12. Ceza Dairesi 2016/765 E. , 2017/1144 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilince ibraz olunan 06/03/2015 tarihli temyiz dilekçesinin “sanıklar” bölümünde sadece sanıklar ..., ... ve ...'in is…
**12. Ceza Dairesi 2016/765 E. , 2017/1144 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilince ibraz olunan 06/03/2015 tarihli temyiz dilekçesinin “sanıklar” bölümünde sadece sanıklar ..., ... ve ...'in isimlerinin yazılı olması karşısında; sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin hükmün, temyiz isteminin kapsamı dışında bırakıldığı değerlendirilerek yapılan incelemede; 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği; Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği; Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı; Bununla birlikte, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını, taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak, gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı; Ayrıca, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen fiiller bakımından da failin iyi niyetinden bahsetmenin mümkün bulunmadığı, başka bir deyişle, Dairemizce incelenen dosyalarda sıkça karşılaşıldığı gibi, hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, zira bu halde failin, maliki olmadığı veya hukuka uygun şekilde yararlanma hakkını elde etmediği taşınmaza müdahalede bulunduğunu ve fiilinin hukuki korumadan yoksun olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleler yönünden ilan kuralı aranmasının, hayatın olağan akışına ve mantık ilkelerine de uygun düşmediği; Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 07/07/1993 tarih ve 4720 sayılı kararı ile belirlenen Beyoğlu kentsel sit ve aynı zamanda 20/02/2006 tarih ve 2006/10172 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen yenilenme alanı içerisindeki ...ve ... parsellerin, sanık ...'in yönetim kurulu başkanı, sanık ...'in yönetim kurulu başkan yardımcısı ve sanık ...'in yönetim kurulu üyesi olduğu Taksim Gayrimenkul Yatırımı Geliştirme ve İşletmecilik Anonim Şirketi adına kayıtlı bulunduğu, ... parsel üzerindeki yapının, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 08/05/1996 tarih ve 7690 sayılı kararı ile tescil edilip, 02/06/2000 tarih ve 11871 sayılı kararı ile koruma grubu II olarak belirlenen korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıdığı, ... parsel üzerindeki yapının da, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 14/07/1978 tarih ve 10538 sayılı kararı ile tescil edilip, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 09/06/2006 tarih ve 366 sayılı kararı ile koruma grubu II olarak belirlenen korunması gerekli kültür varlığı olduğu, ... parselin ise, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 07/11/2008 tarih ve 472 sayılı kararı ile tevhidi uygun bulunan tescilsiz ...parsellerin birleşmesi sonucu oluştuğu, en son, İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 27/11/2012 tarih ve 439 sayılı kararı ile,... parsellerin tevhidinin uygun bulunması sonucu 16 parselin ortaya çıktığı; Bahse konu ... üzerine inşa edilen alışveriş merkezine ilişkin olarak, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 18/10/2004 tarih ve 214 sayılı kararı ile başlayan sürecin, İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 27/11/2012 tarih ve 438 sayılı kararı ile devam ettiği, anılan karara istinaden Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulması üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, inceleme konusu davanın açıldığı; Süreç içerisinde; İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 16/03/2005 tarih ve 490 sayılı kararı ile, ... parselde yer alan taşınmaza ilişkin uygulama projesinin; İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26/12/2008 tarih ve 564 sayılı kararı ile, ...