T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 03/10/2025 Dava Türü: Adi Ortaklık Adına Ek Sözleşme İmzalamak Üzere Yetki Verilmesi/ Terditli Olarak Kayyım Atanması Dava Tarihi: 02/10/2025 Karar Yazım T: 12/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 03/10/2025 Dava Türü: Adi Ortaklık Adına Ek Sözleşme İmzalamak Üzere Yetki Verilmesi/ Terditli Olarak Kayyım Atanması Dava Tarihi: 02/10/2025 Karar Yazım T: 12/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında ....İşletmecilik İhalesi'ne katılım için adi ortaklık tesis edildiğini, söz konusu ihalenin adi ortaklık üzerinde kalması üzerine, ....Bölge Müdürlüğü ile Ortak Girişim arasında ....İşletmecilik Sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme süresinin, yüklenici tarafın yükümlülüklerini yerine getirmesi şartıyla 5+24, 29 yıl olarak belirlendiğini, sözleşmeye göre 5 yıllık kapsamda gerekli yatırımlar yapıldığı takdirde 24 yıllık uzatma yapılacağının öngörüldüğü, adi ortaklık sözleşmeleri gereği, ihale konusu edilen tüm yatırım maliyetlerinin davacı tarafından karşılanacağını, tüm yetki ve sorumluluğun da davacıya ait olacağını, bu kapsamda ...A.Ş. tarafından ihale iş ve işlemleri için yetkilendirilen vekilin de işletmecilik sözleşmesinin imzalanmasını müteakiben derhal azledildiğini, bu süreçte tüm iş ve işlemlerin pilot ortak olarak davacı şirket tarafından yapıldığını, idare olan tüm işlemlerin de bu şekilde tamamlandığını, bu azile rağmen davacı şirket tarafından akdedilen işletme sözleşmesi kapsamında öngörülen tüm yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, gerek idareye karşı taahhüt edilen yatırımlar, gerekse sözleşmenin ifası için zorunlu olan tüm harcamaların bizzat davacı tarafından yapıldığını, sözleşmenin öngördüğü şartların tam ve zamanında yerine getirilmesi ile birlikte, sürenin uzatılması için gerekli ön koşulların da sağlandığını, idarenin ek süreye ilişkin sözleşmenin her iki ortak tarafından da imzalanmasını şart koşması ve diğer ortağın adi ortaklık sözleşmesinde değişiklik talebi nedeniyle imzaya yanaşmaması üzerine, süre uzatımına ilişkin sözleşmenin akdedilemediğini, özel ortağın kötüniyetli yaklaşımı ve sözleşmenin diğer tarafı idarenin sözleşmeyi yanlış yorumlaması nedeniyle, süre uzatımına ilişkin ek sözleşme akdedilemediğini belirterek, öncelikle ve tensiple birlikte davacı şirkete işletme sözleşmesi 11.maddede yer alan ek sözleşmenin imzalanması hususunda tedbiren yetki verilmesine, TBK 625/3 son cümle düzenlemesi kapsamında adi ortaklık pilot ortağı davacı şirkete, işletme sözleşmesi 11. maddede yer alan ek sözleşmenin imzalanması hususunda yetki verilmesine, aksi takdirde, söz konusu süre uzatımına ilişkin ek sözleşmenin akdedilmesi hususunda adi ortaklığa temsil kayyımı atanmasına ve kendisine süre uzatımına ilişkin ek sözleşmenin imzalanması hususunda yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 03/10/2025 tarihli ara kararıyla, dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek veya bir sonuç doğuracak nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak nitelikte, diğer bir anlatımla davanın sonucunu öne alacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmeyeceği, bunun yanı sıra ortaklık sözleşmesinde ek sözleşme yapılması ya da sözleşme süresinin uzatılması konusunda talep edene bir yetki tanınmadığı, mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dava dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, asıl uyuşmazlığı çözecek tarzda ve esas hakkında verilecek hükümle sağlanabilecek sonucu temin edecek biçimde ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olması, ortaklığı sürdürmeye niyeti bulunmayan ortağı ortaklığın devamına zorlar şekilde bir tedbir karar verilemeyecek olması, aleyhine talepte bulunulan ortak yerine geçilerek ek sözleşmenin imzalanması, sözleşme süresinin uzatılması şeklinde yetki verilmesinin mümkün görülmemesi nedenleri ile şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, ihtiyati tedbir taleplerinin reddi kararının hukuka aykırı olduğu, davacı şirketin, pilot firma olarak ortaklık adına ve hesabına hareket etmeye tam yetkili olduğu, ihtiyati tedbir talebine ilişkin tüm şartların somut uyuşmazlıkta sağlandığı, kararın gerekçesinin somut olayın gerekliliklerine aykırı ve hukuken isabetsiz olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, adi ortaklık adına ek sözleşme imzalamak üzere yetki verilmesi, terditli olarak kayyım atanması istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi TBK 620 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Uyuşmazlık, geçici hukuki korumadan kaynaklanmaktadır. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. IV. KARAR 1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 12/02/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.