(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/10051 E. , 2006/12970 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.09.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davalı tarafın duruşma isteminin değer yönünden reddine karar verildikt…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/10051 E. , 2006/12970 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.09.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davalı tarafın duruşma isteminin değer yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, kadastro sırasında kendisi adına tespit ve tescil edilen 280 ada 1 parsel numaralı taşınmazın revizyon alınan eski tapu kaydının miktarından daha az geldiğini, doğu bitişik ... adına tescil edilen 2 parsel numaralı yerin ise o parsel için revizyon alınan kaydın miktarından daha büyük olduğunu açıklayarak kendisine ait taşınmazdan 161 m2'lik bölümün davalı idareye ait parsele katılmış olduğunu bildirerek oradan iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabul edilmesi üzerine hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taşınmazlara ait kadastro tutanaklarına göre davacı adına tespit gören 1 parsel numaralı yere 03.09.1976 tarih 11 sıra numaralı, davalı İdare adına tespit gören parsele ise 03.06.1986 tarih 3 sıra numaralı tapuların revizyon alındığı anlaşılmaktadır. Davacı adına olan 1 parsel numaralı taşınmaz 177,75 m2 yüzölçümü ile sınırlandırılmıştır. Revizyon alan tapu kaydı ise 338,39 m2 yüzölçümündedir. Davalı İdare adına sınırlandırılan 2 parsel numaralı taşınmaz ise 1144,41 m2 yüzölçümünde olup, revizyon alınan tapu ise 500,07 m2'dir. Revizyon alınan bu kayıtların çapa bağlı olup olmadıkları anlaşılmamakla beraber, davacıya ait 1 parselin revizyon alınan kayıttan daha küçük miktarda sınırlandırıldığı açıktır. Revizyon alınan 11 sıra numaralı kayıt batı, kuzey ve güney yönleri itibariyle yol ile çevrili olup, doğusu ... evi olarak yer almaktadır. Revizyon kaydının pafta ve krokiye göre 1 parsele aynen uyduğu bilirkişilerce ittifakla bildirildiğine göre, davacının hukuki değerini yitiren eski tapu kaydından bir miktar yerin doğu sınırı istikametinde kaldığı anlaşılmakta ise de, fen bilirkişisi ... tarafından çizilen 22.12.2005 günlü krokiye ve dava açılırken dosyaya getirtilen paftaya göre yanlara ait parsellerin biribirlerine sınır teşkil edip etmedikleri anlaşılamamaktadır. Başka bir anlatımla fen bilirkişisi krokisinde B harfi ile gösterilen ve 118,26 m2 yüzölçümü ile işaretlenen ... yeri ile A harfi ile gösterilen ve 160,64 m2 olarak ölçülen yerlerin arz üzerinde taraf parsellerinden bağımsız, onlara ait çaplarla da ilişkisiz bir biçimde olup olmadıkları anlaşılamamaktadır. Sözü edilen A-B harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri davalıya ait 2 parselin çapı içersinde yer almıyor iseler, bu yerlerle davalı idarenin hukuki ve fiili ilişkisi kurulamayacağından husumetin idareye yöneltilmesi yersiz olacaktır. Mahkemece, yapılacak iş; her iki parsele ait revizyon alınan eski tapu kayıtlarının haritaya bağlı bulunup bulunmadıkları Tapu Sicilinden sorularak, varsa haritalarının getirtilip zemin üzerinde nereye uydukları denetime elverişli olacak şekilde fen bilirkişisine haritada işaret ettirilmeli ve kadastrol çapları itibariyle 1 ve 2 parsellerin haritada sınırları işlendikten sonra uyuşmazlık konusu kabul edilen A harfli bölmenin davalı idareye ait 2 parsel numaralı taşınmazın çap kaydı kapsamında kalması halinde mahkemenin şimdiki verdiği kararda olduğu gibi davanın kabulüne, aksinin anlaşılması halinde ise husumet nedeniyle reddine karar vermek olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.