Başvuru, psikolojik taciz nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, psikolojik taciz nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu; bireysel başvuruya konu olayların gerçekleştiği dönemde Ankara Üniversitesi (İdare), Devlet Konservatuvarında sözleşmeli öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Başvurucu hakkında 2010 ilâ 2015 yılları arasında tesis edilen idari işlemler ve bunlara ilişkin yargılama süreci şöyledir: i. Başvurucu, 2010 yılında konservatuvarın müdürü olan H.Y. tarafından hakkında düzenlenen olumsuz sicil raporunun iptali istemiyle dava açmıştır. İdare mahkemesince İdare tarafından başvurucunun sicilinin olumsuz olarak takdir edilmesine neden olabilecek bir husus ileri sürülmediği gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir. Bu karar, Danıştay tarafından onanarak kesinleşmiştir. ii. Başvurucu, görevi sırasında amiri H.Y.ye sözle saygısızlık ettiği gerekçesiyle tesis edilen 1/30 oranında aylıktan kesme cezasının iptali istemiyle dava açmıştır. İdare mahkemesi başvurucunun fiilinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu karara karşı temyiz talebinde bulunulmuş olmakla beraber başvuru tarihi itibarıyla henüz bir karar verilmemiştir. iii. Son olarak başvurucu, görev süresinin uzatılmayarak görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. İdare mahkemesi başvurucunun görevine devam etmesinde bir yarar olmadığına yönelik İdarece herhangi bir somut bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Başvurucu; H.Y.nin kendisine karşı kişisel husumet beslediğini, kendisini disiplin soruşturmaları, düşük sicil notları ile yıldırmaya çalıştığını, bu işlemlere karşı açtığı davalarda iptal kararları verildiğini belirterek İdareye başvuruda bulunmuştur. Kendisine bilgisayar verilmediğini, internet erişimi sağlanmadığını ve akademik görevlendirme taleplerinin yanıtlanmadığını vurgulayan başvurucu psikolojik tacize uğradığını ileri sürerek 000 TL tazminat ödenmesini talep etmiştir. Başvurucunun bu talebi İdare tarafından cevaplanmayarak zımnen reddedilmiştir. Başvurucu zımnen ret işleminin iptali ile 000 TL tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu İdareye hitaplı dilekçesindeki talep ve iddialarını yinelemiştir. İdare mahkemesi davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; İdarenin işlem ve eylemlerinden dolayı başvurucunun fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalmasını doğuran olaylar meydana gelmediği ve ortada ağır bir elem ve üzüntünün duyulmasına neden olabilecek manevi tazminat şartlarının da oluşmadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Ayrıca hizmet ya da kamu görevlilerinin kusurundan kaynaklanan tazminat davalarında aranan hukuka aykırı eylem ile davacının uğradığı zarar arasından uygun nedensellik bağının bulunması koşulunun sağlandığının ortaya konulmadığı ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı vurgulanmıştır. Başvurucu tarafından idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu, bölge idare mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı 5/11/2019 tarihinde öğrendikten sonra 5/12/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bununla birlikte başvurucu, H.Y.nin kişisel haklarını ihlal ettiğinden bahisle asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açmış, mahkeme H.Y.ye atfedilen eylem ve işlemlerin idari kapsamda kaldığını belirterek husumet yokluğundan davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine bölge adliye mahkemesi başvurucunun ileri sürdüğü psikolojik taciz kapsamındaki eylemleri, H.Y.nin göreviyle ilgili değil salt kişisel kusuruna dayandırdığını vurgulayarak mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Mahkeme bu kez işin esası hakkında inceleme yapmış ve H.Y.nin başvurucuya yönelik psikolojik taciz olarak kabul edilebilecek davranışlarda bulunduğunun ispat edilememesi gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesince bu karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Öte yandan H.Y.nin de içinde bulunduğu bazı öğretim üyeleri hakkında başvurucunun aralarında yer almadığı bazı öğretim üyelerinin şikâyetleri üzerine Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından 16/3/2018 tarihinde bir soruşturma raporu düzenlenmiştir. Raporun sonuç bölümünde H.Y. ile ilgili olarak görevinin gereklerine aykırı hareket ederek şikâyetçi öğretim üyelerinin mağduriyetlerine sebep olduğu gerekçesiyle lüzumu muhakeme kararı ve kınama cezası verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca başvurucu tarafından İdareye hitaplı, kendisine bilgisayar verilmesi ve internet erişimi sağlanması, alanıyla ilgili seminerlere ve konferanslara katılım sağlayabilmesi için kendisine müsaade edilmesi hususlarındaki muhtelif tarihlerde yazılmış dilekçeler bireysel başvuru dosyasına sunulmuştur. Bununla birlikte başvurucuya çalışır durumda bilgisayar teslim edildiğine ilişkin bilâ tarihli tutanak da bireysel başvuru dosyasında yer almaktadır.