T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3630 Karar No : 2025/1690 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU : Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 02/04/2020 tarihinde yayımlanan 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatı'nın, yaban domuzu haricindeki kısımlarının iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile bir …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3630 E. , 2025/1690 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3630 Karar No : 2025/1690 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU : Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 02/04/2020 tarihinde yayımlanan 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatı'nın, yaban domuzu haricindeki kısımlarının iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile bir hayvan türünün neslini tüketecek her türlü müdahalenin yasaklandığı, dava konusu Talimatla nesli tükenmekte olan hayvanların avlanmasına izin verildiği, Talimatın bilimsel ve istatiksel herhangi bir araştırmaya dayanmadığı, avlanılacak hayvan sayısının tamamen keyfi olarak belirlendiği, yabancı ülke vatandaşlarına nesli tükenmekte olan vahşi hayvanlarımızı para karşılığı avlattırmanın vatan sevgisi ile bağdaşmayacağı, hayvanların turizm adı altında avlattırılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idarece, usule ilişkin olarak, davacının görülmekte olan davayı açmakta güncel, kişisel, meşru ve ciddi bir menfaati bulunmadığı, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; esas yönünden ise, koruma altında yer alan Kızıl Geyik, Ala Geyik, Karaca, Yaban Keçisi, Yaban Koyunu, Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi gibi hayvanların bilimsel yöntemlerle sayımlarının yapıldığı, yoğunluğu artarak taşıma kapasitesine ulaşan hayvan popülasyonlarında çevre direnci nedeniyle üremede gerileme yaşandığı, avlatmanın amacının hedef türün ve popülasyonunun himaye edilmesi ve çoğalmasının sağlanması olduğu, korunması amaçlanan hedef türle birlikte bu hedef türün yırtıcıları için de popülasyon planlaması yapıldığı, av turizmi kotasının popülasyonda yüzde 1’i geçmeyecek şekilde belirlendiği, bu konuda uluslararası çalışmalar olduğu, buna göre avlatma yönteminin uygulandığı türlerin daha sağlıklı büyüdüğü ve neslinin devamının sağlandığı, kotaların çok detaylı inceleme ve araştırmalara göre belirlendiği, temel olarak zayıf, hasta, üreme yeteneği düşük veya melez hayvanların tercih edildiği, dava konusu düzenlemenin dayanak Kanuna ve mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :.Yaban hayvanlarının sayılarına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin davalı idare tarafından bilimsel, somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılmadığından, dava konusu Talimat'ın, yaban domuzu haricindeki kısımlarının iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ :.Dava; Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 02/04/2020 tarihinde yayımlanan 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatının iptali istemiyle açılmıştır. Dava dilekçesinde, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununa göre bir hayvan türünün neslini tüketecek her türlü müdahalenin yasak olduğu, talimatın yasal dayanağı olan 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununda sonra yürürlüğe giren 5199 sayılı Kanunu ile zımnen ilga edildiği, nesli yok olma tehlikesinde bulunan ve avlanmasına izin verilen Yaban Keçisi, Anadolu Yaban Koyunu, Dağ Keçisi, Ceylan ve Karaca cinsi yaban hayvanlarının neslinin yok olma tehlikesinde olduğu, neslin devamına yapacağı etki hakkında bilimsel ve istatiksel araştırma yapılmadığı, hayvanların yaşama hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. Davalının cevap dilekçesinde, koruma altında yer alan Kızıl Geyik, Ala Geyik, Karaca, Yaban Keçisi, Yaban Koyunu, Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi gibi hayvanların bilimsel yöntemlerle sayımlarının yapıldığı, yoğunluğu artarak taşıma kapasitesine ulaşan hayvan popülasyonlarında çevre direnci nedeniyle üremede gerileme yaşandığı, avlatmanın amacının hedef türün ve popülasyonunun himaye edilmesi ve çoğalmasının sağlanması olduğu, korunması amaçlanan hedef türle birlikte bu hedef türün yırtıcıları için de popülasyon planlaması yapıldığı, av turizmi kotasının popülasyonda yüzde 1’i geçmeyecek şekilde belirlendiği, bu konuda uluslararası çalışmalar olduğu ve avlatma yönteminin uygulandığı türlerin daha sağlıklı büyüdüğü ve neslinin devamının sağlandığı, kotaların çok detaylı inceleme ve araştırmalara göre belirlendiği, temel olarak zayıf, hasta, üreme yeteneği düşük veya melez hayvanların tercih edildiği savunulmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddesinin 5. fıkrasının 1. cümlesinde; "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bakanlar Kurulunun 09/01/1984 tarihli, 84/7601 sayılı kararıyla onaylanıp 20/02/1984 tarihli, 18318 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye'nin de tarafı olduğu, Avrupa Konseyinin 24/12/1979 tarihli, 7/18658 sayılı kararı ile kabul edilen ve yabani flora ve faunayı ve bunların yaşam ortamlarını muhafaza etmeyi amaçlayan Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesinin 6. maddesinde; bu sözleşmeyi kabul eden akit Devletlerin, Sözleşmenin ekinde yer alan II Nolu Listedeki yabani fauna türlerinin özel olarak korunmasını güvence altına alacak gerekli yasal ve idari önlemleri alacağı ve bu türlere karşı kasıtlı olarak yapılacak yakalama, alıkoyma ve öldürme faaliyetlerini yasaklayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Sözleşmenin 7. maddesinde; "1) Her Akit Taraf, III No.lu Ek Listede belirtilen yabani faunanın korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır. 2) III No.lu Ek Listede belirtilen yabani faunanın her türlü işletme şekli, 2. maddenin şartları göz önünde tutularak, popülasyonlarının varlığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde düzenlenmiş olacaktır. 3) Alınacak önlemler; a) Kapalı av mevsimlerini ve/veya işletmeyi düzenleyen diğer esasları, b) Yabani faunayı yeterli popülasyon düzeylerine ulaştırmak amacıyla, uygun durumlarda, işletmenin geçici veya bölgesel olarak yasaklanmasını, c) Yabani hayvanların canlı ve cansız olarak satışının, satmak amacıyla elde bulundurulmasının ve nakledilmesinin veya satışa çıkarılmasının uygun şekilde düzenlenmesi hususlarını kapsayacaktır." 8. maddesinde; "III No’lu Ek Listede belirlenen ve II No’lu Ek Listede belirlenmiş olup, 9 uncu madde uyarınca istisnalar uygulanması söz konusu olan yabani fauna türlerinin yakalanması ve öldürülmesi konusunda ise, Akit Taraflar, bu türlerin popülasyonlarının yerel olarak yok olmasına veya ciddi şekilde tedirgin edilmesine neden olacak her türlü ve özellikle IV No’lu Ek Listede belirlenen yakalama ve öldürme yollarının ve araçlarının kullanılmasını yasaklayacaklardır." 9. maddesinde; "1) Her Akit Taraf 4, 5, 6 ve 7 inci madde hükümlerine ve 8 inci maddede ifade edilen usullerin ve araçların kullanımının yasaklanması hükmüne uygun başka bir çözüm yolu olmadığı ve istisnai uygulamanın, söz konusu popülasyonun devamlılığına zarar vermeyecek hallerde; Flora ve faunanın korunması için; Tarım ürünlerine, hayvancılığa, ormanlara, balıkçılığa, sulara ve diğer arazi kullanım şekillerine yönelebilecek ciddi zararları önlemek için; Genel sağlık ve güvenlik, hava güvenliği ve diğer kamu yararı hallerinde;-Araştırma ve eğitim amaçlarıyla, kaybolmuş türlerin yeniden getirilmesi, yeniden yerleştirilmesi ve gerekli beslenmenin sağlanması için; Belirli yabani hayvan ve bitkilerin az miktarda alımı, saklanması veya diğer akılcı kullanımlarına, çok sıkı gözetim altında, seçici ve sınırlı olmak kaydıyla izin verilmesi yönünden, istisnalar getirebilir. 2) Akit Taraflar, önceki paragrafa uygun olarak uyguladığı istisnalar hakkında Daimi Komiteye her iki yılda bir rapor gönderecektir. Bu raporlarda: istisna kapsamına alınan veya daha önce alınmış olan popülasyonlar ve mümkün olduğu takdirde bunların sayısı; kullanımına izin verilen yakalama ve öldürme şekilleri; bu istisnanın uygulanmasına izin verilen hallerde risk olasılığı ve yer ve zaman koşulları; koşulların yerine getirildiğini açıklayabilecek ve bu amaçla kullanılabilecek araçlar, sınırlamalar ve bunları izleyecek elemanlar yönünden karar alabilecek yetkili makam; yapılan kontroller, belirtilecektir" düzenlemeleri yapılmıştır. Sözleşmeye ekli II No.lu Listenin "Kesin Koruma altına alınan fauna türleri" başlığını taşıdığı, Listenin ARTIODACTYLA (Çift Parmaklılar/Tırnaklılar) kısmında Bovidae (Boynuzlugiller)'in bütün türleri ile korunan fauna türleri arasında gösterilirken Capra aegagrus (Yaban keçisi), Rupicapra rupicapra ornataya (Çengel boynuzlu dağ keçisi) yer verildiği görülmektedir. 