7. Ceza Dairesi 2011/10560 E. , 2012/1759 K. "İçtihat Metni" 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırı davranmak suçundan sanık ...'nın, anılan Kanunun 81/9-1-a (2 kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3, 62 (2'şer kez), 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddeleri uyarınca 5.404,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 22.09.2008 tarihli ve 2007/741 Esas, 2008/1108 sayılı kararı aleyhine Yüksek Ad
**7. Ceza Dairesi 2011/10560 E. , 2012/1759 K.** **"İçtihat Metni"** 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırı davranmak suçundan sanık ...'nın, anılan Kanunun 81/9-1-a (2 kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3, 62 (2'şer kez), 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddeleri uyarınca 5.404,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 22.09.2008 tarihli ve 2007/741 Esas, 2008/1108 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 24.08.2011 gün ve 44621 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2011 gün ve KYB. 2011-273955 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 1-5846 sayılı Kanunun 81/9-1-a maddesinde öngörülen para cezasının alt sınırının 5.000,00 Türk lirası olduğu halde, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebep gösterilmeksizin veya teşdit uygulandığına dair bir ibareye yer verilmeksizin temel cezanın 5.560,00 Türk lirası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, 2-Sanık hakkında hükmolunan iki ayrı para cezasının ayrı ayrı infaz edilmesi gerektiği, para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesi durumunda şartla salıvermenin hesaplanması bakımından mahkemesinden toplama kararı istenebileceği gözetilmeden, hükümde her iki para cezasının toplanarak tek bir para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkumiyet hükmü kurulurken sanığın savunmasının alınmadığı anlaşılmakla, bu konuda kanun yararına bozma talebinde bulunup bulunulmayacağı hususunun Adalet Bakanlığınca değerlendirilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.