(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/4806 E. , 2008/4709 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bıra
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/4806 E. , 2008/4709 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Dosya kapsamından davalının, davacı şirkete ait ... Başmüdürlüğü sorumluluk alanında bulunan Sevindik Santral Binası ve lojmanlarının yapım işini 05.04.1991 tarihli sözleşme ile üstlendiği, inşaatların 12.08.1992 de 29.06.1992 tarihine itibar edilerek geçici kabulünün, 14.10.1993 tarihinde de kesin kabulünün yapıldığı ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/462. Değişik ... sayılı dosyasında yaptırılan tesbit ve alınan bilirkişi raporu ile davacının beton kalitesi, kolon ile kirişlerin birleşim yerlerinde etriye sıkıştırmasının yetersizliği ve projelerdeki hatalardan dolayı hasar ve deformasyonların meydana geldiğini öğrendiği anlaşılmaktadır. ... öğretim üyelerince hazırlanan 29.11.2000 tarihli raporda lojmanların, İTÜ öğretim üyeleri tarafından düzenlenen 04.11.2006 tarihli raporda da santral binası ve lojmanların onarımlarının mümkün olmadığı her iki blokun yıkılarak koşullara uygun olarak yeniden yapılmasının doğru olacağı tesbit ve mütalaa edilmiştir. ... ilinin 1. derece deprem kuşağında olması dikkate alındığında mevcut hasar ve deformasyonlara göre her iki blokun da onarımlarının mümkün olmayıp yıkılarak yeniden yapılmasının zorunlu olduğu kabul edilmelidir. Dava konusu binalardaki ayıplı imalat ve hasarların varlığı ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/462 D. ... sayılı tesbit dosyasında alınan 14.08.1998 tarihli bilirkişi raporu ile saptanmış ve davacı bu tarih itibariyle ayıp ve zararları öğrenmiştir. Buna göre yapılardaki ayıp 1998 yılında ortaya çıkmıştır. Davacı, zararın artmasına neden olmamak için gerekli tedbirleri almak ve davasını da zamanında açmak zorundadır. Davacının ihmalinden dolayı artan zarardan davalı yüklenicinin sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu halde santral binası ile lojmanların yıkılıp yeniden yapılması için çimento, beton, demir vs.'nin miktar oranları konusunda sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1975 deprem yönetmeliği dikkate alınmak suretiyle 1998 yılı Bayındırlık birim fiyatlarına göre gerekli bedel hesaplattırılmalı %50 kusur oranına isabet eden kısımdan davalı sorumlu tutulmalıdır. İşletme zararının hesabı da hasar ve zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren yeniden sözleşme yapılması ve binaların yeniden yapımı için gerekli makul süre dikkate alınarak yapılmalıdır. Mahkemece yeniden oluşturulacak, konularında uzman bilirkişiler kurulundan az yukarda açıklanan biçimde yıkım ve yeniden yapım masrafları ile işletme zararı konusunda rapor alınıp değerlendirmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.07.2008 gününde bozmada oybirliği sebebinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Eserin ayıplı imal edildiği ve davalı yüklenicinin sorumlu olduğu hususunda çoğunluk görüşü ile aramızda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalıya yükletilmesi gereken kusur oranındadır. Değerli çoğunluk davalı yüklenicinin %50 oranında kusurlu olduğunu ve oluşan hasardan bu orana göre sorumlu tutulması gerektiğini kabul etmiştir. Ancak biz aşağıda açıklayacağımız nedenlerden dolayı davalı yüklenicinin tam kusurlu olarak kabul edilmesi dolayısıyla zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiğini düşünüyoruz. 12.08.1998 günü yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporunda karot alma ve beton test çekici yöntemleri ile mukavemet tespitine çalışıldığı, yetersiz beton dayanıklığından dolayı, kum ve çakılın ayrıldığı bu nedenle karot çıkarılamadığı, yapının güçlü kolon, zayıf kiriş tarzında imal edildiğinden kasılmaların doğal olarak kirişlerde meydana geldiği, beton mukavemetinin %60 mertebesinde olduğu; ek raporda da yapı da oluşan hasarların kesinlikle kusurlu malzeme kullanılması ve teknik şartlara uygun yapılmaması olduğu açıklanmış ve yüklenicinin hasardan sorumlu olması gerektiği görüşü bildirilmiştir. 20.12.2005 günlü bilirkişi kurulu raporunda da beton hazırlama işinin eski usullere göre yapıldığı mukavemet değerinin B 160’ın altında olduğu, kolon ve kirişlerde hatanın bulunduğu, bu hususlara kontrol teşkilatının dikkat etmediği açıklanmış ve yükleniciye %50, kontrol teşkilatına da %50 kusur izafe edilmiş; 04.11.2006 tarihli ek raporda da ortaya çıkan hasardan tarafların %50 oranında sorumlu olmaları gerektiği görüşü açıklanmıştır. Dosyada mevcut tüm bilirkişi raporları ve deliller birlikte değerlendirildiğinde binalardaki hasarın, beton mukavemetinin yeterli olmaması ve kolon ile kirişlerdeki hatalardan kaynaklandığı, bu şekildeki ayıplı imalatta ... sahibine bir kusur izafe edilemeyeceği, kusurun tamamının davalıda olduğu ortadadır. O halde %50 indirim yapılmadan oluşan zararın tamamından davalının sorumlu tutulması gerekir. Bu nedenle davalının oluşan hasarın %50’sinden davalının sorumlu tutulması gerektiği şeklindeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.