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun, sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamayı amaçladığı; 4. maddenin 1. fıkrasında; "Yaban hayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen av hayvanlarından, korunması gerekenler Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarının dışında kalan yaban hayvanları ile diğer türler gerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça koruma altına alınır. Bu karar Resmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınan yaban hayvanları avlanamaz. Yaban hayvanları üreme, tüy değiştirme ve göç dönemlerinde rahatsız edilemez, yavru ve yumurtaları toplanamaz, yuvaları dağıtılamaz ve memeliler kış uykusunda rahatsız edilemez. Lüzumu halinde bu yaban hayvanlarının kendilerinden, yavru ve yumurtalarından, korundukları süre içinde faydalanma ve zararlı olanları ile mücadele ve men edilen avlanma usulleri ile seçici olarak avlanma esasları Bakanlıkça tespit edilir." kuralı yer almaktadır. 4915 sayılı Kanunun 4. maddesine dayanılarak Orman ve Su İşleri Bakanlığınca belirlenerek 29/04/2015 tarihli, 29341 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ek-III "Koruma Altına Alınan Yaban Hayvanları Memeliler" listesinin ARTIODACTYLA kısmında; Cervidae (Geyikler) alt bölümünde (113, 114 ve 115. sıralar) Cervus dama (Alageyik), Cervus elaphus (Kızılgeyik), Capreolus capreolusdan (Karaca); Bovidae (Boynuzlugiller) alt bölümünde (116, 117, 118, 119, 120 ve 121. sıralar) Gazella subgutturosa (Ceylan-Kursaklı Ceylan), Gazella gazella (Hatay dağceylanı), Rupicapra rupicapra (Çengelboynuzlu dağ keçisi), Capra aegagrus (Yaban keçisi), Ovis aries gmelinni (Yaban koyunu) ve Ovis aries anatolicaya (Anadolu yaban koyunu) yer almaktadır. Av ve Yaban Hayvanlarının ve Yaşam Alanlarının Korunması, Zararlılarıyla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Yaban hayvanlarından zararlı olanlarla mücadele" başlıklı 54. maddesinde; Koruma altında olan yaban hayvanlarından; a) Popülasyon büyüklüğünün aşırı artması nedeniyle yaşama ortamlarını tahrip edenler, b) Tedavisi mümkün olmayan sakatlık ve hastalığı bulunanlar, c) Halk sağlığını tehdit edenler, d) Yaban hayvanlarına ve doğal yaşama ortamlarına zarar verenler, e) Genetik deformasyona uğramış, nesli bozabilecek olanlar, zararlı olarak kabul edilir. Yaban hayvanlarının zararlı olanları ile mücadele; ilgili kişi, kurum veya kuruluşların talebine istinaden, bu maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilenler için Tarım ve Köyişleri Bakanlığının mahalli teşkilatından, ikinci fıkrasının (e) bendinde belirtilenler için İçişleri Bakanlığı Mahalli teşkilatından, ikinci fıkrasının (d) ve ( f ) bentlerinde belirtilenler için ilgili kurum veya kuruluşun mahalli teşkilatından bir yetkili ile il müdürlüğü görevlilerince, birinci fıkrasının (a), (d) ve (e) bentleri ile ikinci fıkrasının (c) bendinde belirtilenler için sadece il müdürlüğü görevlilerince, mahallinde inceleme yapılarak hazırlanacak rapor doğrultusunda, ulusal ve uluslar arası mevzuat kapsamında Genel Müdürlük tarafından çıkarılacak usul ve esaslar çerçevesinde mücadele yapılır. Öncelikle popülasyon büyüklüğünün normal seviyeye indirilmesi amacıyla; o türün artma nedenlerinin tespit edilip, türü kontrol altında tutan türlerin arttırılması için ortama müdahale edilir. Bu müdahalenin yeterli olmaması durumunda ise Genel Müdürlüğün belirlediği usul ve esaslara göre yakalama ve avlanma yapmak suretiyle mücadele edilir. Bu kapsamda yapılacak sürek avlarında avlanacak kişilerin avcılık belgesinin olması şarttır....Tabiata ve diğer türlere zararlı olan yaban hayvanların avlanması, avı yapacak kişilerin görevlendirilmesi ve bunların ücretlendirilmesi il müdürlüğünün teklifi ile Genel Müdürlük tarafından yapılır. Av turizmi kapsamında av organizasyonlarına izin verilen avlaklarda zararlılar ile mücadele 8/1/2005 tarihli ve 25694 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yerli ve Yabancı Avcıların Av Turizmi Kapsamında Avlanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yapılır." kurallarına yer verilmiştir. Av Turizmi Kapsamında Avlanmalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 14/04/2016 tarihli, 29684 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin "Av organizasyonlarının yapılacağı avlak ve sahalar" başlıklı 28. maddesinde; "1) Av turizmi kapsamında av organizasyonlarına izin verilecek avlak ve sahalar aşağıda belirtilmiştir: a) İşletilen ya da işlettirilen örnek avlaklar, b) Devlet avlakları, c) Genel avlaklar, ç) Avlanma planı çerçevesinde avlanmanın yapılabilmesine izin verilen yaban hayatı geliştirme sahaları ile özel kanunlarla korunan sahalar, d) Özel avlaklar. 2) Kanunun 12 nci maddesi ile bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (11), (12) ve (13) numaralı bentlerinde tanımlanan saha ve istasyonlar ile özel kanunlarla veya merkez av komisyonunca avlanmanın yasaklandığı yerlerde, av ve yaban hayvanlarının çoğaldığı ve zararlı olduğu durumlarda avlanmaların av turizmi kapsamında yapılmasına Bakanlıkça izin verilebilir." düzenlemesi yapılmıştır. Yönetmeliğin "Tür ve cinsiyet ile kotaların belirlenmesi ve avlanma şekli" başlıklı 29. maddesinde ise; "(1) Özel avlak dışındaki avlak ve sahalarda avlanacak av ve yaban hayvanlarının tür, cinsiyet ve kotaları; etüt-envanter ve izleme çalışmalarıyla ildeki şube müdürlüğünce belirlenir ve Genel Müdürlüğe bildirilir. (2) Genel Müdürlüğe bildirilen kotalar; Komisyonca değerlendirilir, gerekçesi belirtilmek suretiyle değişiklikler de yapılarak onaylanır, av yılı av turizmi uygulama talimatı ile yürürlüğe girer. (3) Av organizasyonları, bek ve yürüyüş avı ile sürek avlanma şekilleriyle yapılır." kuralı bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davalı Bakanlıkça korunan ancak av turizmi kapsamında avına izin verilen türler için yıllık avlanma kotası belirleme esas ve usulleri konusunda yapılan açıklamalarda; Av Turizmi ve Kırsal Kalkınma başlığı altında, koruma altına alınan türlerin avlanmasının yasak olduğu, ancak Bakanlıkça Koruma Altına Alınan Yaban Hayvanları Listesinde (Memeliler) yer alan ve uluslararası düzeyde av turizmi potansiyeli olan büyük memeli yaban hayvanlarının av turizmi kapsamında avlanmasına kırsal kalkınmayı katkı amacıyla özel avlanma planları çerçevesinde izin verildiği, ülkemizde doğal olarak bulunan bu türlerin av turizmi kapsamında değerlendirilmesiyle gerek ülke gerekse köy ve belde ekonomilerine önemli bir kaynak yaratıldığı, bu durumu gören köylülerin yaban hayatı kaynaklarına sahip çıktığı ve av hayvanı popülasyonlarının korunması ve geliştirilmesi yönünde taşra birimleriyle işbirliği yaptıkları; Popülasyon Yönetimi ve Avlanma Planları başlığı altında, av kaynaklarının ekolojik prensipler çerçevesinde sürdürülebilir bir şekilde faydalanma popülasyonların büyüklüğü, yoğunluğu ve strüktür gibi karakteristikleri ile doğum, ölüm gibi dinamiklere ilişkin bilgilere istinaden hazırlanan avlanma planlarıyla belirlenen yıllık avlanma kotalarıyla mümkün olduğu belirtildikten sonra av veriminin elde edilmesi stratejisi belirtilip, amacın hedef tür popülasyonunun himaye edilmesi ve çoğalmasının sağlanmasının olduğu, özel avlanma planlarındaki temel amacın da, hedef tür ve hedef türün yırtıcıları da dahil olmak üzere sahanın tüm yaban hayatı değerlerinin korunması şeklinde ifade edildiği, bu doğrultuda popülasyon temel bilgilerine gerek duyulduğu, bu bilgilerin elde edilmesi için etüt-envanter çalışmalarının gerçekleştirildiği, envanterin Çevre ve Orman Bakanlığınca Koruma Altına Alınan Yaban Hayvanları Listesinde yer alan ve av turizmi kapsamında avına izin verilen türlerin envanterinin ... tarihli, ... sayılı Olur çerçevesinde yapıldığı; Doğal Popülasyolarda Av-Avcı ve Doğal Denge yaban hayatı ekolojisinde av-avcı ilişkisinin Lotka-Volterra modeli ile açıklanarak buradaki döngünün şekil halinde de gösterildiği; Yırtıcı Türlere İlişkin Uluslararası Yükümlülükler başlıklı kısmında, Bern Sözleşmesinin yanı sıra CITES Sözleşmesi olarak ifade edilen Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Birleşmiş Milletler öncülüğünde ülkemizce de imzalanarak taraf olunarak nesli tehlike altında olan türlerin ticaretinin engellenmesi ve diğerlerinin ticaretinin ise etkin bir şekilde kontrol edilmesine ilişkin uluslararası yasal çatıya değinildikten sonra ülkemizdeki türlerin gerek mücadele gerekse av