1. Ceza Dairesi 2024/3946 E. , 2025/2417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/211 E., 2024/432 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme ve bu suça yardım etme, kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Katılan ... vekilinin sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi k
**1. Ceza Dairesi 2024/3946 E. , 2025/2417 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/211 E., 2024/432 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme ve bu suça yardım etme, kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Katılan ... vekilinin sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi kapsamında kesin nitelikteki hükme ilişkin olduğu gözetilerek aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2023 tarihli ve 2022/311 Esas, 2023/587 Karar sayılı kararı ile , a. Sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-f, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-f, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d. Sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine, e. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 39/2-a maddesi delaletiyle 82/1-f, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, f. Sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 39/2-a maddesi delaletiyle 82/1-f, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2024/211 Esas, 2024/432 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında maktuller ... ve ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürme, sanık ... hakkında maktuller ... ve ...'ya yönelik kasten öldürmeye yardım ile maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçlarından kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik kurulan hüküm yönünden ise istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, Sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 29/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi özetle, sanıklar ... ve ...'in maktuller ... ve ...'ya yönelik eylemlerini tasarlayarak işlediklerinden bahisle suç vasfına, sanık ...'in eylemini fail sıfatıyla işlediğinden bahisle iştirak derecesine, 2. Katılanlar vekilinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, sanık ...'ın maktul ...'ya yönelik eylemi tasarlayarak işlediğinden bahisle suç vasfına, sanık ...'in eylemi fail sıfatıyla işlediğinden bahisle iştirak derecesine ve maktul ...'ya yönelik tasarlayarak öldürme, maktuller ... ve ...'e yönelik kadına karşı öldürme suçlarından cezalandırılması gerektiğine, 3. Sanık ... müdafilerinin temyiz istemi özetle, usule, cezanın fazla tayin edildiğine, cezai ehliyete, meşru savunma hükümlerinin uygulanmasına, maktuller ... ve ...'ya yönelik eylemlerde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Sanık ... müdafilerinin temyiz istemi özetle, usule, gerekçeye, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanıklar ... ve ...’ın kardeş olduğu, sanık ... ile komşusu ve uzaktan akrabası olan maktul ... arasında taşınmazlarına ilişkin sınır ihtilafı nedeniyle geçimsizlik olduğu, maktulün arsasının bir kısmının sanık ... tarafından haksız şekilde kullanıldığının iddia olunduğu, bölgede imar çalışması yapılma ihtimalinin olması nedeni ile iki ailenin bu anlaşmazlıklarının çözümünü zamana bıraktıkları, sanık ...'in kardeşi olan sanık ...'ın ise maktul ... ile sınır komşusu olmadığı, yakın zamana kadar sanık ... ile maktul ... ve aileleri arasında bir anlaşmazlık bulunmadığı, yargılamaya konu olaydan yaklaşık 10 gün kadar önce de sanık ...'ın evinin yakınındaki parka götürdüğü torununa parktaki köpeğin saldırması üzerine ...'ın torununu korumak için ve uzaklaşması amacıyla köpeğe taş fırlattığı, bu durumu gören ve önceden beri sokak hayvanlarını besleyen maktul ...'in, sanık ...'a kızdığı ve bu nedenle tartıştıkları olay günü ise maktul ... ile sanık ...'ın evlerine yakın olan pazar yerinde karşılaştıklarında aralarında çıkan tartışmada birbirlerine bıçak çektikleri ve küfür ettikleri, ancak olay büyümeden kendilerini tanık ...'ın ayırdığı, bu sırada oraya gelen maktul ...'nın babası olan ...'nın sanık ...'la kavga ettiğini öğrenmesi üzerine babasını alarak eve getirdiği, maktul ...'nın kendi evine giderek eşi maktul ... ve kızı olan katılan ... ile evin diğer sokağa bakan bahçe kısmında oturup sohbet ettikleri, maktul ...'nın ise bu binanın 1. katında bulunan ve mutfak penceresi olayın gerçekleştiği sokağa bakan evine gittiği, sanık ...'