Başvuru, vazife malulü aylığı bağlanması talebiyle açılan davada usule ilişkin imkânlar bakımından zayıf duruma düşürülme ve esasa etkili olacak iddiaların değerlendirilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; müteveffaya zamanında yeterli şekilde tıbbi müdahalede bulunulmaması nedeniyle de yaşam hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, vazife malulü aylığı bağlanması talebiyle açılan davada usule ilişkin imkânlar bakımından zayıf duruma düşürülme ve esasa etkili olacak iddiaların değerlendirilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; müteveffaya zamanında yeterli şekilde tıbbi müdahalede bulunulmaması nedeniyle de yaşam hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 13/5/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş verilmesine gerek görülmediğini bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun eşi, Jandarma Komando Tatbikat Kontrol Merkez Komutanı olarak görev yapmaktayken eğitim alanı ve tesislerinin kontrolü sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu 26/5/2003 tarihinde vefat etmiştir. Vize Cumhuriyet Başsavcılığınca ilgilinin kalp krizi sonucu vefat ettiği, başkaca herhangi bir şüpheli durumun ve suç unsurunun bulunmadığı belirtilerek 27/5/2003 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir. Başvurucuya ve çocuğuna 15/6/2003 tarihinde dul ve yetim aylığı bağlanmıştır. Başvurucu; eşinin görevi başında, görevi nedeniyle ve vazifesini yaptığı sırada rahatsızlanması sonucunda vefat ettiğini belirterek kendilerine ödenen dul ve yetim aylığının vazife malulü aylığına dönüştürülmesi istemiyle 30/12/2014 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmuş ancak ölümün kalp krizi nedeniyle gerçekleştiği, ölüm olayında görevin neden ve etkisinin bulunmadığı gerekçeleriyle başvuru reddedilmiştir. Bu işlemin iptali istemiyle 26/6/2015 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açılmış ve AYİM Üçüncü Dairesinin 24/3/2016 tarihli kararı ile dava reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun ve maddelerine yer verildikten sonra ilgilinin rutin bir faaliyet sırasında kalp krizi geçirerek eceli ile vefat ettiği, bu durumun ayrıntılı olay raporu, Vize Cumhuriyet Başsavcılığının 27/5/2003 tarihli takipsizlik kararı ve diğer evrakla ortaya konulduğu belirtilmiştir. Gerekçede ayrıca tıbbi tedavi ve müdahale konusunda yapılması gerekenlerin yapılıp yapılmadığı konusunda bir tazminat davasına esas olmak üzere bilirkişi mütalaasına başvurulması mümkün ise de vazife malullüğü aylığı konusunda bilirkişi marifeti ile aydınlatılabilecek herhangi bir teknik ve fennî izaha gerek bulunmadığı ifade edilerek, ölümün bir kalp krizi sonucu vuku bulduğu, hizmet hâlinde ve görülen hizmetin etkisinden kaynaklanmadığı, kalp krizi sonucu ölümün mesai sonrası tatil ve dinlenme anında da oluşabileceği, sadece bunun mesai saatlerinde oluşmasının vazife nedeniyle ölüm olayını oluşturmadığı kanısına varıldığı ve işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verildiği ifade edilmiştir. Karar 21/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu karar düzeltme isteminde bulunmamıştır. Başvurucu 13/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5434 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan mülga maddesinde malullük şöyle tanımlanmıştır:''Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır.'' 5434 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan mülga maddesinde vazife malullüğü ve vazife malulü şöyle tanımlanmıştır:''44 üncü maddede yazılı malullük; a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla); ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; buna (Vazife malullüğü) ve bunlara uğrıyanlara da (Vazife malulü) denir.'' 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Daireler veya Daireler Kurulu, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapabilecekleri gibi, tayin edecekleri süre içinde, lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir.'' 1602 sayılı mülga Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde; İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ...bilirkişi, keşif, delillerin tespitine... ilişkin hükümleri uygulanır.''