özelliğini ifade etmektedir. TCK'nın 60 ıncı maddesinde bir güvenlik tedbiri olarak müsadere hükümlerinin yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanacağı belirtilmesine karşın 6415 sayılı Kanun’un 4/5 inci maddesinde uygulama alanını daha da genişletici şekilde suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi yeterli görülmüştür. Ceza hukukunda çok eski devirlerden beri uygulanan bir müeyyide türü olarak hemen hemen ... hukuk düzenlerinde rastlanmakta olan müsadere işlenen bir suçtan dolayı belirli kanuni şartlar altında kişinin bir şey üzerindeki mülkiyet hakkına son verilerek mülkiyetin kamusal karakter taşıyan bir teşekküle geçmesini sonuçlayan bir yaptırımdır. Bir başka deyişle müsadere suçun icrasında kullanılan suçun işlenmesine tahsis edilen veya suçun işlenmesinden meydana gelen eşya ile suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edilen malvarlığı değerlerinin failin elinden alınarak devletin mülkiyetine geçmesini sağlayan bir ceza hukuku yaptırımıdır. Suç teşkil eden fiille bir bağlantı halinde bulunan bu malvarlığı değerlerinin failin, bazı koşulların gerçekleşmesi halinde de üçüncü kişinin elinden alınmasına yol açan müsadere kurumunun amacı öncelikle suçların işlenmesini önlemektir. Müsadere yaptırımının uygulanabilmesi için ilk şart kasten işlenen bir suçun varlığıdır. Bunun yanı sıra işlenen suç ile müsadereye konu eşya veya malvarlığı değerleri arasında bir ilginin de bulunması gerekir. Türk Ceza Kanununda müsadere eşya müsaderesi (TCK madde 54) ve kazanç müsaderesi (TCK madde 55) olmak üzere ikili bir ayrım çerçevesinde düzenlenmiştir. Eşya müsaderesi suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine özgülenen, suçun işlenmesinden meydana gelen veya niteliği itibariyle kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olup suçta kullanılmak üzere hazırlanan eşyanın mülkiyetinin, eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka surette imkansız kılınması halinde bu eşyanın değeri kadar para tutarının devlete geçmesini amaçlayan bir güvenlik tedbiridir. TCK 54 ve devamı maddeleri uyarınca müsadere kararı, suçun işlenmesinde kullanılan eşyanın yanında ayrıca, suça tahsis edilen ve suçtan meydana gelen eşyalar hakkında verilebilecektir. Bu bakımdan, suçun işlenmesine tahsis edilen eşyalar da müsadereye tabidir. "Tahsis” kelimesi sözlükte, bir şeyi bir kimseye veya bir yere ayırma, “tahsis etmek” ise ayırmak, özgülemek anlamlarına gelmektedir. Suçun işlenmesinde kullanılan eşya genellikle kısa süreli ve geçici bir amaçla kullanılırken suça tahsis edilen eşyada bir süreklilik ve devamlılık söz konusudur. Müsadere hükümleri uygulanırken uyulması gereken “Orantılılık İlkesi” ya da “Müsaderenin Hakkaniyete Aykırı Olmaması İlkesi” uyarınca işlenen suç ile uygulanacak yaptırım arasında haklı bir oran ve denge bulunmalıdır. Sanık aleyhine hakkaniyete aykırı olacak ölçüye varacak şekilde müsadereye hükmedilemeyecektir. Ancak “orantılılık ilkesi” yalnızca suçta kullanılan eşya bakımından kabul edilmiştir. Yoksa; suçun işlenmesine tahsis edilen, suçtan meydana gelen eşya ile üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya açısından orantılılık ilkesi geçerli olmayacaktır. Nitekim orantılılık ilkesinin yalnızca suçta kullanılan eşya bakımından uygulanacağı ve suçun işlenmesine tahsis edilen eşya bakımından geçerli olmayacağı hususu, TCK'nın 54 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan "suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir." ifadesiyle açıkça hüküm altına alınmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu suç işlemenin bir kazanç kaynağı olarak görülemeyeceği ve suçtan elde edilen gelirin kişinin yanında kar olarak kalamayacağı düşüncesiyle çıkar amacına yönelik olarak işlenen suçlarda suçun işlenmesi suretiyle veya dolayısıyla elde edilen gelirlerin müsadere edilmesi esasını benimsemiştir. Türk Ceza Kanun'un 55 inci maddesinde bir güvenlik tedbiri olarak kazanç müsaderesi düzenlenmiştir. Bu yolla suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edilen tüm ekonomik kazançlar kişinin elinden alınacaktır. Bu kazançlar faile bırakılmayıp elinden alınacağı için toplumun diğer fertleri de suçun bir kazanç kapısı olmadığını görmüş olacaklardır. Böylece suç işleyerek zengin olma hayali kuranlar bakımından kazanç müsaderesi bu hayalin akim kalmasına yol açacağı gibi bu amaçla suç işlemeyi düşünen toplumun diğer fertleri bakımından da caydırıcılık fonksiyonu ifa edecektir. Kazanç müsaderesinin en önemli amaçlarından birisi de örgütlü suçlulukla mücadeleye katkı sağlamasıdır. Kazanç müsaderesinin etkin şekilde uygulanmasıyla bir taraftan örgüte başka suçların işlenmesine yönelik olarak sermaye sağlanmasının önüne geçilmiş, diğer taraftan kişilerin devamlı suç işlemek suretiyle kalıcı şekilde kazanç beklentisinin mümkün olmayacağı gösterilmiş olacaktır...Kuşkusuz bu durum bu suçların işlenmesi bakımından yüksek bir genel önleme etkisi de meydana getirecektir. Kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan kazançlar suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardır. Kazanç müsaderesine hükmedilebilmesinin iki koşulu bulunmaktadır. Bunlar kasıtlı bir suçun işlenmiş olması ve bu suçun işlenmesi ile bağlantılı olarak bir kazancın elde edilmesidir. Kişinin meşru yollarla elde ettiği kazancıyla bir terör örgütüne maddi yardımda bulunarak destek sağlaması halinde bu kişinin sorumluluğu duruma göre örgüt üyeliği, örgüte yardım etme ya da terörün finansmanı suçu bağlamında bir değerlendirmeye tabii tutulacaktır. Bu suçların işlendiğinin belirlenmesi halinde terör örgütü mesuplarına sağlanan ekonomik yardımların yardım sağlanan kişilerden kazanç müsaderesi kapsamında müsadere edileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Keza terör örgütü üyesi olduğu belirlenen kişiler örgüt mensuplarından örgütün faaliyeti kapsamında suç işlemek amacıyla maddi bir yardım almış iseler bunların da kazanç müsaderesine konu olacağı açıktır. Bunun karşısında terörizmin finansmanı suçunun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlendiği durumlarda, örgütün mensuplarından topladığı bağışlar neticesinde oluşturduğu fonun veya başka yöntemlerle elde ettiği haksız kazançların vakıf, dernek, şirket vb yasal görünümlü kurumlar kullanılarak