5. Ceza Dairesi 2012/15238 E. , 2013/2735 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet (iki kez) HÜKÜM : Zincirleme zimmet suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İzmir 8. İş Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan sanığın suç tarihlerinde tanık ve bilirkişi tebligatlarında kullanılmak için taraflarca bırakılan posta pullarını zimmetine geçirdiği kabul edilerek mahkümiyetine karar verilmiş ve mahkü…
**5. Ceza Dairesi 2012/15238 E. , 2013/2735 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet (iki kez) HÜKÜM : Zincirleme zimmet suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İzmir 8. İş Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan sanığın suç tarihlerinde tanık ve bilirkişi tebligatlarında kullanılmak için taraflarca bırakılan posta pullarını zimmetine geçirdiği kabul edilerek mahkümiyetine karar verilmiş ve mahkümiyet hükmü kurulurken 12/12/2008 ve 25/04/2011 günlü eylemlerine yönelik tanık ...’in üç yıl sonra ifade ettiği kuşkuya dayalı anlatımı ile diğer personelin beyanları ve kaleme yerleştirilen gizli kamera kaydındaki görüntülere dayanılmış ise de; teknik araçla izlemenin düzenlendiği CMK'nın 140. maddesinde sayılan katalog suçlardan birinin işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde şüphelinin veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyerinin teknik araçlarla izlenebileceğinin, ses ve görüntünün kayda alınabileceğinin hükme bağlandığı ve bu kararın hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından verileceği, savcı tarafından verilen kararların da yirmidört saat içinde hakim onayına sunulacağının belirtildiği, katalog suçlardan olmayan “zimmet” iddiası nedeniyle hakim veya Cumhuriyet savcısının dahi teknik araçla izleme kararı verme yetkisinin bulunmadığı somut olayda, mahkeme hakiminin bilgisi dahilinde personel tarafından kaleme gizli kamera yerleştirilmek suretiyle yasayla düzenlenen usul ve esaslara uyulmadığı, yetkisiz kişilerce elde edilen bu kayıt ve bulgular bir suça ilişkin de olsa hukuka aykırı delil niteliği taşıdığı, tesadüfen elde edildiği kabul edilse bile ilgili suçun CMK'nın 140. maddesinde sayılan katalog suçlar arasında yer almaması sebebiyle hukuka aykırılık vasfının değişmediği ve isnada nazaran kamusal menfaatin ilgili kişinin şahsi menfaatine karşı bir önceliğinin de bulunmadığı hususları ile Anayasa'nın 38. maddesindeki “kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez”, CMK'nın 206/2-a bendindeki “delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur” ve aynı Kanunun 217/2. maddesindeki “yüklenen suç hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş .../... -2-