ın ise evine giderek olayda kullanmış olduğu ruhsatsız tabancayı üzerine aldığı, ardından pazar yerinde maktul ... ile aralarında yaşananları ağabeyi sanık ...'e onun evinin avlusunda anlattığı, sanık ...'in evinin avlusunda beklediği sanık ...'ın ise sokağa çıkarak maktul ...'nın evine doğru yöneldiği, evinde bulunan maktul ... ile aralarında pazar yerinde yaşanan olay hakkında konuşup birbirlerini suçlamaya başladıkları, bu sırada maktul ...'nın evinin sokağa bakan mutfak kısmının penceresinin önünde, sanık ...'ın ise sokak içerisinde olduğu, maktul ... ile sanık ... arasındaki konuşmaları duyan yakın yerdeki sanık ...'in de hemen ...'ın yanına giderek ... ile olan tartışmaya katıldığı ve bu sırada maktul ...'nın evinin, olayın yaşandığı sokak tarafındaki kapısına vurduğu, evin diğer sokağa bakan kısmındaki bahçelik alanda oturmakta olan maktuller ... ve ... ile kızları olan katılan ...'in gürültüleri duydukları, katılan ...'in kalkıp sesin geldiği yere baktığında sanıklar ... ve ...'ın, ablası ... ile tartıştıklarını gördüğü, bunun üzerine olayın yaşandığı sokağa çıktıklarında maktul ...'nın sanık ...'in üzerine gittiği ve kavgaya tutuştukları, maktul ...'in araya girip ayırmaya çalıştığı sırada maktul ...'nın sanık ...'i bıraktığı, sanık ... ile katılan ...'in kavgaya tutuştukları, sanık ...'in eline geçirdiği sopa ile katılan ...'in başına vurduğu, saçından tutup sürüklediği, maktul ...'nın ise sanık ...'a yöneleceği sırada sanık ...'ın, o zamana kadar üzerinde görünmeyen ruhsatsız tabancasını çıkartarak maktul ...'ya ateş ettiği, maktul ...'nın aldığı yara nedeniyle arkasındaki duvara yaslanmış halde yavaş yavaş yere yığıldığı sırada halen kavgaya devam etmekte olan katılan ... ile sanık ...'in ayrıldıkları, sanık ...'in sokağın başında bulunan ve evinin müştemilatı olan mavi renkli kapısı açık garaja gittiği, silahla ateş edilmesi nedeniyle yaralanarak yere yığılan maktul ...'ya ise eşi olan maktul ... ile kızları ... ve evinden dışarı çıkan ...'nın yardım etmeye çalıştıkları, kanamayı durdurmak amacıyla tampon yapmak için bez parçası arayışına girdikleri sırada sanık ...'ın bu kez kendisini engellemeye çalışan maktul ...'e ve yerde yatan maktul ...'ya ateş ettiği, bu sırada tanık ...'nın katılan ...'i alarak babasının evinin içerisine soktuğu, sanık ...'ın, ağabeyi olan sanık ...'in de yaralanmasından sonra gittiği garaj kapısının önüne kadar ilerlediği, bir süre sonra dönerek yerde yaralı biçimde yatan anne ve babasının başında olan ve sırtı kendisine dönük bulunan maktul ...'ya tabancasını doğrultarak ateşlemek istediği, ancak muhtemelen tabancasının tutukluk yapması nedeniyle sanık ...'in evinin müştemilatı olan mavi renkli garaj kapısının önüne gidip tekrar geldiği, burada soruşturma aşamasında araya başka etkenler girmeden sıcağı sıcağına beyanı alınan ve sonrasında yapılan keşifle bulunduğu yerden olayı görebileceği tespit edilen komşuları tanık ...'nin anlatımlarına göre sanık ...'ın sanık ...'ten aldığı şarjörü tabancasına taktığı ve bu kez sırtı kendisine dönük halde, anne ve babasına yardım etmeye çalışan ...'ya ve yerde halen yaralı olarak yatan maktul ...'e ateş ettiği, kendisini engellemeye çalışan tanıklar ... ve ...'e silahını doğrulttuğu, tekrar dışarıya çıkan katılan ...'i de elinde ki tabancasıyla "Seni de vuracağım" diyerek tehdit ettiği, tüm bunlar yaşanırken sanık ...'in ise, maktullerin yanına gidip ... ve ...'e ateş ettiği sırada evinin garajının kapısının önünde sanık ...'ı izlediği, sanık ...'ın da olay sonrasında sanık ...'in evine doğru yöneldiği her üç maktulün de vücutlarının farklı bölgelerine isabet eden ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmalarına bağlı olarak hayatlarını kaybettikleri, suçta kullanılan 7,65 mm. çaplı tabancanın içinde altı adet fişek bulunan şarjörüyle olaydan sonra zapt edildiği, olay yerinden elde edilen 20 adet boş kovan ve deforme mermi çekirdeklerinin zaptedilen tabancadan atıldığının belirlendiği anlaşılan olayda, 2. 