Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... gemisinin donatanı ile davalı arasında 18/03/2016 tarihli navlun sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin ise işbu sözleşmeye aracılık ettiğini, navlun sözleşmesi uyarınca tarafların paketlenmiş çimento emtiasının ... gemisi ile Türkiye'den Yemen'e taşınması konusunda anlaştıklarını, 18/03/2016 tarihli fixture recapta yer alan Arb in London + Eng Law to apply maddesinin İngiltere'de tahkim ve İngiliz Hukuku anlamına geldiğini, böylelikle tarafların navlun sözleşmesinden doğabilecek uyuşmazlıkların İngiliz Hukukuna tabi olacağı ve İngiltere'de tahkim yargılaması ile çözümleneceği hususunda anlaştıklarını, ayrıca fixture recapın son maddesinde ... isimli gemi için akdedilmiş olan 17/09/2015 tarihli çarter parti hükümlerine de atıf yapıldığını, bu gemi için düzenlenen 17/09/2015 tarihli çarter partinin ... formunda olduğunu, dolayısıyla ... form çarter partide yer alan uygulanacak hukuk ve tahkim konusundaki 19.maddenin 18/03/2016 tarihli navlun sözleşmesinin bir hükmü haline getirildiğini, donatanın 18/03/2016 tarihli navlun sözleşmesi nezdinde taşıma hizmetini ifa ettiğini, ancak davalının taşıma sebebiyle doğmuş olan demuraj alacağını ödemediğini, bu nedenle donatan tarafından hakem yargılamasına başvurulduğunu, 02/09/2016 tarihinde Londra'da tahkim yargılamasının başlatıldığını, tahkim yargılaması neticesinde hakem ... tarafından 09/02/2017 tarihinde nihai kararın verildiğini, müvekkili davacı ile donatan arasında akdedilen 14/12/2016 tarihli temlikname ile donatan ... isimli gemi için akdedilmiş olan 18/03/2016 tarihli navlun sözleşmesi uyarınca doğmuş olan alacaklar için başlatılan tahkim yargılamasına konu alacağın davacıya temlik edildiğini, dolayısıyla davacının temlik alan sıfatıyla hakem kararına konu alacağı davalıdan tahsil etme hakkına sahip olduğunu, İngiliz Hakem ... tarafından verilen 09/02/2017 tarihli hakem kararında davalının 241.202,37 ABD Doları tutarındaki borcu 03/08/2016 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar üç aylık bileşik tutar üzerinden yıllık % 5 faiz ile birlikte donatana ödemeye mahkum edildiğini, ayrıca 8.300 GBP tutarındaki yargılama masrafları ve ödenen ücretlerin 08/06/2017 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar üç aylık bileşik faiz tutarı üzerinden yıllık % 5 faiz ile birlikte donatana ödenmesine karar verildiğini, taraflararasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunması ve Türkiye ile İngiltere'nin New York Konvansiyonuna taraf bulunması nedeniyle hakem kararının tenfiz edilmesinde hukuki bir engel bulunmadığını, ayrıca uyuşmazlığın hakeme elverişli olup kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğini ileri sürerek, 09/02/2017 tarihli hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının MÖHUK 48.maddesi uyarınca yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, davanın nispi harca tabi olduğunu, taraflararasında geçerli yazılı tahkim anlaşmasının kurulmadığını, zira davalının uyuşmazlıkların tahkimde çözülmesini kabul ettiği, tahkim anlaşmasının kurulması yönünde iradesini ortaya koyan herhangi bir belgenin dosyaya sunulamadığını, tarafların imzasını içermeyen sözleşmeye dayanılarak tahkim anlaşmasının yapıldığının kabul edilemeyeceğini, taraflararasında asıl sözleşmesinin kurulduğu kabul edilse dahi tahkim anlaşmasının yazılılık şartını yerine getirmemesi nedeniyle hükümsüz ve geçersiz olduğunu, bu nedenle New York Konvansiyonun V/1-a karşısında müvekkili aleyhine verilen yabancı hakem kararının Türkiye'de tenfiz edilemeyeceğini, kararı veren tek hakemin atanmasının, hakem atama usulüne ve kamu düzenine aykırı olduğunu, zira hakem atamasının İngiliz Tahkim Kanunun 17.maddesine aykırı yapıldığını, anılan kanun maddesine göre hakemini atamayan tarafa ihtar çekilerek davacı tarafından atanan hakemin tek hakem olarak görev yapabileceğinin belirtilmesi ve karşı tarafa hakemini atamak üzere 7 günlük ek süre verilmesi gerektiği halde müvekkilinin kendisine hakem atamak üzere tanınan süre içerisinde hakem atamaması üzerine ikinci bir ihtar gönderilmeden tek hakem ataması yapıldığını, dolayısıyla tek hakem görevlendirilmesi usulünün adil yargılanma hakkına, taraf eşitliğine ve kamu düzenine aykırı olduğunu, öte yandan hakemin verdiği kararda Yemen'de savaş hali olduğunu kabul etmediğini, bu durumun mücbir sebep olarak değerlendirmediğini, ayrıca Yemen'de yaşanan gecikme sonucunda donatanın gerçekten zararı olup olmadığını da incelemeden tazminata hükmettiğini, bu yönüyle de hakem kararının kamu düzenini açıkça ihlal ettiğini, kaldı ki geminin hurdaya çıkıyor olması sebebiyle donatanın zarara uğramasının sözkonusu olmadığını, zarara uğramayan taraf lehine tazminata hükmedilmesinin de kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, hakem tarafından döviz üzerinden belirlenmiş olan ana paraya üç ayda bir % 5, yılda % 20 olmak üzere son derece fahiş bir faiz oranına hükmedildiğini, kabul edilen faizin bileşik faiz niteliğinde olması nedeniyle kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle dava konusu hakem kararının tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak davanın ve davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.