12. Ceza Dairesi 2023/3653 E. , 2025/4002 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1038 E. 2022/2793 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini …
**12. Ceza Dairesi 2023/3653 E. , 2025/4002 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1038 E. 2022/2793 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli, 2021/87 Esas, 2021/734 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Kararın istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılmasına karar verilerek, 24/11/2022 tarihli, 2022/1038 E. 2022/2793 K. sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 67/1, 75, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 50/1-a, 52/2-4. Maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.04.2023 tarih, 2023/15819 nolu ve esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın kolluk ifadesini kabul etmediğine, sanık hakkında ihbar olmadığına yol kontrolü sırasında rızaen eserleri kolluk ekiplerine teslim ettiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, olay tarihinde sanığın içerisinde bulunduğu aracın yapılan yol kontrolünde durdurulduğu, sanığa üzerinde veya aracında suç veya suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda şeffaf kutu içerisinde bulunan 33 adet objeyi rızaen teslim ettiği, bahse konu objelere ilişkin Konya Müze Müdürlüğünce düzenlenen 22.01.2020 tarihli rapor ile ilk derece mahkemesince alınan 26/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda ele geçen eserlerden 30 adetinin 2863 sayılı kanun kapsamında olduğunun, 3 adet objenin ise 2863 Sayılı Kanunun 23. Maddesi kapsamında taşınır kültür varlığı olup yurt içinde alınıp satışının serbest olduğunun belirtildiği, her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın 3 günlük yasal bildirim süresini aşarak 2863 sayılı Kanununun 67/1 maddesinde belirtilen bildirim yükümlülüklerine uymama suçunu işlediği yönünde şüphe hasıl olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözönüne alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete elverişli, kesin ve somut delil elde edilemediğinden CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ise de; sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçuna ilişkin olarak 2863 sayılı Kanunun 4. Maddesi "Taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar. " hükmüne amir olduğu, sanığın suça konu kültür ve tabiat varlığını kolluk aşamasındaki sıcağı sıcağına alınan beyanında 3-5 gündür üzerinde bulundurduğunu beyan ettiği, ayrıca sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, bilirkişi raporuna göre tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlığının ele geçirilmesi, ele geçirilen kültür varlığının miktarı ve eserlerin değişik dönemlere ait olması hususları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, sanığın savunmaları arasındaki çelişki, tanık beyanları ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin subuta erdiği yönünde kanaate varıldığı, sanığın ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu itibariyle 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu tespit edilen 30 adet taşınır kültür varlığını araçla taşırken kolluk kuvvetleri denetiminde yakalanması şeklindeki eyleminin atılı suçu oluşturduğu, sanığın böylece üzerine atılı suçu işlediği aksine dair yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, beraat hükmü kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Olay günü kolluk ekipleri tarafından icra edilen yol uygulaması sırasında .... plakalı aracın durdurulduğu, kolluk ekiplerince sanığın şüpheli hareketler sergilemesi üzerine, üzerinde herhangi bir kaçak malzeme olup olmadığının sorulduğu, sanığın montunun cebinden şeffaf kutu içerisinde 33 adet tarihi eser olabileceği değerlendirilen eseri rızaen kolluk ekiplerine teslim ettiği dosya kapsamında, sanığın kollukta müdafii olmaksızın verdiği beyanında, eserleri tarlasını sürerken bulduğunu 3-5 gündür üzerinde olduğunu beyan ettiği, duruşmadaki savunmasında ise kolluk beyanını kabul etmediği, eserleri 2 ya da 3 gün önce bulduğunu belirttiği, CMK’nın 148/4. Maddesindeki; "Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz." hükmü gözetildiğinde sanığın müdafii olmaksızın kollukta alınan beyanının hükme esas alınamayacağı, bu hali ile sanığın dava konusu eserleri 2 ya da 3 gün önce bulduğuna dair savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahkumiyetine dair yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.