kayıtdışı paralar kayıt altına alınıp aklandıktan sonra yeniden örgütün finansmanında ve faaliyetlerinde kullanıldığı halde ise artık bu faaliyete tahsis edilen tüzel kişi hakkında suça tahsis edilen eşya hakkındaki müsadere hükümlerine göre müsadere yapılmalıdır. Ülkemizde terörizmin finansmanı suçu, 6415 sayılı Kanun ile özerk bir normatif alana kavuşturulmuş, bu düzenleme ile terörizmin finansmanı ve mücadelesinde öngörülen “malvarlığının dondurulması” ile suç ve yaptırımların esas ve usullerine de yer verilmiştir. Terörizmin finansmanı ile mücadele, ... sözleşmesi uyarınca, taraf ülkelerin yerine getirmesi sorumluluk olarak karşımıza çıkmakta; suçluların cezalandırılması, terörü finanse eden gerçek kişi ve tüzel kişiler hakkında şartların varlığı halinde malvarlıklarının dondurulması ve müsadere hükümlerinin uygulanması ile terörle mücadele edilmesi gerekliliği bulunmaktadır. Nitekim günümüzde artık terör, uluslararası bir sorun haline gelmiş ve bu uluslararası sorunun sona erdirilmesi için terörizmin ... damarı olan ekonomik kaynakların kurutulması gerekliliği belirmiştir. Ekonomik bir değeri olan, edinmeye elverişli her şey eşya olarak kabul edildiğinden, şirket hukuken kişi olmasına rağmen aynı zamanda bir eşya statüsündedir. Bir eşya statüsünde olan bir şirketin suçun işlenmesine tahsis edilmesi ile kast edilen, şirketin tümüyle suç olarak tanımlanan hareketin gerçekleştirilmesine, katkı sağlanmasına, kolaylaştırılmasına, kullanılmasına, işletilmesine, yönetilmesine ayrılması, özgülenmesidir. Şirketin tehlikeliliği, şirketin yönetiminin/kontrolünün failde bulunmasının failde yaratabileceği subjektif tehlikeliliktir. Suçun işlenmesinde ve suçun finansmanın bir vasıtası olarak kullanılan şirkete el konulmadan ve müsadere edilmeden etkin mücadelenin sağlanması mümkün değildir. İ...SOMUT OLAYIN DEĞERLENDİRİLMESİ; Tüm dosya kapsamı, mahkeme kabulü, incelenen Masak Raporları, bilirkişi raporları, dijital veri inceleme tutanakları, tanık beyanları nazara alınarak; 1...Şirketlerin ortaklık ve yönetim yapısı incelendiğinde; a...A.. Ş..'nin; Mevcut ortaklık yapısının M.. K..(%53), ... ...(%20), ...(%4), Ö.. K..(%2), N.. K..(%6,88), M.. K..(%6,88), ..... K..(%1), M.. K..(%2,5), ...(%1,88), Y.. Y..(%1,88) isimli kişilerden oluştuğu, Şirketin 2014 - 2016 yılları arasındaki Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı'nın ... olduğu Yönetim Kurulu Üyeleri'nin ise M.. K.., ... ..., N.. K.. ve ... isimli kişilerden oluştuğu, Yönetim Kurulu Kararı ile Ö.. K..'nın temsil ve ilzama münferit sınırsız ve ...'nın ise 100...000 TL'ye kadar olmak üzere temsil ve ilzama münferit imza yetkisi verildiği, 2016 - 2017 yılları arasında ise şirketin Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., olduğu Yönetim Kurulu Üyeleri'nin ise M.. K.. ... ..., N.. K.., ... isimli kişilerden oluştuğu, Yönetim Kurulu Kararı ile imza yetkilerinin temsil ve ilzama münferiden Ö.. K.. ve M.. K..'ya verildiği anlaşılmaktadır. b...A.. G.. Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Mevcut Ortaklık yapısının M.. K..(%54,00), Ö.. K.. (%1,00), ... ... (%20,00), N.. K..(%6,88), M.. K.. (%6,88), ...(%4,00), M.. K..(%2,50), ... (%1,88), Y.. Y.. (%1,88), ..... K.. (%1,00) isimli kişilerden oluştuğu, Şirketin 2010 - 2016 yılları arasındaki Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı'nın ... olduğu Yönetim Kurulu Üyeleri'nin ise M.. K.., ... ... ve ... isimli kişilerden oluştuğu, Yönetim Kurulu Kararı ile Ö.. K..'nın temsil ve ilzama münferit ve ...'nın ise 100...000 TL'ye kadar olmak üzere temsil ve ilzama münferit imza yetkisi verildiği, 2016 - 2017 yılları arasında ise şirketin Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı'nın M.. K.. olduğu Yönetim Kurulu Üyeleri'nin ise ... ..., N.. K.., ... isimli kişilerden oluştuğu, Yönetim Kurulu Kararı ile imza yetkilerinin temsil ve ilzama münferiden Ö.. K.. ve M.. K..'ya verildiği anlaşılmaktadır. c...A.. Ş..'nin Mevcut ortaklık yapısının M.. K.. (%14,00), Ö.. K.. (%16,00), M.. K.. (%5,50), N.. K.. (%3,63), M.. K.. (%3,63), ... (%3,63), Y.. Y.. (%3,63), ... ... (%2,00), ... ... (%2,00), ... ... (%2,00), ... ... (%1,00), ... (%1,00), ...(%1,00), ...(%1,00), ... (%1,00), ...(%1,00), ... ... (%1,00), ... (%1,00),...... (%1,00), ...(%1,00), A.. G.. San...Ve Tic. A...Ş. (%30,00), ... İnsaat Tur...San...Ve Tic...A...Ş. (%4,00) isimli kişi ve şirketlerden oluştuğu, Şirketin 2012-2015 yılları arasındaki Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısının ..., Yönetim Kurulu Üyesinin ise M.. K.. isimli kişilerden oluştuğu, Yönetim Kurulu Kararı ile imza yetkilerinin temsil ve ilzama münferiden Ö.. K..'ya ve M.. K..'ya verildiği, ve ...'ya ise 100...000 TL'ye kadar sınırlı olmak üzere temsil ve ilzama münferit yetki verildiği, 2015-2017 yılları arasında ise şirketin Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Yönetim Kurulu Üyesinin ise M.. K.. olduğu, Yönetim Kurulu Kararı ile imza yetkilerinin temsil ve ilzama münferiden Ö.. K.. ve M.. K..'ya verildiği anlaşılmaktadır. d...P.. Ş..'nin Mevcut ortalık yapısı incelendiğinde tek pay sahibinin M.. K.. olduğu, Şirketin anonim şirkete dönüşmeden önce limited şirket olduğu, bu kapsamda 2008-2012 yılları arasında şirket müdürlüğü görevinin Ö.. K.. ve ... tarafından üstlenildiği ve ana sözleşme ile temsil ve ilzama münferit yetkili kılındıkları, 2012-2015 yılları arasında ise şirket müdürlüğünün ve temsil yetkisinin M.. K..'ya ait olduğu anlaşılmaktadır. e...P.. Ş..'nin Mevcut ortaklık yapısının Ö.. K.. (%86,26) ve ... ... (%13,75) isimli kişilerden oluştuğu, Şirketin 2012-2017 yılları arasında Müdürler Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Şirket Müdürü'nün ...'nın olduğu ve temsil ve ilzama münferit imza yetkilerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. d.... Mobilya Dekorasyon... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Mevcut ortaklık yapısının A.. G.. San...Ve Tic. A...Ş. (%80,00), ... (%20,00) isimli şahıs ve şirketten oluştuğu, Şirket müdürlerinin M.. K.. ve ... olduğu ve temsil ve ilzama münferit imza yetkilerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. e...U.. Ş..'nin (... Hazır Giyim Pazarlama Ticaret Limited Şirketi) Şirketin tek ortağının M.. K.. olduğu, şirketi temsil ve ilzama münferit imza yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. f...A.. Ş..'nin Mevcut ortaklık yapısının M.. K..