12. Ceza Dairesi 2025/5941 E. , 2026/314 K. "" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/119 E., 2025/45 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hüküm; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüld…
12. Ceza Dairesi 2025/5941 E. , 2026/314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/119 E., 2025/45 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hüküm; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, Dairemizin 18.09.2024 tarihli bozma ilamı ile fazla ceza tayini, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gereği ve uygulama maddelerinin eksik gösterilmesi nedenleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyan mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına, CMK'nın 283/1.maddesi gereği kazanılmış hak nedeniyle sanığa verilen cezanın 48.600 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın kusurlu olmadığına, kazanın yoldaki kusurdan kaynaklandığına, kusuru kabul etmemekle birlikte ceza tayininde alt sınırdan çok fazla uzaklaştığına, sürücü belgesinin bir sene süre ile geri alınmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde sanığın idaresindeki yolcu otobüsü ile meskun mahal dışında, bölünmüş, tek yönlü, 7 metre genişliğinde, tehlikeli virajlı, buzlanma bulunan ve 70km/s hız limiti bulunan yolda gece vakti, alınan takograf kaydına ve tutanak içeriğine göre hız limitini %30 oranında aşarak olay mahalline geldiğinde virajı dönerken otobüsün kontrolünü kaybederek yolun gidiş istikametine göre sağından yoldan çıkarak şarampole düşüp orada bulanan çeşmenin duvarına yan yatarak çarpması sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan ...'nın vefat ettiği ve on üç kişinin yaralandığı olayda tam kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarih, 2025/522 E., 2026/14 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, yerel mahkemenin bozma öncesinde kurulan ilk hükmü ile sanığın neticeten 48.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.09.2024 tarihli ve 2020/116 04... /4366 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, 1412 sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereğince, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle netice cezanın 48.600 TL adli para cezası olarak belirlenmesi yerine, infazın 48.600 TL olarak yapılmasına karar verilmesi ile uygulama maddesinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi olduğu halde; hükümde uygulama maddesi olarak CMK'nın 283/1. maddesi olarak gösterilerek, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün sekizinci bendinin ilk paragrafının çıkarılarak yerine " Mahkememizce verilen 2016/4 esas 2016/48 karar sayılı kararı yalnızca sanık müdafi tarafından temyiz edildiğinden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanığın 48.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, sekizinci bendinin ikinci paragrafında yer alan "kazanılmış hak nedeniyle infaz edilecek" ibaresinin çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.