5271 sayılı Kanun'un 23/2. maddesindeki "Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hakim, kovuşturma evresinde görev yapamaz" kuralı, 5320 sayılı Kanun'un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 11. maddesi gereğince , 5271 sayılı Kanun'un 163. maddesinde sayılı ( suç üstü hali, erişilemiyorsa veya olay genişliği itibariyla Cumhuriyet savcısının iş gücünü aşıyorsa), soruşturmanın sulh ceza hakimince yapıldığı durumlara ilişkin olması karşısında, soruşturma aşamasında tutuklama el koymanın onaylanması ve moleküler inceleme yapılması kararlarını veren hakimin durumu 5271 sayılı Kanun'un 23/2. maddesi kapsamında bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, maktuller ... ve ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürme, maktul ...'ya yönelik kasten öldürme eylemlerinin sanık ... tarafından fail sıfatıyla sanık ... tarafından ise bozma nedenlerinde belirtilmek ve saklı kalmak üzere yardım eden sıfatıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik araştırmanın bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, maktuller ... ve ...'nın sanıklara yönelik haksız söz veya davranışının bulunmadığı, suçların vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, sanıkların şeker hastalığı ve bundan kaynaklanan kolay sinirlenme özelliklerinin cezai ehliyetlerine bir etkisinin bulunmadığı gibi akıl sağlıklarının yerinde olmadığına dair somut tıbbi delil sunulmadığı, bozma nedenleri saklı kalmak üzere yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar, katılan Kurum vekilleri ile sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanık ... hakkında Maktul ...'ya Yönelik Kurulan Hüküm Yönünden Yargılamaya konu olaydan önce sanık ... ile maktul ... arasında pazar yerinde meydana gelen tartışma ve küfürleşme ile sanık ... 'da meydana gelen basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteki yaralanmaların, sanık ... üzerinde meydana getirdiği hiddet ve elemin boyutu nazara alındığında, sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 29/1 maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde 16 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. 5. Sanık ... Hakkında Maktuller ..., ... ve ...'e Yönelik Kasten Öldürme ve Nitelikli Kasten öldürmeye yardım Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden a. Sanık ...'in, sanık ...'ın maktullere yönelik olarak gerçekleştirdiği eylemlerinin başında çıkan kavganın içinde bizzat yer almasını müteakip olay yerinin hemen yanında bulunan evinin garaj bölümünde bekleyip diğer sanığın maktullere yönelik atışları sonucu biten şarjörlerin yerine yenisini vermek suretiyle, sanık ...'ın maktullere yönelik kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürme suçlarının işlenmesi sırasında yardımda bulunmak suretiyle suçun işlenmesini kolaylaştırdığı ve bu şekilde 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinin ikinci fıkrası (c) bendi kapsamında işlenen suçlara yardım eden sıfatıyla katıldığı nazara alınarak hakkında hükümler kurulması gerektiği gözetilmeksizin maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçundan beraatine karar verilmesi yanında, maktuller ... ve ...'ya yönelik eyleminde yardımın niteliğinde yanılgıya düşülerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39/2-a maddesi uyarınca hükümler kurulması, Kabule göre de, b. Sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 82/1-f maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedildikten sonra aynı Kanun'un 61/5. maddesindeki uygulama esaslarına göre aynı Kanun'un 39/1.maddesi çerçevesine göre cezanın indirilmesi yerine, yazılı şekilde "TCK'nin 39/2-a maddesi delaletiyle 82/1-f" maddesi uyarınca doğrudan 15 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur. IV. KARAR A. Katılan ... Vekilinin Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Kesin nitelikteki hükme yönelen temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1.maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Maktuller ... ve ...'ya Yönelik Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2024/211 Esas, 2024/432 Karar sayılı kararında katılanlar ve katılan Kurum vekilleri ile sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Maktul ...'ya Yönelik Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm ile Sanık ... Hakkında Maktuller ... ve ...'ya Yönelik Nitelikli Kasten Öldürmeye Yardım, Maktul ...'ya Yönelik Kasten Öldürme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (4.) ve (5.) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılanlar ve katılan Kurum vekilleri ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemi haksız tahrikin derecesi, iştirakin niteliği ve mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği yönlerinden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2024/211 Esas, 2024/432 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan netice ceza miktarları ile sanıkların tutuklulukta geçirdiği süreler dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.