1. Hukuk Dairesi 2026/1721 E. , 2026/2212 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/161 E., 2025/17 K. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan fen bilirkişisinin 05.02.2024 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 147,58 m²'lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 681,98 m²'lik kısım tescil harici bırakılmıştır. Davacılar vekili; dava dilekçesi ekinde sundukları krokide de ayrıntılı olarak …
1. Hukuk Dairesi 2026/1721 E. , 2026/2212 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/161 E., 2025/17 K. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan fen bilirkişisinin 05.02.2024 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 147,58 m²'lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 681,98 m²'lik kısım tescil harici bırakılmıştır. Davacılar vekili; dava dilekçesi ekinde sundukları krokide de ayrıntılı olarak belirtildiği üzere ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 51... ve 6 parselin güneyinde bulunan ve yol olarak gösterilen alanın 5 ve 6 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesi gerekirken yol olarak tescil harici bırakıldığını, 1 51... ve 8 parsel sayılı taşınmazların ise batısında bulunan ve yol olarak tescil edilen kısmın da davacıların babaları ve onun da üst soyu tarafından uzun yıllar boyunca kullanıldığını ve kendi taşınmazları olduğunu, dava konusu taşınmazların davacıların babaları ...'e ait olduğunun mahallinde yapılacak keşif ve dinletilecek tanıklar ile ortaya çıkacağını ileri sürerek bu bölümlerin davacılar adına payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazineye dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı Hazine cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ... Tüzel Kişiliği temsilcisi; Köy Tüzel Kişiliği olarak dava konusu edilen bölümün tescil harici bırakılmasında herhangi bir müdahalelerinin bulunmamış olması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını talep etmiştir. İliç Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.05.2014 tarihli ve 2013/440 Esas, 2014/89 Karar sayılı kararıyla; 30.04.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerin veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 28.02.2016 tarihli ve 2015/1738 Esas, 2016/1448 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İliç Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2016/96 Esas, 2019/210 Karar sayılı kararıyla; davacıların adlarına tescil talep ettikleri bölümlerin evvelinde kök muris ...’e ait olduğunu, davacıların ... mirasçıları adına tescil talep ettiklerini, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların bir kısmının kendi adlarına tescil talep edemeyeceklerinden sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 14.03.2022 tarih ve 2021/4227 Esas, 2022/2063 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümlerinin kök muristen kaldığı ve davacıların tek başına dava açamayacakları belirtilmiş ise de davacılara taşınmazın kendilerine ne şekilde intikal ettiği hususunun açıklattırılmadığı, bu yöndeki iddialarını ispat için süre ve imkan tanınmadığı, dava açmayan ... mirasçılarının davaya muvafakatlerinin sağlanmadığı, Mahkemece önceki bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına müktesep hak oluştuğu gözetilmeksizin bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, bozma ilamında hava fotoğrafı incelemesi yapılması, üç kişilik ziraat ve jeolog bilirkişisinden rapor alınması istenildiği halde hava fotoğrafı incelemesi yapılmadığı, taşınmaz bitişiğindeki derenin ne zaman ıslah edildiği, taşınmazın derenin etkisi altında kalıp kalmadığının araştırılmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların zilyetliğe dayanarak dava açtıklarını, dosyada bozma öncesi ve sonrası dinlenilen mahalli bilirkişilerin ve tanıkların tamamının yaşları da değerlendirildiğinde, fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen yerin ilk olarak davacıların babası ... tarafından ekilip biçilmek suretiyle kullanıldığı, muris öldükten sonra çocukları olan davacılara intikal ettiği, hava fotoğrafları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları bütün halinde değerlendirildiğinde, taşınmazın tespitten önce 20 yıldan daha fazla bir süre önce imar-ihya edilerek ekilip biçilmek suretiyle zilyet sıfatıyla davacılar ve murisleri tarafından kullanıldığı, yapılan keşifte taşınmazın sınırlarının belirgin olduğu ve çeşitli yaş ve cinste ağaçlarının dikili olduğunun gözlemlendiği, taşınmazın sınırının belirgin olduğu, dosya kapsamında bulunan eski tarihli hava fotoğrafları üzerinden bilgisayar ortamında çakıştırılarak yapılan incelemeler neticesinde, 1973 tarihli hava fotoğrafında davaya konu edilen alanın, davacılara ait alanla bir bütün halinde ağaçlık alan olarak göründüğü, 20 11... yıllarına ait uydu görüntülerinde davaya konu (B) harfi ile gösterilen alanın davacılara ait taşınmazla bütün halinde kullanıldığı, jeoloji mühendisi raporuna göre de taşınmazın dere yatağına komşu sınırının olmadığı ve bu alanın dere yatağından kazanılmadığı, tüm tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla ve alınan bilirkişi raporlarıyla talep edilen alan yönünden zilyetlik şartlarının sağlanmış olduğu gerekçesiyle fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen alan yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile kırmızı renk ile taranarak gösterilen 147, 58... 'lik tescil harici alan yönünden ise yapılan incelemede her ne kadar jeoloji mühendisi raporunda bu taşınmazın dere yatağından kazanılmadığı bildirilmiş ise de bozma sonrası dilenen mahalli bilirkişi ve tanıkların ortak beyanına göre bu alanın yol olarak kullanıldığı, dere ıslah çalışmalarından önce derenin her iki tarafından da yol geçtiğinin anlaşıldığı, (A) harfi ile gösterilen alan yönünden zilyetlik şartlarının sağlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ... ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ...'den alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İliç Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.