12. Ceza Dairesi 2013/21496 E. , 2013/26927 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 1- Haksız tutuklama nedeniyle; 1.318,69 TL maddi, 1.900 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine 2- Haksız el koyma nedeniyle; 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine Temyiz edenler : Davalı vekili ve davacılar vekili Davacılar vekilinin 07.09.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkilleri
**12. Ceza Dairesi 2013/21496 E. , 2013/26927 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 1- Haksız tutuklama nedeniyle; 1.318,69 TL maddi, 1.900 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine 2- Haksız el koyma nedeniyle; 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine Temyiz edenler : Davalı vekili ve davacılar vekili Davacılar vekilinin 07.09.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkilleri olan davacıların 05.05.2010 tarihinden 20.07.2010 tarihi arasında 76’şar gün süreyle tutuklu kaldıklarını, 10.08.2011 tarihli dilekçesi ile ise müvekkili davacılara ait cep telefonu ve sim kartlara 05.05.2010 tarihinden 24.08.2011 tarihleri arasında el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine hükmedildiğini belirterek CMK'nın 141-144. maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davalı vekilinin kabul edilen tazminat miktarlarına ve kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin, davacılar vekilinin ise yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan ve haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, manevi tazminatın yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak ödemesi gerektiği gözetilmeden ve haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartları oluşmadığı halde davacılar lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi, 2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumları, üzerlerine atılı suçların niteliği, tutuklanmalarına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldıkları süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 76 gün süreyle tutuklu kalan davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının bu ölçütlere uymayıp eksik tayini, 3- Davacıların tazminat davalarını ayrı ayrı açtıkları ve mahkemece yargılama aşamasında her iki dava dosyasının birleştirilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında her iki davacı yararına da ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edilmesi karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, davacılar vekilinin vekalet ücretine ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak, BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.