-...parsellere ilişkin tadilat projesinin; aynı kurulun 14/05/2009 tarih, 743 sayılı kararı ile 14 parselde ve 22/10/2009 tarih, 987 sayılı kararı ile de ... parselde yer alan tescilli taşınmazların rekonstrüksiyon projelerinin; son olarak da yine aynı kurulun 20/09/2010 tarih ve 1744 sayılı kararı ile,... parsele ilişkin cephe projesinin uygun olduğuna karar verildiği; Sözü edilen kurul kararlarına ve Beyoğlu Belediye Başkanlığınca düzenlenen 26/07/2006 ve 02/03/2009 tarihli yapı ruhsatlarına istinaden sürdürülen inşai faaliyet sırasında, onaylı projelere aykırı hareket edildiğinin saptandığı, bu kapsamda, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun, 02/11/2010 tarihinde yerinde yapılan incelemeye dayalı 08/11/2010 tarih ve 1886 sayılı kararı ile,.... ve ... parsellerdeki uygulamanın durdurulmasına, onaylı projelere uygunluğun sağlanmasına ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen 21/12/2010 tarihli yapı tespit tutanağında da, 26/12/2008 tarih ve 564 sayılı karar ile onaylı tadilat projesine aykırılıkların on üç kalem halinde tek tek sıralandığı, devamında, Beyoğlu Belediye Başkanlığınca 04/02/2011 tarih ve 1908-1909 sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanakları düzenlenerek, ... ve ... parsellerdeki onaylı projelere aykırı uygulamaların tespit edildiği, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 28/03/2011 tarih ve 2211 sayılı kararı ile, ... parsellerin, onaylı projelere uygun hale getirilmesine karar verildiği, sözü edilen karara istinaden Beyoğlu Belediye Başkanlığınca düzenlenen 18/04/2011 tarihli 1 no'lu yapı tatil tutanağı ile, ... parseldeki onaylı projeye aykırılıkların belirlendiği; Bu arada, alışveriş merkezi inşaatı sırasında, komşu... parselde bulunan tescilli ... Camii'nin zarar gördüğünün tespiti üzerine, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 08/06/2011 tarih ve 4560 sayılı kararı ile, ... parselde, camiye zarar verebilecek herhangi bir uygulamaya izin verilmemesine; İstanbul Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 10/10/2011 tarih ve 48 sayılı kararı ile de, .... Camii'nde oluşan hasarlara sebebiyet verenler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği; Devam eden süreçte, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen 31/10/2011 tarihli yapı tespit tutanağı ile, 08/11/2010 tarih, 1886 sayılı ve 28/03/2011 tarih, 2211 sayılı kurul kararlarına rağmen yapıda herhangi bir düzeltme yapılmadığının belirlendiği, Beyoğlu Belediye Başkanlığınca tanzim edilen 25/05/2012 tarih ve 2005-2006-2007 sayılı 2 no'lu yapı tatil tutanaklarında, 13, 14 ve 15 parsellerde daha önce saptanan inşai faaliyetlerin tamamlandığının belirtildiği, son aşamada, 25/09/2012 tarihli kurul uzman raporu ile, alanda, 5 bodrum + zemin + 4 normal kat + 2 çekme kat + 1 teras kattan oluşan betonarme ağırlıklı, bazı kısımlarında çelik konstrüksiyon olan, alışveriş merkezi olarak kullanılan bir yapı bulunduğunun tespit edildiği; Tescile ilişkin kurul kararlarından haberdar olunup olunmadığı hususuna gelince; korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli ... parsele ait tapu kaydında, 17/01/1997 tarih ve ... yevmiye numaralı “korunması gerekli kültür varlığıdır” şerhinin bulunduğu, ... parselin tesciline dair 14/07/1978 tarih ve 10538 sayılı kurul kararının ise, 11/05/1982 tarih ve 17691 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, kaldı ki, alanda gerçekleştirilen inşai faaliyet süresince çok sayıda kurul kararı alındığı gibi, Beyoğlu Belediye Başkanlığınca yapı tatil tutanakları düzenlenip, yıkıma ve para cezasına ilişkin encümen kararları tesis edildiği, dosya içerisinde mevcut tebliğ - tebellüğ belgelerinden, 15/03/2011 tarih ve 307 sayılı, 10/07/2012 tarih ve 736-737-738 sayılı encümen kararlarının, Taksim Gayrimenkul Yatırımı Geliştirme ve İşletmecilik Anonim Şirketi'ne usulünce tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, hatta, adı geçen şirket tarafından, 15/03/2011 tarih ve 306 sayılı encümen kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davanın, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 2011/1123 Esas sayılı dosyası kapsamında görüldüğü, dolayısıyla, gerek ... parsele ilişkin şerh ve ... parsele ilişkin Resmi Gazete ilanı gerekse yapılan işin mahiyeti ve boyutları ile yıllardır gelişen süreç dikkate alındığında, bölgesel bazdaki sit tescili ile tek yapı ölçeğindeki korunması gerekli kültür varlığı tescilinden sanıkların haberdar olduklarını kabulde zorunluluk bulunduğu, bu bakımdan, 6498 sayılı Kanun değişikliği gerekçe gösterilerek yapılan, “söz konusu koruma kararının tapu maliklerine tebliğ edilmediği” şeklindeki değerlendirmenin, dosya kapsamına, hayatın olağan akışına ve evrensel hukuk ilkelerine uygun düşmediği; Diğer yandan, ... Gayrimenkul Yatırımı Geliştirme ve İşletmecilik A. Ş. Yönetim Kurulu'nun 02/04/2007 tarihli kararı ile, bahse konu yerdeki inşaat faaliyetlerine ilişkin olarak, mimar ... ... ... teknik müdür sıfatıyla görevlendirildiği ve inşaatın mevzuat hükümlerine uygun şekilde yapımı hususunda teknik müdürün yetkili ve sorumlu olmasının kararlaştırıldığı, sanıkların da aşamalardaki savunmalarında, yönetim kurulu olarak sadece alışveriş merkezinin yapımına karar verdiklerini, yapıma ilişkin sorumluluğun taşeron şirketler ile mesul müdürlere ait olduğunu beyan ettikleri, yönetim kurulu kararında ve savunmalarda adı geçen mimar ... ...'un 09/04/2013 tarihinde öldüğü; Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne sunulmak üzere düzenlenen ve dört akademisyenin imzasını taşıyan 25/11/2011 tarihli raporda; alışveriş merkezi inşaatına ilişkin ilk proje ile son proje ve hatta fiili durum arasında, giderek artan oranda toplam inşaat alanı farkı görüldüğünün, söz konusu yapının; kütle boyutları, cephe genişliği ve gabarisi açısından, İstiklal Caddesi'nin 15. y.y.'dan itibaren gelişmeye başlayan, 19. y.y.'da belli bir olgunluğa erişen kentsel dokusu ile uyumsuz, tarihi kimlikle örtüşmeyen özellikler gösterdiğinin, mevcut cephe genişliklerini tanımlayan parsel dokusunun, gerek tevhitler gerekse usulsüz uygulamalar ile yapılan bütünleştirmeler sonucu değiştirildiğinin, yapının, var olan silüetle uyum sağlamak yerine, İstiklal Caddesi'nin silüetinin yeniden tanımlanmasını gerektirecek ölçüde farklılıklar taşıdığının, 13 ve 14 parsellerdeki tescilli yapıların rekonstrüksiyonu yapılması gerekirken, alışveriş merkezi binasına ait kütleye katılması ile koruma ilkelerinin göz ardı edildiğinin belirtildiği; Dosya içerisinde mevcut bilgi - belgelere göre, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/1158 Esas, İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/264 Esas, İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/144 Esas ve İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/368 Esas sayılı dava dosyalarının, incelenen dosyadaki yer ile aynı yere ilişkin olduğu, Uyap ortamında yapılan araştırmada, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/1158 Esas, 2014/26 Karar sayılı dosyasının, Dairemizin 2014/22911 - 2015/18737 sayılı dosyası kapsamında incelenmiş olduğunun görüldüğü anlaşılmakla; 1- Öncelikle, Beyoğlu kentsel sit ve yenilenme alanı içerisindeki 1... parseller) üzerine inşa edilen alışveriş merkezine ilişkin olarak, yukarıda sözü edilen dava dosyaları dışında açılmış başka davalar bulunup bulunmadığının araştırılması, mümkün olduğu takdirde, konu ile ilgili tüm davaların, bu dava ile birleştirilmesi, aksi halde, özetleri duruşma tutanağına geçirilerek, bu davayı ilgilendiren onaylı belge örneklerinin dosyaya intikal ettirilmesi, 2- Taksim Gayrimenkul Yatırımı Geliştirme ve İşletmecilik Anonim Şirketi Yönetim Kurulu üyeleri hakkında, komşu... parselde yer alan ... Camii'nin