Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3565 E. , 2024/1770 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3565 Karar No : 2024/1770 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... 'ı temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay ili, Antakya ilçesi, ...
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3565 E. , 2024/1770 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3565 Karar No : 2024/1770 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... 'ı temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay ili, Antakya ilçesi, ... Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının D bendinin (o) alt bendinde yer alan 'Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak' fiilini işlediğinden bahisle 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekirken, tekerrür hükümleri uygulanarak Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin davacıya 08/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise en son 07/05/2018 tarihinde açılması gerekirken, 08/05/2018 tarihinde açıldığı, ancak dava konusu işlem veya işlemin tebliğine ilişkin belgelerde, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. '' hükmü uyarınca kanun yolları ve hangi sürede hangi mercilere başvuracağı belirtilmediğinden, işin esasına geçildiği; devlet memuru olan ve mesleğinin niteliği itibarıyla tarafsızlık ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde kamu hizmeti vermesi ve sosyal yaşamında da herhangi bir siyasi partinin lehine veya aleyhine bir faaliyet içinde olmaması kendisinden beklenen davacının, yaptığı paylaşımlarda bir siyasi parti lehine propaganda faaliyeti içinde olduğu, kendisinin yaptığı paylaşımda bir siyasi parti lehine içerik bulunması nedeniyle ayrıca kendi yorumunu eklememesinin bir önemi olmadığı gibi, paylaşmakla söz konusu yorumu aynen benimsemiş ve propaganda faaliyetine katılmış olacağı, paylaşımların içeriği irdelendiğinde de; 20/05/2017 tarihli paylaşımının bir siyasi parti lehine olduğu, yine 2017 yılında yapılan referandum için ... tarafından hazırlanan afişler ile çekilmiş fotoğraflarının sosyal medya hesabında yer aldığı, açık şekilde bir siyasi parti yararına propaganda faaliyetinde bulunulduğu görüldüğünden, davacı hakkında "herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak" fiili kapsamında verilen dava konusu disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Aynı sosyal medya paylaşımları nedeniyle daha önce disiplin cezasıyla cezalandırıldığı, aynı fiil nedeniyle iki kez cezalandırılamayacağı, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, hakkında yürütülen ceza soruşturmasının sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, sosyal medya paylaşımlarını kendisinin hazırlamadığı, kendisi tarafından paylaşıldığı veya beğenildiğinin de kesin olarak ortaya konulamadığı, paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, başarıları göz önünde bulundurularak bir alt ceza uygulamasına gidilmediği, yaptırımın ağır nitelikte olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Hatay ili, Antakya ilçesi, ... Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlarla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının D bendinin (o) alt bendinde yer alan 'Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak' fiilini işlediğinden bahisle 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekirken, tekerrür hükümleri uygulanarak Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında; Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış, 125. maddesinin üçüncü fıkrasında da; 40. maddedeki düzenlemenin devamı niteliğinde, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinde, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, şu kadar ki sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı, bu Kanun'da yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda metnine yer verilen Anayasa ve 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca; özel kanunlarında aksine bir hüküm bulunmadıkça, idari işlemlerde dava açma süresinin başlamasında yazılı bildirimin esas olduğu, dava açma süresi hesabında ilân tarihinin, ancak "ilanı gereken" düzenleyici nitelikteki işlemler açısından dikkate alınacağı, bireysel/subjektif nitelikteki işlemlere karşı ilgililerin, bu işlemlerin kendilerine yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren dava açabilecekleri kuşkusuzdur. İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralı, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmalarına olanak sağlama amacını taşımaktadır. İdari işlemlerin nitelikleri gereği, özel kanunlarda genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde belirtilmemesi halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir. Nitekim, 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararında; “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde içtihadın birleştirilmesine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde her ne kadar dava konusu işlemin tebliğ tarihi 15/03/2018 olarak belirtilse de, buna ilişkin bir belgenin sunulmadığı gibi, ... İdare Mahkemesince de dava dosyasından tebliğ tarihi 08/03/2018 olarak görülmesine rağmen, ...tarih ve E:... sayılı ara kararı ile davalı İdareden dava konusu işlemin tebliğine ilişkin başka belgelerin bulunup bulunmadığının da sorulduğu, İdarece 08/03/2018 tarihli tebliğe ilişkin belgenin gönderildiği görülmüştür. Bu açıklamalar çerçevesinde, dava konusu işlemin davacıya 08/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın en son 07/05/2018 tarihinde açılması gerekirken, 08/05/2018 tarihinde açıldığı görüldüğünden, bu durumda, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte olup, işin esasına girilerek davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi bu nedenle yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen hususlar, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 04/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.