4. Hukuk Dairesi 2011/7045 E. , 2012/10958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı ...aleyhine 07/07/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt
**4. Hukuk Dairesi 2011/7045 E. , 2012/10958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı ...aleyhine 07/07/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır. 2-Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; talebin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hak ve nısfetle karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu olan olayda; dava konusu yayının tarihi ve içeriği, haberin veriliş sekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA; davalının öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava yayın yoluyla kişilik hakkına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ... vekili, davalı ...Ş.'ye ait Milli Gazetenin 5 Temmuz 2010 günlü nüshasının birinci sayfasında, "Başbağlar'ın organizatörleri Silivri'de" ve 10.sayfadaki "Olayın organizatörleri Silivri'de" başlıklı yazıları ile yine aynı sayfada devamındaki "...'in payı büyük" alt başlıklı yazılarda müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili..... Haber Ajansının Konya Milletvekili.... ile yaptığı röportajın davalı yayın kuruluşu tarafından Başbağlar katliamının yıl dönümü olması ve ilgilinin konuya vakıf bir hukukçu olması sebepleriyle yorum yapmadan ve kanaat belirtilmeden, halkın haber alma özgürlüğü ve basının haber verme hakkı çerçevesinde hukuka uygun olarak yayımlandığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, dava konusu yazının toplumun bilgilendirilmesinin ötesinde, davacının kişilik hakkını rencide edecek ve Sivas olayları nedeniyle halkın kin ve garez duygularına yol açar, kamuoyunun gözü önünde mahkum eder ve Başbağlar katliamı ile davacıyı ilişkilendirir şekilde yayın yapıldığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiş, Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından ise, hükmedilen manevi tazminatın miktarı yönünden bozulmuştur. Bilindiği üzere; 37 kişinin katledildiği Sivas olayı 2 Temmuz 1993 günü, 33 kişinin öldürüldüğü Başbağlar katliamı ise bu olaydan üç gün sonra 5 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleştirilmiştir.Her iki katliamın planlayıcıları, azmettiricileri bulunamamış ve olayların perde arkası bu güne kadar aydınlatılamamıştır.Halen .... suikastlarında da olduğu gibi, Ülkeyi kaosa sürüklemeyi amaç edinen benzeri daha bir çok olay kamuoyunu tatmin edecek şekilde açıklığa kavuşturulamamasına karşın, kimi menfur hadiseler, bazılarınca gayelerine yönelik kullanılmaya devam edilmektedir. ...., katliama uğrayan Başbağlar Köylülerinin avukatıdır. Kendisi bu nedenle geniş bir bilgiye sahiptir. Davacı ise, Ergenekon Terör örgütünün kurucusu ve yöneticisi olmak suçundan tutuklu olarak yargılaması sürmektedir....'nın röportajda, davacıyı Başbağlar katliamı ile doğrudan ilişkilendiren ve suçlayan bir beyanı yoktur. Başbağlar olayının da Ergenekon dosyası ile birleştirilmesini, olayın aydınlatılması için araştırılmasını istemektedir. Davalı ...Ş. halen Türk Milletinin ilgi alanından çıkmayan olayın yıl dönümü münasebetiyle bu röportajı yayımlamıştır. Bir anlamda toplumun haber alma özgürlüğü kapsamında görevini yerine getirmiştir.Yayının, basın hürriyeti bağlamında değerlendirilmesi gerekir.Tüm bu nedenlerle, davanın tümden reddi ve dolayısıyla yerel mahkeme kararının esastan bozulması gerektiği görüşüyle değerli çoğunluğun kararına katılamıyoruz.21/06/2012