zarar görmesi nedeniyle açılmış bir dava mevcut olup olmadığının araştırılması, mevcut olmadığının tespiti halinde, konu ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulup, dava açılması durumunda, incelenen dava ile birleştirilmesi, 3- Tüm dosya kapsamının incelenmesi sonucu, alışveriş merkezi inşaatını “yapan” yapı müteahhiti ya da müteahhitleri hakkında işlem icra edildiğine dair bilgi - belgeye rastlanmaması karşısında, sözü edilen hususta Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunularak, inşaatı yapan gerçek veya tüzelkişi ya da kişilerin tespiti ile yürütülecek soruşturma sonucunda dava açılması halinde, incelenen dava ile birleştirilmesi, 4- Böylece, alışveriş merkezi inşaatının, onaylı projelere aykırı olarak ve tescilli yapıların bulunduğu ... parseller de projeler hilafına inşaata dahil edilmek ve ayrıca komşu ... parseldeki ... Camii'nin zarar görmesine kasten sebebiyet verilmek suretiyle yapıldığı iddiasının, “yapan” ve “yaptıran” sıfatları ortaya konularak tek dosya kapsamında ele alınmasının sağlanması, 5- Alışveriş merkezi inşaatına ilişkin yukarıda sözü edilen tüm onaylı projelerin ve ayrıca, İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü'nde ve Beyoğlu Belediye Başkanlığı'nda mevcut, 27/11/2012 tarih ve 438 - 439 sayılı kurul kararlarının alınmasından sonraki sürece ilişkin tüm bilgi, belge, fotoğraf ve varsa projelerin getirtilmesi, 6- Olay yerinde, üniversitelerin inşaat mühendisliği, mimarlık, sanat tarihi alanlarında uzman ve dosya kapsamındaki herhangi bir konuda önceden görüş bildirmemiş olan öğretim üyelerinden oluşacak (mümkün olduğu takdirde beş kişilik) bilirkişi heyeti refakate alınmak suretiyle keşif yapılması, dosya içeriğinde bulunan bilgi, belge ve fotoğrafların da bilirkişilerce incelenmesi sağlanarak, suça konu alışveriş merkezi inşaatının başlamasından tamamlanmasına kadarki sürecin detaylıca ortaya konulması, bu çerçevede, konuya ilişkin kurul kararlarının da değerlendirilmesi, onaylı projelere aykırı uygulamaların tek tek tespit edilmesi, yapılan inşai faaliyetin, kentsel sit alanına, tescilli ... parsellere ve ayrıca komşu ... parseldeki ... Camii'ne etkilerinin irdelenmesi, böylece, suçun unsurlarının açık ve tereddütsüz bir şekilde saptanması, 7- Diğer yandan, Taksim Gayrimenkul Yatırımı Geliştirme ve İşletmecilik Anonim Şirketi Yönetim Kurulu, 02/04/2007 tarihli karar ile, bahse konu inşaat faaliyetine ilişkin yetki ve sorumluluğu teknik müdür olarak görevlendirilen Demir Toros Doruk'a bırakmış ise de, yapılan faaliyetin maliyeti, boyutları, bölgeye etkileri, devam ettiği süreç, süreç içerisinde alınan kurul kararları, belediyece düzenlenen yapı tatil tutanakları ve tesis edilen encümen kararları dikkate alındığında, alışveriş merkezi inşaatının, sadece adı geçen kişinin insiyatif ve kontrolünde yapıldığı ve şirket yönetim kurulunun, inşaat sürecini takip edip değerlendirmediği ya da inşaatın geçirdiği aşamalardan haberdar olmadığı sonucuna varılmasının, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, zira, inşaatın yapılması ve yürütülmesi için atanan teknik müdürden, çalışmanın gidişatı ile ilgili bilgi alınıp, ileriki aşamalarda ne şekilde hareket edileceğine dair değerlendirmelerde bulunulmasının işin doğasından kaynaklandığı, bununla birlikte, “yaptıran” sıfatıyla sorumluluğun, fiilen de şirket yönetiminde yer alan yönetim kurulu üyeleri için söz konusu olabileceği hususlarının göz ardı edilmesi, 8- Yukarıda izah edildiği üzere, alışveriş merkezi inşaatına ilişkin birden çok davanın birleştirilmesi halinde, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınarak, zincirleme suç hükümlerinin de tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve dosya kapsamına uygun düşmeyen hatalı değerlendirme ile beraat hükmü tesisi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.