(%5,48), Ö.. K..(%0,05),... (0,011), ... ...(0,005%), A.. G.. San...Ve Tic. A...Ş. (%94,46) isimli şahıs ve şirketlerden oluştuğu, Şirketin 2012-2016 yılları arasındaki Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısının ... olduğu, Yönetim Kurulu Üyeleri'nin ise M.. K.. ve ... ... isimli kişilerden oluştuğu, imza yetkilerinin şirketi temsil ve ilzama münferiden Ö.. K.. ve M.. K..'ya verildiği, 2016-2017 yılları arasında ise Yönetim Kurulu Başkanı Ö.. K.. iken Yönetim Kurulu Üyeliklerinin M.. K.. ve ... olarak belirlendiği, şirketi temsil ve ilzama münferiden Ö.. K.. ve M.. K..'nın yetkilendirildiği anlaşılmaktadır. g.... Gayrimenkul ve Ticari Yatırımlar Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Mevcut ortaklık yapısının Ö.. K.. (%51) ve M.. K.. (%49) isimli kişilerden oluştuğu, Şirketin 2011-2014 yılları arasındaki Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısının ..., Yönetim Kurulu Üyeleri'nin ise M.. K.. ve ... ... olduğu, şirketi temsil ve ilzama münferit yetkili imza sahiplerinin Ö.. K.. ve M.. K.. olduğu, ...'nın ise yönetim kurulu başkanı ile müşterek imza yetkisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. f...V.. Ş.. Mevcut ortaklık yapısının M.. K.. (%50), Ö.. K.. (%50) isimli kişilerden oluştuğu, Şirketin 2012-2017 yılları arasında Müdürler Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Müdürü'nün M.. K.. olduğu, şirketi temsil ve ilzama münferit yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır. g...V.. Ş..'nin Mevcut ortaklık yapısının M.. K.. (%18,50), Ö.. K.. (%21,50), ... İnsaat Tur...San...Ve Tic...A...Ş. (%50,00), ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. (%10,00) isimli kişi ve şirketlerden oluştuğu, Şirketin 2014-2016 yılları arasındaki Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısının ..., Yönetim Kurulu Üyesinin ise M.. K.. olduğu, şirketi temsil ve ilzama Ö.. K.. ve ... ...'nın münferit yetkili kılındıkları anlaşılmıştır. h.... ... Emlak Geliştirme Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Mevcut ortaklık yapısının M.. K.. (%10,00), Ö.. K..(%5,00), ...(%5,00), ...(%25,00), ... İnsaat Tur...San...Ve Tic...A...Ş.(%55,00) isimli kişi ve şirketlerden oluştuğu, Şirketin 2011-2017 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanı'nın Ö.. K.., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı'nın ... olduğu Yönetim Kurulu Üyelerinin ise M.. K.. ve ... isimli kişiler olduğu, şirketi temsil ve ilzama Ö.. K.. ve M.. K..'nın münferit yetkili kılındıkları anlaşılmıştır. Şirketlerin ortaklık yapısının aile fertlerinden oluştuğu, yönetim yetki ve sorumluluğunun sanıklar Ö.. K.. ve M.. K..'da olduğu, şirketlerin birbirinin ortağı durumunda olduğu görülmektedir. 2...Şirket Bütçesi, Toplanan Bağış ve Yardımlar; Şirket yöneticilerinin e-posta yazışmalarında şirketin yıllık gelir ve giderlerinin bütçelenerek planlanan bütçe doğrultusunda hareket edildiği tespit edilmiştir. Şirketin bütçesinde ticari faaliyetlerin yanı sıra bağış ve yardım faaliyetlerinin ayrıca bütçelendirildiği görülmüş olup bağış ve yardımların doğrudan grup şirketleri tarafından veya tedarikçilerden bağış toplama veya kesinti yapmak suretiyle gerçekleştirildiği bilirkişi raporunda bildirilmiştir. a. Şirket'ten Çıkan Bağış ve Yardımlar: Bilirkişi raporunda şirketlerin hesap hareketleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; Bağışların nakdi bağışlar, ayni bağışlar, doğrudan bağışlar ve dolaylı bağışlar olmak üzere kategorize edildiği, yapılan yardım ve bağışların "bağış, burs, zekat, hayır, kurban vb" açıklamalar ile yapıldığı, İşlemlerin farklı yöntemler ile gerçekleştirildiği, bu yöntemlerin şirketin ortaklar hesabının kullanılması, şirkette çalışan personellerin kullanılması, şirketin mal ve hizmet tedarik ettiği şirketlerden veya üçüncü kişilerden toplanması veya bağış ve yardımların ...'da açılan bir hesaba yönlendirilmesi suretiyle gerçekleştirildiği, Şirketin kendi kaynaklarından yapacağı bağışların önceden hazırlanan bir bütçe doğrultusunda planlandığının şirketin finans departmanında çalışan ...tarafından şirket yöneticileri M.. K.., Ö.. K.. ve ...'ya gönderilen "Bağış ve Yardımlar 2013 Bütçe" başlıklı 4 Mart 2013 tarihli e-postadan görülebileceği, e-postanın ekindeki belgede ... Vakfına, ... Öğretim İşletmelerine, Yedirenk Sanat Vakfına, yurtdışı öğrencilere, ... Eğitim Vakfına bağışlar yapıldığının anlaşıldığı, Yine benzer şekilde "2012 yılı özet bütçe sayfası" isimli belgede "zekat hesabı" ibaresine rastlandığı, ... Vakfı, ... Eğitim ve Kültür Vakfı, ... Vakfı, ...Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, ... Öğretim İşletmeleri gibi kurumlara bağışta bulunulduğunun görüldüğü, faaliyetin 2014, 2015 ve 2016 yıllarında da devam ettiği anlaşılmıştır. Yardımlar kimi ... elden yapıldığından, kimi ... da şahıs, vakıf, dernek ve kurumlara ilişkin bilgiler şirket kayıtlarında perdelenerek saklandığından tam olarak tespitinin yapılamadığı bilirkişilerce bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun ilgili kısmında "... muhasebe kayıtlarında '***********\_Yurtiçi Alıcılar' hesabına bağlı '1000001962\_Bağış-Yardım Hesabı' cari kodu ile düzenlenen faturaların bağlı olduğu sev irsaliyelerinin birkaçında kimse teslim edildiğinin yazıldığı, yüklü miktarlarda yapılan teslimatlara ilişkin bilgilerin kime ve ne için yapılığının tespit edilemediği" şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmüştür. ... ..., A.. G.., ... Giyim, ..., ... Mobilya, ... İnş. İsimli şirketlerin 2013 yıında 11...354...812,94 TL, 2014 yılında 14...397...186,81 TL, 2015 yılında 12...977...927,21 TL, 2016 yılında 9...242...486,73 TL olmak üzere toplam 47...972...413,69 TL bağış ve yardımda bulunduğu görülmektedir. Bilirkişi raporunda bağış ve yardımların vergi öncesi karın %9'unu oluşturduğunun, kar dağıtımı yapılmadığının ve ortaklara ödenen huzur hakkının ortalama %0...63 olduğunun tespiti yapılmıştır. 2014 yılında A.. G.. San...ve...Tic. A...Ş tarafından ... Marka Paz. Tic. Ltd. Şti'ye faturalanan ürünlerin ...Derneği'ne ayni yardım olarak bağışlandığı, ... üzerinden yapılan incelemede 2014 yılında A.. G.. San...ve Tic. A...