turizmi kapsamında izin verilen avcılığın etüt-envanter verileri ışığında hazırlanan avlanma planları çerçevesinde belirlenen kotalar dahilinde düzenlendiği belirtilmekte, kota belirlemede Yaban Hayatı Geliştirme Sahalarında, İl Genelinde (popülasyonun ada popülasyonu özelliği gösterip göstermediğine göre), Tescil Edilmiş Avlaklarda (Genel veya Devlet Avlaklarda, Özel Avlaklarda) ve Milli Parklarda il müdürlüklerinin av turizmi kotalarının belirlenmesi faaliyetlerine ilişkin esas ve usullere yer verildiği ve 12/07/2011 tarihli, 915 sayılı Olura konu edildiği, esas ve usuller ekinde Av Turizmi Kapsamında Değerlendirilen Büyük Memeli Yaban Hayvanı Türlerinin Optimum Popülasyon Yoğunluklarının (100 Hektardaki Birey Sayısı) Kızıl Geyik, Ala Geyik, Yaban Keçisi, Çengelboynuzlu Dağ Keçisi, Yaban Koyunu için yer verilirken Ceylan, Bozayı, Kurt ve Vaşak yönünden yoğunluk gösterilmediği, optimal popülasyon yoğunluğu çalışmalarının devam ettiği bilgisi yer alırken, listede avlanma kotasına dahil edilen Karaca ve Anadolu Yaban Koyunu türü memeli yaban hayvanlarının sıralanmadığı; uyuşmazlığa konu edilen 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatının bu esas ve usuller çerçevesinde oluşturulduğu, davacı tarafından, 2020-2021 Av Yılı Av Turizmi Uygulama Talimatının 480 adet "Yaban Keçisi” bireyinin, 39 adet “Dağ Keçisi” bireyinin, dünyada sadece Konya/Bozdağ’da yaşam mücadelesi verdiği belirtilen 9 adet “Anadolu Yaban Koyunu” bireyinin, Dünyada sadece Şanlıurfa’da yaşam mücadelesi verdiği belirtilen 14 adet “Ceylan” türü bireyinin, 89 adet “Kızıl Geyik” ve 164 adet “Karaca” bireyinin av turizmine konu edildiği, neslinin yok olma tehlikesinde olduğu, neslin devamına yapacağı etki hakkında bilimsel ve istatiksel araştırma yapılmadığı, hayvanların yaşama hakkının ihlal edildiği ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. UYAP kayıtlarının incelenmesinden; 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatına göre davalı idare Bölge Müdürlükleri tarafından, sorumluluk sahalarında Büyük Memeli Yaban Hayvanı Türlerinin avlattırılması yolunda 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre ihaleye çıkılmış; söz konusu ihalelerde bir kısmının iptali istemiyle açılan davalar sonucunda Bolu Şube Müdürlüğünün toplam 6 adet Kızıl Geyik kotası ihalesinin ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilip Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/02/2021 tarihli, E:2020/3810, K:2021/474 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Erzincan Şube Müdürlüğünün 7 parti halinde toplam 26 adet Yaban Keçisi kotası ihalesinin ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilip Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11/03/2021 tarihli, E:2021/339, K:2021/9144 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Eskişehir Bölge Müdürlüğünün toplam 18 adet Kızıl Geyik kotası ihalesinin ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilip Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28/12/2020 tarihli, E:2020/3416, K:2020/3962 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Burdur Bölge Müdürlüğünün 13 parti halinde toplam 47 adet Yaban Keçisi kotasının ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilip Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/02/2021 tarihli, E:2020/3973, K:2021/470 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Kahramanmaraş il sınırları içinde Nurhak Dağı ve Tatarderesi mevkilerinde 2 adet Yaban Keçisi av turizmi kota ihalesinin ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilip Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28/12/2020 tarihli, E:2020/3397, K:2020/3963 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Kastamonu Şube Müdürlüğünün toplam 7 adet Kızıl Geyik kotası ihalesinin ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilip Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/02/2021 tarihli, E:2021/71, K:2021/463 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Şanlıurfa Şube Müdürlüğünün toplam 7 adet Ceylan kotası ihalesinin ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilip Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/02/2021 tarihli, E:2020/3809, K:2021/473 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, aynı yerdeki Ceylan av kotası ihalesinin iptali istemiyle diğer kişiler tarafından açılan davalarda verilen iptal kararlarının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/02/2021 tarihli, E:2020/3703, K:2021/472, E:2020/3811, K:2021/471 ve E:2020/3825, K:2021/469, sayılı kararları ile onanarak kesinleştiği; ayrıca 2019-2020 av yılı av turizmi kapsamında Bilecik Bölge Müdürlüğünce 2 adet Kızıl Geyik kotasının da ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilip Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/12/2020 tarihli, E:2020/3625, K:2020/4044 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir. Kesinleşen iptal kararlarında; bilimsel değeri olması veya nesillerinin tehlikeye düşmesi nedeniyle koruma altına alınan memeli yaban hayvanlarına ait popülasyonun gerekenden fazla olduğuna veya tarıma, hayvancılığa ve ormancılığa zarar verdiğine ilişkin herhangi bir tespitin veya buna ilişkin bir bilginin mevcut olmadığı, sayılarının olması gerekenden fazla artması nedeniyle tarıma, hayvancılığa ve ormancılığa zarar verdiklerinin tespit edilmesi halinde ve bu amaca hizmet edecek uygun yöntemler izlenmek suretiyle avlanabileceği, ihaleye konu edilen sahalarda popülasyonların dinamiğine ilişkin yapılan etüt-envanter çalışmalarının yetersiz olduğu, avlanma nedeni olan popülasyonun devamı için avlattırılması hususuna dair somut ve bilimsel verilerin dosyaya sunulmadığı, sunulan belgelerin bu mahiyette olmadığı, av turizminin faunanın korunmasına olumlu etkilerinin olacağının somut şekilde ortaya konulmadığı, koruma altındaki bu hayvanların turizm amacıyla avlanmasının 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmasını amaçlayan madde ile 4. maddesine aykırı olacağı gerekçelerinin ortak olduğu görülmektedir. Bu durumda, yargı kararlarına yansıyan gerekçeler, memeli yaban hayvanlarına ait popülasyonun gerekenden fazla olduğu veya tarıma, hayvancılığa ve ormancılığa zarar verdiğine ilişkin herhangi bir tespitin yapılmaması veya tarıma, hayvancılığa ve ormancılığa zarar verdiğine ilişkin herhangi bir tespitin veya buna ilişkin bir bilginin mevcut olmaması, popülasyonların dinamiğine ilişkin yapılan etüt-envanter çalışmalarının yetersiz olması, avlanma nedeni olan popülasyonun devamı için avlattırılması hususuna dair somut ve avlanma nedeni olan popülasyonun devamı için avlattırılması hususuna dair somut ve bilimsel verilerin oluşturul(a)maması hususlarının, il müdürlüklerince yürütülen av turizmi avlanma kotalarının belirlenmesine ilişkin esas ve usuller kapsamındaki faaliyetlerden olan Yaban Hayatı Geliştirme Sahalarında, İl Genelinde (popülasyonun ada popülasyonu özelliği gösterip göstermediğine göre), Tescil Edilmiş Avlaklarda (Genel veya Devlet Avlaklarda, Özel Avlaklarda) ve Milli Parklarda söz konusu kotaların hukuka aykırı şekilde belirlendiğini ortaya çıkarıldığı, dolayısıyla Bakanlıkça hukuka aykırılığı saptanan memeli yaban hayatı av kotalarının birleştirilmesi sonucu oluşturulan Talimatnamede belirlenen tür ve buna ait kotaların, av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmasını öngören uluslararası yükümlülüklere ve yasal düzenlemenin amacına uygun şekilde tespit edildiğinin kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığınca 02/04/2020 tarihinde yayımlanan 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatı'nın iptali istenilmektedir. Her ne kadar, dava dilekçesinin "Konu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarında, Talimat'ın tamamının iptali istenilmişse de; davacı tarafından yaban domuzları yönünden hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığından, iptal istemine konu Talimat'ın hukuka uygunluk denetimi, yaban domuzu dışındaki türler ve dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ile sınırlı olarak yapılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarece, davacının görülmekte olan davayı açmakta güncel, kişisel, meşru ve ciddi bir menfaati bulunmadığı, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. Nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 02/04/2020 tarihinde yayımlanan 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatı'nda; Anadolu Yaban Koyunu, Ceylan, Çengelboynuzlu Dağ Keçisi, Karaca, Melez Yaban Keçisi, Kızıl Geyik, Yaban Keçisi (Teke, hatalı boynuzlu/şelek, dişi birey), Yaban Domuzu (sürek, bek, mücadele amaçlı), örnek avlaktaki türler bakımından avlanma tarihleri, avlanma süresi, avlanma usul ve şekli, avlanılacak türün cinsiyeti, avda kullanılacak silahlar, ilk yardım ve kıyafet, avlanma ücretinin nasıl alınacağı, katılım payının nasıl dağıtılacağı, gözlem turları ile fotoğraf ve film çekiminin nasıl yapılacağı, cezalı avlanma ve yaralamalarda uygulanacak olan ücret tarifesi, türlere göre yaş, avlak, kota, ücret ve kurallar, başvurular ve izin belgeleri, kota tahsisleri ile hayvanların yaşlarının nasıl belirleneceğine ilişkin teknik detaylara yer verildiği görülmektedir. Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevrenin kirlenmesini önleme" ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip bir vatandaş sıfatıyla ve nesli tükenmekte olan hayvanların korunması amacıyla görülmekte olan davayı açtığı, dava konusu Talimatla menfaat ilişkisini bu şekilde kurduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu Talimat, Bakanlıkça av hayvanı olarak belirlenen ve davacı tarafından nesli tükenmekte olduğu ileri sürülen hayvanların avlanması suretiyle yaşamlarını yitirmeleri sonucunu doğurduğundan, sağlıklı bir çevre ile doğal zenginliklere ilişkin bulunan ve bu niteliğiyle her bir vatandaşı yakından ilgilendiren dava konusu düzenlemenin vatandaş sıfatına sahip olan davacının menfaatini etkileyeceği açıktır. Bu durumda, davacının görülmekte olan davayı açmakta kişisel, güncel ve meşrû menfaati bulunduğu anlaşıldığından, davalı idarenin usule ilişkin itirazı, Üye ...'ın, davacının bakılan davayı açmakta subjektif ehliyeti olmadığı yolundaki karara ekli azlık oyuna karşı oy çokluğuyla yerinde görülmeyerek, işin esasına geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Tarım ve Orman Bakanlığının teşkilat ve görevlerinin düzenlendiği Onbeşinci Bölümünde yer alan "Görev" başlıklı 410. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, tabiatın korunmasına yönelik politikalar geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, korunan alanların tespiti, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar ve biyolojik çeşitlilik ile av ve yaban hayatının korunması, yönetimi, geliştirilmesi, işletilmesi ve işlettirilmesini sağlamak; (g) bendinde ise, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak, Tarım ve Orman Bakanlığının görev ve yetkileri arasında; dava tarihinde yürürlükte bulunan "Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü" başlıklı 420. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, yaban hayatı ve kara av kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, kara avcılığının düzenlenmesi, av kaynaklarının işletilmesi ve kontrolü ile ilgili her türlü etüt, envanter, planlama, projelendirme, uygulama ve izlemeye ilişkin iş ve işlemleri yapmak veya yaptırmak, bu hizmetlerle ilgili tesisleri kurmak veya kurdurmak; (ç) bendinde, kara avcılığını düzenleyen mevzuat ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek; (d) bendinde, uluslararası koruma sözleşmeleri ile belirlenen yörelerdeki koruma ve kullanma esaslarını belirlemek; (e) bendinde, uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınan bitki ve hayvan türleri ile alanların korunması konusunda tedbirler almak, ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmak; (f) bendinde, hayvanların korunmasına yönelik çalışmaları, ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde yapmak, yaptırmak, bu konuda yürütülen faaliyetleri desteklemek, denetlemek veya denetlenmesini sağlamak; (g) bendinde, görev alanıyla ilgili olarak bitki ve hayvan türü genetik kaynaklarının muhafazası ve iyileştirilmesi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 28/12/2024 tarih ve 32766 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 175 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesiyle, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 420. maddesi yürürlükten kaldırılmış; 4. maddesiyle, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne eklenen "Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü" başlıklı Elliyedinci Bölüm ile de kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı ve merkezi Ankara’da bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü kurulmuştur. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 792/Z maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile verilen görevleri yürütmek Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun; "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır. Bu Kanun av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunların korunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yaban hayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av ve yaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunların takibi ve cezalarını kapsar." kuralına yer verilmiş; "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının; 1. bendinde, "Bakanlık"ın, Çevre ve Orman Bakanlığını, 3. bendinde, "Genel Müdürlük"ün, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünü, 4. bendinde, "Av hayvanı"nın, bu Kanun kapsamında avlanan, korunan ve Bakanlıkça belirlenen listede yer alan hayvanları, 5. bendinde, "Yaban hayvanı"nın, sadece suda yaşayan memeliler dışında kalan ve Bakanlıkça belirlenen bütün memelileri, kuşları ve sürüngenleri; 6. bendinde, "Avlak"ın, av ve yaban hayvanlarının doğal olarak yaşadıkları veya sonradan salındıkları sahaları; 7. bendinde, "Özel avlak"ın, bir bütün teşkil eden özel mülkiyetteki tapulu arazilerden, Bakanlığın avlaklar için tespit ettiği ve tanımladığı şartlara uygun olan avlakları, 8. bendinde, "Devlet avlağı"nın, Devlet ormanları, toprak muhafaza ve ağaçlandırma sahaları ve benzeri yerlerle Devlet tarım işletmeleri, baraj gölleri ve emniyet sahalarında, ilgili kuruluşun muvafakatı alınarak Bakanlıkça avlak olarak ayrılan yerleri; 9. bendinde, "Genel avlak"ın, özel ve Devlet avlakları dışında kalan bütün av sahaları ile göl, lagün, bataklık ve sazlık gibi sahaları; 10. bendinde, "Örnek avlak"ın, Devlet avlakları ve genel avlaklar içinde Bakanlıkça belirlenecek esaslara göre ayrılan ve işletilen veya işlettirilen avlakları; 11. bendinde, "Yaban hayatı koruma sahası"nın, yaban hayatı değerlerine sahip, korunması gerekli yaşam ortamlarının bitki ve hayvan türleri ile birlikte mutlak olarak korunduğu ve devamlılığının sağlandığı sahaları; 12. bendinde, "Yaban hayatı geliştirme sahası"nın, av ve yaban hayvanlarının ve yaban hayatının korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve gerektiğinde özel avlanma plânı çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği sahaları, 16. bendinde, "Av ve yaban hayatı yönetimi"nin, av ve yaban hayatının sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefinden hareketle; av ve yaban hayvanları ile yaşama alanlarında gerekli araştırma, etüd ve envanter çalışmalarının yapılması, koruma ve geliştirme faaliyetlerinin belirlenmesi, faydalanmanın düzenlenmesi de dahil; yönetim plânlarının yapılması, uygulanması, denetlenmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesini; 17. bendinde, "Avlanma plânı"nın, envanteri yapılan, sınırları belli bir avlak alanında avlanmasına izin verilen yaban hayvanlarının tür, cinsiyet ve yaş itibariyle kaç adet ve hangi usul ve kurallara uyularak ne kadar süre içerisinde avlanacağını düzenleyen ve yaşama ortamının geliştirilerek sürdürülmesi için gerekli önlemleri öngören ve Genel Müdürlükçe onaylanmış plânı; 23. bendinde, "Av yılı"nın, 1 Nisan'dan başlayarak takip eden yılın 31 Mart sonuna kadar olan süreyi; 24. bendinde, "Av sezonu"nun, Merkez Av Komisyonunca tespit edilen ve avlanmasına izin verilen ilk grup av hayvanlarının avının açıldığı tarih ile son grup av hayvanlarının avının kapandığı tarih arasındaki süreyi; 26. bendinde, "Avlanma"nın, bu Kanun kapsamında avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, izin verilen yerlerde, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle canlı veya ölü ele geçirmeye çalışmayı veya ele geçirmeyi ifade edeceği; "Av sezonu" başlıklı 5. maddesinde, "Sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarak avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile populasyon durumuna göre avlanma günleri ve av miktarlarını tespit etmeye, Devlet avlakları ve genel avlaklarda bazı türlerin avını ve bazı avlaklarda avlanmayı belli bir süre yasaklamaya; il av komisyonlarının görüş ve önerileri doğrultusunda Merkez Av Komisyonu, özel avlaklar ile örnek avlaklarda ise Bakanlık yetkilidir. Nesli tehlike altında olan, nadir, hassas ve benzeri statülerde yer alan türler ile endemik ve göçmen türlerin