11. Ceza Dairesi 2010/16647 E. , 2010/14729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/b-1.maddesine göre 18 ay hapis cezası, 213 SY 359/a-2 mad göre 6 ay hpc ile cezalandırılmasına I-Katılan vekilinin “sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanık hakkında 2000, 2001 ve 2002 takvim yıllarında “sahte fatura düzenlemek suçlarından kamu davası açılması karşı
**11. Ceza Dairesi 2010/16647 E. , 2010/14729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/b-1.maddesine göre 18 ay hapis cezası, 213 SY 359/a-2 mad göre 6 ay hpc ile cezalandırılmasına I-Katılan vekilinin “sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanık hakkında 2000, 2001 ve 2002 takvim yıllarında “sahte fatura düzenlemek suçlarından kamu davası açılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere her takvim yılının ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, aynı takvim yılında farklı dönemlerde birden çok sahte fatura düzenlenmesi durumunda faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak her bir takvim yılı için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden hangi takvim yılında işlenen suç için kurulduğu da anlaşılmayacak biçimde tek hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2000, 2001 ve 2002 yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının; suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında 2000-2001 ve 2002 takvim yılında “sahte fatura düzenlemek suçlarından” açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, II- Katılan vekilinin “defter belgeleri ibraz etmemek” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; sanığın adli sicil kaydında gözüken mahkûmiyetine ilişkin ilam örneği getirtilip suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4926 ve 5607 sayılı Yasalar karşısında silinme koşullarının oluşup oluşmadığı da araştırılarak 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasasının 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" kararı verilip verilemeyeceği tartışılmadan ve 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2.madde ve fıkrasında yapılan değişiklik denetime olanak sağlayacak biçimde hükmün gerekçe bölümünde tartışılıp lehe hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden anılan yasa değişikliği yönünden bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.