(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2006/468 E. , 2006/1146 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde muarazanın ve müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2006/468 E. , 2006/1146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde muarazanın ve müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılarla birlikte bağımsız bölüm maliki olduğu anataşınmazdaki işyerlerinin önü, apartman yapılırken düzgün hale getirilmediğinden kullanılmasının mümkün olmadığı ve bu durumu düzeltmek için işyerinin önünü beton dökerek düzelttiğini ancak, davalıların buna rıza göstermeyip Kaymakamlıktan dava konusu yerin eski hale getirilmesi için karar aldıklarını ileri sürerek bağımsız bölümlerinin işyeri olarak kullanılmasını engelleyen muarazanın ve müdahalenin önlenmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, dava konusu anataşınmazın önünde davacının yapmış olduğu düzenlemeye ilişkin olarak davalıların çıkardıkları muarazanın önlenmesine kesin olarak karar verilmiş, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu temyiz başvurusu aynı mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. HUMK'nun 427. maddesinin ikinci fıkrasında; salt miktar ve değeri 1000 YTL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ait nihai kararların kesin olduğu belirtildiğine göre davacının istemi muarazanın men'i ve madahalenin önlenmesi ile ilgili bulunduğu gözetilerek bu konularda kesin olarak karar vermek yasal olmadığından yerel mahkemenin, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesine göre kural olarak kat maliklerinden herhangi birisi bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım tesis ve değişiklik yapması yasaklanmış ise de, aynı Yasanın 42. maddesinde kat maliklerinin anagayrimenkulün ortak yerlerinde kendi başlarına bir değişiklik yapamayacakları belirtildikten sonra ortak yerlerin veya bunları kullanmanın daha rahat veya kolay hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarayacak bütün yenilik ve ilavelerin kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılabileceği öngörülmüştür.