3. Ceza Dairesi 2021/14607 E. , 2023/1438 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne yardım etme Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Tebliğname Görüşü :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz
**3. Ceza Dairesi 2021/14607 E. , 2023/1438 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne yardım etme Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Tebliğname Görüşü :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2018 tarihli ve 2017/184 Esas, 2018/132 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2018/1767 Esas ve 2019/784 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Sanığın bahse konu şirkete sermaye koymamasına rağmen kağıt üzerinde ortak gözüktüğüne, imza yetkisi olmadığına ve hiçbir toplantısına katılmadığına, 2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 3. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, 4. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 5. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 2016 yılı Nisan ayında Isparta ili Şarkikaraağaç ilçesinde FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı bir yurdun örgüt üyeleri tarafından satılmaya çalıştığı yönünde BİMER'e ihbarda bulunulduğu, bunun üzerine soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sırasında ihbara konu yurdun yine FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı Sedir Özel Eğitim Kargo ve Bilgisayar Yayın Gıda Sanayi Ticaret A.Ş.'ye ait olduğunun tespit edildiği, bu nedenle adı geçen şirket hissedarları hakkında soruşturma yapıldığı, Yalvaç Ticaret ve Sicil Müdürlüğü kayıtları, Türkiye Ticaret ve Sicil Gazetesinin ilgili nüshası ve şirket kayıtlarından sanığın Sedir Özel Eğitim Kargo ve Bilgisayar Yayın Gıda Sanayi Ticaret A.Ş.'nin beş ortağından biri olduğunun ve 1/5 oranında hissesinin bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle sanık hakkında da soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma neticesinde mahkemeye dava açıldığı, sanığın yargılamasının mahkemede yapılıp sonuçlandırıldığı; ancak duruşma tutanakları başta olmak üzere, tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı ve aşağıda izah edileceği üzere, sanığın örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olduğu hususunda yeterli delil elde edilemediği gibi, eylemlerinde de diğer örgüt üyelerinde görüldüğü şekilde çeşitliliğe rastlanılmadığı, sanığın tüm aşamalarda şirkete sermaye koymadığını, rica üzerine kağıt üzerinde ortak olduğunu, yönetim kurulu üyesi olduğunu, fakat şirket hesapları hakkında bilgi sahibi olmadığını, şirket işlerinin yönetim kurulu başkanı M. Z. G. tarafından takip edildiğini, 17/25 Aralık olaylarından sonra şirketten ayrılmak istediğini, yasal prosedür nedeniyle ayrılamadığını, imza yetkisinin bulunmadığını beyan ettiği; kayıtlara ve yönetim kurulu başkanı M. Z. G.'nin aşamalardaki ifadesine ve araştırma tutanaklarına göre şirket yetkililerinin M. Z. G., İ. A. ve Z. E. olduğu, sanığın imza yetkisinin bulunmadığı, Sedir Özel Eğitim Kargo ve Bilgisayar Yayın Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. yönetim kurulu başkanı M. Z. G.'nin Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli olarak alınan ifadesinde 17/25 Aralık süreci öncesinde sohbetlere katıldığını, bu sohbetlere diğer şirket ortaklarının da geldiklerini, ancak şirket ortaklarından sanığın sohbet adı altındaki toplantılara nadiren katıldığını beyan ettiği, M. Z. G.'nin yargılamasının da mahkemede yapıldığı, 2017/250 Esas sayılı dosya üzerinden yargılandığı, 13.03.2018 tarihli oturumda etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini beyan ederek ayrıntılı ifade verdiği, FETÖ/PDY Şarkikaraağaç yapılanmasını anlattığı ve bu yapı içerisinde yer alan şahısların isimlerini verdiği, ifadesinde örgüt üyesi olarak sanıktan ve sanığın eylemlerinden bahsetmediği, sanık hakkındaki daha önceki anlatımlarını yeterli gördüğü, dosyada mevcut önceki ifadelerinden de anlaşılacağı üzere sanık hakkındaki bu anlatımlarının şirket ortaklığı ve yukarıda bahsedilen sohbet katılımı ile ilgili olduğu; dosyadaki mevcut dernek kayıtlarından da anlaşılacağı üzere Şarkikaraağaç Eğitim Derneğinin 30.09.2015 tarihinde feshedildiği, bu nedenle OHAL KHK ile kapatılmadığı, fakat bu derneğin FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu değerlendirilen derneklerden olduğu, sanığın bu derneğe üyeliğinin bulunduğu ve denetim kurulu yedek üyesi olarak dernek organlarında görev aldığı; sanığın kullanmış olduğu cep telefonlarının HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, yapılan inceleme neticesi diğer FETÖ/PDY şüphelileri ile HTS irtibatının tespit edildiği, ancak bu HTS irtibatının kayda değer kısmının bir veya birkaç görüşmeden ibaret olduğu, sanığın görüştüğü şahıslar arasında E. Y.'nin FETÖ/PDY terör örgütünün mahrem yapılanmasında mahrem imam olarak görev alan kişilerden olduğu, E. Y. isimli şahsın sanık ile birlikte aynı ilçede oturduğu, Milli Eğitim Müdürlüğünde müdürü yardımcısı olarak çalıştığı, sanığın bu şahısla ve diğerleriyle örgütsel bir irtibatının olmadığını, beyaz eşya ticareti ile uğraştığını, E. Y. isimli şahsın müşterisi olduğunu, kendisi ile bu nedenle görüştüğünü beyan ettiği, tüm dosya kapsamı, ticaretle uğraşmasına rağmen az sayıda FETÖ/PDY şüphelisi ile irtibatının bulunması dikkate alınarak sanığın bu yöndeki savunmasına mahkemece itibar edildiği; öncelikle çözümü gereken sorunun; bahsedilen bu eylemlerinin suç teşkil edip etmediği, suç teşkil etmesi halinde hangi suç tipine uyduğuna ilişkin olduğudur. Sanığın yukarıda açıklanan eylemlerinin başlı başına suç teşkil etmediği, zira TCK'nın 220/4 üncü maddesi gereği bu eylemlerin suç teşkil etmesi halinde ayrıca bu suçtan dolayı da cezalandırılması gerekeceği açıktır. Diğer taraftan mahkememizce de benimsenen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin kararlılık kazanan uygulamasına göre de; esasen örgüt üyesi örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir yada talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. Örgüt üyesinin örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliği ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmak istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Dosya içeriğine göre sanık hakkında örgütle "organik bağ" kurduğu veya örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olduğu hususunda yeterli ve somut delil elde edilememiştir. Bu hususta sanık lehine yorumlanması gereken bir şüphe mevcuttur. Eylemleri örgüt üyeliğine konu olabilecek derecede çeşitlilik ve süreklilik arz etmediğinden, sanığın örgütün içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgütün amacına hizmet ettiği görülmekte, bu nedenle sanığın tespit edilen eylemlerinin iddianameye konu silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturmadığı, bu haliyle silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Tebliğnamedeki onama talepli görüşte (2) bendinde gösterilen nedenle isabet bulunmamıştır. 2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Sedir Özel Eğitim Kargo ve Bilgisayar Yayın Gıda San. Tic. A.Ş' de sermaye ortaya koymayan ve imza yetkisi bulunmayan ve dosyaya yansıyan başkaca eylemi bulunmayan sanığın örgüte yardım etme kastı ile hareket ettiğinin her türlü şüpheden uzak delillerle ispat edilememiş olmasına göre atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2018/1767 Esas ve 2019/784 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.