3. Hukuk Dairesi 2024/3589 E. , 2025/3503 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/602 E., 2023/10 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Kur…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3589 E. , 2025/3503 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/602 E., 2023/10 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurumun 01.07.2013 tarihli yazısı ile 2007, 2008 ve 2009 yılı ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün ilgili maddelerini dayanak göstererek müvekkili hakkında toplam 596.245,10 TL cezai şart uyguladığını ve sözleşmesini 7 (yedi) yıl süreyle feshettiğini, Kurum zararı olarak reçete bedeli toplamı olan 52.236,52 TL’yi tahsil edeceğini bildirdiğini, davalı Kuruma fatura edilen reçetelerin sahte olmadığını, uzman hekimler tarafından düzenlendiğini, kaldı ki müvekkilinin reçetelerin sahte olup olmadığını bilemeyeceğini ileri sürerek; davalı Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitini, muarazanın giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu Kurum işleminin mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.07.2015 tarihli kararıyla; davaya konu sahte reçetelerin davalı Kuruma fatura edilmesinde davacı eczacının kastının bulunduğu, bahse konu reçeteler üzerinde davacı eczacı ve çalışanlarınca tahrifat yapıldığı, reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da ilacı alana teslim edildiğine ilişkin imzanın davacı eczacı çalışanına ait olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacı hakkında tesis edilen Kurum işleminin sözleşmenin feshi ve reçete bedeli yönünden; sözleşmenin 3 ay süre ile feshine, toplam 22.913,08 TL reçete bedelinin faiziyle birlikte tahsiline şeklinde uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 05.04.2018 tarihli ilamla; tarafların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, 01.01.2016 tarihinde yürürlüğe giren 2016 Protokolü ile dava konusu cezai işlemin dayanağı olan 2012 Protokolünün (5.3.5) ve (5.3.14) maddelerinin yürürlükten kaldırıldığı, Mahkemece aynı Protokolün (6.12) maddesi uyarınca 2016 yılı Protokolünün değerlendirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği halde bu husus gözden kaçırılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 15.06.2021 tarihli kararıyla; 17.11.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptaline, muarazanın sözleşmenin devamı şeklinde giderilmesine, davacının 10.719,06 TL reçete bedeli ile 483.468,10 TL cezai şart bedelinden sorumlu olduğu, bakiye sahte reçete ve cezai şart bedeli toplamı olan 154.294,46 TL'den davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 3. Dairece verilen 17.05.2022 tarihli ilamla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, Mahkemece yargılama sırasında alınan 17.11.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu dikkate alınarak, davaya konu sözleşmenin feshine yönelik Kurum işleminin iptaline, Kurumca tahsil edilmiş olan reçete bedellerinin 2016 yılı Eczane Protokolünün (6.12) maddesi uyarınca geri iadesinin istenemeyeceğine, davacı hakkında cezai şartın toplam 494.187,16 TL olarak uygulanmasına, davacının 102.057,94 TL cezai şart bedelinden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay ilamında hüküm kısmının net olarak belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davaya konu sözleşmenin feshine yönelik Kurum işleminin iptaline, Kurumca tahsil edilmiş olan reçete bedellerinin 2016 yılı Eczane Protokolünün (6.12) maddesi uyarınca iadesinin istenemeyeceğine, davacı hakkında cezai şartın toplam 494.187,16 TL olarak uygulanmasına, davacının 102.057,94 TL cezai şart bedelinden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin açık bir şekilde giderilmediğini, Mahkeme huzurunda ve ceza yargılamasında tanık olarak dinlenenlerin reçetede yazılı ilaçları aldıklarını ve kullandıklarını beyan etmeleri hususuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, Mahkemece cezai şarta hükmedilmesine ilişkin kararı kabul etmemekle birlikte, kabul edilmesi halinde dahi cezai şart bedelinin fahiş olması nedeniyle tenkis edilmesi gerektiğini, davalı taraf lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Mahkemece hükme esas alınan raporda yapılan hesaplamada Protokolün (6.17) maddesinin dikkate alınmadığını, bu hususta rapora karşı yapılan itirazların değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı hakkında tesis edilen sözleşmenin feshine yönelik Kurum işleminin iptali ile reçete ve cezai şart bedelinden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyecek olmasına ve vekalet ücretlerinin hüküm altına alınan miktara göre belirlendiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.