3. Hukuk Dairesi 2024/1614 E. , 2024/4224 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/404 E., 2022/617 K. Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve d…
**3. Hukuk Dairesi 2024/1614 E. , 2024/4224 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/404 E., 2022/617 K. Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; davacının bel fıtığı şikayetiyle davalı hastaneye başvurduğunu ve diğer davalı doktor tarafından 04.03.2009 tarihinde ameliyatının gerçekleştirildiğini, ameliyat sonrasında bir iyileşme olmadığı gibi vücudunda kasılmalar ve belden aşağısında kısmi felçlik yaşadığını ve hiçbir iyileşme belirtisi bulunmamasına rağmen davalı hastaneden 17.03.2009 tarihinde taburcu edildiğini, fizik tedaviye başlatmadığını, durumunda bir değişiklik olmaması nedeniyle bir başka doktora muayene olması neticesinde ameliyatın yanlış yapıldığı bilgisinin verildiğini ve fizik tedaviye başlatıldığını, ancak davacının eski sağlığına kavuşamadığını, davalıların kusuru nedeniyle maddi ve manevi zarar oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkları saklı kalmak kaydıyla; 10.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; yapılan operasyonda herhangi bir kusur, eksiklik ve hata bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... Hizmetleri San. Tic. A.Ş. vekili; davalının kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. İflas İdaresi vekili; davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durdurulması istemiş, davanın reddini talep etmiş, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasından sonra davaya devam edilmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2011/183 E., 2016/60 K. sayılı kararıyla; ameliyat sonrası ortaya çıkan nöroloji tablosunun bu tür ameliyatlardan sonra her türlü özene rağmen oluşabilen ve herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmal izafe edilemeyen "komplikasyon" olarak nitelendirildiği, davacının ameliyatını gerçekleştiren sağlık çalışanlarına atfı kabil kusur tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.