korunması amacıyla gerekli koruma tedbirlerini almaya, bu türler için bu Kanunda adı geçen koruma alanlarını oluşturmaya ve bu alanları ekolojik ihtiyaçlarına göre yönetmeye, doğal türlerin azalması veya nesillerinin tehlike altına girmesi durumunda yeniden yerleştirme çalışmalarının ekolojik prensiplere göre yapılmasını sağlamaya, av yasağına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye, avcılığın denetlenmesi ve izlenmesi çalışmalarını yapmaya ve uygulamada gerekli tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir. Merkez Av Komisyonunca tespit edilen av miktarları ve avlanma süreleri dışında avlanılamaz. Av ve yaban hayatının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetiminde; kamuoyu desteğinin sağlanması için toplumun bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ile avcıların ve toplumun eğitilmesi amacıyla; Türkiye sınırları içinde yayın yapan ulusal, bölgesel, yerel radyo ve televizyonlar; av sezonunun başlamasından onbeş gün önce ve sona ermesinden itibaren de onbeş gün süreyle eğitici, uyarıcı ve tanıtıcı yayın yapmak zorundadırlar. Bu yayın ve tanıtım faaliyetleri her kuruluşun ana haber bültenlerinden sonraki kuşakta ve ücretsiz olarak yayınlanır. Bu programların süresi yılda toplam üç saatten az olamaz. Bu hizmetlerin yürütülmesinde kurum ve kuruluşlar Bakanlık ile işbirliği yaparlar." kuralına; "Avlanma esas ve usulleri" başlıklı 6. maddesinde, "Avlanma, avcılık belgesi ve avlanma izni almak şartıyla, yasalarla izin verilen silâh, araç ve eğitilmiş hayvanlarla, avlanma plânlarına veya Merkez Av Komisyonu kararlarına göre yapılır. Zehirle avlanmak yasaktır. Haznesi iki fişek alacak şekilde sınırlandırılmamış otomatik, yarı otomatik, pompalı ve benzeri yivsiz av tüfekleri ile havalı tüfek ve tabancalar avda kullanılamaz. Eğitilmiş hayvanlarla ve mücadele kapsamında kullanım yeri, şekli ve özellikleri Merkez Av Komisyonunca belirlenecekler dışında kara, hava araçları ve yüzer araçlarla, ses, manyetik dalga, ışık yayan araç ve gereçler, canlı mühre, tuzak, kapan ve diğer benzeri araç, gereç ve usullerle avlanılamaz. Avda kullanımı Merkez Av Komisyonu kararı ile men edilen ses ve manyetik dalga yayan cihazlar, tuzak ve kapanlar ile benzeri araç ve gereçlerin pazar ve ticarethanelerde bulundurulması ve satışı yasaktır. Özellikleri Merkez Av Komisyonunca belirlenenlerin dışında gümeler kurulamaz ve bu gümelerde avlanılamaz. Avlanan hayvanların taşınması ve avlanma gayesi dışında mücadele kapsamında ve kişilerin kendilerini, tarlalarını ve sürülerini korumak maksadıyla avlaklarda avcılık belgesi ve avlanma izni olmadan avlanmada kullanılan silâhları ve araçları taşıma veya köpek bulundurma ile eğitilmiş hayvanlarla ve avlanma zamanı dışında avlanma esasları Merkez Av Komisyonunca tespit edilir. Bu esas ve usullere aykırı şekilde avlanılamaz." kuralına; "Av ve yaban hayatı yönetimi" başlıklı 7. maddesinde, "Av ve yaban hayatı yönetimine, saha, avlak, istasyon ve tesislerin kurulmasına ait iş ve işlemler, gerektiğinde ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça yapılır veya yaptırılır." kuralına; "Ücret alınmayacak hâller" başlıklı 9. maddesinde, "Bilimsel yönden tabiata ve türlerine zararlı olan hayvanların bu Kanun gereğince görevliler veya avcılar tarafından avlanması ile avlanma izin ücreti ve avlanma ücreti alınmayacak diğer kişilere ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." kuralına; "Yabancıların avlandırılması" başlıklı 15. maddesinde, "Türkiye'de av turları, fotoğraf ve film çekimleri ile av ve yaban hayvanları gözlem turları yaptıracak seyahat acenteleri, Bakanlıktan av turizmi izin belgesini almaya; seyahat acenteleri vasıtasıyla veya münferiden sadece özel avlaklar ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından işletilen avlaklarda avlanmak üzere yurdumuza gelen avcı turistler ise 13 üncü maddede belirtilen geçici avcılık belgesini almaya ve avlayacakları av hayvanlarını bu belgeye kaydettirmeye mecburdurlar. Av turizmi izin belgesinin verilişine dair esas ve usuller Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte belirlenir. Av turizmine ilişkin esas ve usuller ile avcı turistlerin avlayabilecekleri av hayvanlarının tür, cinsiyet ve miktarları, bunlardan alınacak avlanma ücretleri ve diğer ücretler Bakanlıkça tespit edilir." kuralına; "Ticaret esasları" başlıklı 18. maddesinde, "Taraf olunan uluslararası sözleşmelerle ticareti yasaklanan yerli ve yabancı yaban hayvanları ve bu Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde belirlenen avlanma esas ve usullerine aykırı olarak avlanan yaban hayvanları canlı veya cansız olarak veya bunların et, yumurta, deri, post, boynuz ve benzeri parçaları ile bunların türevleri satılamaz, satın alınamaz, nakledilemez ve bunların ithalatı ve ihracatı yapılamaz. Taraf olunan uluslararası sözleşmelerle ticaretine düzenleme getirilen türler ile bu Kanun kapsamında yasal olarak avlanan av hayvanları ve bunlardan elde edilen parçalarının ticaretini denetlemeye ve kısmen veya tamamen yasaklamaya, bunların ticaretinden Döner Sermaye İşletmesine gelir alınması ile ilgili usul ve esasları düzenlemeye Bakanlık yetkilidir. Yurt içinde sergilenmek üzere veya gösteri amaçlı olarak uluslararası sözleşmeler çerçevesinde ithalatına Bakanlıkça izin verilen yaban hayvanları satılamaz. Bu hususlar Bakanlıkça denetlenir." kuralına; "Yönetmelik" başlıklı 32. maddesinde, "Bu Kanunun uygulaması ile ilgili esas ve usuller, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri de alınmak sureti ile bir yıl içinde Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." kuralına yer verilmiştir.r 09/01/1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak, 20/02/1984 tarih ve 18318 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye'nin de tarafı olduğu Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesi'nin 2. maddesinde, "Akit taraflar, ekonomik ve rekreasyonel gereksinmeleri ve yerel olarak risk altında bulunan alt türler, varyeteler veya formların isteklerini dikkate alırken, yabani flora ve faunanın, özellikle ekolojik, bilimsel ve kültürel gereksinmelerini de karşılayacak düzeyde, popülasyonlarının devamı veya bu düzeye ulaştırılması için gerekli önlemleri alacaktır." kuralına; 6. maddesinde, "Her Akit Taraf II no'lu ek listede belirtilen yabani fauna türlerinin özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır (...)" kuralına; 7. maddesinde, "(1) Her Akit Taraf, III no'lu ek listede belirtilen yabani faunanın korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır. (2) III no'lu ek listede belirtilen yabani faunanın her türlü işletme şekli, 2. maddenin şartları gözönünde bulundurularak, popülasyonlarının varlığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde düzenlenmiş olacaktır. (3) Alınacak önlemler, a) Kapalı av mevsimlerini ve/veya işletmeyi düzenleyen diğer esasları, (...) kapsayacaktır." kuralına yer verilmiş; Sözleşme'nin "Kesin koruma altına alınan fauna türleri" başlıklı II no'lu eki listede capra aegagrus (yaban keçisi), rupicapra rupicapra ornata (çengel boynuzlu dağ keçisi); ''Korunan Fauna Türleri'' başlıklı III no'lu eki listede CERVIDAE (geyikgiller), rupicapra rupicapra (dağ keçisi) türleri sayılmıştır. Ancak yaban keçisi, ülkemiz şartlarında kesin koruma altına alınamayacak fauna türlerine dair itirâzi kayıt listesinde de yer almıştır. Sürdürülebilir avcılık ve doğal hayatın korunması ilkeleri gözetilerek, popülasyonları ve yıllık artım miktarları belirlenmiş av ve yaban hayvanlarının av turizmi kapsamında yerli ve yabancı avcılarca avlanmalarına yönelik usul ve esasları belirlemek; acentelerin av turizmi kapsamında av organizasyonları ile av ve yaban hayvanı gözlem turu, fotoğraf ve film çekimleriyle ilgili faaliyetlerini düzenlemek; yöre insanlarının yaban hayatı kaynaklarının varlığından oluşan katma değerden yararlandırılarak kırsal kalkınmaya katkıda bulunmak ve av kaynaklarının ekonomiye faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini sağlamak; av organizasyonlarında görev alacak kişilerin eğitimi ve yetiştirilmesiyle ilgili usul ve esasları belirlemek amacıyla 14/04/2016 tarih ve 29684 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Av Turizmi Kapsamında Avlanmalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının, (e) bendinde, "Av organizasyonu"nun, Kanun ve bu Yönetmelik kapsamında avına izin verilen av ve yaban hayvanı türlerini, belirlenen usul ve esaslarla ölü ele geçirmek üzere yapılan avla ilgili düzenlemelerin tümünü; (g) bendinde, "Av turizmi"nin, avcı niteliğine sahip kişilerin avlanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere belirlenmiş ilkelerle yaptıkları etkinlikleri; (h) bendinde, "Av yılı"nın, 1 Nisan’dan başlayarak takip eden yılın 31 Mart sonuna kadar olan süreyi; (ı) bendinde, "Av yılı av turizmi uygulama talimatı"nın, av turizmi kapsamındaki av organizasyonları için Komisyonca alınan karar ile bu kararın dışında uygulamaya yönelik bilgilerin yer aldığı, sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan kurallar bütününü; (v) bendinde, "Genel Müdürlük"ün, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünü, (aa) bendinde, "Komisyon"un, av yılı av turizmi uygulama kararını almak üzere Genel Müdürlükçe oluşturulan çalışma ekibini; (bb) bendinde, "Kota"nın, avına izin verilen av ve yaban hayvanının sayısını; (ii) bendinde, "Trofe"nin, av ve yaban hayvanının boynuz, diş, post ve benzeri hatıra değeri taşıyan parçalarını; (pp) bendinde, "Bakanlık kotası"nın, envanter sonuçlarına göre ayrılan ve avına izin verilen kanatlı ve memeli türlerden oluşan, Bakanın belirleyeceği usul ve esaslar kapsamında kullandırılan kotayı ifade edeceği; "Av organizasyonlarının yapılacağı avlak ve sahalar" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Av turizmi kapsamında av organizasyonlarına izin verilecek avlak ve sahalar aşağıda belirtilmiştir: a) İşletilen ya da işlettirilen örnek avlaklar, b) Devlet avlakları, c) Genel avlaklar, ç) Avlanma planı çerçevesinde avlanmanın yapılabilmesine izin verilen yaban hayatı geliştirme sahaları ile özel kanunlarla korunan sahalar, d) Özel avlaklar. (2) Kanunun 12 nci maddesi ile bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (11), (12) ve (13) numaralı bentlerinde tanımlanan saha ve istasyonlar ile özel kanunlarla veya merkez av komisyonunca avlanmanın yasaklandığı yerlerde, av ve yaban hayvanlarının çoğaldığı ve zararlı olduğu durumlarda avlanmaların av turizmi kapsamında yapılmasına Bakanlıkça izin verilebilir." düzenlemesine; "Tür ve cinsiyet ile kotaların belirlenmesi ve avlanma şekli" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Özel avlak dışındaki avlak ve sahalarda avlanacak av ve yaban hayvanlarının tür, cinsiyet ve kotaları; etüt-envanter ve izleme çalışmalarıyla ildeki şube müdürlüğünce belirlenir ve Genel Müdürlüğe bildirilir. (2) Genel Müdürlüğe bildirilen kotalar; Komisyonca değerlendirilir, gerekçesi belirtilmek suretiyle değişiklikler de yapılarak onaylanır, av yılı av turizmi uygulama talimatı ile yürürlüğe girer. (3) Av organizasyonları, bek ve yürüyüş avı ile sürek avlanma şekilleriyle yapılır." düzenlemesine; "Duyuru" başlıklı 32. maddesinde, "Av yılı av turizmi uygulama talimatı, Genel Müdürlük ile bölge müdürlüğü ve ildeki şube müdürlüğünün internet sitelerinden duyurulur." düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan, 5199 sayılı Hayvan Hakları Kanunu’nun “Saklı hükümler” başlıklı 31. madesinde, “4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu ile 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu hükümleri saklıdır.” kuralı yer almıştır. Dava Konusu Talimat'ın İncelenmesi: Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 02/04/2020 tarihinde yayımlanan 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatı'nda; Anadolu Yaban Koyunu, Ceylan, Çengelboynuzlu Dağ Keçisi, Karaca, Melez Yaban Keçisi, Kızıl Geyik, Yaban Keçisi (Teke, hatalı boynuzlu/şelek, dişi birey), Yaban Domuzu (sürek, bek, mücadele amaçlı), örnek avlaktaki türler bakımından avlanma tarihleri, avlanma süresi, avlanma usul ve şekli, avlanılacak türün cinsiyeti, avda kullanılacak silahlar, ilk yardım ve kıyafet, avlanma ücretinin nasıl alınacağı, katılım payının nasıl dağıtılacağı, gözlem turları ile fotoğraf ve film çekiminin nasıl yapılacağı, cezalı avlanma ve yaralamalarda uygulanacak olan ücret tarifesi, türlere göre yaş, avlak, kota, ücret ve kurallar, başvurular ve izin belgeleri, kota tahsisleri ile hayvanların yaşlarının nasıl belirleneceğine ilişkin teknik detaylara yer verildiği görülmektedir. Uyuşmazlık, davalı Bakanlığın, av turizmi kapsamında avlanılacak hayvanların türlerinin ve miktarlarının belirlenmesi ile av ve yaban hayvanlarının av turizmi kapsamında yerli ve yabancı avcılarca avlanmalarına yönelik usul ve esasları Talimatla belirlemek bakımından yetkisinin bulunup bulunmadığı, ayrıca avına izin verilen türler ve bu türler için belirlenen avlanma kotalarının mevzuat ile kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirmesinden, kara avcılığını düzenleyen mevzuat ile ilgili iş ve işlemleri yürütme görev ve yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne ait olduğu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun "Av Turizmi" başlıklı bölümünde, av turizmine ilişkin genel esaslara yer verildikten sonra, 15. maddede, av turizmine ilişkin esas ve usuller ile avcı turistlerin avlayabilecekleri av hayvanlarının tür, cinsiyet ve miktarı ile alınacak avlanma ücretlerinin Bakanlıkça tespit edileceği; yine 32. maddede, bu Kanun'un uygulaması ile ilgili esas ve usullerin Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kuralına yer verildiği, buna istinaden Bakanlıkça çıkarılan Av Turizmi Kapsamında Avlanmalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikle de, av turizmi ile ilgili usul ve esasların belirlenerek, av turizmi kapsamındaki av organizasyonları için Genel Müdürlükçe oluşturulacak Komisyonca av yılı av turizmi uygulama kararının alınacağı, alınan karar ile bu kararın dışında uygulamaya yönelik bilgilerin yer aldığı, sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan kurallar bütününün "Av Yılı Av Turizmi Uygulama Talimatı" adı altında Genel Müdürlük ile bölge müdürlüğü ve ildeki şube müdürlüğünün internet sitelerinden duyurulacağı hususlarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalı idarenin, av turizmi kapsamında avlanılacak hayvanların türlerini, cinsiyetlerini ve miktarlarını belirleme ile av ve yaban hayvanlarının av turizmi kapsamında yerli ve yabancı avcılarca avlanmalarına yönelik usul ve esasları Talimatla düzenleme bakımından yetkili olduğu anlaşılmakla, dava konusu düzenlemede yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Düzenlemenin diğer unsurlar bakımından incelenmesine gelince; Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesi'nin "Kesin koruma altına alınan fauna türleri" başlıklı II no'lu eki listede capra aegagrus (yaban keçisi), rupicapra rupicapra ornata (çengelboynuzlu dağ keçisi); ''Korunan Fauna Türleri'' başlıklı III no'lu eki listede CERVIDAE (geyikgiller), rupicapra rupicapra (dağ keçisi) türleri sayılmıştır. Ancak yaban keçisi, anılan Sözleşmenin, ülkemiz şartlarında kesin koruma altına alınamayacak fauna türlerine dair itirâzi kayıt listesinde de yer aldığından, Sözleşmenin koruyucu hükümlerinin yaban keçisi bakımından uygulanması mümkün değildir. Öte yandan, dava konusu Talimatla av turizmi kapsamında avına izin verilen Anadolu Yaban Koyunu, Ceylan, Çengelboynuzlu Dağ Keçisi, Karaca, Kızıl Geyik ve Yaban Keçisi'nin, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4. maddesine dayanılarak Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen ve 29/04/2015 tarih ve 29341 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (mülga) Orman ve Su İşleri Bakanlığı Kararı eki "Ek-III Koruma Altına Alınan Yaban Hayvanları Listesi"nde de yer aldığı, ancak anılan listede bu hayvanların yanına "(Av turizmi hariç)" ibaresi eklenerek, bu hayvanların av turizmi kapsamında avlatılmasının, korumanın istinası olarak belirlendiği görülmektedir. Bu kapsamda, Talimatla yer verilen hayvanların, av turizmi kapsamında avlatılmasında bir engel bulunmamakta ise de, Bakanlığa verilen sürdürülebilir avcılık ve doğal hayatın korunması görevi gözetilerek, popülasyonların ve yıllık artım miktarlarının belirlenip belirlenmediğinin, avlanılacak yaban hayvanlarının sayılarına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin bilimsel, somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılıp yapılmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, davalı idarece dava dosyasına sunulan 17/09/2020 evrak kayıt tarihli savunma dilekçesi ve ekleri ile Dairemizin 12/12/2024 tarihli ara kararına cevaben 03/02/2025 evrak kayıt tarihli dilekçe ve ekinde sunulan bilgi, belge ve raporlamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; av turizmi kapsamında avına izin verilen memeli yaban hayvanlarının ülke genelinde envanter çalışmasının yapıldığı, yeterli hayvan popülasyonu bulunması hâlinde özellikle üreme yeteneğini kaybeden yaşlı bireylerin avına izin verildiği, ülkemizde bu hayvanların doğal yırtıcısı