4. Hukuk Dairesi 2009/7923 E. , 2010/3876 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı A. ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 18/07/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hak…
**4. Hukuk Dairesi 2009/7923 E. , 2010/3876 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı A. ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 18/07/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu olay nedeniyle açılan ceza davasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 08.06.2006 günlü raporda, davacının asıl, davalının ise ikinci derecede kusurlu bulunduğu belirtilmiştir. Yerel mahkemece benimsenen 13.07.2006 günlü raporda ise olayın oluşu aynı biçimde kabul edilmekle birlikte, asıl kusurun (6/8) davalıda olduğu, davacının ise ikinci derecede (2/8) kusurlu olduğu bildirilmiştir. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin kararı ve o mahkemede belirlenen kusur oranı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de; aynı olay nedeniyle iki ayrı mahkemede alınan raporlar arasında, gerekçeleri de açıkça anlaşılamayan, önemli bir fark ortaya çıktığından, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, tarafların kusur oranları yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak çelişki giderildikten sonra, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.