(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/14701 E. , 2011/9801 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosy…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/14701 E. , 2011/9801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının avukat olduğunu, kendisine vasi tayin edilen dava dışı şahsı bulan kişinin davalı olduğunu, davalının avukatlık ücret sözleşmesine ve ayrıca bonoya dayalı olarak yaptığı icra takiplerinin usulsüzce kesinleştirildiğini, sözleşme ve bonodaki imzaların el hareketlerinin farklılık arz ettiğini, bono ve sözleşmenin temyiz kudretine sahip olmadığı döneme ilişkin olabileceğini, davalıya borcunun bulunmadığını, vasinin 5500 TL ödeme yaptığını ileri sürerek her iki icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tesbitini, 5500 TL nın istirdadını istemiştir. Davalı, davacının işlerini takip ettiğini, her gün ziyaretine gittiğini, imza konusunda inceleme yapılabileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, sözleşme ve bononun tanzim tarihinde davacının hukukü işlem ehliyetine sahip olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlendiğini gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Davacı eldeki davada, icra takiplerine dayanak olan belgelerin içeriğine itiraz ettiği gibi, belgelerdeki imzalarında kendisine ait olmadığının ihtimal dahilinde 2010/14701 2011/9801 olduğunu bildirmiş ve yargılama aşamasında ayrıca imza incelemesi yapılması gerektiğini beyan etmiştir. Davalıda aşamalardaki beyanında imza incelemesi yapılabileceğini bildirmiştir. Davacının davaya konu sözleşme ve bonodaki imzaların kendisine ait olduğuna dair bir beyanının bulunmayıp, aksine imza incelemesi yapılmasına dair talebi bulunduğuna göre imzaların davacıya ait olup olmadığının tesbit edilmesi zorunludur. Mahkemece, davaya dayanak belgelerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.