konumunda olan hayvanların büyük ölçüde neslinin tükendiği, avcılığın yırtıcı türlerin azaldığı alanlarda daha sağlıklı popülasyon oluşturmak için bir yöntem olduğu, her avlak ve tür için her yıl kota bildirim formlarının düzenlendiği, av turzimine konu hayvanların da bu kapsamda değerlendirilen kotalar dahilinde belirlendiği, avın Bakanlık görevlisi eşliğinde gerçekleştirileceği ve avlanma sonucunda elde edilen gelirle kırsal kalkınmanın desteklenmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, Talimatta yer verilen kotaların tüm dünyada kabul edilen yöntemlerle beirlendiği, avlanacak hayvan sayılarının yaban hayvanı popülasyonlarının gelişimini engellemeyeceğinin ve sürdürülebilirliğini tehlikeye atmayacağının bilimsel verilerle ortaya konulduğu anlaşıldığından, dava konusu Talimatın yaban domuzu haricindeki kısımlarının, dayanağı mevzuata, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemde konu, sebep ve maksat yönlerinden de hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)- KARŞI OY : Dava, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 02/04/2020 tarihinde yayımlanan 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatı'nın, yaban domuzu haricindeki kısımlarının iptali istemine ilişkindir. Öncelikle, dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka uygunluğunun irdelenmesi gerekmektedir. 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun "Av Turizmi, Ticareti ve Özel Üretim" başlıklı Beşinci Kısmının "Av Turizmi" başlıklı Birinci Bölümünde yer alan bütün maddelerin başlıklarında "yabancıların" ibaresine yer verildiği, bu kapsamda 15. maddesinin başlığının "Yabancıların avlandırılması", 16. maddesinin başlığının "Yabancıların getirebilecekleri av teçhizatı", 17. maddesinin başlığının "Yabancıların götürebilecekler av hayvanları" olduğu, av turizmine ilişkin genel esasların yer aldığı 15. maddesinde "avlanmak üzere yurdumuza gelen avcı turistler" ifadesine, 16. ve 17. maddelerinde de "avcı turistler" ibarelerine yer verildiği, 15. maddesinin gerekçesinde de, "Bu madde, yurdumuza avlanmak üzere gelen yabancı avcıların avlanma iş ve işlemlerinin sistemli ve kontrollu yapılmasını düzenlemektedir." açıklamasının yer aldığı görülmektedir. Buna göre, davalı Bakanlığın av turizmine ilişkin yetkisinin yalnızca "yabancılar", yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiler ile sınırlı olduğu hususunda şüphe bulunmamaktadır. Oysa, dava konusu Uygulama Talimatında, av turizmi kapsamında "yerli avcılar" ile ilgili de düzenleme yapıldığı görüldüğünden, düzenlemenin yaban domuzu haricindeki kısımlarının "yerli avcılar"a yönelik bölümlerinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar 4915 sayılı Kanun'un 4. maddesinden, yaban hayvanları yönünden yerli-yabancı avcı ayrımı olmaksızın avlanma usul ve esaslarını belirleme yetkisinin davalı Bakanlığa (Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne) ait olduğu anlaşılmakta ise de; av turizmi yönünden özel hükümler içeren 15 ve devamı maddeler ile 15. maddenin gerekçesinde av turizminin açıkça yabancılara hasredildiği görüldüğünden, davalı idarece yerli avcıların yaban hayvanlarını avlama esaslarının av turizmi bağlamı dışında düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Yine, dava konusu Uygulama Talimatının dayanağı olan Av Turizmi Kapsamında Avlanmalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte yerli avcılara yönelik düzenlemeler de yer almakta ise de, Yönetmeliğin dayanağı Kanuna aykırı olamayacağı (normlar hiyerarşisi prensibi) gibi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü uyarınca bahse konu Yönetmelik düzenlemelerin dikkate alınmaması, uyuşmazlık bakımından ihmal edilmesi gerektiği açıktır. Diğer taraftan, ülkemizin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi'nin 6. maddesi ile atıf yaptığı Ek Liste II'de kesin koruma altına alınan, yani her türlü kasıtlı yakalama, alıkoyma ve öldürme şekilleri yasaklanan fauna türleri arasında "rupicapra rupicapra ornata (çengel boynuzlu dağ keçisi)" sayılmış; 7. maddesi ile atıf yaptığı Ek Liste III'te korunan, yani popülasyonlarının varlığı tehlikeye düşürülmeyecek şekilde düzenlenmesi gereken fauna türleri arasında ise "rupicapra rupicapra (dağ keçisi)" sayılmış; "Ek Liste II'de Yer Alan Ancak Ülkemiz Şartlarında Kesin Koruma Altına Alınamayacak Fauna Türleri ile Ek Liste IV'te Yer Alan Av Metod ve Araçlarına Dair İtirazi Kayıt Listesi"nde ise, "rupicapra rupicapra ornata (çengel boynuzlu dağ keçisi)" yer almamıştır. Dolayısıyla, davalı idarece savunma dilekçesinde ileri sürülenin aksine, Bern Sözleşmesinde, popülasyonlarının varlığı tehlikeye düşürülmeyecek şekilde avlanmasına müsaade edilen fauna türü, dava konusu Uygulama Talimatında avına izin verilen "çengel boynuzlu dağ keçisi" olmayıp, "dağ keçisi"dir. Bu itibarla, usulüne göre yürürlüğe konulmuş bir uluslararası sözleşme olan ve Anayasa'nın 90. maddesi gereği kanun niteliğinde bulunan (ve hatta sağlıklı çevrede yaşama hakkı bağlamında 4915 sayılı Kanun ile çelişmesi halinde üstün norm olarak itibar edilip uygulanması gereken) Bern Sözleşmesi uyarınca, kesin koruma altına alınan, yani her türlü kasıtlı yakalama, alıkoyma ve öldürme şekilleri yasaklanan "rupicapra rupicapra ornata (çengel boynuzlu dağ keçisi)"nın av hayvanı olarak belirlenerek 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi kapsamına dahil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu Uygulama Talimatının "çengelboynuzlu dağ keçisi"ne ilişkin kısımlarında da konu bakımından yetkisizlik nedeniyle isabet görülmemektedir. Öte yandan, 4915 sayılı Kanun'un 4. ve 15. maddelerinin incelenmesinden; genel itibarıyla, av hayvanlarına ilişkin korunması gerekenleri, korunması gerekenler haricinde kalanların avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri, avlanma günleri ve av miktarlarını tespit etme yetkisinin Merkez Av Komisyonuna; yaban hayvanlarına ilişkin korunması gerekenleri tespit etme, kendilerinden, yavru ve yumurtalarından faydalanma, zararlı olanlar ile mücadele etme, avlanma usul ve esaslarını belirleme yetkisinin ise davalı Bakanlığa (Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne) ait olduğu; bu kapsamda davalı idarenin, av turizmi kapsamında avlanılacak yaban hayvanlarının -Bern Sözleşmesi çerçevesinde itirazi kayıt konulmayıp mutlak koruma altına alınması gerekenler hariç- türlerini, cinsiyet ve miktarlarını, yabancı avcılarca avlanmalarına yönelik usul ve esasları Talimatla belirleme bakımından yetkili olduğu anlaşılmakta ise de; bu yetki kullanılırken, yaban hayvanlarının sayılarına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin bilimsel, somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılması gerektiği de açıktır. Nitekim Bern Sözleşmesi'nde, yabani hayvanların popülasyonlarının taraf ülkelerce ulaştırılacağı düzey olarak hayvanların özellikle çevresel, bilimsel ve kültürel ihtiyaçlarını da karşılayabilecekleri bir seviye belirlenmiş ve sayılarının bu düzeye ulaştırılması veya bu düzeyde devamlılığının sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması öngörülmüş; kapalı av mevsimlerini düzenleyen esaslar, Sözleşme'nin Ek Liste III'te yer alan yabanî faunanın korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idarî tedbirler kapsamında sayılmıştır. Ayrıca, dava konusu Talimatla av turizmi kapsamında avına izin verilen Anadolu yaban koyunu, ceylan, çengelboynuzlu dağ keçisi, karaca, melez yaban keçisi, kızıl geyik ve yaban keçisi, 29/04/2015 tarih ve 29341 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan davalı Bakanlık kararında, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4. maddesine dayanılarak belirlenen "Ek-III Koruma Altına Alınan Yaban Hayvanları Listesi"nde de yer almıştır. Davalı idarece, av turizmi sayesinde, zayıf, hasta ve yaşlı bireylerin avlanılması neticesinde daha sağlıklı bir popülasyon elde edildiği, av turizmi kotasının popülasyon büyüklüğünün %1'ini geçmeyecek şekilde belirlendiği, her avlak ve tür için her yıl kota bildirim formlarının düzenlendiği, av turzimine konu yaban hayvanlarının da bu kapsamda değerlendirilen kotalar dahilinde belirlendiği, avın Bakanlık görevlisi eşliğinde gerçekleştirileceği ve avlanma sonucunda elde edilen gelirle kırsal kalkınmanın desteklenmesinin amaçlandığı savunulmaktadır. Dava dosyasında yer alan, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün 12/07/2011 tarih ve 915 sayılı yazısı ekinde yer alan "Bakanlığımızca Korunan Ancak Av Turizmi Kapsamında Avına İzin Verilen Türler İçin Yıllık Avlanma Kotası Belirleme Esas ve Usulleri" incelendiğinde, optimum