Ş.'nin %5'lik istisna limitinin dolması nedeniyle, bağışın şirkete vergi avantajı sağlamayacağı düşünüldüğünden ... Marka Paz...Tic...Ltd. Şti. üzerinden kullanılması amaçlansa da ...'nin kurum kazancının düşük kalması nedeniyle bağış ve yardım olarak gider gösterilmesi vergi avantajı sağlamayacağından ilgili tutarın "kambiyo zararları" hesabına alınarak perdelendiği görülmüştür. b...Kurban Toplama Faaliyeti; Bilirkişi raporunda şirket e-posta yazışmalarında yapılan incelemede her yıl firmalardan toplanacak kurban sayısına ilişkin bir hedef liste ve bir önceki yıl toplanan kurban sayılarına ilişkin nihai listenin şirket üst yönetimi ile birlikte planlandığı, bu hususta sanıklar ... ...'ya ve ...'ya ait listeler oluşturulduğu ve e-posta yoluyla kendileriyle paylaşıldığı, ... tarafından oluşturulan hedef listede genellikle tekstil firmalarının bulunduğu ancak başka sektörlerden firmaların da bulunduğu, hedef listenin e-posta yoluyla önce Genel Müdür ...'a, oradan da şirket çalışanlarına iletilerek bir organizasyon yapıldığı, ilerleyen sürecin de yine şirket üst yönetiminin denetiminde olduğu, firmalardan kurban bağışının e-posta yoluyla talep edildiği, söz konusu e-postalardan birinin "Hayırlı sabahlar, ... geçti bir sene ve yeniden müracaat ediyoruz himmetinize, zor olsa da istemek her sene, ama bu güzel hayır işine kapıldık bir kere, bayramda o çocukların mutluluğunu gördükçe, gittiğimizde yanlarına her kurban bayramının ikinci gününde, elimizde sizlerin vasıtasıyla hazırlanan kardeşlik paketleriyle, akan mutluluk gözyaşları ve iyi ki geldiniz hoşamedileriyle, söz veriyoruz birbirimize, bir sonraki sene , daha kalabalık ve elimiz daha dolu gelmeye. Bizleri bu kardeşlik kervanını büyütmeye alıştırdığınız için teşekkür ederken, bu sene de geçen yılki gibi 2 Dana himmetinizi rica etsek uygun mudur? Nice bayramları, iyiikte yarıştığımız, ülkemizde ve dünyanın her yerinde milyonlarca solgun yüzü güldürdüğümüz bu bayram gibi karşılamak ümidiyle,...'nin dediği gibi; Canımı canan eğer isterse minnet canına, ... nedir ki onu kurban etmeyem cananıma, ... ile eğer bizden hoşnut ise Cananımız, ... minnettir O'nun kurbanı olsun canımız duasına amin diyor yapacağınız katkıya şimdiden teşekkür ediyorum, Hayırlı bir Haftasonu dileğim ve en kalbi selamlarımla, Not:1 Dana bedeli 4...900 TL) şeklinde olduğu görülmektedir. ... Grup Şirketleri'nin mal ve hizmet alımı yaptığı firmalardan kurban bağışı toplanması hususunda hazırlanan hedef listeler doğrultusunda ilk kez bağış istenecek şirketler ile daha önce bağışta bulunmuş şirketlere ayrı formatlarda e-postalar gönderildiği, gönderilen e-postaların içeriğinde Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütünün kullandığı "..." teriminden bahsedildiği tespit edilmiştir. Şirketlere e-posta yoluyla talepler gönderildikten sonra, tahsilat süreci ...'nın talimatı ile Şirket Genel Müdürü ... tarafından takip ve koordine edilmektedir. ... ile ...arasında geçen 1 Ekim 2013 tarihli bir e-posta yazışmasında ... nezdineki bir hesaba ait Iban numarası bildirildiği, aynı Iban numarasına önceki sene ... adına havale yapılırken ilgili sene hesap numarasında herhangi bir değişiklik olmadığı halde ... adına havale yapılacağı, tahsilatların yarısının bir hesap numarasına diğer yarısının ise bir başka hesap numarasına yapılacağının, tahsilatın tamamı tek bir kişinin hesabına gelirse sıkıntı olacağının şirket genel müdürü ve ilgili personele bildirildiği, 24 Eylül 2014 tarihinde personel arasında geçen ve ...'ya bilgi olarak giden bir e-posta yazışmasında kurban bedellerinin mümkün mertebe elden toplanması talimatının verildiği, 2014 yılında tedarikçi şirketlere gönderilen kurban talep e-postalarında bildirilen hesap numarasının Ziraat Bankası nezdinde açılmış bir hesaba ait olduğu, ... ile ... ... arasındaki 11 Kasım 2013 tarihli e-postada "... Pensylvnya için 510 USD değerinde kurban vermiştik, ödemesini atladık, ... aşağıdaki hesaba yapar mısın?" şeklinde yazışmaya rastlandığı, ...'dan ...'a gönderilen 8 Ekim 2013 tarihli "... listesine kurban" başlıklı e-postada "...Tekstil ve ... Tekstil firmalarından 8'er adet toplam 16 adet Dana bağışını ... listesine ekler misin, bu ödemeleri sana çek olarak ... iletecekti" şeklinde yazışmanın tespit edildiği, ...'nın 8 Ekim 2013 tarihinde "Abi" şeklinde hitap ettiği ...isimli şahsa kurban tahsilatları ile ilgili bilgilendirme e-postası gönderdiğinin görüldüğü, ...'nın personele gönderdiği bir başka e-postada aynı kişiden "..." şeklinde bahsettiği, nihayetinde kurban tahsilatlarına ilişkin listenin son halinin abdulkadirgurbuz\_@... ve ......com adreslerine postalandığı anlaşılmıştır. Kurban tahsilatlarının bir kısmının çek yoluyla tahsil edildiği, bir kısmının ise başka şahıslara ait hesaplara havale yoluyla gerçekleştirildiği görülmektedir. Kurban toplama faaliyetine ilişkin yazışmaların tamamının şirketin kurumsal mail adresi üzerinden yapıldığı anlaşılmıştır. c...... Toplama Faaliyeti: urban toplama faaliyetine benzer şekilde şirketin mal ve hizmet alımı yaptığı şirketlerden dini özel günler vesilesiyle burs, zekat vb. isimler altında bağış talebine ilişkin maillerin gönderildiği, söz konusu yazışmaların yine şirketin kurumsal mail adresi üzerinden ve bizzat ... tarafından gerçekleştirildiği, yazışma içeriklerinden bu faaliyetin uzun yıllardır süregeldiği, tahsilat için çek keşide edilmesi yönteminin kullanıldığı, para toplama talebine ilişkin maillerde "..., yurt yapımı, öğrenci bursu" gibi terimlerin mutlaka kullanıldığı, para toplama faaliyetinin şirketin mal ve hizmet alımı yaptığı şirketlerin ciroları göz önüne alınarak belirlenen hedef listeler ve hedef bağış miktarları üzerinden yürütüldüğü, daha sonrasında her yıl için ayrı bir tahsilat raporu oluşturularak takibin yapıldığı, şirketlere gönderilen maillerde ısrarcı bir dil kullanıldığı, ödeme yapma gücü olmayan şirketlerin durumu izah etmek için çaba sarfettikleri belirlenmiştir. d...Kurban ve ... Adı Altında Toplanan Yardımlara İlişkin Alınan Çeklerin Durumu: ... Grup Şirketleri'nin mal ve hizmet alımı yaptığı şirketlere olan borç ödemesinde kullanılan şirket çekleri keşide edildikten sonra tekrar ilgili şirket tarafından ciro edilerek geri alındığı veya söz konusu şirketlerin kendi çekleri veya müşteri çeklerinin ciro edilmesi suretiyle kurban ve ... ödemesinde kullanıldığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. e...Kurban ve ... Toplama Faaliyetlerine İlişkin Bilirkişilerce Yapılan Genel Tespitler: Muhasebe kayıtları ile fiili durumların birbirini teyit etmediği, şirket personeli tarafından çekilen paraların KHK ile kapatılan ... Eğitim Kurumlarına gerçekten ödenip ödenmediğinin belirlenemediği, şirket mutemetleri tarafından elden yapılan işlemlerin gerçek mahiyetinin tespit edilemediği, bazı şirketlerin ... Grup Şirketleri'ne ödediği kurban ve burs ödemelerinin ticari faaliyet ile iç içe geçtiği ve perdelendiği, bağış ve yardımların ticari ilişki ile bağlantılı olarak kazan-kazan mantığı içerisinde yürütüldüğü, bir takım vergi suçlarının da işlendiği tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür. 3...