Mahkeme, özel denetçi atanmasını kabul etmişse, şirketçe ödenmesi gereken avansı ve giderleri belirtir. Özel hâl ve şartların haklı göstermesi hâlinde giderler kısmen veya tamamen istem sahiplerine yükletilebilir.Genel kurul özel denetçinin atanmasına karar vermişse giderler şirkete ait olur.
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin toplam sermaye artırım kararı öncesi 50.000,00 TL değerindeki sermayesine 1.715,00 TL pay ile ortak olduğunu, 533.000,00 TL'ye çıkarılan sermayenin 2.319,51 TL'snin davacıya ait olduğunu, davalı şirketin 11.06.2011 günü yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların usul ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, şirketi zarara uğratacak iyi niyetten yoksun muvazaalı işlemler yapıldığını, davacının toplantıda ilgili kararlara muhalefet şerhi koyarak tutanaklara işlettirdiğini, ayrıca genel kurul toplantısında davacı adına yapılan yazılı bilgi alma talebinin yazılı olarak cevaplandırılacağı genel kurulda beyan edilip tutanağa da geçirilmesine rağmen cevap verilmediğini, davalı şirketin www...com internet adresinin kurucusu olduğunu, sitenin amacının Amerika’ya başta eğitim olmak üzere giden Türk insanlarının bir araya gelerek Amerika’daki yaşamlarını kolaylaştıracak bir takım bilgiler, paylaşımlar duyurular ve benzeri sosyal birçok desteğin sunulması olduğunu, benzer amaçla Amerika Birleşik Devletlerinde de kurulu olup yine davacının da ortağı olduğu bir şirketin sahibi olduğu www...com uzantılı sitede Türkiye'ye gelecek yabancı öğrenciler için hazırlanmış aynı içerikte bir internet sitesi olduğunu, bu nedenle davalının gelirleri yüksek ve basiretli bir tacir elinde hiçbir flnansal sıkıntısı olmaksızın yürüyebilecek nitelikte bir firma olduğunu, davacının, davalı şirkette yöneticilik yaptığı dönemde şirket işleyişiyle ilgili sorun yaşanmadığını, şirketin finansal ve mali sorunları olmadığını, bu dönemde davacının davalı şirketle ilgili tüm bilgi ve belgelere ulaşabiliyorken, davacının şirket yönetiminden uzaklaşmasından sonra şirket sürekli zarar ediyor gösterilip, davacının şirketle ilgili istediği bilgilerin verilmediğini, şirketin son dört yıllık bilançosunun değerlendirilmesinde, birikmiş 612.660,00 TL faaliyet zararlarının bulunduğunu, yeni yapılan sermaye ödemelerine rağmen şirket sermayesi ve yasal yedekleri toplamının 2/3'ünden çok daha fazlasının karşılıksız kaldığını, öte yandan şirketin kötü yönetildiğini, iptali talep edilen toplantıda 4 yıllık genel kurul toplantısı yapıldığını, hatta 03.09.2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının tescil ve ilan dahi edilmediğini, davacının iptali talep edilen genel kurul toplantısında alınan kararların 3, 4, 5 ve 8. maddesine olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhi koydurduğunu, şirketin sürekli zarar ettirildiğini, genel yönetim gideri adı altında sürekli gider yapıldığı fakat gelir kalemlerinin artırılmadığını, şirketin borca batık olduğunu ve bu konuda yönetimin hiçbir önlem almadığını, davacıya hiçbir dönem kâr dağıtılmadığını, küçük ortak olarak ortaklık haklarının yönetimde bulunan hâkim hissedarlar tarafından ihlâl edildiğini, şirket muhasebe ve kayıtlarının düzenli tutulmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, şirketle ilgisi olmayan giderlerin kaydedildiğinden bahisle, 11.06.2014 tarihli 2010-2011- 2012-2013 yılları Olağan Genel Kurulunda alınan 3, 4, 5, 6 ve 8 nolu kararların uygulamasının tedbiren geri bırakılarak sonuçta iptallerine, genel kurul toplantısında TTK'nın 437/2. maddesi uyarınca yazılı olarak talep edilen bilgi alma hakkının genel kurulda cevap verileceği beyan edildiği hâlde bugüne kadar hiçbir cevap verilmemesi nedeniyle istenilen bilginin verilmesini, şirketin bu hâliyle belirsiz şekilde yönetilmesine son verilerek şirketin mevcut yönetiminin işten el çektirilmesini, şirketin şeffaf ve doğru yönetilebilmesi ve dava aşamasında delillerin karartılmaması adına yönetim kayyımı atanmasını, iyi niyetten yoksun ve sürekli şirketin zararına yönetilen şirketin uzman ve özel bir denetim eliyle denetlettirilmesi ile talep edilen bu kararların tamamen iptalini ve ticaret sicilden terkin edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, genel kurul toplantısında davacı tarafın yönetim kurulu üyeliklerinde ve denetçilerinde yapılan değişiklikler hakkında alınan kararı içeren 6. maddesine herhangi bir itirazda bulunmadığından muhalefet şerhi konulmayan maddelerin iptalini isteme hakkına sahip olmadığını, bilgi alma ve inceleme talebini süresinde yapmadığını, özel denetim isteme talebinin kanunen gerekli koşullarının oluşmadığını, davalı şirketin borca batık durumda olduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, şirketin yönetim ve temsilinin yönetim kuruluna ait olduğunu, anonim şirketlerde yönetim kurulunun kötü yönetilmesi iddiası ile kayyım atanması gibi bir hukuki yol bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, dosya kesin yetki kuralı nedeniyle usulden reddedilerek Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.