13. Hukuk Dairesi 2016/12585 E. , 2016/19824 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı şirket, davalı site yönetimi ile siteye kömür alınması hususunda şifahi sözleşme yaptıklarını, kömür satışına yapıldığına dair fatura …
**13. Hukuk Dairesi 2016/12585 E. , 2016/19824 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı şirket, davalı site yönetimi ile siteye kömür alınması hususunda şifahi sözleşme yaptıklarını, kömür satışına yapıldığına dair fatura ve cari hesap ekstresi düzenlendiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, yerleşim yerinin İnegöl olduğunu takibin İnegöl İcra Müdürlüğünde yapılması gerektiğini, ayrıca davacıyla aralarında sözleşeme bulunmadığı gibi davacıdan kömür de almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının akdi ilişkiyi kabul etmediği, bu nedenle genel yetki kuralının uygulanması gerektiği, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gerekçe gösterilerek, davanın usulden reddine kararı verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dava, sözleşmeden kaynaklanan edimin yerine getirilmemesi sonucu talep edilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Uyuşmazlık yetkili icra dairesinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. İcra dairesinin yetkisini düzenleyen İcra İflas Kanunu’nun 50/1 maddesine göre “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.” HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 89.(eski BK.73) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Bu husus icra takibi için de geçerlidir. O halde (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı) eldeki davada, davacının yerleşim yeri icra dairesi olan ... İcra Daireleri de yetkilidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisiz icra dairesinde takip yapılması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer omadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davalıya, 29,20 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.