8. Hukuk Dairesi 2017/7408 E. , 2018/11222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Adın Değiştirilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin kendi nüfus kayıtlarında vefat eden baba adının ... ... olarak görülmekle birlikte 2014
**8. Hukuk Dairesi 2017/7408 E. , 2018/11222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Adın Değiştirilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin kendi nüfus kayıtlarında vefat eden baba adının ... ... olarak görülmekle birlikte 2014 yılında yapılan idari işlemle babasının adının ... olarak düzeltildiğini ileri sürerek baba adının ... ... olarak düzeltilmesini istemiş; davalı idare temsilcisi ölü kişinin kayıtlarında düzeltme yapılamayacağından davanın reddini talep etmiş; mahkemece, davacının babası ... ... ...'ün 09/07/1971 tarihinde vefat ettiği, ölü kişilerin kayıtları üzerinde düzeltme yapılamayacağı miras yönünden hak sahiplerinin ellerindeki belgeleri baba hanesindeki kayıtlara uygun olarak düzelttirmeleri gerektiğinden bahis ile davanın reddine karar verilmiştir. Davada, nüfus tarafından ... ... olarak kaydedilip uzun süre ... soyadını kullanan, ölümünden sonra kişinin soyadının idare tarafından .... olarak düzeltilmesi işleminin iptali istenilmiştir. İddiaya göre, yapılan idari bir işlem olup, hatanın davacı ve murisi tarafından değil, TMK. ve Nüfus Kanuna göre tescil işlemini yapması gerekirken, yasaya uygun olmayan şekilde idari işlem sırasında yapılan hata olduğu, bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesinin 2003/63 Esas, 2003/79 Karar numaralı 17/11/2003 tarihli kararı emsal alındığında, dosyamız kapsamında yapılan işlemin de hatalı bir işlem olduğu ve bu konudaki düzetmeye ilişkin işlemin iptali davasının idari yargı yerinde çözülmesi gerektiği kanaatine vanlmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi gereği yargı yolu hususu dava şartı olarak düzenlenmiş olup, adli yargı yolu mahkemeleri yukarıda açıklandığı üzere uyuşmazlığın çözümünde görevli bulunmadığından, davanın idari yargıda görülmek üzere yargı yolu dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazlan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.