Şirket... Yer Alan Yurt Binalarının Bedelsiz Olarak Kullandırılması: A.. G.. A...Ş.'nin... kayıtlı bulunan ... ili ... ilçesinde bulunan iki adet yurt binasına ilişkin olarak yurt binasına yapılan masrafların tahsilatına ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı, kullanım karşılığı bir kira bedeli tahsilatı yapılmadığı, ödenmeyen kira bedelleri için hukuki yollara başvurulmadığı yurdu kullanan şirkete 667 ve 668 sayılı KHK'lar ile işlem yapıldığı bu minvalde şirkete ait binaların yurt binası olarak FETÖ/PDY ile bağlantılı olan şirketlere bedelsiz olarak kullandırıldığı anlaşılmıştır. 4.... ile İlişkiler: A.. G.. San...ve Tic. A...Ş.'nin 872...280 adet A grubu, 1...570...749 adet (B) grubu olmak üzere toplam 2...443...029 adet ... hissesi bulunduğu, bu hisselerden A grubu hisse senetlerinin imtiyazlı hisse senetleri olduğu, sanık M.. K..'nın 1997-2009 yılları arasında ...'da yönetim ve denetleme kurulu üyeliği görevlerinde bulunduğu ve ...'da hesap açan ilk kişilerden olup hesap numarasının 7 olduğu, ... Grup Şirketleri'nin faaliyetlerini İstanbul ili ... ilçesinde yer alan ... olarak isimlendirilen gayrimenkulde sürdürdükleri, söz konusu gayrimenkulün mülkiyetinin grup şirketlerinden ... Mağazacılık Dış Ticaret A...Ş. ve ... ile ortak olduğu, Şirketin ...'nın TMSF'ye devrinden önce gerçekleştirilmek istenen ancak gerçekleştirilemeyen sermaye arttırımına katılmak üzere Ö.. K.. imzasıyla taahhütname verdiklerinin bilirkişi raporu ile ortaya konduğu, A.. G.. San...ve Tic. A...Ş. ve M.. K..'nın ortaklarından olduğu ... Yönetim Hizmetleri....ve Tic. A...Ş'nin ...'nın iştiraklerinden olduğu, ... yönetiminden gelen talimat üzerine A.. G.. San...ve Tic. A...Ş. ve M.. K..'nın herhangi bir değerleme yapılmadan defter değerleri üzerinden ... Yönetim Hizmetleri....ve Tic. A...Ş'deki hisselerinin ... Yönetim Hizmetleri Emlak Turizm San ve Tic. A...Ş'ye devredildiği, bu hususta ...'dan gönderilen e-postaya istinaden devir için sorgusuz bir şekilde vekaletname verilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunun bilirkişi raporunda bildirildiği, ... Şirketleri'nin ...'dan kullanılan kredileri bankanın ihtiyacı olması nedeniyle erken kapattığı, Yine örgüt liderinin çağrısından sonraki döneme rastlayan şekilde ...'da mevduat tuttukları, mevduatta Aralık 2013 itibariyle dikkat çekici bir artış görüldüğü, ...'ya aktarılan mevduatın şirketin sermayesi veya karı olmayıp ... Bank'dan çekilen 10 milyon Dolar ve ...'dan çekilen 15 milyon Dolar kredilerden geldiği, çekilen kredi maliyetlerinin şirkete yansıması ile... tutulan mevduatın getirisi karşılaştırıldığında apaçık şirketin zararına olacak şekilde ticari hayatın olağan akışına aykırı ve örgütün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra 22 Ocak 2014 tarihli şirket içi e-postada pos cihazları işlemlerinde Bank Asyanın kullanılması talimatı verildiği, ... pos cihazı kullanımının Aralık 2013 dönemine göre Ocak 2014'de %100, Şubat 2014'de %400, Mart 2014'de %300 arttığı görülmektedir. 5...Reklam ve Medya Şirketleri ile İlişkiler: A.. G.. San ve Tic. A...Ş tarafından ... Film Yapım Pazarlama Dağ...ve Tic. A...Ş isimli şirkete "... Sinema Filmi Sponsorluk Bedeli" olarak 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında çek ile ödeme yapıldığı, ... Film Yapım Pazarlama Dağ ve Tic. A...Ş'nin çekleri ... Yayıncılık Hizm. A...Ş ve ... Yayıncılık İlt...ve Med. Hizm. A...Ş isimli şirketlere ciro ettiği, şirketlerin yönetim kurulu üyeleri arasında ......'nın bulunduğu, A.. G.. San ve Tic. A...Ş'nin Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda hazırlanan yayınlara o tarih itibariyle 590 bin TL finansal destek sağladığı, ... tarafından ... ...'ya gönderilen 6 Haziran 2013 tarihli ve "7..." konulu e-postada "..., Vakıf bünyesinde prodüksiyon için kurulan şirkete yeni bir film yapımı için toplam 250...000 TL ödünç para vereceğiz. Sponsorluk anlaşmaları tamamlandıkça iade alacağız. İlk olarak yarın 50...000 TL hazır eder misin." şeklinde talimat görüldüğü, bilirkişilerce yapılan incelemede Yedi...'nın şirket tarafından 155 Bin TL finanse edildiğinin tespit edildiği, bilirkişi raporunun ilgili kısmında " 'vakıf bünyesinde prodüksiyon için kurulan şirkete, yeni bir film yapımı için toplam 250...000 TL ödünç para vereceğiz' ifadesinde kastedilen vakfın Yedi... olduğu, bir filmin sponsorluğundan bahsedildiği, ... A...Ş'ye 425...000 TL para gönderildiği, bunun karşılığında ... A...Ş'nin herhangi bir fatura kesmediği" tespitlere yer verilmiştir. Şirket içi e-postaların ve faturaların incelenmesinde "Herkes Onu Okuyor" isimli kampanya kapsamında ... Yayıncılık Tic. A...Ş. isimli şirketten çok sayıda kitap alınarak mali destek verildiği, ... ve ... Haber Kanalları'na 197 bin TL barter karşılığı sponsor olunduğu tespit edilmiştir. 6. Ortaklar Cari Hesabının Kullanılması ve Ortaklar İçin Yapılan Diğer Ödemeler: ... Grup Şirketleri'nin 31...12...2015 tarihi itibariyle muhasebe hesaplarında görülen toplam 111...931...163,60 TL ortaklardan alacaklar tutarı için 6736 sayılı Kanun'dan faydalandıkları, Tekdüzen Hesap Planı'na göre ortakların şirketlerden aldığı paraların "ortaklardan alacaklar" hesabında, ortakların şirkete borç verdikleri paraların ise "ortaklara borçlar" hesabında izlenmesi gerektiği, ancak ... Şirketleri'nde bu hesapların ayrıca "Alıcılar", "Diğer Çeşitli Alacaklar" ve "satıcılar" hesaplarında izlendiği, ortaklar tarafından şirketlerden çekilen ve mali af kapsamına sokulan paraların "2960100001-Hesaba" kaydedilip halen söz konusu hesapta bekletildiği, 6736 sayılı Kanun'un ortakların şirketten çektikleri paralar üzerinden %3 vergi ödenmesi halinde bu paraların örtülü kazanç dağıtımı olarak değerlendirilmeyerek cezai işlem yapılmayacağı yönünde bir af getirirken, Türk Ticaret Kanunu kapsamında ortakların şirketten çektiği paranın şirkete iade edilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, ortakların şirket kaynaklarını diledikleri gibi kullanamayacakları, şirketten gerçekleşen para aktarım hareketlerinin şirket personeli tarafından ortaklar cari hesapları üzerinden perdeleme yapıldığı, ortaklar cari hesabının mutemetler aracılığıyla belgesiz giderlerin, ortakların şahsi harcamalarının, her ne suretle olursa olsun bir kısım para transferini perdelemek amacıyla kullanılarak tek düzen hesap planına ve genel muhasebe ilkelerine aykırı hareket edildiği bilirkişilerce tespit edilmiştir. 7...Yargıtay Üyesi İken İhraç Edilen ...'un Referansı ile %50 İndirim Sağlanması: Yargıtay Üyesi iken ihraç edilerek hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verilen ...isimli şahsa şirket mağazalarında gerek şahsi alışverişlerinde, gerek misafirlerine gerekse de e-posta ve mesaj yoluyla referans olduğu kişilerin alışverişlerinde %50 iskonto yapıldığı, şirket içi e-posta yazışmalarında bu durumun yalnızca ...ve onun referans olduğu kişilere tanınan bir imtiyaz olduğunun anlaşıldığı, ...'un referansı iletilmeden bu iskontonun uygulanmadığının tespit edildiği, iskonto oranının yüksekliğini farkeden çalışanların e-posta yazışmalarında bu duruma şaşırdıklarını belli eden tepkilerde bulunduklarının görüldüğü, ...'un iskonto için isim göndereceği ...... @gov...tr uzantılı e-posta adresi üzerinden şirketle yazışma yaptığı tespit edilmiştir. 8...Puan Satışı Yöntemi ile Bazı Kişilere İndirim Sağlanması ve Hediyeler: Şirket içi e-posta yazışmalarında Ö.. K..'nın arkadaşı olduğu belirtilen ...'in yapacağı alışverişlerde %50 iskonto ile alışverişlerde kullanılmak üzere puan yüklendiği, bu işlemin Ö.. K..'nın talimatı ile yapıldığı, şahsa verilen puan kartların sayısının 76'ya kadar ulaştığı, e-postalardan birinde ...'in mağazaya 3 savcı 3 kaymakam 2 vali 1 avukat ve 1 genel müdür ile birlikte geldiğinin bildirildiği de dikkate alındığında puan harcamalarının niteliği bilirkişilerce şüpheli bulunmuş, şirket kayıtlarının birbirini tutmadığı hediye puan kart verilen kişilerin isim bilgisinin belirlenemediği hususlarına da değinilmiştir. 9...Bilirkişi Raporunun Genel Değerlendirme ve Sonuç Bölümünde Belirtilen Hususlar: ... Şirketlerindeki bağış ve yardım faaliyetlerinin uzun yıllardır süregeldiği, ... toplama sürecinde yapılan tüm yazışmaların ...@ ...com...tr uzantılı kurumsal e-posta adresi üzerinden yapıldığı, ... ve kurban toplama faaliyetinin şirket yönetimi ve şirket personeli tarafından bir organizasyon dahilinde yapıldığı, toplanan kurban bedellerinin bilgisinin maillerde "hoca" "abi" olarak hitap edilen kişilere rapor edildiği, şirketin tedarikçisi konumunda olan diğer şirketlerle olan iş hacmine göre talepte bulunulduğu, bağışların bölgelere ayrılarak toplandığı, şirketlere asgari bir bağış tutarının dayatıldığı, ... mevduatının şirket zararına olacak şekilde ticari hayatın olağan akışına aykırı olarak arttırıldığı, örgütle irtibatlı şirket ve vakıflara sponsorluk, reklam vb isimler adı altında ödemeler yapıldığı, şirket mutemedi aracılığıyla örtülü para çıkışı işlemlerinin yapıldığı, belli bir gruba iskontolu satışlar gerçekleştirildiği ve puan kart kullandırıldığı, örgüt lideri ...'e farklı bir isim altında ölçülerine uygun olarak kıyafet dikimi yapıldığı tespitlerine yer verilmiştir. 10...Sanıkların Hukuki Durumu: a...Sanık M.. K.. yönünden; UYAP ortamından alınıp dosya içine konulan nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra temyiz aşamasında 19...11...2022 tarihinde öldüğüne ilişkin kayıt araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, b...Ö.. K.. yönünden; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapması nazara alındığında; ... Grup şirketlerinin suç tarihi itibariyle Yönetim Kurulu Başkanı olan sanık Ö.. K..'nın, süreklilik gösteren aşama savunmalarında kendisinin doğrudan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağlantısının olmadığını, 2014 yılı itibariyle ...'dan istifa ettiğini daha çok kendisinin inşaat şirketleri ile ilgilendiğini söylemesi, bu savunmalarının bir kısım tanık beyanları ile doğrulanması, örgütsel olduğu değerlendirilen şirket içi e-posta yazışmalarında da şirketin ...'su olarak halen kaçak olan kardeşi ...'nın ifade edilmesi karşısında öncelikle sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin şüphelerin tam olarak ortadan kaldırılabilmesi amacıyla, sanık Ö.. K..'nın inşaat şirketleriyle ilgilendiğine, tekstil şirketleriyle ise kardeşi ...'nın ilgilendiğine ilişkin açıklamalar, şirketlerin ortaklık yapısı, yönetim kurullarının oluşması , şirketin temsili hususları ile hukuki ve fiili durumun çatıştığı gözetilerek; sanık hakkında beyanlarda bulundukları anlaşılan ... ve ...'un ifadeleri 5271 sayılı Kanunun 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup gerekirse adı geçenler tanık sıfatıyla duruşmada dinlendikten sonra sanığın dosyaya yansıyan somut eylemlerinin, örgüt üyeliği suçunu veya örgüte yardım suçunun özel hali olan ve 6415 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde düzenlenen terörizmin finansmanı suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilip tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği ... ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikleri de göz önünde bulundurularak alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiştir. 11...Şirketlerin Müsaderesinin Değerlendirilmesi: Sanık M.. K..'nın temyiz aşamasında 19...11...2022 tarihinde öldüğü Uyap kayıtlarında görülmüştür. Sanığın ölümü davayı düşüren nedenlerden biridir. Sanığın cezalandırılabilmesini ortadan kaldıran nedenlerden olan ölüm hali fiilin suç oluşturduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında "sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak niteliği itibariyle müsadereye tabi olan eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir" şeklinde hüküm yer almaktadır. Doktrindeki çoğunluk görüş ve Yargıtay uygulaması müsaderenin bir güvenlik tedbiri olduğunun kabul edilmesi yönündedir. 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin 1. fıkrasında "iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur" hükmüne yer verilmiştir. Bu bakımdan müsadere kararının verilebilmesi için mahkumiyet hükmü verilmesi şartı aranmayıp kasıtlı bir suçun işlendiğinin tespit edilmesi yeterlidir. İşlenen bir suçtan dolayı bir takım nedenlerden dolayı faile ceza verilemeyecekse de kasıtlı bir suçun işlendiğinin tespiti ile birlikte ilgili eşyanın suçta kullanıldığının, suçun işlenmesine tahsis edildiğinin ya da suçtan meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde müsadere kararı verilebilecektir. Bu minvalde Uyap sisteminde göre ölüm kaydı görülen sanık M.. K..'nın cezalandırılması yönünden dosyanın düşürülmesi gerekirse de, dosyada bulunan deliller ve raporlar itibariyle sanıklara ait şirketlerin suça özgülenmesi suretiyle terörizmin finanse edilmesi faaliyeti bulunduğundan, şirket kaynaklarından fon sağlama eylemi yanında, ticari faaliyetleri ile ilgisi olmadığı halde şirketin ticari hayattaki önemi nedeniyle şirket tüzel kişiliği aracı kılınmak suretiyle fon toplama faaliyetinde bulunulduğu da tespit edilmekle şirketlerin suça tahsis edilmesi ve kazanç müsaderesi hükümleri iç içe geçmiş bir halde olduğundan şirket paylarının müsaderesi bakımından muhakemeye devam olunacağı anlaşılmıştır. Detayları bilirkişi raporunda ve İlk Derece Mahkemesi kabulünde yer aldığı üzere, aile şirketi durumunda olan ... Grup Şirketleri tarafından doğrudan şirket bütçesinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olan şirket, vakıf ve derneklere sürekli olarak bağış yapılmıştır. Ayrıca şirketin ticari faaliyeti ile ilgisi bulunmadığı halde şirket bünyesinde bir organizasyon dahilinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü'nün fon toplama yöntemlerinden olan "..., burs, zekat ve kurban" gibi isimler altında yürütülen fon toplama faaliyetinin örgütün talimatı ile yürütülüp toplanan fonun örgüt adına toplandığının en büyük kanıtlarından birinin şirkette herhangi bir ortaklığı ve görevi bulunmayan "hoca, abi" şeklinde hitap edilen kişilere raporlandığı tespit edilmiştir. Fon toplamak için özellikle şirketin ticaret yaptığı başka şirketlerin seçilerek yıllık cirolarına göre hedefler koyulmasının ve taleplerin şirketin kurumsal e-posta hesabı üzerinden yapılmasının şirketin ticari hayattaki iş hacmi ve nüfuzunun kullanılarak bağış talep edilen şirketlerin mecbur bırakıldığını gösterdiği anlaşılmıştır. Şirketin muhasebe kayıtlarının tek düzen muhasebe prensiplerine aykırı olacak şekilde kullanılıp yapılan işlemlerde perdeleme olması, şirket veya müşteri çeklerinin olağan dışı kullanılması, şirket ortaklarının şirkete borçlu durumda olması gibi hususların şirket hesaplarının ve şirket üzerinden yürütülen işlemlerin tam olarak tespit edilmesini engellemeye yönelik durumlardır. Örgüt üyesi eski yargı mensuplarına referans yöntemi ile doğrulama yapıldıktan sonra olağan dışı indirim uygulamasının yine örgüt içi bir motivasyonla yapıldığı anlaşılmaktadır. Şirketin sponsorluk ödemesi, kitap alımı gibi yine ticari faaliyeti ile ilgisi olmayan ve yine örgütün faaliyet konularıyla ilgili eylemler olduğu belirlenmiştir. Şirketin ...'da ortaklığının bulunması, ...'nın sermaye arttırım sürecine katılma yönündeki tasarrufta bulunması, ... ile ortaklığı olan şirketin ...'dan gelen talimat üzerine defter değeri üzerinden devrini sorgusuz bir şekilde kabul etmesi, ...'dan çekilen kredilerin vadesinden önce kapatılarak başka bankalardan çekilen yüksek kredilerin ...'da mevduat yapılması gibi işlemlerin kar amacı güdülen ticari hayatta şirketin apaçık zararına olduğu dikkate alındığında şirketlerin ticari faaliyetten kar elde etme amacı dışında örgütsel motivasyonla yönetildiğini göstermektedir. Sanık M.. K..'nın aramasında el konulan evraklardan birinde ortağı olduğu ... İnşaat Dekorasyon Turizm San ve Tic. A...Ş. ile ilgili olarak "... İnşaat hisselerinin tamamı hizmete aittir" şeklinde yazı tespit edilmiştir. Sanık M.. K.. ifadesinde... ortaklığı bulunması nedeniyle kendi haberi olmadan ... hissesinden veya hesabından bu şirkete aktarım yapılmış olabileceğini, "Hizmet hareket" ibaresinin "... hareketi" olduğunu ifade ettiği görülmüştür. ... bu tablo bir ... halinde değerlendirildiğinde şirket ortaklarının sermayesi ve örgüt adına toplanan paranın birbiri ile iç içe geçip denetlenemez bir hale geldiği, sanıkların sermayeleri üzerinde özgürce tasarruf edemedikleri kanaatine varılmıştır. Şirketin; terör örgütü ile irtibatlı şirket olması, para transferinde bulunması, örgütün amacına özgülendiğinin örgütün yurt dışı yapılanmalarına para gönderdiğinin, örgütün amacına hizmet eder nitelikte sistematik şekilde para havaleleri gerçekleştirdiğinin, silahlı terör örgütünün Türkiye içerisinde ve yurt dışında en önemli finans kaynaklarından biri haline geldiğinin, örgütün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda hareket ettiğinin, bu yönde ... haline geldiğinin, terör örgütlerinin devamlılığını sağlamaya yönelik finansal destek çabalarının bulunduğunun ve örgütün kontrolüne girdiğinin anlaşılması halinde ... olarak müsaderesi yasal olarak mümkün ve gereklidir. FETÖ/PDY’nin gelir kaynakları somut dosya ve örgütle irtibat ve iltisakı tespit edilen sanıklar bakımından birlikte bir değerlendirme yapıldığında sanıkların sahip olduğu ekonomik değerleri örgüt faaliyetine özgüledikleri ve suç işlenmesine tahsis ettikleri, örgütün finansmanında ... konumuna geldiklerini söylemek isabetsiz olmayacaktır. Yukarıda yapılan hukuki açıklamalar ve tespitler ışığında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansman kaynakları da nazara alındığında somut dosyada suça tahsis edilen eşya hükümleri ile kazanç müsaderesi hükümleri iç içe girmiş durumdadır. Şirketlerin suça tahsis edildikleri nazara alınarak şirketlerin suça tahsis edilen eşya hükümlerine göre müsaderesine karar verilmesi gerekecektir. ... Mağazacılık Dış Tic. A...Ş. ... Marka Pazarlama Tic. Ltd...Şti. ... ... Tekstil San. Tic. A...Ş. ... Mobilya Dekorasyon... San. Tic. Ltd...Şti. ... Tekstil Mümessillik Tic. A...Ş. ... Hazır Giyim Paz. Tic. A...Ş. ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A...Ş. ... Gayrimenkul ve Tic. Yat. San. Tic. A...Ş. ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ... ... Emlak Geliştirme San...Tic. A...Ş. ... İşletme Yönetim A...Ş., A.. G.. Sanayi ve Ticaret A...Ş'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü finanse ettiği, örgütün amaç ve faaliyetlerine özgülenip örgüte tahsis edildiği kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tamamının müsaderesine ve iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerekmektedir. V. KARAR A. SANIKLAR YÖNÜNDEN; Sanık M.. K.. yönünden gerekçe bölümünde 10-a bendinde açıklanan nedenle; Sanık Ö.. K.. yönünden ise gerekçe bölümünde 10-b bendinde açıklanan nedenlerle; Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27 . Ceza Dairesi'nin 16...09...2021 tarihli ve 2020/871 Esas, 2021/1072 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Sanık M.. K.. yönünden Tebliğname’ye uygun olarak oybirliğiyle, sanık Ö.. K.. yönünden ise Tebliğname'ye aykırı olarak üyeler ...ve ...'nun sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin mahkeme kabulünde ve temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, B...MÜSADERE YÖNÜNDEN; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27 . Ceza Dairesinin 16...09...2021 tarihli ve 2020/871 Esas, 2021/1072 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hüküm fıkrasında müsadere ile ilgili C-2-a fıkrasının tümüyle hükümden çıkarılarak yerine; “ FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü finanse eden, örgütün amaç ve faaliyetlerine özgülenip örgüte tahsis edildiği kabul edilen 1- ... Mağazacılık Dış Tic. A...Ş.,2- ... Marka Pazarlama Tic. Ltd...Şti.,3- ... ... Tekstil San. Tic. A...Ş., 4- ... Mobilya Dekorasyon... San. Tic. Ltd...Şti., 5- ... Tekstil Mümessillik Tic. A...Ş., 6- ... Hazır Giyim Paz. Tic. A...Ş., 7- ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A...Ş., 8- ... Gayrimenkul ve Tic. Yat. San. Tic. A...Ş., 9- ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., 10- ... ... Emlak Geliştirme San...Tic. A...Ş., 11- ... İşletme Yönetim A...Ş., 12- A.. G.. Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin, iyi niyetli pay sahipleri ile üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19...07...2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY ... Grup şirketlerinin 2012 yılından itibaren temsil ve ilzam yetkileri incelendiğinde sanık Ö.. K..'nın sınırsız ve münferit temsil yetkisine sahip olduğu, yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttüğü, dosya kapsamındaki savunmalar ve tanık beyanlarında sanık Ö.. K..'nın inşaat şirketleriyle ilgilendiğine, tekstil şirketleriyle ise kardeşi ...'nın ilgilendiğine ilişkin açıklamalara rastlanıyorsa da şirketlerin ortaklık yapısı, yönetim kurullarının oluşması ve şirketin temsili incelendiğinde sanığın tüm şirketlerdeki hukuki yetki ve sorumluluğu itibariyle tanık beyanlarındaki anlatım ile hukuki ve fiili durumun çeliştiği anlaşılmaktadır. Detayları bilirkişi raporunda ve ilk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere Dairemizce de kabul edildiği şekliyle, sanıkların şirkete borçlanması, muhasebe kayıtlarında perdeleme işlemlerinin yapılması, şirkete ait gayrimenkullerin örgüte müzahir kuruluşlara bedelsiz bir şekilde tahsis edilmesi, örgüte müzahir şirketler tarafından yürütülen film-program yapımı, kitap basımı, reklam vb. faaliyetlere şirket tarafından fon sağlanması, ... Eğitim ve Kültür Vakfına, ... Eğitim Öğretim İşletmeleri A...Ş'ye,...Üniversitesine, ...Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'ne doğrudan şirketlerden veya şirketler aracı kılınmak suretiyle dolaylı olarak finansman sağlanması, her yıl belli bir plan ve organizasyon dahilinde, şirket yöneticileri ve çalışanlarının iştiraki ile hazırlanan hedef listeler ve belirlenen bölgeler baz alınarak, şirketin ticari ilişkide bulunduğu başkaca şirketlerden ticari faaliyet ile ilgisi bulunmadığı halde ..., burs, zekat, kurban adı altında fon toplanması, şirket çeklerinin yeniden ciro edilerek şirkete veya örgütle ilişkisi bulunan kurumlara verilmesi, şirket çalışanlarından örgüte müzahir gazete ve dergilere abone olmalarının talep edilmesi, KHK ile kapatılan kurumlara para havalelerinin bulunması, örgüt yöneticisi ...'e başka bir kod isimle şirkette özel dikim yapılması, örgüt imamı olduğu anlaşılan kişilere toplanan fonlar konusunda bilgi verilmesi, örgüt üyesi oldukları tespit edilen ve hakkında mahkumiyet kararı bulunan eski yargı mensuplarına görevde oldukları dönemde başkalarına yapılmadığı halde yüksek bir indirim sağlanması ve puan kart kullandırılması, ...'dan kullanılan kredinin vadesinden önce kapatılması, başka bankalardan çekilen kredilerin şirketin zararına olacak şekilde ... mevduat hesabında tutulması, sanık Ö.. K..'nın şirketlerde yönetim kurulu başkanı olması, tek başına harcama yetkisinin bulunması, yakalanamayan sanık ...'nın sınırlı harcama yetkisinin olması dikkate alındığında dosyadaki bilirkişi raporu, e-postalar ve tüm deliller itibariyle ... bu organizasyondan ve örgüt ile örgütle bağlantılı kuruluşların finanse edilmesi sürecinden bilgisinin bulunduğu ve hatta e-postalarda geçen "ÖFK bölgesi" ibaresinden fon toplama faaliyetinde kendisine bir bölge ayrıldığı veya en azından isminin kullanmasına müsaade ettiği açıkça anlaşıldığından hukuki sorumluluğu itibariyle şirketin zararına ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde yapılan işlemlerle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyerek terörizmin finanse edilmesi sürecine de dahil olduğu anlaşılan sanığın, bahsedilen faaliyetleri dışında 2004-2011 yılları arasında örgütün mütevelli heyet toplantılarına katıldığı ve 2010 yılında örgüte müzahir kuruluşlardan ...'a üye olup 2014 yılında istifa ettiği, ...'nın sermaye arttırım sürecine ilişkin taahhütname verdiği, ...'dan gelen talimat üzerine ortak oldukları şirketin defter değeri üzerinden devrine ilişkin vekaletname verdiği, ...'nın desteklenmesi sürecinde şirketin zararına olacak şekilde kredi kapatma, kredi alma, mevduat hesabına yatırma süreçlerinin bizzat kendisi tarafından yürütüldüğü dikkate alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü'nün hiyerarşik yapısına dahil bir üyesi olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık Ö.. K.. yönünden çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.