2. Ceza Dairesi 2023/8546 E. , 2023/7029 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/330 E., 2016/431 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1)Sanıklar hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanıklar hakkında şikâyetçi ...'e ait 2004 model ... Transit m…
**2. Ceza Dairesi 2023/8546 E. , 2023/7029 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/330 E., 2016/431 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1)Sanıklar hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanıklar hakkında şikâyetçi ...'e ait 2004 model ... Transit marka minibüsü çaldıkları iddiası ile açılan kamu davasına göre; Sanıklara isnat edilen eylemin gece vakti gerçekleştirildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı bu nedenle şikâyetçiye yönelik eylemin şüphe bulunduğundan dolayı ... işlendiğinin kabulü ile sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 29.04.2007 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafi ile sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 2) Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Anayasanın 22. maddesi uyarınca; herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir ve haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunda belirtilen nedenlerle ve usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Anayasanın 38/6. maddesinde de “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” denilmektedir. Anayasanın 90/son maddesi uyarınca iç hukuk mevzuatımızdan sayılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca, herkes ... hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir. Diğer taraftan, Sözleşme'nin 8. maddesinde güvenceye alınan ... hayat ve haberleşme hürriyetine ilişkin kişi haklarına aykırı şekilde elde edilen delilin soruşturma veya kovuşturmada kullanılması, sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen ... yargılanma hakkını ihlal edebilecektir. Yürütülen bir suç soruşturması veya kovuşturması dolayısıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca; suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, suç tarihi itibarıyla hakim veya gecikmesinde sakınca olan halde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Aynı maddenin 8. fıkrasında, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak, bu fıkrada katalog şeklinde sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabileceği belirtilmiş, 9. fıkrada ise, maddede belirtilen usuller dışında hiç kimsenin, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemeyeceği ve kayda alamayacağı hükme bağlanmıştır. Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek şekildeki “tesadüfen elde edilen deliller” 5271 sayılı Kanun'un 135/8. maddesinde düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilmektedir. Buna karşın aynı Kanun'un 138/2. maddesinin açıklığı karşısında katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin kayıtların delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kanunda, kişiler arasında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi yalnızca belirli ağırlıktaki suç tipleri bakımından meşru kabul edilmiş, bunlar dışındaki suçlar yönünden ise ... hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasına ilişkin yarar ... tutulmuştur. İncelenen dosyada sanıkların katalog kapsamındaki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan haklarında iletişimin denetlenmesi kararı uygulanması sırasında hırsızlık suçlarını da işledikleri kabul edilerek mahkûmiyetlerine hükmolunmuş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, suç tarihi itibarıyla hırsızlık suçunun 5271 sayılı Kanun'un 135/8. maddesi kapsamında bulunmaması nedeniyle anılan dinleme kayıtlarının aynı Kanun'un 138/2. maddesi gereğince bu suçun delili olarak kullanılamayacağı, sanıkların atılı suçları işlemedikleri yönündeki savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak, yüklenen suçtan mahkûmiyet hükmü kurmaya yeterli, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.