popülasyon yoğunluğunun (100 hektardaki birey sayısının) Kızıl Geyik ve Ala Geyik için 4, Yaban Keçisi, Çengelboynuzlu Dağ Keçisi ve Yaban Koyunu için 5, Karaca için 8 olarak belirlendiği, Ceylan için optimum popülasyon belirleme çalışmalarının ise devam ettiği görülmektedir. Davalı idarece, dava dosyasına sunulan 17/09/2020 evrak kayıt tarihli savunma dilekçesi ve ekleri ile Dairemizin 12/12/2024 tarihli ara kararına verilen 03/02/2025 evrak kayıt tarihli cevap dilekçesi ve ekinde sunulan bilgi, belge ve raporlamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; avlak bazında envanter çalışması yapılırken hayvan sayımı sırasında sadece erkek, dişi ve yavru birey bakımından tespitte bulunulduğu, avlanılacak bireylerin, yaşlı, üreme yeteneği düşük, teke, hatalı boynuzlu/şelek gibi özelliklerinin ayrı ayrı yespit edilmediği, avlaktaki toplam yaban hayvanı sayısının %1'ini geçmeyecek şekilde belirleme yapıldığı savunulmasına rağmen bazı avlaklarda bu hususa dikkat edilmediği, Bakanlık tarafından belirlenen ve yukarıda da yer verilen optimum popülasyon yoğunluğuna ulaşmamış avlaklarda dahi yaban hayvanlarının avına izin verildiği ve hatta Bölge Müdürlüğü tarafından teklif edilen av kotasına dahi uyulmayarak nihai olarak daha fazla yaban hayvanının avına izin verildiği anlaşılmkatadır. Kaldı ki, Ceylan için optimum popülasyon belirleme çalışmalarının halen devam ettiği beyan edildiğinden, henüz optimum popülasyon yoğunluğu belirlenmemiş olan yaban hayvanlarının dahi avına müsaade edildiği görülmektedir. Ayrıca, davalı idarece, avına müsaade edilen yaban hayvanlarının, sayılarının gerekenden fazla olduğuna, tarıma, hayvancılığa ve ormancılığa zarar verdiğine ilişkin dava dosyasına herhangi bir tespit veya buna ilişkin bir bilgi veya belge sunulmadığı da görülmektedir. Örnek vermek gerekirse, Adıyaman Meydan Devlet Avlağında avlatılması düşünülen Yaban Keçileri için hazırlanan envanter raporu incelendiğinde, avlakta 53 erkek, 68 dişi ve 29 yavru olmak üzere toplam 150 Yaban Keçisi bulunduğu ve popülasyon yoğunluğunun %3 olduğu tespitlerine yer verilerek toplam 1 tane Yaban Keçisinin avlanması teklif edilmişken, davalı idarenin verdiği ara kararı cevabı ekinde yer alan liste incelendiğinde, ilgili dönemde Adıyaman Meydan Devlet Avlağında 2 tane Yaban Keçisinin avlatıldığı görülmektedir. Buna göre, Yaban Keçisi için belirlenen %5'lik optimum popülasyon yoğunluğuna ulaşmamış bir avlakta hiçbir Yaban Keçisinin avına müsaade edilmemesi gerekirken, hem 1 hayvanın avlanmasının teklif edildiği, hem de buna da uyulmayarak toplamda 2 hayvan av turizmi kapsamında avlatıldığı anlaşılmaktadır. Başka bir örnekte, Adıyaman Rezip Devlet Avlağında avlatılması düşünülen Melez Yaban Keçisi için hazırlanan envanter raporu incelendiğinde, avlakta 24 erkek, 90 dişi ve 41 yavru olmak üzere toplam 155 Melez Yaban Keçisi bulunduğu, popülasyon yoğunluğunun %1,72 olduğu tespitlerine yer verilerek toplam 4 tane Yaban Keçisinin avlanması teklif edilmişken, nihai olarak 8 Melez Yaban Keçisi için kota oluşturulduğu görülmektedir. Bu avlakta da %5'lik optimum popülasyon yoğunluğuna ulaşılmadığından hiçbir Melez Yaban Keçisinin avına müsaade edilmemesi gerekirken, hem 4 hayvanın avlanması teklif edilmiş, hem de buna da uyulmayarak toplamda 8 hayvan için kota oluşturulmuştur. Ayrıca, bu avlakta avına müsaade edilen Melez Yaban Keçisi sayısının, avlakta bulunan toplam yaban hayvanı sayısının %1'ini geçtiği de açıktır. Öte yandan, avlanılacak hayvanların erkek bireylerden seçileceği dikkate alındığında; avlanılacak hayvan kotasının belirlenmesinde, erkek birey ihtiyacı bazında da bir değerlendirme yapılması gerekmekteyken, davalı idarece bu yönde bir değerlendirmede bulunulmadığı da anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, davalı idarece, avlaklara ilişkin envanter çalışmaları sunulmuş olmasına rağmen, optimum popülasyon yoğunluğu bile belirlenmemiş yaban hayvanlarının avına müsaade edildiği, avlanmanın yapılacağı sahalarda avlanma için bulunması gereken en düşük hayvan yoğunluğu ve kotanın avlaktaki toplam yaban hayvanı sayısının %1'ini geçmeyecek şekilde belirlemesi kriterlerine uyulmadığı, avlanılacak yaban hayvanlarının önceden belirlenmediği ve avına müsaade edilen hayvanların tarıma, hayvancılığa ve ormancılığa zarar verdiğine ilişkin herhangi bir tespit veya buna ilişkin bir bilgi veya belge sunulamadığı görülmektedir. Ayrıca, davalı idarece ara kararına verilen cevaptan, 2020 yılında av turizmi kapsamında toplam 11.312.870,00 TL, 2021 yılında ise 26.857.848,00 TL gelir elde edildiğinin belirtildiği dikkate alındığında; av turizmi kapsamında elde edilen ve davalı idarenin döner sermayesine dahil edilen gelirin, koruma altında olan yüzlerce yaban hayvanın avlatılması ile kıyaslandığında, "kırsal kalkınmanın desteklenmesi" amacına hizmet edecek düzeyde ve avlanmasına izin verilen yaban hayvanlarının yaşam hakkı ile bütün vatandaşların ve özellikle avlaklar civarında yaşayan yöre halkının sağlıklı çevrede yaşama hakkına tercih edilecek önemde olmadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, dava konusu Talimata göre, davalı idare Bölge Müdürlükleri tarafından sorumluluk sahalarında belirlenen kotaların avlattırılması amacıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ihaleye çıkıldığı, söz konusu ihalelerden bir kısmının iptali istemiyle açılan davalar sonucunda; - Bolu Şube Müdürlüğünün toplam 6 adet Kızıl Geyik kotası ihalesinin, - Erzincan Şube Müdürlüğünün 7 parti halinde toplam 26 adet Yaban Keçisi kotası ihalesinin, - Eskişehir Bölge Müdürlüğünün toplam 18 adet Kızıl Geyik kotası ihalesinin, -.Burdur Bölge Müdürlüğünün 13 parti halinde toplam 47 adet Yaban Keçisi ihalesinin, - Kahramanmaraş Nurhak Dağı ve Tatarderesi mevkilerinde 2 adet Yaban Keçisi av turizmi kota ihalesinin, - Kastamonu Şube Müdürlüğünün toplam 7 adet Kızıl Geyik kotası ihalesinin, - Şanlıurfa Şube Müdürlüğünün toplam 7 adet Ceylan kotası ihalesinin, İdare Mahkemelerince, dava konusu işlemlerin kamu yararına ve bilimsel verilere uymadığı gerekçeleriyle iptal edildiği ve anılan iptal kararlarının Danıştay Onüçüncü Dairesinin onayından da geçerek kesinleştiği görülmektedir. Bu itibarla, yaban hayvanlarının sayılarına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin davalı idare tarafından bilimsel, somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılmadığından, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 02/04/2020 tarihinde yayımlanan 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatı'nın, yaban domuzu haricindeki kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile davanın reddi yönünde verilen karara katılmıyoruz. (XX)- KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1 fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır. Davacının, vatandaş sıfatıyla, nesli tükenmekte olan hayvanların korunması amacıyla görülmekte olan davayı açtığı, dava konusu Talimatla menfaat ilişkisini bu şekilde kurduğu anlaşılmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 02/04/2020 tarihinde yayımlanan 2020-2021 Av Yılı (1 Nisan 2020 - 31 Mart 2021) Av Turizmi Uygulama Talimatı'nda; Anadolu Yaban Koyunu, Ceylan, Çengelboynuzlu Dağ Keçisi, Karaca, Melez Yaban Keçisi, Kızıl Geyik, Yaban Keçisi (Teke, hatalı boynuzlu/şelek, dişi birey), Yaban Domuzu (sürek, bek, mücadele amaçlı), örnek avlaktaki türler bakımından avlanma tarihleri, avlanma süresi, avlanma usul ve şekli, avlanılacak türün cinsiyeti, avda kullanılacak silahlar, ilk yardım ve kıyafet, avlanma ücretinin nasıl alınacağı, katılım payının nasıl dağıtılacağı, gözlem turları ile fotoğraf ve film çekiminin nasıl yapılacağı, cezalı avlanma ve yaralamalarda uygulanacak olan ücret tarifesi, türlere göre yaş, avlak, kota, ücret ve kurallar, başvurular ve izin belgeleri, kota tahsisleri ile hayvanların yaşlarının nasıl belirleneceğine ilişkin teknik detaylara yer verildiği görülmektedir. Dava konusu edilen Talimat'ın yukarıda özetlenen kapsamı dikkate alındığında, salt vatandaş sıfatı nedeniyle davacının doğrudan doğruya kişisel, meşru, güncel ve somut menfaatini etkilemediği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu Talimat'ın, davacının kişisel menfaatini doğrudan etkilemesinin söz konusu olmadığı ve bakılan davayı açmakta bir menfaati bulunmamaktadır. Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi oyu ile Daire kararına bu yönüyle katılmıyorum. Uyuşmazlığın esası bakımından ise davanın reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılıyorum. ihale //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };